Rusya’nın yeni dış siyaset doktrini -2
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i56065-rusya’nın_yeni_dış_siyaset_doktrini_2
Rusya’nın yeni dış siyaset doktrinindeki değişiklikler, ancak eski dış siyaset doktrini ile kıyasalndığı zaman anlaşılır.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ocak 05, 2017 13:11 Europe/Istanbul

Rusya’nın yeni dış siyaset doktrinindeki değişiklikler, ancak eski dış siyaset doktrini ile kıyasalndığı zaman anlaşılır.

Yeni doktrindeki en önemli değişiklikler, Amerika ve NATO tehditlerinin açıkça vurgulanması, Moskova’nın ilgisi dahilinde olan bazı ülkelerin açıkça dahil edilirken bazılarının gözden çıkarılmasıdır.

Rusya Federasyon başkanı Vladimir Putin aralık 2016 tarihinde Rusya parlamentosunda yaptığı açıklamada genel bakışta yeni doktrinin, 2013 yılında yayınlanan, içinde Ukrayna olayları ve Rusya ile batı ilişkilerinin bu olaydan etkilenmesi ile ilgili doktrinin aynısı olduğu izlenimine kapılabileceğini belirtti. Fakat bu doktrinde sadece Rusya’nın batı ile dış siyaseti değişmemiş, Ortadoğu’ya bakış da 2013 yılı doktrine göre hissedilir derecede değişmiştir. Burada Arap-israil münakaşasının tamamen çözümlenmesi için Rusya’nın sürekli çalışmaları vurgulanmıştır. Yeni doktrinde “uluslararası terörizmin yayılması” , ”yabancı ideolojilerin dayatılması”ndan söz edilirken, bunun “olumsuz tepki” ile karşılandığı dolayısı ile terörizmin yoğunlaşmasına sebep olduğu ifade ediliyor, bu yüzden Rusya cumhurbaşkanın yeni önerisinde terörizme karşı uluslararası koalisyon kurulma teklifi tekrarlanmıştır.

Rusya’nın yeni ve eski doktrinleri arasındaki farklılıkları daha iyi anlamak için 2013 yılı doktrine şöyle bir göz atmak gerekir. Rusya başbakanı Dimitri Medvedev 2013 yılı doktrini yayınladıktan sonra başlıklarını şöyle sıralardı:

  • Rusya dış siyasetinin, Avrupa ve Amerika’dan doğuya yani doğu Asya, Afrika ve Latin Amerika’ya yönelmesine vurgu yapıldı.
  • Batıya karşı Rusya ulusal çıkarlarını, karşılıklı ilişkilerde uluslararası ilkeler uyarınca korunması. Hiç şüphesiz Rusya ve Amerika arasındaki ilişkiler gelecek yıllarda bundan etkilenecektir. 2013 Rusya dış siyaset doktrini, uluslararası alanda mevcut durumu ve özellikle batılı ülkeler ile teamül sürecini değiştirme iradesini yansıtıyor. Medvedev bu vurguda Rusya’nın mevcut düzeni (kendi tabiri ile tek kutuplu düzeni) istikrarsız oluşu ve gerginlik oluşturmadaki kapasitesi nedeni ile kabul edilmediğini ve çok kutuplu düzene değimesi gerektiğini vurguluyor. Doktrinin diğer maddesinde Medvedev Rusya’nın kendi vatandaşlarının canı ve şanını koruma hakkına ayrıca çıkarlarının “nerede olursa olsun” göz ardı edilemeyecek bir öncelik olduğunu belirtiyor.
  • 2013 Rusya dış siyaset doktrinin ilan edilmesi ile batının Rusya’da beklediği değişiklikler gerçekleşmedi. 2013 Rusya doktrini, dış siyasette Moskova’nın daha çok batı ile rekabet yönünde hareket ettiğini gösterdi. Medvedev Rusya’nın bazı bölgelerde özel çıkarlarına vurgu yapıyor. Her ne kadar da bu alanların nerede olduğuna değinmezse de bölgede yaşanan son gelişmeler, onun başta Gürcistan, Ukrayna ve eski Sovyetler Birliği’nin coğrafi kapsamında olan bölgeleri kastettiği anlaşılıyor.
  • Medvedev belgenin anlatılmasında Rusya’nın batıya yönelik eleştirilerini azaltmayı ve daha yumuşak diplomasi izleyerek, yapıcı işbirliği ve diyaloğa doğru ilerleyeceğini ilan etmesine rağmen Moskova’nın Amerika’ya tek yanlı imtiyaz vermeyeceğini de vurguluyor.
  • Medvedev Rusya ilerlemesi için en önemli kaynağın aktif dış politika olduğunu vurgularken, Rusya çıkarlarının sağlanmasında kazandıran kozun dış siyaset olduğunu göstermeye çalıştı.

