Trump'ın karşı karşıya olduğu sorunlar
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i58522-trump'ın_karşı_karşıya_olduğu_sorunlar
Bugün 20 ocak 2017, öğle saatlerinde Barack Obama, başkanlık koltuğunu Donald trup2a devrediyor.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ocak 20, 2017 10:32 Europe/Istanbul

Bugün 20 ocak 2017, öğle saatlerinde Barack Obama, başkanlık koltuğunu Donald trup2a devrediyor.

Böylece bir yıl önce başkanlık rekabetlerinde ciddiye alınmayan New Yorklu milyarder, Amerika’nın 51.başkanı olarak göreve başlayacak.

Donald Trump, Amerika’nın bir çok sorunla karşı karşıya olduğu bir dönemde ülkenin idaresini üstleniyor. Son başkanlık seçimleri Amerika’yı ikiye böldü. Bir yandan ülkede temel reform amacı ile yolsuzluk, işsizlik, eşitsizlik ile mücadele hedefinde olanlar, diğer yanda Donald Trump’ın tartışlmalı vaatlerinden şiddetle endişelenen eski başkanın yanlıları. Trump geçen kasım seçimlerini kazanmak için, Amerika’da çözülmesi için siyasi sosyal gerginliklerin yaşanması beklenen Amerika’nın bazı temel sorunlarına değindi. Fakat seçimlerde yenilmiş olan rakibi Hillary Clinton’dan 2,5 milyon daha az oy aldı. Bu yüzden Trump başkanlığının ilk gününden itibaren, oy eksikliğinden kaynaklanan az popülaritenin gölgesinde olacaktır. Bu yüzden Trump’ın yüksekten uçan ve bazen de imkansız görünen vaatlerini gerçekleştirmesi de çok zor görünüyor.

Image Caption

Cumhuriyetçi parti içinde oluşan çatlakları onarmak ve vahdet içinde olan bir kabine kurmak, Trump’ın gelecek başkan olarak karşı karşıya olduğu en temel sorunlardır. Geçen yıl Amerika’da gerçekleşen seçimler, cumhuriyetçi partiyi dağılma ve iç savaş eşiğine kadar sürükledi. Başlangıçta, hiçbir siyasi deneyimi olmayan ve parti başkanların desteğine sahip olmayan Trump’ın, engebeli parti için rekabetleri geride bırakabilmesi beklenmiyordu. Trump cumhuriyetçi partinin nihai adayı olabilmek için partinin eski ve etkin siyasi çehreleri ile sıkı bir rekabete girdi. Parti elitleri, Trump’ın seçimleri kazanmaması için çok çalıştılar, fakat Trump’ın sivri sloganları ve onun saldırgan kişiliği, ekonomi bağımsızlığı ile birleştiğinde, parti liderleri de delegelerin isteğine boyun eğmek zorunda kaldılar, böylece Trump’ın, partinin nihai adayı olarak onayladılar.

Bu çatlaklar Trump’ın beklenmedik başkanlığına rağmen halen devam etmekte. Cumhuriyetçi partinin tanınmış simalarından bazılarının Trump’ın daha başkanlık koltuğuna oturmadan siyasetlerine karşı halen devam eden tutumları, onun kendi parti arkadaşları ile pek de sıcak geçmeyecek bir döneme girdiğinin habercisi. Bu arada kabinesindeki uyumsuzluk, özellikle yolsuzluklarla mücadele vaadinde bulunan Trump’ın bazı süper zenginleri kabinesine alması ise yeni başkanın başını sıkıştıracağı gözüküyor.

Trump hükümetinin önceliklerinden biri, ülkenin ekonomisine çekidüzen vermektir. Tabi ki Trump’ın ilk başkanlık aylarındaki ekonomi durumu, Barack Obama’nın başkanlık koltuğunu devraldığı ilk aylardan çok daha iyidir. Buna rağmen son başkanlık seçimindeki rekabetler, halkın ekonomiden genel taleplerini arttırmıştır. Örneğin Trump 10 yıllık bir dönemde 25 milyon iş fırsatı oluşturma vadinde bulundu. Böyle bir hedefi gerçekleştirmek için özel sektörde geniş çaplı yatırım ve federal ile eyalet hükümetleri tarafından daha uygun çalışma ortamların hazırlanmasını gerektiriyor.

