Uluslar arası hayvan hakları
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i41440-uluslar_arası_hayvan_hakları
İnsan toplumsal hayatı geliştikçe ve özellikle teknolojik ve şehirleme genişledikçe, doğa tahribatı artarak Hayvanların hayat alanı daralmaya başladı.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ekim 07, 2016 13:35 Europe/Istanbul

İnsan toplumsal hayatı geliştikçe ve özellikle teknolojik ve şehirleme genişledikçe, doğa tahribatı artarak Hayvanların hayat alanı daralmaya başladı.

Elli ülkenin çevre hayatı ve yaban hayatını koruma örgütünün raporuna göre, tarım arazilerinin genişlemesi, kentleşme, iklim şartlarının değişmesi, akar sular ve nehirlerin kirlenmesi, ormanların bozulması, dağ ve tepelerin kirlenmesi ve ereziyona uğratılması sonucu hayvanların hayatı tehdit edilmektedir. Bilginlerin tespitlerine göre, her saatte 3 hayvan türü kaybolmaktadır.

Amerika bilimsel dergisinde yayınlanan bir rapora göre, doğacılar ve çevreci bilginlerin tespitlerine göre, son 30 yılda kelebek türlerinin yüzde 70’i ve kuş türlerinin yüzde 54’ü kaybolup yok edilmişlerdir.  Uluslar arası yaban hayatı fonu- WWF- raporuna göre, son kırk yılda memeli, sürüngen hayvanlarla kuşların türlerinin yüzde 52 oranında kaybolmuştur. Bilginlere göre, her bir hayvan türünün yok olmasıyla doğa hayatı sirkülasyonu ağır darbe almaktadır.

Hayvanlarda canlılar olarak yaşama hakkına sahiptirler. Hayvan hakları bildirgesi hayvanların da insanlar gibi birer canlı olduğunu, onlarında haklarının korunması gerektiğini vurgulamaktadır.

Bu bildirge onlara zulüm etmeyi önlemek ve onların refah standartlarını geliştirmek gerekli kurallar belirlenmiştir. Bu bildirge hükümetler arası anlaşmadır. Beraber yaşadığımız ve aynı dünyayı paylaştığımız hayvanların tıbbi ve kozmetik deneylerde kullanılması, derileri için vahşice öldürülmeleri, eğlence amaçlı avlanmaları veya bizi eğlendirmek amaçlı kötü muamele ile eğitilmeleri, hayvancılık sektörüne hayvan yetiştiren firmaların uygunsuz alanlarda besicilik yapması gibi ihlaller hayvan hakları tarafından denetlenmektedir.

Hayvan hakları evrensel bildirgesi 1978 yılında Paris’teki UNESCO tarafından 14 madde biçiminde ilan edildi. Bu bildirge 1990 yılında tekrar düzenlenerek ilan edildi.

Uluslar arası İnsan hakları bildirgesi 14 maddeden oluşmaktadır. Bu maddeler şunlardan ibarettir

*Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler. * Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez. *Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma, ve korunma hakları vardır. * Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce eylem yapılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır. * Yabani türden olan bütün hayvanlar, kendi özel doğal çevrelerinde karada, havada ve suda yaşama ve üreme hakkına sahiptir. Eğitim amaçlı olsa bile özgürlükten yoksun kılmanın her çeşidi bu hakka aykırıdır. * Geleneksel olarak insanların çevresinde yaşayan bir türden olan bütün hayvanlar uyumlu bir biçimde türüne özgü yaşam koşulları ve özgürlük içinde yaşama ve üreme hakkına sahiptir. * İnsanların yanlarına aldıkları bütün hayvanlar doğal ömür uzunluklarına uygun sürece yaşama hakkına sahiptir. Bir hayvanı terk etmek acımasız bir davranıştır. * Bütün çalışan hayvanlar iş süresi ve yoğunluğunun sınırlandırılması ve güçlerini artırıcı bir beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.

