Tunus demokrasi örneği mi yahut geriye dönüş mü
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i37108-tunus_demokrasi_örneği_mi_yahut_geriye_dönüş_mü
Tunus'ta Yasemin Devrimi olarak adlandırılan halkın ayaklanması üzerine 23 yıl Tunus'u yöneten Zeynel Abidin Bin Ali'nin ülkeden kaçıp Suudi Arabistan'a sığındı.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Eylül 09, 2016 09:36 Europe/Istanbul

Tunus'ta Yasemin Devrimi olarak adlandırılan halkın ayaklanması üzerine 23 yıl Tunus'u yöneten Zeynel Abidin Bin Ali'nin ülkeden kaçıp Suudi Arabistan'a sığındı.

Tunus halkı, Tunus'un birçok şehrinde işsizlik, gıda fiyatı artışı ve enflasyonu, siyasi yozlaşma, ifade özgürlüğü ihlalleri ve kötü yaşam koşullarına karşı protesto gösterileri yaptı. Bunun sonucu 1987 yılından itibaren iktidar olan dikta cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali 23 yıllık aile sultasını bırakıp 14 Ocak 2011'de ülkeden kaçma zorunda kaldı. Tunus Halkını örnek alan diğer Arap ülkelerinde de dikta rejimlere karşı kıyamlar başlatıldı. Tunus halk devriminin Mısır ve Libya halk hareketlerinden farkı; şiddet oranının düşük olması, devrimin ardından seçimlerin yapılması, meclisin kurulması, anayasasının düzenlenip onaylanması, Kaçak Ben Ali'nin gıyabi mahkemesi, rekabetçi seçimlerin yapılması, milli menfaatlerin parti ve gurupların çıkarlarına tercih edilmesiydi. Ancak 26 Ağustos 2016 tarihinde Yusuf Hükümetinin kurulmasıyla Tunus'un geriye dönüş yapma eğilimleri gözüküyor. Başbakan Yusuf, Tunus cumhurbaşkanı Baci Gaed Elsebsi'nin damadıdır. Bu nedenle Tunus'un yeniden aile hükümetine dönüşmesi tehlikesi baş göstermiştir. Tunus son 6 yılda demokrasi örneği olarak başka Arap ülkelerine de örnek olma fırsatını kazandı. Ancak son gelişmeler yeniden bu ülkede Aile hâkimiyetine geri dönüş eğilimleri görülmektedir. Bu geriye dönüş yönelişi devam ederse Tunus'un siyasi istikrarıyla milli barışı ve güvenliği yeniden tehdit edilecektir. 

Tunus halk kıyamının amacı, Ben Ali aile hâkimiyetine son vermek ve yargılanmaktı. Suudi Arabistan'a kaçan Zeynel Abidin Bin Ali ve eşi Leyli Trablusi, Dikta Suudi hanedan rejimine sığındığı için Gıyabi olarak Tunus Mahkemesinde yargılandı. Ben Ali, Ocak 2011 yılı halk kıyamını bastırmaya çalışmak suçundan ömür boyu hapis cezasına ve Mart 2016 tarihinde yolsuzluk dosyasından dolayı 10 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Leyli Trablusi de 2011 yılında yolsuzluk yapmak, silah taşımak, uyuşturucu madde ve antik eşya kaçakçılığı yapmak suçundan 15 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Elbette bu mahkeme kararları, yüzlerce Tunuslu'nun öldürülmesi ve yaralanmasına sebep olan Ben Ali yönetimi için adilane bir karar değildi. Ancak Mısır Diktatörü Hüsnü Mübarek ve oğullarının işledikleri cinayetler ve yolsuzluklara rağmen mahkeme kararıyla beraat etmelerine kıyasla adilane sayılabilir.

 