Image Caption

Bu arada büyük firmaları, büro ve üretim hatlarını Amerika sınırları içine taşımaya teşvik etmek ise, Trump’ın önündeki diğer büyük sorundur. Trump ülke dışında üretilen Amerika mallarının ithalatına %35 oranında vergi uygulamakla, sermaye sahiplerini kendi siyasetlerini tekrar gözden geçirmeye teşcik etmeyi umuyor. Fakat ekonominin küreselleşmesi sürecine ters yönde hareket etmek ise zor görünüyor. Üstelik sınır dışında olan üretim hatları toplamak ve Amerika içine intikal ettirmek ise üzün süreli ve masraflı bir süreç olacak üstelik tüketici için tüketim fiyatlarını da arttıracağı kesindir. Diğer yandan Trump’ın başkanlık döneminde ticari faaliyetlerinin ülkenin ulusal çıkarları ile çelişmediği konusunda kamuoyunu ve denetim kurumlarını ikna etmek ise Trump’ın başını ağrıtacak dier sorunlardır.

Ekonomi konuları bir yana Amerika’nın yeni başkanı sosyal ve kültürel işlerde de bazı sorunlarla da yüzyüze. Bu bağlamdaki ilk konu, ülkede bulunan 11 milyon yasadışı göçmenlerin durumudur. Trump seçim rekabetleri sırasında Beyaz Saray’a girmesi halinde 11 milyonluk yasa dışı tüm göçmenleri sınırdışı edeceği vaadinde bulundu. Aynı zamanda devlet bütçesi ile Meksika sınırında bir duvar inşa etmeyi, Müslümanların Amerika’ya girişini yasaklayacağı tehdidinde bulundu. Aslında Trump aşırı ırkçı ve yabancı düşmanlığı eğilimi ile mevcut durumdan hoşnut olmayan Amerikalıların oylarını toplamayı başardı. Şimdi başkanlık döneminin başlaması ile, destekçileri onun vaatlerini gerçekleştirmesini bekliyorlar. Fakat 11 milyon insanı sınır dışı etmek veya sınırları Müslümanlara kapatmak gibi bazı vaatlerin gerçekleşmesi neredeyse imkansız görünüyor. Amerika ekonomisi önemli oranda yasadışı göçmenlerin ucuz insan gücüne muhtaç; aynı zamanda bir çokları Amerikalı vatandaşlar arasında akraba ve ahbapları olanların sınır dışı edilmesi ise toplumda büyük tepkilere yol açacaktır. Diğer yandan seçim vaatlerini gerçekleştirmemek de başkanın halk arasındaki destek oranını azaltabilir. Bu yüzden halk beklentileri ve hükümetin yetkileri arasında bir denge kurmak, Trump’ın başkanlık dönemindeki sosyal ve kültürel çalışmalarının önemli oranını oluşturacaktır.

Image Caption

Bu arada washington’un bazı müttefikleri ile ilişkilerinin belirsiz olduğu bir dönemde Trump Beyaz Saray’a giriyor. Tabi ki bu belirsizlik de Amerika başkanı Trump’ın dış siyaset alanındaki tecrübesizliği ve onun seçim sırasındaki çelişkili ve sıradışı açıklamalarından kaynaklanıyor. Örneğin Trump’ın NATO ile ilgili sert ve benzersiz eleştirileri ayrıca Rusya ile ilgili dostane açıklamaları Avrupa’yı şiddetle kaygılandırıyor. Avrupalılar Amerika’nın NATO ile ilgili taahhütlerini yerine getirmemesi ve Moskova ile ilişkileri onarması durumunda kıta güvenliğinin tehlikeye girmesinden endişeleniyorlar.

Ayrıca Arabistan gibi batı Asya’da bulunan amerikanın bazı müttefikleri de benzer kaygılar taşıyorlar. Trump’ın Amerika ekonomi gücünü ihya etmek için iç konulara tekrar dönmesine paralel olarak IŞİD terör grubunun faaliyetlerini sürekli eleştirmesi, Arabistan gibi bazı yönetimlere tehlike çanlarını çalıyor. Bu yönetimler Amerika seçim sonuçlarının açıklandığı ilk günlerden itibaren, gelecek hükümetin bazı konuları tekrar gözden geçirmemesi için geçiş heyetine baskı uygulamaya çalıştırlar.