*8. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır. Tıbbi, bilimsel, ticari ve başkaca biçimlerdeki her türlü deneyler için de durum böyledir. *Hayvan beslenmek için yetiştirilmişse de bakılmalı, barındırılmalı, taşınmalı, ölümü de acı çektirmeden ve korkutmadan olmalıdır. * Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz, hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlardan yararlanılan gösteriler hayvan onuruna aykırıdır. * Zorunluluk olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi yaşama karşı suçtur. * Çok sayıda yabani hayvanın öldürülmesi demek olan her davranış bir soykırım, yani bir suçtur. * Hayvan ölümüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanın öldürüldüğü şiddet sahneleri sinema ve televizyonda yasaklanmalıdır. * Hayvanları koruma ve savunma kuralları, hükümet düzeyinde temsil olunmalıdır. Hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır.

İslam’da insan haklarının korunmasına özel bir önem vermektedir. Nitekim İmam Ali as buyuruyor ki; Allah’a and olsun, bir karıncanın ağzında bir arpa kabuğunu almak için bana yedi iklimi ve gök yüzünün altındaki her şeyi bana verirlerse bile böyle bir zulmü yapmayacağım.

İslam dini çevreyi, tabii güzellikleri korumayı, hayvanlar da dahil bütün canlılara karşı sevgi ve merhametle davranmayı emretmiştir. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed Saa; "Merhamet edene Allah da merhamet eder; siz yerdekine merhamet edin ki, Allah’da size merhamet etsin." buyurmuştur.

Kuran-ı Kerim'de bazı sureler çeşitli hayvan isimleri ile isimlendirilmiştir. Nahl Suresi 8. ayette, bazı hayvanların doğal görevleri belirtilmekte ve esasen hayvanların, insanların yararı için yaratıldıkları ifade edilmektedir. Diğer bazı ayetlerde de diğer canlıların da tıpkı insanlar gibi, Allah'a ibadet ettiği, kuşların da bir dilinin, bir ibadet ve tesbihinin bulunduğu belirtilmektedir.     

Hz. Peygamber SAA , hayvanların faydasız ve keyfi bir şekilde öldürülmesini yasaklamış, hayvanlara merhametli davranılması gereğini vurgulamıştır. Hz. Muhammed Resullullah Saa ,kuş yuvalarının bozulmaması, yumurta ve yavrularının alınmaması için emir vermişi, alınmış olan yavru ve yumurtaları yerlerine iade edilmesi gereğini kaydetmiştir.

Hz. Peygamber'in karınca, arı, kurbağa, hüdhüd ve surad kuşu vs. gibi hayvanların öldürülmesini de yasaklamıştır. İslam öğretilerine göre, “hayvanın insan üzerindeki hakkı" vardır. İslam doğal dengeyi bozan ve eğlence amaçlı avcılığa izin verilmemiştir.

İslam’ın vurguladığı gibi hayvanların gıda ve beslenmelerine  özen gösterilmelidir. Nitekim Hz. Muhammed Mustafa saa, sağmal hayvanları sağarken yavrusunun ihmal edilmemesi gerektiğine emir buyurmuştur.

Bir rivayete göre; "Günahkâr bir kadının bir kuyunun yanından geçerken, kuyunun başında bir köpeğin susuzluktan dilini çıkarıp soluduğunu gördüğünü, ona acıyarak ayağına giydiği ayakkabılarla kuyudan su çekip köpeğe verdiğini ve bu sebeple Yüce Allah'ın da onu bağışlayıp Cennet'i kendisine hak ettirmiştir. Hz. Peygamber efendimiz ayrıca, bilinçli bir şekilde bir hayvanın gıdasız bırakılarak ölümüne sebebiyet veren kişinin karşılaşacağı acı sonucu belirterek bu hususta insanları uyarmıştır. İslamın emirlerine göre, insanlar hayvanların temizlik ve bakımına da özen göstermelidirler.

Alemlere rahmet olarak gönderilen Haz. Muhammed Resullullah Saa tarafından hayvan haklarına ilişkin vurgulanan diğer bir mesele; yük hayvanlarına, kapasitelerinin üzerinde bir yükün yüklenmemesi, beslenmesi ve dinlenmesinin sağlanmasıdır. Peygamber efendimiz,  hayvanların ilahi bir emanet olduğunu vurgulayarak, onlara iyi davranılması gerektiğini kaydetmektedir.

Evcil hayvanlarla ilgili olarak, onların yapılarına uygun olmayan tasarruflardan kaçınmak gerekir. Hayvanların yaratılış gayeleri doğrultusundan saparak, fıtrat harici işlerde kullanılması İslâm'a aykırı olmaktadır. Nitekim İbn Abbas'ın rivayetine göre; " Peygamber efendimiz dövüştürmek için hayvanları birbirine kışkırtmayı yasaklamıştır."

