Obama sonrası ABD
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i58513-obama_sonrası_abd
Bugün 19 Ocak 2017, Amerika’nın ilk siyahi Başkanı Barack Obama’nın beyaz sarayda 8 yıl süren başkanlığının son günü.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ocak 20, 2017 10:06 Europe/Istanbul

Bugün 19 Ocak 2017, Amerika’nın ilk siyahi Başkanı Barack Obama’nın beyaz sarayda 8 yıl süren başkanlığının son günü.

Yarın 20 Ocak öğleden sonra Obama Amerika’nın 44. Başkanı olarak beyaz sarayı ve başkanlık koltuğunu halefi Donald Trump’a teslim ediyor ve böylece Amerika’nın çağdaş tarihinde pek de uzun gözükmeyen bir dönem kapanıyor.

Amerika son sekiz yılda engebeli bir dönemi geride bıraktı. Demokrat Obama başkanlık kolduğunu cumhuriyetçi Başkan oğul Bush’tan devraldı, üstelik Amerika 1929 yılında yaşadığı ağır ekonomik durgunluk krizinden sonra en kötü iktisadi krizin içinde kıvranıyordu.

Bu kriz 2007 yılında konut sektöründe yaşanın çalkantı ile patlak verirken hızla Amerika’nın diğer iktisadi sektörlerini vurmaya başladı ve bu süreçte bir çok de sanayi ve mali kurumu iflas bayrağı çekti.

Amerika’da milyonlarca vatandaş işini ve servetini ve tasarruflarını kaybederek adeta sefilleri oynamaya başladı. Irak ve Afganistan savaşlarının ağır mali yükü Amerikan halkının üzerindeki sosyal ve iktisadi baskıları iyice arttırmıştı. Uluslararası arenada ise oğul Bush yönetiminin 11 Eylül 2001 olaylarından sonra izlediği tek yanlı politikaları,  Amerika’nın müttefikleri ve uluslararası kamuoyunun gözündeki imajını adete çökertmişti. Bu şartlarda Obama Amerikan halkının değişim taleplerinden yararlanarak zafer kazandı ve beyaz saraya girdi.

Image Caption

Amerika’nın krizzede ekonomisine çeki düzen vermek, yeni istihdam alanları yaratmak, ucuz sağlık sigortası yasası çıkarmak, göç yasalarını kolaylaştırmak, beyhude savaşlara son vermek ve Amerika’nın dünya kamuoyu gözünde yıkılan imajını yeniden inşa etmek, Obama’nın 2007 seçim kampanyaları sırasında Amerikan halkına verdiği bazı sözlerdi. Bu yüzden Obama’nın sekiz yıllık başkanlık döneminin başarılı veya başarısız olduğunu anlamak için her şeyden önce bu sözlerini ne derece yerine getirebildiğini irdelemek gerekir.

Amerika’nın krizzede ekonomisini düzeltme konusunda Obama’nın büyük ölçüde bu krizi kontrol altına aldığı söylenebilir. Obama yönetimi izlediği kemerleri sıkma politikası ve piyasaya yüz milyarlarca dolar nakit para sürerek iflasların önüne geçmeyi ve yeni iş fırsatları oluşturmayı başardı. Obama yönetimi bir dizi yeni yasa çıkararak Wall Street’e mali disiplini geri getirdi. Bun karşın Obama’nın 2007 – 2008 yıllarında yaşanan mali krizi kontrol altına almak için uyguladığı programların bazı olumsuz getirileri de oldu. Örneğin Amerika yönetiminin borçları ikiye katlandı ve 19 trilyon dolar sınırını aştı. Yine bütçe üzerinde iki büyük parti arasında yaşanan anlaşmazlık ve milli borçların devasa boyutlara ulaşması federal yönetimini Amerikan tarihinde ikinci kez durma noktasına getirdi. Öte yandan yeni iş fırsatları veya Obama’nın iktisadi politikalarının vesile olduğu ekonomik büyüme oranı asla Amerikan halkının beklentisini karşılayamadı ve Obama yönetiminin iktisadi icraatından duyulan hoşnutsuzluk, demokrat aday ve Obama’nın desteklediği Hillary Clinton’un 2016 seçimlerini kaybetmesine yol açtı.

