Obama ve Trump; demokratların kaybolan arzuları - 1
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i58528-obama_ve_trump_demokratların_kaybolan_arzuları_1
Almanya’nın Tags Speigel gazetesi Amerika Başkanı Obama’nın sekiz yıllık başkanlık dönemini ve hüsrana uğrayan umutları ele aldı.
(last modified 2023-09-08T06:51:29+00:00 )
Ocak 20, 2017 13:56 Europe/Istanbul

Almanya’nın Tags Speigel gazetesi Amerika Başkanı Obama’nın sekiz yıllık başkanlık dönemini ve hüsrana uğrayan umutları ele aldı.

Gazete “Obama’dan neler geriye kalıyor?” başlığı altında Amerika’nın ilk siyahi başkanının icraatının sonuçlarını masaya yatırdı. Alman gazete, Obama’nın başkanlık döneminin başlaması ile beraber bir çok umut doğduğunu, ancak sekiz yılın ardından bu umutların bir çoğu hüsrana dönüştüğünü kaydetti.

Evet, Amerika Başkanı Obama’nın sekiz yıllık Başkanı sona erdi. Omaba Şikago kentinde seçmenleri ile veda konuşması yaptı. Ancak Obama’nın başkanlık dönemine sayılı günler kaldığı bir sırada Obama’nın idealist hedeflerinden ve başarılarından neler geriye kaldığı tartışılmaya başladı. kuşkusuz Obama’nın hayal ettiklerinden daha farklı konular insanların hafızalarında kalacağı düşünülüyor.

Aslında Obama’nın en büyük kazanımı muhtemelen Ocak 2009 tarihinde başkanlık yemin töreni ile gerçekleşti, ki o da Amerikan tarihinde ilk kez Afrika kökenli bir siyahinin bu ülkenin bir numaralı adamı olmasıydı ve bu da Amerika tarihinde bir dönüm noktası oldu.

Ancak buna karşın Obama ülkesinde beyazlarla siyahilerin arasındaki gerginliği hafifletemedi. Nitekim bugün Amerika’da hâla Afrika kökenli siyahi vatandaşlar iş piyasasında türlü ayrımcılıklara maruz kalıyor, beyaz polisler siyahileri adeta bir av gibi hedef alıp vuruyor.

Image Caption

Obama’nın iç siyaset arenasında belki de önemli kazanımlarından biri Amerika’nın sağlık sigortasında yaptığı ve Obamacare olarak anılan reform hareketiydi, ancak ne var ki Trump bu yasayı lağedeceğini söylüyor.

Obama’nın dış politika arenasında ise başarısız bir performans sergiledi.

Alman gazete Obama’nın iktisadi politikaları konusunda da Obama’nın Amerika’yı 2007 ve 2008 yıllarında ağır mali krizden çıkararak 11 milyon yeni istihdam imkanı yarattığını ve yeni çıkardığı yasa ile ülkesinde yeni bir banka krizinin patlak vermesini engellemek istediğini belirtti.

Obama yönetimi aynı zamanda Avrupa ile yeni serbest ticaret anlaşması gibi bazı anlaşmaları kesinleştirmeye çalıştı. Fakat Trump ve cumhuriyetçi parti Obama’nın yeni kurallarını ve serbest ticaret anlaşmalarını ağır bir şekilde eleştirdi.

Amerika’nın yeni Başkanı Trump, iktidarın başına geçer geçmez, Obama yönetiminde çıkarılan bir çok yasayı hemen feshedeceğini açıkladı. Trump ayrıca Obama yönetiminin Avrupa ve diğer bazı bölgelerle serbest ticaret müzakerelerini sert bir dille eleştirdi.

Alman gazete Tags Speigel raporunun devamında Obama yönetiminin dış politika mirasının tartışmaya açık olduğunu belirterek, Obama oğul Bush döneminde dünyayı Irak ve Afganistan savaşı ile uğraştırmasından sonra daha fazla işbirliği ve karşılıklı anlayış sloganları ile beyaz saraya girdiğini hatırlattı.

Alman gazete Tags Speigel, Nobel barış ödülünü haketmediği halde kazanan Obama’nın dış politikasını eleştirerek şöyle yazdı: Gerçi Amerikalı askerler Irak ve Afganistan’dan çekildi, fakat Obama yönetimi aynı zamanda dünya genelinde İHA’ları ile operasyonlarını arttırdı. Obama döneminde vaatlerin aksine Guantanamo hapishanesi de kapanmadı. Obama başkanlık döneminin son günlerinde de Moskova yönetimine 2016 yılında Amerika’da düzenlenen başkanlık seçimlerini etkileme ve hacker saldırıları düzenleme yüzünden sert tepki gösterdi.

