Moon dönemi ve BM’nin itibar kaybı
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i57310-moon_dönemi_ve_bm’nin_itibar_kaybı
31 Aralık 2016 tarihinde Ban Ki Moon’un BM genel sekreterliğinin on yıllık dönemi sona erdi ve 1 Ocak 2017’de 67 yaşındaki Antonio Guterres BM’nin dokuzuncu genel sekreteri olarak göreve başladı.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ocak 13, 2017 08:14 Europe/Istanbul

31 Aralık 2016 tarihinde Ban Ki Moon’un BM genel sekreterliğinin on yıllık dönemi sona erdi ve 1 Ocak 2017’de 67 yaşındaki Antonio Guterres BM’nin dokuzuncu genel sekreteri olarak göreve başladı.

Bu yüzden biz de BM genel sekreterliğine kimlerin seçildiğini ve Ban Ki Moon’un on yıllık genel sekreterlik karnesini gözden geçirmeye ve sizlerle paylaşmaya karar verdik.

Genel sekreteri, BM teşkilatının en yüksek makamıdır. Antonio Guterres BM’nin dokuzuncu genel sekreteri ve Avrupa kıtasından bu mevki için seçilen dördüncü kişidir. Şimdiye kadar BM genel sekreterliğine Avrupa, Afrika, güneydoğu Asya ve Doğu Asya bölgelerinden şahsiyetler seçilirken, Fars körfezi bölgesinden hiç kimse bu göreve getirilmemesi dikkat çekiyor.

BM’nin ilk genel sekreteri Norveçli Trigoli idi. Trigoli sovyetler birliğinin husumeti yüzünden bu görevden istifa etmek zorunda kalan tek genel sekreterdi. Yine İsveçli Duck Hamer Schuld da genel sekreterliği ölümü ile son bulan tek genel sekreterdi. Mısırlı Petros Gali ise ABD’nin vetosu ile görevini yarıda bırakmak zorunda kalan BM’nin tek genel sekreteriydi. Amerika Petros Gali’nin BM’de zaruri reformları yapmaktan aciz olduğunu ileri sürerek ikinci kez bu görev seçilmesini veto hakkını kullanarak engel oldu.

Görev sürelerini tamamlayan 8 genel sekreteren Utant, Kurt Valdhaim, Havier Peres De Kueyar, Kofi Annan ve Ban Ki Moon iki kez beş yıllık görev süreleri boyunca bu teşkilatı yönetti. Antonio Guterres ise daha önce bir devletin başında yer alan BM’nin ilk genel sekreteridir. Antonio Guterres 1995 ila 2002 yılları arasında Portekiz başbakanıydı.

Ban Ki Moon Ocak 2007’de BM’nin sekizinci genel sekreteri olarak Ganalı Kofi Annan yerine bu göreve getirildi ve iki dönem bu görevi sürdürdü. Ban Ki Moon on yıllık genel sekreterliği döneminde 154 ülkeyi ziyaret etti.

Gerçekte Ban Ki Moon’nin genel sekreterlik süresi bu teşkilatta çok zayıf bir karne geride bıraktığı ve BM’nin itibarı Ban Ki Moon döneminde özellikle gelişmekte olan ülkelerde iyice gerilediği bir sırada sona erdi.

BM Ban Ki Moon’un genel sekreterliği döneminde Amerika’nın beyaz sarayla eşgüdümlü hareket etmeyen ülkelere baskı aracına dönüştü ve Moon başta Arap dünyasındaki krizler olmak üzere dünyada yaşanan krizlere karşı sürekli ABD’nin gönlünü kazanma yönünde tavır sergiledi. Oysa BM bildirgesinin 100. Maddesinde genel sekreter ve çalışanları görevlerini yerine getirirken BM dışında hiç bir yetkiliden veya devletten emir almayacağı ve ancak BM’ye karşı sorumlu oldukları ve uluslararası resmi memurluk şanına aykırı olan her türlü hareketten kaçınmaları gerektiği vurgulanıyor.

Korsan rejim İsrail’in 2008, 2012 ve 2014 yıllarında Gazze şeridine saldırması, Sudan’da soykırım olayı, Suriye krizi, Arabistan’ın Yemen topraklarına saldırması, bölgede terör ve radikalizm ve sığınmacı krizleri, Ban Ki Moon’nun genel sekreterliği döneminde BM’nin karşılaştığı bazı önemli krizlerdi, ancak BM bu krizlere karşı mutlak bir şekilde başarısız oldu.

