3. Milenyum’da Turizm
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i41371-3._milenyum’da_turizm
Bu yıl 27 Eylül dünya turizm günü için “turizm herkese, uluslararası ulaşımın yaygınlaştırılması” teması seçildi.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ekim 07, 2016 10:12 Europe/Istanbul

Bu yıl 27 Eylül dünya turizm günü için “turizm herkese, uluslararası ulaşımın yaygınlaştırılması” teması seçildi.

Bilindiği gibi, Dünya Turizm Örgütü’nün önerisiyle Birleşmiş Milletler, İspanya’nın Torremolinos şehrinde yaptığı bir toplantıda 27 Eylül’ü, Dünya Turizm Günü olarak tespit etmiştir. Böylece, 1980 yılından bu yana, her yıl farklı bir ülkenin resmi ev sahipliğinde ve belirlenen özel bir temayla kutlanan 27 Eylül Dünya Turizm Günü, bu yıl da “turizm herkese, uluslararası ulaşımın yaygınlaştırılması” teması altında gerçekleşecek ve kutlanacaktır. Bu adlandırmanın amacı ise dünyada turizm bilincinin oluşturulup geliştirilmesi ve turizmin çevresel, ekonomik, politik ve sosyo-kültürel öneminin vurgulanmasıdır.

Bu yıl seçilen temanın esas amacı da seyahat için uygun imkanların tedarik görülmesine özel özen gösterilmesi ve özellikle engellilere ve yaşlı insanlara gerekli ikamet merkezleri ve ulaştırma imkanlarının hazırlanması ve ailelerin çocukları ile birlikte seyahat etmelerinin kolaylaştırılmasıdır

Son onyıllarda dünya genelinde artan seyahat sayısı, günümüzde artık seyahat etmenin lüks bir alışkanlık olmadığını ve dünyada bir çok insanın normal yaşamının bir parçası haline geldiğini ve adeta bir hak olarak gündemde olduğunu gösteriyor. Nitekim geçen sene dünya genelinde onca güvenlik kaygılarına karşın yaklaşık 1.2 milyar insan seyahat etmek amacıyla yollara düştü. Aslında her insan farklı zevkler ve saikler çerçevesinde seyahet ediyor. Doğa gezginliği, eğlence, ticaret, ziyaret, tıbbi hizmetlerden yararlanmak, tarihi eserleri görmek, çeşitli ülkelerin kültürü  ile yakından tanışmak ve yine onlarca hedef, bir insanı yaşadığı evden 24 saatten az ve bir yıldan fazla olmamak kaydıyla çıkmaya teşvik edebilen etkenlerdir. Seyahat etmek ve hedefe ulaşmanın yanında bir seyahati hoş ve unutulmaz yapan şey, seyahati gerçekleştiren kişinin o seyahatinde elde ettiği şeyler ya da tecrübelerdir.

Seyahat sırasında insan çeşitli insanlar, farklı toplumlar ve kültürler ve inançlarla tanışır, öyle ki bunların her biri onu ve dünyaya bakışını etkileyebilir. Gerçekte her turist gittiği yerlerde çevresine akılcı gözle bakacak olursa, bildiklerine ve deneyimlerine katkı sağlamış olur.

Bu tür bilgileri ve deneyimleri elde etmek tüm insanların ve özellikle engelli ve yaşlı insanların da en doğal hakkıdır. Aslında seyahat ve elde edilen sonuçları ilahi muhibet sayılır, nitekim Allah teala da kullarından seyahat etmeleri isteyerek şöyle buyurur:

Hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zira dolaşsalardı elbette düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları olurdu.

Paraturizm, engellilerin ve yaşlı insanların özel imkanlar ve teçhizatla ve onların sorunlarını bilen uzman kişilerin yardımları ile seyahat etmeleri ve başkaları gibi bu seyahatten zevk aldıkları seyahatlere verilen addır. Nitekim dünya kamuoyunun turizmin bu dalını yani paraturizmi büyük bir ilgi ile karşılamaları sonucu turizm sektöründe çalışanları ve hatta devletleri turizmin bu dalında yatırım yapmaya teşvik etmiştir.