Rusya yeni doktrinin ilan edilemsi ve Putin tarafından imzalanması, Moskova’nın dış çevreye ve uluslararası ilişkilere yönelmesi zaruretini gösteriyor. Aslında son yıllarda ister doğu Avrupa ister Ortadoğu’da yaşanan büyük gelişmeler Rusya’nın batı ile özellikle Ukrayna konusunda karşı karşıya gelmesine sebep olmuştur. Hali hazırda Moskova Baltik alanı ve Karadeniz’de Amerika’nın direkt yardımları ve direktiflerinde olan NATO ile karşı karşıya gelmiş bulunuyor. Bu yüzden Rusya’nın yeni dış siyaset doktrininde bu konu en temel konulardan biri olarak dikkate alınmıştır. Moskova açısından bu durumun devam etmesi uluslararası istikrar ve Rusya ile batı arasındaki stratejik ilişkilerin zararınadır. Rusya’nın bu doktrinde Amerika’ya karşı sert tutumuna rağmen, Moskova’nın giderek AB ile ilişkilerini mümkün mertebe koruma ve onarmaya çalıştığı gözleniyor. Aynı zamanda Rusya cumhurbaşkanı Putin Rusya parlamentosunda doktrin ile ilgili yaptığı açıklamada, Rusya’nın doğuya yönelik siyasetinin aktifleştiğini belirtiyor; bu konu Putin’in belirttiğine göre uzun vadeli çıkarların temininde geçici olamazken devam edecektir. Doğu Asya her zaman Rusya’nın ayrılmaz dış siyaseti ve tarihsel gelişmesinin bir parçası olmuştur. her ne kadar Rusya şimdiye kadar bu yönde kapsamlı bir stratejiye sahip olmasa da Ruslara göre, hali hazırda Avrasya ve Pasifik bölgesinin en büyük gücü olmaları nedeni ile dış siyasetin bu görevlerin gerçekleşmesi yönünde olması gerekir; tabi ki dış alanda hem batıya ve hem doğu ile ilişkileri geliştirmek gerekiyor.

Suriye krizi konusu, Rusya dış siyaset doktrinin bir diğer odak konusudur. Rusya 2011 yılında Suriye’de huzursuzlukların başlamasından itibaren Şam yönetimine askeri ve ekonomik yardımlara rağmen, Suriye hükümeti ve silahlı terörist gruplar arasında çatışmaların yoğunlaşması ile birlikte beklenmedik bir harekette eylül 2015 tarihinden itibaren Suriye hükümetinin daveti üzerine yönetime destek için askeri işbirliğine başladı ve terörist gruplara karşı direkt hava ve füze saldırılarına başladı. Batılıların asla tahmin edemedikleri bu hareketle dengeler Suriye yönetimi ve müttefiklerin lehine değişti. Böylece doğu Avrupa sahnesine ilaveten, Rusya da başta Amerika olmak üzere batı ve Rusya’nın bir diğer güç gösteri alanına dönüştü. Bu yüzden Moskova yeni dış siyaset doktrininde misilleme hakkı ve batının düşmanca girişimlerine uygun tepkiye vurgu yapılıyor.

Rusya doktrininde vurgulanan bir diğer konu ise BM’nin rolü ve tek yanlı tutum sergilemekten kaçınmasına vurgu yapılmasıdır. Aslında hali hazırda ortadğu ve hatta kuzey Afrika’da mevcut güvenlik sorunun en büyük sebebi, Amerika’nın 11 eylül olayları ardından terörizm ile mücadele bahanesi ile Afganistan ve ırak’a saldırısı ve tek yanlı politikalarıdır. Bu askeri saldırılar terörizm ve teröristlerin yok olmasına sebep olmazken, bizzat IŞİD ve Nusra Cephesi gibi yeni terörist ve tekfirci grupların oluşmasına, binlerce insanın ölümüne ilaveten, AB için büyük sorunlar oluşturan milyonlarca sığınmacının ortaya çıkmasına sebep oldu.

Genel bir bakışta, Rusya yeni dış siyaseti doktrinin, Rusların yaşanan gelişmeler nedeni ile bölgesel ve uluslararası çevreden yeni bir bakış açısına sahip olduklarını, mevcut sorun ve fırsatlara karşı rusların yeni bir uluslararası düzen kurmaya çalıştıklarını gözler önüne seriyor. Bu düzen çok boyutlu ve ülkeler arasındaki ilişkileri yapılandıran BM’nin üstün rolüne dayalı olması gerekir.

Rusya dış siyaset doktrini, Moskova’nın bölgesel ve uluslararası gelişmelere daha açık ve daha aktif ve girişken bakış açısına sahip olduğunu, Rusya çıkarlarını güvenceye almak için daha aktif ve etkin rol üstlenmek istediğini gözler önüne seriyor./