Pokemon oyunu hakkında her şey
Suriye’nın dışında yaşayan sanatçı bir vatandaş bazı pokemon karakterlerinin görüntülerini bu ülkenin enkazlarında oynayan çocukların yanına yerleştirmiş ve adını da Syria Go koymuş.
Pokemon Go, sanal alemi gerçek dünyaya bağlayan ve Pekomen firması tarafından 2016 yılında ve bu oyunun yayınlanmasının 20. Yıldönümü dolaysıyla IOS ve android platformları üzerinde yayımlandı. Pokemon Go oyunu 1990’lı yıllarının sevilen çizgi film karakterleri ekseninde tasarlandı. Pekomon Go oyunu nostalji üzerindeki vurgusu sayesinde kısa sürede bir çok muhatabının ilgisini çekmeyi başardı.
Pokemon Go oyunu nasıl oynandığı hakkında bir düşünce sahibi olabilmeniz için her şeyden önce bugüne kadar oynadığınız tüm cep telefonu oyunlarından algılarınızı kafanızdan silmeniz gerekir. Bu oyun, kullancı elindeki akıllı cep telefon ve bu cihazda var olan GPS ve kamerası ile kendisi oyunda yer alan karakterlerden birine dönüşmesi temelinde tasarlanmıştır. Oyuncu bir kent ve hatta bir ülkenin çapında pokemonları araması gerekiyor. Bu oyunun diğer oyunlarla farkı ise, oyuncunun çeşitli alanlarda hareket etmesi ve çeşitli mekanlara baş vurmasının gerekli olmasıdır.
Öte yandan bu yeni oyunun dünyanın dört bir yanında yoğun taraftar kitle bulmasının ardından oyun hakkında farklı yorumlar da gündeme gelmeye başladı. bazıları bu oyuna olumlu bakıyor ve genellikle tembellik eden kullanıcıları daha fazla hareketli olmaya zorladığını ve içine kapanık insanları sosyal ortamlara çektiğini belirtiyor. Bazıları ise oyunun olumsuz yönlerini hatırlatıyor ve bu oyunun bazı mekanların çalışmasını aksattığını ve trafik kazalarına ve hatta pokemonları avlama uğruna ölümlere yol açtığını kaydediyor.
Dünya genelinde Pokemon Go oyunu ile ilgili haberlerin arasında bu oyuna gösterilen bazı tepkiler de dikkat çekiyor. Örneğin işgal altındaki Filistin’de ağlama duvarı yetkilileri veya Washington’da bulunan Holokast müzesi yöneticileri bu alanlarda bu oyunun oynanmasını yasak ilan etti.
Çin yetkilileri ise bir süre önce Pokemon Go oyunu kullanıcıların bilgileri üzerinde casusluk yapmasından endişeli olduklarını açıkladı. Yine Çin medyasında bu oyunun esas hedefleri hakkında bir çok yeni teoriler ortaya atılmaya başladı. Çin’de gündeme gelen teorilerden birine göre, eğer pokemonlar pek fazla kalabalık olmayan bölgelerde ortaya çıkıyorsa, kullancı o bölgelerin gizli bölgeler olabileceğini düşünüyor. Yine eğer pokemonlar asla kimsenin uğramadığı bir bölgede ortaya çıkıyorsa o bölge büyük ihtimalle güvenlik seviyesi yüksek olan bir bölgedir. Çin’de bazı sosyal medya teorisyenleri ise Amerika ve Japonya bu oyunun yardımıyla Çin’in gizli bölgelerini tespit edebileceklerini dile getiriyor.
Suud rejiminin İBT komisyonu ise bu oyun kullanıcıların özel yaşam alanını ihlal ederek bu alanlardan elde ettiği bilgileri kötüye kullanabileceğini ve oyuncuların konumunu yabancılara gösterebileceğini açıkladı.
Arabistan ulema konseyi üyelerinden biri ise Akaz dergisine yaptığı açıklamada Pokemon Go oyununu oynamak Arabistan halkı için caiz olmadığını belirtti. Söz konusu alim, Pokemon Go oyunu Arabistan’ın milli güvenliğine karşı yıkıcı özelliği bulunduğunu ve gizli mekanların keşfedilmesine yardım ettiğini ve bu da vatana ihanet olduğunu vurguladı.