Tunus'ta başlayan halk kıyamı ve devrim hareketleri giderek Kuzey Afrika ülkelerinde ve Orta Doğu'da Arap diktatör rejimlerine karşı bir protesto hareketinin başlamasına neden oldu. Üniversite okumuş ve genç nüfusun fazla olduğu ülkeler Tunus'taki Yasemin Devrimi'nden sonra bilinçlenerek kendi ülkelerinde de benzer bir demokratikleşme talebiyle harekete geçebilecekleri düşüncesi yayıldı. Tunus halk devriminde şiddet ve kan akıtma olayı az yaşandı. Nitekim Tunus halk devriminde sadece birkaç siyasi lider sui kast sonucu öldürüldü ve Selefi Vahhabi gurupların bozguncu ve yıkıcı girişimleriyle karşılaşıldı ve düşük şiddetin ardından Halk devrimi zafer kazandı. Tunus'ta ordu da siyasete karışmadı. Ennahza İslamcı parti başta olmak üzere siyasi partiler, parti çıkarları yerine Tunus Milli birliği ve menfaatiyle milli hâkimiyetini koruma ve kollama siyasetini tercih ettiler. Bu doğrultuda serbest seçimler yapıldı. İnsan hakları ve adalet bakanlığı kuruldu. Yeni anayasa hazırlanıp onaylandı. 2011 yılında hayatını kaybeden veya yaralananların aileleriyle kendilerine özel imtiyazlar tanındı. Fakat Mısır ile Libya halk kıyamı şiddetli bir iç savaş ve kanlı kıyama dönüştü. Mısır'daki yüksek askeri şura, Muhammed Mursi, Adli mensur ve General Abdul-Fettah Sis iktidarları döneminde örgütlü şiddet ve katliamlar yaşandı. Mısır Halk kıyamı 14 Ağustos 2013 tarihinde büyük bir katliama maruz kaldı. Libya'da iç savaş yaşandı ve NATO üyesi ülkelerin saldırı ve işgaliyle karşılaşıp, parçalanma ve Tekfirci DAEŞ gibi terör örgütlerinin odağına dönüştü.

Ben Ali iktidarına son verilmesi ardından Tunus'ta serbest ve demokratik bir şekilde iki kez Meclis ve bir kez cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. Bu nedenle seçim yapma konusunda da başka Arap ülkelerine örnek teşkil edebilir. Tunus'ta Ekim ve Kasım 2014de  meclis seçimleriyle cumhurbaşkanlığı seçimleri serbestçe yapıldı. Tunus'ta Annahza İslamcı partiyle laik Neda partisi seçim yarışlarına girdiler. Bu hem meclis ve hem de cumhurbaşkanlığı seçimlerini az farkla Neda partisi kazandı. Tunus'un 2014 seçimlerinde 217 sandalyalı meclis'te Neda partisi 86 ve Nahza partisi 69 milletvekili kazandı. Bu nedenle neda partisi koalisyon hükümeti kurma zorunda kaldı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri de iki türda yapıldı. Baci Gaed Elsbsi yüzde 56 oy oranıyla Muhammed Munsef El-Merzigi'ye karşı zafer kazanıp Tunus cumhurbaşkanı oldu.    

Halbuki Mısır'da Abdul-Fettah Sisi'nin cumhurbaşkanlığına sebep olan 2014 cumhurbaşkanlığı seçimleri anti demokratik ve serbest seçim rekabetleri şartlarından yoksundu. Buna ilaveten Mısır başta olmak üzere Arap rejimlerindeki sözde seçimlerde Sisi gibi yöneticiler yüzde 90 oy oranıyla seçiliyorlar. Bu tür anti demokratik seçimlerin de göstermelik seçimler olduğunun ispatı sayılır.

Tunus'taki seçim ve yeni demokratik devlet düzeni, halk itirazlarıyla karşılaşan diğer Arap ülkelerine örnek teşkil edebilir. Ancak Tunus'ta eski geleneksel devlet düzeni ve yapılanmasına geri dönüş izleri görülüyor. Tunuslu bazı guruplar ve yöneticilerin eski düzene geri dönüş eğilimleri üç nedene dayandırılıyor. Bunların ilki, Ben Ali iktidarı dönemindeki bazı yetkililerin hapis cezası süresinin kısaltılması girişimidir. Tunus mahkemesi Nisan 2014de Ben Ali dönemindeki iç işleri bakanı Refig Belhac Gasım, cumhurbaşkanlığı güvenlik teşkilatı başkanı Ali Esseryatinin ceza mahkûmiyetini 3 yıla indirdi ve ardından serbest bıraktı.