BM’nın Tel aviv’in Gazze şeridine üç savaş dayatması ve bir intifadanın başlaması ile beraber olan Filistin – İsrail krizinde sergilediği tavır tamamen pasif bir tavırdı.

BM genel kurulu Ban Ki Moon’un on yıllık genel sekreteri döneminde siyonist rejim İsrail’in cinayetlerini kınayan bir kaç kararname onayladı, fakat genel kurulun kararnameleri icra güvencesinden yoksundur. Bun karşın BM güvenlik konseyi Ban Ki Moon’n genel sekreterliğinin son günlerinde ABD’nin çekimser oyu ile korsan İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında siyonist yerleşke inşaatını kınayan bir kararname onayladı ve Tel aviv’den yerleşke inşaatını durdurmasını istedi.

BM Suriye krizi konusunda da mutlak bir hezimet yaşadı, öyle ki genel sekreter Moon bu teşkilatın Suriye krizine karşı acizliğini genel sekreterliği döneminde uğradığı en büyük hezimet niteledi.

Ban Ki Moon Arabistan’ın Yemen’a dayattığı savaşa karşı da pasif bir tutum sergiledi. Öte yandan Arabistan’ın adı çocuk haklarını ihlal eden rejimlerin listesine alındığı halde Ban Ki Moon Suud hanedanı ve müttefikleri ve ABD’nin baskıları yüzündan Arabistan’ın adını bu listeden çıkardı ve böylece BM’nin asla bağımsız olmadığını ve zorba devletlerin oyuncağı olduğunu ortaya koydu.

Oysa BM bildirgesinin 99. Maddesine göre genel sekreter güvenlik konseyinin dikkatini dünya barışı ve güvenliğini tehdit eden her şey çekebileceği ifade ediliyor, fakat Moon bunda da başarılı olamadı.

BM ayrıca Ban Ki Moon döneminde sığınmacı krizi ve dünyada terör ve radikalizmin tırmanması ile mücadelede de yapıcı hiç bir girişimde bulunamadı.

BM Ban Ki Moon’un genel sekreterliği döneminde sürdürülebilir kalkınma başta olmak üzere milenyum hedeflerine ulaşmakta da pek başarılı olamadı. Öte yandan dünyada artan savaş sayısı ve bazı ülkelerin iç savaş yaşaması ve BM’nun bu savaşmaları ve çatışmaları sonlandırmakta başarısız kalması yüzünden dünyada yoksulluk tırmanmaya başladı. Oysa yoksulluğun giderilmesi milenyum kalkınma hedeflerinden biriydi ve sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir bileşini sayılırdı.

Ban Ki Moon’nun on yıllık genel sekreterliği döneminde belki de seyrek sayıdaki başarılarından biri iklim değişikliği alanında oldu. Ban Ki Moon iklim değişikliğinin dünya camiasının gündeminde öncelikli konu haline gelmesi için geniş diplomatik çaba harcadı. Bu bağlamda Aralık 2015’te Paris’te varılan mutabakat gereği üye ülkeler ilk kez karbon temelli gazların üretimini azaltmakla yükümlü hale getirildi ve böylece yerkürenin 2050 yılına kadar ısınması 2 derecenin altınma kalması amaçlandı.

Paris zirvesinde ayrıca dünyanın zengin ülkelerinden 2020 yılına kadar her yıl yerkürenin ısınması ve iklim değişikliği ile mücadele çerçevesinde gelişmekte olan ülkelere 100 milyar dolar ödemeleri kararlaştırıldı.

Ban Ki Moon 2007 yılında BM genel sekreterliği koltuğuna oturduğunda, bu teşkilatın konumunu güçlendirmeyi temel hedeflerinde biri olarak açıladı. Ancak on yılın ardından Moon’un BM’yu dünya düzeninde hakettiği yere getirmekte asla 2007 yılında beyan ettiği gibi başarılı olamadığı anlaşılıyor. Gerçekte tam tersine, BM Ban Ki Moon’un on yıllık görev süresinin sonunda üye ülkelerin gözünde iyice itibar kaybına uğradı, üstelik dünyanın dört bir yanında baş gösteren krizlerin çözümünde de etkili olamadı.

Şimdi ise Antonio Guterres bu şartlar altında BM’yi devralmış bulunuyor. eğer Antonio Guterres de Suriye, Yemen ve Irak krizinin çözümünde Batılı zorba devletlerin sözlerini dinleyecek olursa, BM’nin kaybettiği itibarını geri getiremeyeceği kesindir.