Hali hazırda dünyada 900 milyona yakın yaşlı insan yaşadığı belirtiliyor. Dünya sağlık örgütünün verilerine göre de dünya nüfusunun %10’undan fazlası çeşitli psikolojik, görsel, fiziksel ve zihinel sorunlar gibi engellerden acı çekiyor.  Dünyanın en büyük azınlığı olan bu nüfus için seyahat etme imkanını sağlamak bu insanların üzerinde cismi ve ruhi durumlarının iyileşmesi ve engelli olmanın doğurduğu sorunlarla mücadele gücünün gelişmesi, neşelenmeleri ve morallerinin artması, özgüven duygularının güçlenmesi, katıldıkları turlarda dostluklarını geliştirmeleri ve daha fazla deneyim elde etmeleri ve çevreleri ile daha yakından tanışmaları gibi etkileri olabilir.

Engelli ve yaşlı insanların seyahatleri ve bu faaliyetin uygun ekonomik sonuçlarına yönelik dünya camiasının ilgisinin artması, son yıllarda dünya genelinde turizm sektöründe faaliyet yürüten firmaların ve bir çok devletin engellilerin ve yaşlıların seyahati için çeşitli araç ve gereçleri geliştirmelerine ve kent içi ve kentler arası ve hava ve deniz taşımacılığı iyileştirmelerine ve engellilerin ve yaşlı insanların daha hızlı ve daha kolay ulaşabilecekleri özel turistik mekanlarının sayısını arttırmalarına ve bu kesim için seyahati kolay hale getirmelerine zemin oluşturdu.

Turizm sektörün dünyanın en büyük ve en yaygın iktisadi sektörü sayılır. Dünya turizm örgütünün raporuna göre, uluslararası düzeyde turistler 2015 yılında turizm merkezlerine, gıda ve meşrubat, eğlence, alış veriş ve diğer ürün ve hizmet sektörlerine 1232 milyar dolar gelir sağladı. Böylece 2015 yılında turizmin uluslararası ihracatta payı %7’ye yükseldi.

İşin ilginç tarafı da şöyle ki son yıllarda dünya turizm sektörünün uğradığı siyasi ve iktisadi şoklara rağmen bu sektörün gelişme süreci asla aksamamıştır. Bu durum, turizm sektörünün günümüz dünyasının ekonomisinde anahtar rol ifa ettiğinin işaretidir. Dünya genelinde turist sayısı 1950 yılında 25 milyondan 2015 yılında 1186 milyona yükselmiştir. Yine bir önce de belirtildiği üzere turizm sektörünün 1950 yılındaki iki milyar dolarlık cirosu 2015 yılında 1232 milyar dolara yükseldi. Şimdi de 21. Yüzyılda bu sektörün öncü olmaya devam etmesi ve sürekli gelişmesi bekleniyor.

Her ülkede turizm sektörünün gelişmesi o ülkenin iktisadi, sosyal, kültürel ve siyasi alanlarda gelişmesine bağlıdır. Güvenlik ise bu durumu tüm bu alanlarda gerçekleştirebilecek en önemli bileşen sayılır. Nitekim günümüzde dünya genelinde turizm sektörünün gelişmesi için hazırlanan stratejilerde güvenlik en temel ve en önemli bileşen olarak gözetilir. Bir başka ifade ile güvenlik ve turizm karşılıklı teamül içinde bir ülkenin ekonomisini olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilir. Bir ülkede güvenlik, turistlerin o ülkeye karşı taleplerinin artması veya azalmasında en önemli etken sayılır. Nitekim turistler genellikle güvenli olmayan veya içinde çatışma yaşanan bölgelere seyahat etmeyi terci etmez. Her turist seyahatine başlamadan önce gideceği yerin güvenliği hakkında yeterli bilgiyi elde etmeye çalışır.