Korsan rejim İsrail güvenlik gerekçesiyle bu oyunu oynamayı tüm askeri merkezlerinde yasak ilan etti. Güney Kore’de bu oyun henüz piyasaya sürülmedi ve online haritaların verilerinin kullanılmasına önemli kısıtlamalar uygulanıyor. Buna karşın elde edilen kesin bir duyuma göre, bu ülkenin kuzeydoğusunda Sukço çevresinde Kuzey Kore’nin jeodezi bölgesinin bir bölümü bu oyuna tahsis edildiği ve söz konusu oyun bu bölgede tam olarak uygulanabildiği ve Kore halkı oyunu oynamak için bu bölgeye akın ettiği anlaşılıyor.
İran bilgisayar oyunları milli vakfı Başkanı Hasan Kerimi Kuddusi ise Pokemon Go oyununu piyasaya süren firma ile resmi bir yazışmadan söz ederek şu açıklamayı yaptı:
Pokemon Go oyunu hakkında biz oyunun yapımcıları ile email üzerinden bir yazışma gerçekleştirdik, şöyle ki eğer bu oyun İran piyasasına sürülecekse, mutlaka bilgisayar oyunları milli vakfının gözetiminde olması ve bu bağlamda gerekli koordinasyonların yapılması gerektiğini, aksi takdirde oyuna yasak getirmek zorundak kalacağımızı anlattık.
Kerimi Kuddusi bu oyunun İran’da oynanması için iki şart söz konusu olduğunu belirterek açıklamasını şöyle sürdürdü: oyunun ana serveri İran’da bulunmalı ve ülke genelinde belirlenen eğlence yerleri tespit edilmeli ve bu oyuna katılmak için bilgisayar oyunları milli vakfı ile işbirliği ve koordinasyon sağlanmalı.
Kerimi Kuddusi, İran’da askeri ve güvenlik merkezleri bu oyun için seçilmemesi gerektiğini, çünkü İran yasalarına göre kullanıcıların bu alanlara girmesi yasak olduğunu vurguladı.
Uzmanlara göre Pokemon Go oyunu potansiyel olarak depresyon ve ızdırap geçiren kullanıcıların cismi ve ruhi sağlığının gelişmesinde etkili olabilir. Pokemon Go oyuncuları her gün ortalama bu oyun için 43 dakika zaman ayırıyor ve gerçek ortamda yürüyor ki bu da bir haftada bayanlar için 1500 ve erkekler için 1800 kaloriye denk geliyor.
İranlı uzman Dr. Ali Asger Meheki bu oyunu şöyle değerlendiriyor:
Bu oyunda üzerinde durulması gereken konulardan biri şu ki bir çok ülke sahip olduğu serveti değerlendiremezken, bir firma “Hiç”ten servet üretiyor ve böylecle yaratıcı insan kaynağı fosil kaynaklar ve madenlerden çok daha değerli olduğunu ortaya koyuyor. Bir başka önemli nokta, sanal alemde oyun gücünün gittikçe gelişmesidir. Yani eğer şimdiye kadar sadece facebook veya twitter veya instagram gibi uygulamalar bizim zamanımızı ve konsantrasyonumuzu işgal ederek yönettiyse, şimdi bu oyun kullanıcıların seçimini ve ideal coğrafi konumu belirleme yeteneklerini kendi kontrolünde bulunduruyor.
Öte yandan Pokemon Go oyununa yöneltilen eleştiriler de önemsenecek kadar fazladır. Bu eleştirilerden biri, pokemonların sığınağı olarlak tasarlanan mekanlardır. Bu durum bazen pokemon avcılarının yolunu bir hastanenin odası veya demiryolları ile kesişmesine yol açıyor ve bu mesele Hollanda’da olduğu gibi bazen çok tehlikeli durumlara sebebiyet veriyor.