Sosyal alanda da Obama başkanlık seçim kampanyaları sırasında bir çok konuda vaatlerde bulunmuştu. Obama’nın üzerinde en çok durduğu ve sonunda da ABD kongresinde onaylattığı projelerinden biri Obamacare adı ile ün yapan ucuz sağlık sigortasıydı. Bu yasaya göre Amerikalı vatandaşların tümü söz konusu ucuz sağlık sigortasının kapsamına alınması ve sağlık merkezlerinin de tüm Amerikalı vatandaşlara sağlık hizmeti sunması gerekiyordu. Bu yasa Amerika’nın çağdaş tarihinde en önemli sosyal gelişme olarak adlandırıldı, fakat Amerika içinde güçlü düşmanlar Obama yönetimine karşı çıkmaya başladı. Bu kesim Obama ve yönetimini serbest piyasa ilkelerini ihlal etmek ve vatandaşların iktisadi konularına ve özel yaşamına karışmakla suçladı. Öte yanda Obamacare yasası uygulama aşamasında kongredeki cumhuriyetçilerin sabotajları yüzünden büyük engellerle karşılaştı ki bu da kamuoyunda yasaya yönelik hoşnutsuzluğu körükledi.

Image Caption

Bundan başka ırkçılık meselesi, şiddet uygulamaları, eşcinsellerin evliliği gibi bir dizi sosyal ve kürtürel meseleler de Obama’nın sekiz yıllık başkanlık dönemini gölgeleyen konular oldu.

Gerçi Obama Amerika’nın Başkan seçilen ilk siyahi vatandaşıydı, fakat buna karşın Obama’nın başkanlık döneminde ırkçılık ve ayrımcılık devi adeta yeniden hortladı. Amerikalı beyaz polislerin siyahi vatandaşları katletmesi Amerika kentleri sokak eylemlerine sürükledi. Öte yandan Obama yönetiminin göç yasasını düzeltmeye yönelik müsamahakar davranışı halkın hoşnutsuzluğunu daha da arttırdı ve yine eşcinsellerin evlenmesini öngören yasanın uygulanması da muhafazakar kesimi Obama’ya karşı isyan ettirdi.

Amerika Başkanı Obama 2008 yılında demokrat ve liberallerin büyük coşkusu ve destekleri ile başkanlık seçimlerini kazandı. Aslında Amerika’da siyahi bir adayın Amerika’da ırkçılık barajını aşarak beyaz saraya girmesi Amerikalı milyonlarca vatandaşı heyecanlandıran bir durumdu.

Obama’nın başkanlık seçimlerini kazanmasına paralel olarak bu ülkenin yasama erki ve güç odaklarından biri olan senato ve temsilciler meclisi ve çoğu valilik koltukları da demokratların eline geçti.

Obama Başkan seçildikten sonra düzenlenen ilk seçimlerde demokratlar her iki mecliste çoğunluğu kaybetti. Cumhuriyetçilerin kongre üzerindeki sultası Obama’nın geriye kalan altı yıllık başkanlık döneminde aynı şekilde devam etti. Obama ve demokratlar 2012, 2014 ve 2016 yıllarında yapılan hiç bir kongre seçimini kazanamadı.

Gerçi Obama 2012 yılında başkanlık seçimlerini ikinci kez kazanmayı başardı, fakat kongrede cumhuriyetçilerin muhalefetleri yüzünden programlarını uygulayamadı ve sonuçta demokrat parti adayının 2016 başkanlık seçimlerini kazanmasını da riske attı.

Son altı yılda cumhuriyetçiler kongrede beyaz saraya karşı güçlü bir set oluşturdu. Örneğin cumhuriyetçiler Guantanamo hapishanesinin Obama söz verdiği gibi kapatılmasına izin vermedi. Yine silahların denetim altına alınması ile ilgili yasa kongre engeline takıldı, bütçe taslakları zar zor onaylandı. Bu süreç Kasım 2016’da demokratların hem beyaz sarayı ve hem kongreyi kaybetmelerine kadar devam etti ve federal yüksek mahkemede dengeleri liberal kanadın lehine değiştirme şansını da yitirdi.

Obama Amerika’da Amerikan halkı Irak ve Afganistan savaşları için ödedikleri ağır bedellerden oldukça rahatsızlanmaya başladığı bir sırada başkanlık seçimlerini kazandı. Amerika’nın cumhuriyetçi Başkanı oğul Bush 11 Eylül 2001 saldırılarını bahane ederek Afganistan topraklarına saldırdı ve ardından da Irak’ta Saddam’ın kitle imha silahlarını gerekçe göstererek Irak’ı işgal etti. Bu iki savaş 2008 yılına kadar Amerika’ya doğrudan 1 trilyan dolar ve dolaylı olarlak da 4 trilyon dolar dayattı ve bu bedel Amerikalı vatandaşların ödediği vergilerden karşılandı. Irak savaşı ayrıca Amerika’nın 1960 ila 1970 yılları arasında girdiği Vietnam savaşından sonra en çok kayıp verdiği savaş oldu.