 Horoz, deve, boğa, köpek, koç vb. hayvanları dövüştürme hep bu yasak içinde yer alır. Bunlar aynı zamanda hayvanlara eziyet etmektir.

Hayvan haklarına ilişkin İslami nasslarda vurgulanan bir diğer husus olarak eziyet ve işkence yasağı söz konusudur. Hayvanlara yapılan  Eziyet ve işkence, fiziki olabileceği gibi, manevi de olabilir. Her iki tür işkence hadislerde kesin bir dille yasaklanmıştır. Bu bağlamda "yüzüne vurularak dövülmesi", "canlı hayvanların hedef alınıp atış yapılması", , "yüzüne dövme (vesm) yapılması", "dövüşmeleri için hayvanların kızıştırılmaları", "hayvanı kulağından çekmek", hadislerde işkence olarak telakki edilmiş ve kesin bir dille yasaklanmıştır.

Birtakım hayvanların yaratılış gayesi, insanların gıdalarını teminden, yüklerini taşımaktan ibarettir. Bu gayeye hizmet için olan hayvanları keserken, kendilerine fazla acı vermeyecek şekilde kesmek, böylece onlara karşı bir merhamet eseri göstermek, insani bir görev sayılmıştır. Bu bağlamda, Hz. Peygamber, hayvan keserken bile ona şefkatli olunmasını, eziyet edilmemesini emretmiştir. Hz. Peygamber'in açık ve ısrarlı talimatına göre, kurban kesimi, hayvanın acı çekmesini en aza indirecek şekilde olmalıdır.

İslam’i Nasslar olan Kuran’ı kerim ayetleriyle hadisler, göz önünde bulundurduğumuzda, "hak" kavramının hayvanları da içine alacak şekilde genişletildiğini görebiliriz. Nasslardan sadece hayvanların hak sahibi olmalarını değil ayrıca ne gibi haklara sahip olduklarını da anlamamız mümkündür. Bu bağlamda söz konusu hakları özet olarak şöyle ifade edebiliriz:

*Bunların en başında geleni hayvanların yaşama haklarıdır.

* Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce işlem yapılamaz.

* Bütün hayvanların, insanlarca gözetilme, bakılma ve korunma hakkı vardır.

* Hayvanlar meşru bir gerekçe olmadan öldürülemez. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu, bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır.

* Yabani türden olan bütün hayvanlar, kendi özel ve doğal çevrelerinde, karada, havada ve suda yaşama ve üreme haklarına sahiptir.

* Geleneksel olarak insanların çevresinde yaşayan türden olan hayvanlar uyumlu bir biçimde yaşama ve üreme haklarına sahiptir.

* İnsanların kendi çıkarları ya da eğlenceleri için bu uyumda ya da şartlarda yapacakları her türlü değişiklik bu haklara aykırıdır.

* Bütün çalışan hayvanlar, iş süresinin yoğunluğunun sınırlandırılması, onarıcı ve güçlerini artırıcı bir beslenme ve dinlenme haklarına sahiptirler.

* Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz.

Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus, hayvanlara tanınan söz konusu hakların insanlar tarafından verilen, başka bir ifadeyle beşeri kaynaklı değil, Allah’ın üstün iradesi ve hükmüne dayanmakta olduğudur. Hayvanların insanlar üzerinde hakları İlahi irade tarafından hayvanlara bahşedilmektedir. Bu ilahi emir, Müslüman toplumların tarih boyunca hayvan hakları olgusunda hassas olmalarında etkin olduğu inkâr edilemez bir gerçektir.

İran İslam cumhuriyeti de İslam ve uluslar arası hayvan haklarına uygun olarak kanun maddeleri çıkarmıştır. İran anayasası, çevre hayatının korunması gereğini vurgulamıştır.  İran’ın 1925’de hazırlanan medeni kanunun 6. babı avlanmakla ilgilidir. İran İslam ceza kanunun 679 ve 680 maddeleri de cevre hayatının korunması gereğini vurgulamaktadırlar. hatta hayvanları işkence ve eziyet etme de suç sayılmıştır ve cezalandırılmaktadır.015