Pokemon Go oyununa yöneltilen bir başka eleştiri, bu oyunun çok iyi casusluk aracı olabilmesidir. Bu oyun, içinde bulunduğunuz coğrafi konumdan ve cep telefonunuzun kamerasından yararlanarak pokemon olarak adlandırılan yaratıkların cep telefonunuzun monitorunda yaratılmasına yardımcı oluyor. Böylece içinde bulunduğunuz coğrafi konum, pokemonların oyun ve rekabet alanına dönüşüyor.
Pokemon Go oyununun amacı mümkün mertebe daha fazla pokemon toplamak ve ardından güçlerini arttırmaktır. Ancak saklanan pokemonları bulabilmek için cep telefonunuzun kamerasını açmanız ve gerçek alemde yürümeniz ve bulduğunuz pokemonlara Poke Ball adı verilen topları atmanız gerekir. Bu yüzden her kullancı oyunun yazılımına içinde bulunduğu bölgenin görüntüsünü gönderiyor ve böylece oyunun tasarımcıları bu cazip ve tehlikeli gibi gözüken oyunun sayesinde çeşitli ülkelerin bazen hassas coğrafi bilgilerine hiç bir masrafa katlanmaksızın ulaşabiliyor. Bu şartlarda artık casusluk yapmak için nüfuz etmeye bile gerek kalmadığı söylenebilir, çünkü kim bu oyunu oynamaya başlarsa, her gün içinde bulunduğu coğrafi ortamdan onlarca fotoğrafı yazılımı hazırlayanlara göndermektedir.
Pokemon Go oyununun olumlu veya olumsuz yönleri bir yana, son günlerde sanal ortam ve sanal medyada bir gelişme, günümüzde hala bazı sosyal ve siyasi gelişmeleri eğlence alemindeki gelişmelere bağlamanın mümkün olduğunu ortaya koydu.
Suriye halkı dünya camiasının ülkelerinde olup bitenden ve özellikle Suriyeli çocukların başına gelenlerden haberdar etmek için Pokemon Go oyunundan bol bol yararlanmaya başladı. bu çerçevede başlatılan bir kampanyada Suriyeli çocuklar Pokemon Go oyununun kararkterlerinin fotoğraflarını taşıyarak dünya camiasından yardım talep ediyor. Bu görüntülerde Suriyeli çocuklar adını, yaşadığı kenti veya köyü tanıtarak dünya halkından onları kurtarmaya gelmelerini istiyor. Bu görüntülerin bazıları sosyal paylaşım sitelerinde binlerce kez paylaşıldığı gözleniyor.
Tüm bu gelişmelerden başka, Suriye’nın dışında yaşayan sanatçı bir vatandaş bazı pokemon karakterlerinin görüntülerini bu ülkenin enkazlarında oynayan çocukların yanına yerleştirmiş ve adını da Syria Go koymuştur. UNISEF’in Suriye temsilcisi Hanna Sencer şöyle diyor: Suriye’de sivillere yönelikl saldırıların artması ile beraber bu şiddet en çok çocukları vurmaya başladı ve yüzlerce Suriyeli çocuk saldırıların kurbanı oldu. Suriye’nin her yerinde başlarına gelen faciaları anlatan çocuklara rastlıyoruz. Bu çocuklar psikolojik açıdan ağır darbe yemiştir. Bu çocuklardan bazıları geceleri uyuyamıyor ve uyuyabilenlerse sürekli kabus görüyor. Bir çok Suriyeli çocuk sürekli bombardımanların yüzünden duyma yeteneğini kaybetmiştir. Bazıları sürekli ağlıyor veya korkudan tir tir titriyor. Bu çocuklar bombalardan ve füzelerden korktuklarını anlatırken, bazıları korkudan dili tutulduğu anlaşılıyor. Suriyeli çocuklar nerede olursa olsun, sürekli korku ve panik içinde yaşıyor ve bir sonraki saldırının ne zaman gerçekleşeceğini bilemiyor. Bu şartlarda bu kampanyayı başlatanlara her ne şekilde olursa olsun dünya camiasının dikkatini bu masum çocukların içler acısı durumuna çekmeye çalışmalarını haklı buluyorum.015