Washington ve bazı siyasi müttefikleri arasındaki görüş ayrılıkları sadece siyasi ve güvenlik konularla sınırlı kalmıyor. Trump’ın sürekli Paris iklim anlaşmasından geri çekilme ve NEFTA gibi serbest ticari anlaşmaları tekrar gözden geçirme tehditleri, Trump dönemindeki Amerika’nın, müttefiklerine daha az tolerans göstereceğinden haber veriyor. Amerika’nın dünyanın dört bir yanındaki müttefiklerinin Beyaz Saray’a karşı muhtemel tepkileri ise uluslararası düzeni daha da gerginleştirecektir.

Amerika yeni başkanı görev süresinde sadece Washington’un siyasi ve ekonomi müttefikleri ile sorun yaşamayacaktır, zira daha geniş boyutlarda düşmanları, rakipleri ve kendini eleştirenlerle daha gergin ilişkileri olacaktır. Görünüşe göre bu listenin başında Çin Halk Cumhuriyeti yer alıyor, zira Trump defalarca Çin ile ticari savaş başlatacağı tehdidinde bulundu. Trump ve danışmanlarına göre Çin, ekonomi siyasetleri sayesinde Amerika ile olan ticareti kendi lehine değiştirmeye çalışıyor. Bu yüzden Trump kendi döneminde Çinli işadamları ve tacirlerinin Amerika piyasalarına daha az ulaşabileceklerini, Pekin’in ise Çin milli para değerini düşük tutmaktan vazgeçmesi gerektiğini duyurdu.

Image Caption

Bu tehditleri gerçekleştirmek hem uluslararası ekonomi ilişkileri olumsuz etkileyecek hem de Amerika milli ekonomisini etkileyebilir.

Amerika yeni hükümeti  Bercam olarak bilinen İran İslam cumhuriyeti ve 5+1 grubu arasında imzalanan nükleer anlaşma konusunda ise yol ayırımında bulunuyor. Yeni hükümet ya Obama hükümetinin izlediği yolu kabul ederek Bercam’ı kabullenmesi gerekiyor ya da uluslararası olan bu anlaşmayı ihlal ederek inzivaya sürüklenmeli. Bercam’ı ihlal etmek, İran ile tahmin edilmeyen gerginliklere yol açarken, Amerika’nın Avrupa ile de ilişkilerini önemli oranda etkileyecektir.

Bu arada Trump’ın Rusya ve özellikle Putin’e karşı dostane sözler sarf ederken, Trump’ın yozlaşmış siyasi kurum olarak söz ettiği ülkedeki iktidar yönetimi ise Rusya ile gerginlikleri yoğunlaştırma amacında. Tabi ki bu grupla  karşı karşıya gelmek, Trump başkanlık dönemindeki en büyük sorunlarından biri olacaktır.

Hiç şüphesiz Amerika gibi bir ülkede yönetimde olmak, hiçbir siyasi veya yürütme tecrübesi olmayan Trump gibi biri için çok engebeli ve gergin olacaktır. 2 yıldan az bir sürede, temsilciler meclisinin tüm üyeleri ve senatörlerin 3’te 1’i için ara seçimler gerçekleşecektir. Trump’ın seçim vaatlerini gerçekleştirmeme ihtimali ise 2018 yılında cumhuriyetçi adaylara oy vermek isteyen seçmenlerin oylarını olumsuz etkileyecektir. Bu süre zarfında Trump kendine destek verenlerin memnuniyetini kazanamazsa, belki de cumhuriyetçilerin çoğunlukta olmasını engelleyebilir. Bu durumda azınlığın oyları ile seçilen azınlık başkan, Beyaz Saray ve rakip partinin kontrolünde olan kongre arasındaki çatışma ile karşı karşıya kalacaktır. Bu durum hiç şüphesiz Trump’ın karşısındaki sorunları daha da younlaştıracaktır.