İkinci neden 2014 yılında eski yöneticileri görevden alma yasasının kaldırılması sonucu, Ben Ali rejimi kalıntılarının devlet kurumlarına geri dönmesidir. Halbuki 2011 yılında kurucu meclisin onayladığı Tunus seçimler kanununun 167. Maddesine göre kapatılmış demokrat anayasa kurulna üye ve bağlı olmayanlar dışında Ben Ali iktidarı dönemindeki yöneticiler, seçimlere adaylıklarını koyamazlar. Ben Ali rejiminin üst düzey yöneticilerinden Olan Baci Gaed Elsbsi'nin 2011 yılında Neda partisini kurması ardından bu yasa onaylandı. Bu yasa aslında İslamcı Ennahza partisinin lehineydi. Çünkü geçici meclisin kurulduğu 2011 yılında eski düzen yöneticilerine seçilme hakkı tanınmıyordu ve Enanhza bu yoldan oyların çoğunu kazandı. Tunus Kurucu Meclisi Nisan 2014de eski yöneticileri siyasi faaliyetlerden devre dışı bırakma yasasını tekrar oyladı. Bunun sonucu, bir oy farkla söz konusu yasa değiştirilip, eski yöneticiler seçimlere katılmaya yeniden hak kazandılar. Bu yasa değişiklik Baci Gaed Elsbsi'nin seçimleri kazanmasında etkili oldu.

 Tunus'ta eski hanedan rejimine geri dönüş göstergelerinden biri de cumhurbaşkanı Baci Gaed Elsbsi'nin aile efradını iktidar yapmasıdır. Nitekim ilkin Oğlu Hafız Gaed Elsbsi'yi Neda genel başkanlığına atamasıydı. Ancak Neda partisi üyelerinin bazısı cumhurbaşkanını Nepotizm, monarşi, kandaşlık veya hanedanlık rejimini kurmakla suçlayıp partiden istifa ettiler. Neda partisinin yöneticilerinden Velid Caled Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanının Oğlu Hafız Gaed Elsbsi ile gurubunun partiyi ele geçirdiklerini, parti içi darbe yapıldığını, Neda partililerin koyun sürüsü gibi, kimseden itaat etmeyeceklerini söyledi ve istifa etti.

Gaed Elsbsi, 41 yaşındaki Damadı Yusuf Şahid'i de Habib Elsid yerine yeni başbakan olarak atadı. Aile içi bu atamada halk kitleleri ve siyasi partiler tarafından protesto edildi. Daha önce Elsid hükümetinde iç kalkınma bakanı olan Yusuf Şahid'in  hükümet üyeleri, Tunus Anayasasının 89. Maddesi uyarınca 27 Ağustos günü cumhurbaşkanı karşısında and içip görevine başladı.

Tunus cumhurbaşkanı Baci Gaed Elsbsi, daha önceleri, Neda partisi iç çekişmelerini çözümlemek amacıyla Yusuf şahid'i arabuluculuk komitesinin başkanlığına atamıştı.

Tunus halk devrimi, bu ülkeyi diktatörlükten demokratik düzene geçirdi. Bu ülkede demokratik alt yapılar oluştu. İslamcı nahaza partisinin Tunusu durgunluk ve siyasi krizden kurtarmak için 2014 yılında uzlaşmacı bir politika izledi. Bunun sonucu laik Neda partisi lideri Baci Gaed Elsbsi meclis ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazandı. Ancak demokrasiden uzaklaşma ve yeni bir hanedan rejiminin kurulması tehlikesi baş göstermiştir.

Görüldüğü üzere, Yasemin Devrimi ile hedeflenen özgür, demokratik ve refah seviyesi yüksek bir Tunus hayali gerçekleşememiştir. Halk Devriminden sonraki süreçte ülkenin ekonomik durumu, iyileşmenin aksine gerilemiş, otorite boşluğuyla aşırı gruplar ortaya çıkmış, ulusal güvenlik tehlike altına girmiş ve ülke yönetimi sık sık el değiştirmiştir. Yasemin Devrimine sebep olan başlıca etmenler; yolsuzluk, özgürlüğün olmayışı ve ekonominin kötü gitmesi gibi nedenlerdir. Ancak, Devrimden sonraki süreçte de silahlı grupların ülkeye etkisi, ülkedeki siyasi kargaşa ve kötü ekonomik koşullar, halkın refaha ve mutluluğa ulaşmasına engel teşkil etmiştir. Ülkenin demokrasiye giriş ve ekonomik kalkınma süreci, toplumsal kutuplaşma ve güvenlik sorununun çözülmesi süreci gerçekleşmeden başlamayacaktır. Siyasi partilerin inisiyatif almaması ve sadece seçimi kazanmaya odaklanması ülkedeki siyasi kargaşayı devam ettirmiş ve yönetim sık sık el değiştirmiştir. Ancak ülkede geleceğe umutla bakan iyimser gruplar mevcut olup, toplumsal bir diriliş yolunda ümitlerini yitirmemektedirler.015