Fransa’da terör saldırılarının artması ve bir tek saldırıda 130 kişinin hayatını kaybetmesi bu ülkeye gelen turist sayısını önemli oranda etkiledi.

Türkiye de Ortadoğu bölgesinde yer alan turistlerin ilgi duyduğu ülkelerden biriydi, fakat bugün Türkiye’nin çeşitli kentlerinde düzenlenen terör saldırıları, Suriye sınırında devam eden savaş, Rusya ile siyasi anlaşmazlık, iç siyaset arenasındaki çalkantılar ve en son 15 Temmuz askeri darbe girişimi Türkiye’de turizm sektörünü durgunluğa sürükledi.

Bu ülkelerin turizm sektörü olumsuz etkilendiği bir sırada son yıllarda turistlerin başka ülkelere ilgi duymaya başladığı gözleniyor. Örneğin İran İslam Cumhuriyeti son yıllarda yabancı turistlerin ilgi duymaya başladığı bu ülkelerden biridir.

Seyahat alanında en çok muhatabı olan Trip Advisor internet sitesi, dünyanın çeşitli bölgelerine seyahat eden turistlerin görüşlerine ve deneyimlerini başkalarına gidecekleri yeri seçmekte yardımcı olmak amacıyla paylaşan bir sitedir. Bu sitede görüş ve deneyimlerini bildiren bir çok turist Batı medyasının yaratmaya çalıştığı olumsuz imaja rağmen İran İslam Cumhuriyeti kesinlikle güvensiz olmadığını, bilakis turistler için en güvenli ülkelerden biri olduğunu dile getiriyor. Arkadaşı ile birlikte İran’ı gezen 50 yaşındaki turist Avustralyalı Alen eşi ve çocuklarının görüntülerini paylaştığı yazısında şöyle diyor: Onların İran’dan algıladıkları manzara çok karanlıktı ve benimle birlikte İran’a gelmekten korktular, fakat şimdi İran’ın ne kadar güvenliği olduğunu çok iyi biliyoruz.

Aynı sitede Bulgaristan’den gelen 37 yaşındaki bayan turist Eve Gorko da şöyle diyor: Bence dünyanın bir çok insani İran’ın ne kadar güzel bir ülke olduğunu bilmiyor.iran değerli tarihi mirası ve çeşitli kültürleri ve güzel yemekleri ile bilinen bir ülkedir. Ben İran’ı gezmedikçe bu ülkenin ne kadar güvenli olduğunu bilmiyordum ve burada gördüklerim, TV kanallarında her zaman gördüklerimden çok farklıydı.

İsviçreli 34 yaşındaki bayan turist Martina Bisaz da şöyle yazıyor:

İran’a seyahat etmeden önce bu ülkenin hakkında pek fazla bir şey bilmiyor ve İran’ın güvenli bir ülke olmadığını düşünüyordum. Fakat biraz araştırdığımda yanlış düşündüğümü anladım. İran’a seyapat ettikten sonra da bu ülkenin özellikle yalnız seyahat eden bayanlara seyahat etmek için çok güvenli bir ülke olduğunu söyleyebilirim. İran milleti çok samimi ve konuksever insanlardır, öyle ki onlar gibi samimi ve konuksever bir milleti başka hiç bir yerde görmedim. Bu seyahatten sonra da her insanın bir ülke ve bir kültür hakkında bizzat deneyim elde etmesi ve başkalarının söylediklerine dayanarak yargıda bulunmaması gerektiğni öğrendim. Bence dünyanın bir çok insanı İran’ın ne kadar güzel ve eşsiz bir doğaya sahip olduğunu bilmiyor.

İran turizm sektörünün yetkilileri de yurt içinde her yıl gerçekleşen milyonlarca seyahatin yanında özellikle son yıllarda İran’a gelen yabancı turist sayısında da %10 ila %12 artış yaşandığını belirtiyor.015