Image Caption

Irak’ta iddia edilen kitle imha silahları bulunmadı, üstelik Amerikan ordusu Afganistan’da Taliban ve El-kaide örgütlerini yok edemedi. Tüm bunlar Amerika’da oğul Bush yönetimine karşı itirazları ve hoşnutsuzlukları arttırmaya başladı. Bu şartlarda Obama değişim sloganı ve Irak ve Afganistan savaşlarından çekilme sözleri ile seçim kampanyalarını yürüttü ve sonuçta zafer kazandı. Öte yandan Amerika’nın yeni Başkanı Obama’nın beyaz sarayın savaş çığırtkanlığı yapan politikalarını bir kenara bırakmasını umut etmek, Obama’ya hiç bir icraatı olmadığı halde Nobel barış ödülü verilemsine yol açtı. Çünkü gerçekten Obama henuz dünyada savaşları durdurmak için hiç bir şey yapmamıştı, daha sonra da yapmadı.

Ancak Obama Amerikalı askerleri Irak’tan geri çekme sözünü tuttu ve Amerikalı askerler belirlenen takvime göre Irak’tan çekildi.gerçi Irak’tan geri çekilme anlaşması da aslında oğul Bush döneminde Washington ile Bağdat arasında imzalanan bir anlaşmaydı. Üstelik Obama seçim kampanyalarında verdiği sözünü tutmadı ve Afganistan’dan geri çekilmedi. Öte yandan Libya savaşı da Obama yönetiminin komutasında başladı. Obama ayrıca bir çok kez Amerikan İHA’larının yurt dışında operasyon yapmasına ve bazı hedefleri vurmasına yeşil ışık yaktı. Gerçekte hiç bir şey yapmadığı halde Nobel barış ödülü ile ödüllendirilen Obama halefi oğul Bush’dan daha çok adam öldürdü ve İHA’ları ile bir çok sivilin ölümüne yol açtı. Bundan başka Irak ve Suriye’de tekfirci IŞİD terör örgütünün türemesi de asla inkar edilemeyeceği gibi Obama yönetiminin işiydi.

Amerika Başkanı Obama sekiz yıllık başkanlık döneminde dış politika arenasında bazı başarılar sağlamasına rağmen bazı programlarını da uygulayamadı. Örneğin Obama Amerika ile Küba arasında yarım asır süren düşmanlığı noktaladı ve iki ülke arasında diplomatik ilişkileri yeniden başlattı. Amerika ile Myanmar ilişkileri de Obama döneminde iyileşti. Amerika ayrıca İran’ın nükleer programına karşı bazı tutumlarından geri adım atarak İran ve 5+1 grubunun nükleer anlaşmaya varmalarına imkan tanıdı.

Obama bu üç konudan dış politika alanında büyük mirası olarak söz etmeye başladı. ancak buna karşın Obama’nın küresel gelişmelerde başarısızlıklarının sayısı bu üç konuyu gölgede bırakacak kadar fazlaydı.

Image Caption

Amerika ile Rusya ilişkileri Obama’nın sekiz yıllık başkanlık döneminde gerildikçe gerildi, öyle ki Amerika Moskova yönetimini Ukrayna’nın içişlerine müdahale etmek ve Kırım yarımadasını ilhak etmekle suçlayarak Rusya’ya karşı bir dizi yaptırım uygulamaya başladı. ancak Amerika’nın yaptırımları Rusya’nın Doğu Avrupa ve Batı Asya bölgeleri gibi bölgelere karşı politikalarını kayda değer düzeyde değiştiremedi.

Arap dünyasında yaşanan halk hareketleri sırasında da Obama yönetimi Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde izlediği hedeflere ulaşamadı. Bu başarısızlık en çok Suriye krizinde kendini gösterdi, zira Suriye milleti ve devleti Amerika’nın başını çektiği Arap battı ittifakına rağmen bu ittifakın desteklediği terör örgütlerine karşı direndi.

Obama sekiz yıllık başkanlık döneminin son beş yılını Suriye’de Beşar Esad yönetimini devirmeye ayırdı. Ancak buna karşın ve Obama beyaz sarayda bulunduğu son güne kadar Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad Suriye milleti ve ordusunun destekleri ile iktidarın başında kaldı. Bu arada Halep’in tekfirci teröristlerden kurtarılması ve Amerika’nın Suriye’de genel ateşkes sürecinin dışına itilmesi, omaba yönetimine indirilen ağır bir darbe oldu.

Obama Doğu Asya gelişmeleri konusunda da pek başarılı olamadı ve Çin yönetimini Güney Çin denizinden geri çekilmeye zorlayamadığı gibi bazı ticari konularlda da Çin’e karşı etkili bir performans sergileyemedi.

Gerçekte Avrupa, Asya ve Afrika katılarında yaşanan bu gelişmelerle beraber Obama’nın Amerika’nın dünya üzerindeki hegemonyasını korumakta acizliğini ortaya koydu ve Donald Trump da Amerika’yı yeniden eski ihtişamına kavuştarma sloganı ile 2016 seçimlerini kazanmayı başardı.