Amerika ve İsrail Politikalarına Eleştiri, Güney Amerika Liderlerinin BM Konuşmalarının Odağında
Parstoday - Sekseninci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Latin Amerika devlet başkanlarının Amerika Birleşik Devletleri’nin otoriter dış politikası ve İsrail rejiminin Gazze’ye yönelik saldırılarına doğrudan eleştiriler içeren kararlı mesajlarını ilettikleri bir platforma dönüştü.
Brezilya, Şili, Kolombiya ve Peru devlet başkanları, BM Genel Kurulu’ndaki konuşmalarında çeşitli konulara değindiler. Ancak dış baskıların reddi, İsrail rejiminin Gazze’ye yönelik saldırılarının kınanması, uluslararası hukuka saygı ve ülkelerinin egemenliğinin korunması gibi temel noktalarda ortak görüş bildirdiler.
Parstoday’in haberine göre, dört Güney Amerika lideri, küresel krizlerin çözümünde çok taraflılığın temel bir araç olduğunu vurguladı. Ayrıca, BM’nin güçlendirilmesi gerektiğini ve Güvenlik Konseyi’nde veto hakkına sahip ülkelerin kararları engellemesinin önüne geçilmesi gerektiğini ifade ettiler. Bu tutum bazı küresel güney ülkeleri tarafından desteklenirken, Amerika ve müttefiklerinin temsilcileri eleştiriler sırasında salonu terk etti.
- Şili Cumhurbaşkanı: Netanyahu yargılanmalı
Şili Cumhurbaşkanı Gabriel Boric, konuşmasında tarihsel göndermeler ve uluslararası hukuk kurallarına dayanarak, Netanyahu’nun Gazze’de işlenen ve kendisinin “soykırım” olarak nitelendirdiği eylemler nedeniyle uluslararası mahkemede yargılanması çağrısında bulundu. Gazze’nin bir insanlık krizi olduğu için küresel bir kriz olduğunu vurgulayan Boric, bu trajediyi İkinci Dünya Savaşı’ndaki Holokost ile karşılaştırdı. Konuşması boyunca diğer küresel çatışmalara da değinen Boric, İsrail’in İran’a yönelik bombardımanını kınadı ve uluslararası normların “medeniyetin kazanımları” olarak her dönemde saygı görmesi gerektiğini savundu.
- Peru Cumhurbaşkanı otoriterliğe karşı uyarıda bulundu
Peru Cumhurbaşkanı Dina Boluarte, konuşmasında Birleşmiş Milletler’in küresel tehditlerle mücadele edebilmesi ve karar alma süreçlerinde tıkanıklıkların önlenmesi için reforme edilmesi gerektiğini vurguladı. Boluarte, otoriter yönetim biçimlerinin yeniden ortaya çıkması ve ülkelerin iç işlerine müdahale edilmesi konusunda uyarıda bulundu. Herhangi bir ülkenin adını açıkça vermese de, bu açıklamalar son dönemdeki askeri eylemleri nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail rejimine yönelik dolaylı bir eleştiri olarak değerlendirildi. Ayrıca, bir ülkeye saldırmanın ya da sivilleri öldürmenin hiçbir koşulda kabul edilemez olduğunu belirtti. Zamanında önlem alınmazsa, nefret ideolojilerinin yeni soykırımlara yol açabileceği konusunda da uyarıda bulundu.
- Brezilya Cumhurbaşkanının konuşmasının odağı; demokrasiyi savunma ve yaptırımlara eleştiri
Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva, ülkesindeki kurumlara yönelik tek taraflı saldırıları kınadı ve Trump yönetimi tarafından Brezilyalı yargıçlara, aile üyelerine ve yetkililere uygulanan yaptırımları kabul edilemez olarak nitelendirdi. Da Silva, uluslararası hukuk kurallarına saygı ve çok taraflılığın, uluslar arasındaki anlaşmazlıkların çözümünde temel araçlar olduğunu vurguladı. Tek taraflı adımların Amerika kıtasında benzeri görülmemiş bir diplomatik krize yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu. Gazze Şeridi’ndeki İsrail rejiminin işlediği suçları eleştiren da Silva, Filistin halkının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi; Gazze’de devam eden soykırımı hiçbir gerekçenin meşrulaştıramayacağını ve açlığın savaş aracı olarak kullanıldığını ifade etti.
- Kolombiya Cumhurbaşkanı: Filistin özgürleştirilmeli; Trump yargılanmalı
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Filistin’in özgürleştirilmesi amacıyla, Genel Kurul tarafından veto hakkı olmaksızın onaylanacak bir küresel kurtarma ordusu kurulmasını önerdi. Petro’ya göre diplomasi artık işlevini yitirmiş durumda ve Gazze’deki soykırım derhal durdurulmalı. Konuşmasında Washington ve NATO’yu doğrudan hedef alan Petro, bu aktörleri küresel ölçekte demokrasiyi yok etmek ve otoriterliği yeniden canlandırmakla suçladı.