Öte yandan Obama yönetimini eleştiren çevreler, siyahi başkanın son yıllarda yabancı hackerlerle mücadele için yeteri kadar tedbir almadığını belirtiyor.

Image Caption

Bundan başka Amerika yönetimi son yıllarda başta İran olmak üzere başka ülkelerin içişlerine, seçimlerine ve siyasi süreçlerine müdahale ettiği için çeşitli çevrelerce eleştiriliyor ve bu süreçte Obama’yı suçluyor. Obama döneminde ayrıca Amerikan istihbaratının geniş kapsamlı bir casusluk programı ifşa edildi ve bu iş Merkel’in telefon görüşmelerinin dinlendiğinin ifşa edilmesi noktasına kadar ilerledi.

Amerika Başkanı Obama sekiz yıl süren başkanlığının sonunda şimdiye kadar seyrek görünen bir uygulamaya imza atarak iki kez başkanlık zafer konuşması yaptığı Şikago kentinde bir de veda konuşması yaptı. Obama bu konuşmayı yerine bir başka demokrat başkanın geçmesi ve onun mirasını sürdürmesi hayali, Trump’ın zafer kazanmasının ardından tamamen yıkıldığı bir sırada yaptı. Obama yine bir başka seyrek yapılan bir uygulamaya imza atarak şimdiye kadar çıkardığı yasaları ve özellikle Obamacare adlı sigorta kanununu feshedilmekten korumak için kongreye gitti.

Beyaz sarayın bir sonraki basın sorumlusu yaptığı açıklamada ise Donald Trump’ın başkanlık koltuğuna oturduğu ilk gününde Obama’nın onayladığı bir çok yasayı feshedeceğini açıkladı. ABC kanalına konuşan yetkili, Trump hemen Obama’nın son sekiz yılda çıkardığı ve Amerika’nın ekonomik büyümesi ve istihdam alanı açılmasına zarar veren yasaları iptal edeceğini vurguladı.

France24 TV kanalı da yayımladığı bir raporda, Amerika Başkanı Obama imzaladığı bir çok yasanın Trump tarafından iptal edilmesinden endişe ettiğini duyurdu. Gerçekte Obama yaptığı son veda konuşmasında Amerika halkına bu ülkede demokrasiye yönelik iyimserlik mesajı vermek istedi. Şimdi ise Obama kongrenin demokrat üyeleri ile görüşmesinin ardından bu kez daha büyük boyutlarda Amerika halkı ile konuşmak ve sekiz yıllık icraatını savunmak istedi. Amerika’da George Washington’dan sonra hiç bir Başkan başkanlık süresinin sonunda veda konuşması yapmamıştı. Obama 2008 ve 2012 seçimlerinde sırasıyla John Mc Cain ve Mit Ramney’yi yenerek iki kez art arda Amerika Başkanı seçildi.

Amerika’nın yeni Başkanı Donald Trump, seçim kampanyaları sırasında yaptığı açıklamada, Amerika’nın petrol üretimini arttırmak istiyor. Ancak uzmanlar bu konunun bazı sakıncaları bulunduğunu, fakat gerçekleşmesi durumunda da Amerika ve dünya enerji piyasalarını etkileyeceğini belirtiyor.

Image Caption

Amerika’da Donald Trump’ın Başkan seçilmesi hem Amerika halkını ve hem dünya camiasını şaşırttı ve bir çok yoruma ve eleştiriye neden oldu. Trump’ın Kasım 2016 başkanlık seçimlerini kazanmasının ardından bir çok değerlendirme ve kurulan siyasi ve iktisadi dengeler altüst oldu.

Gerçekte o günlerde dünyanın mali ve iktisadi piyasaları ve bir çok devletin üst düzey yetkilileri kendilerini Hillary Clinton’un başkanlığına hazırlarken birden Trump adında ortada duran bir gerçekle karşılaştılar.

Trump’ın seçim kampanyaları sırasında üzerinde durduğu programlarından biri, Amerika’nın petrol üretimini artırmak ve ithalatına olan bağımlılığını azaltmak üzere teknik, yasal ve iktisadi zeminleri hazırlamaktı. Ancak bu program hayata geçirildiği takdirde Amerika’nın ve dünyanın petrol piyasalarında dengeleri etkileyeceği kesindir.

Ancak yeni Başkan Trump’ın bu programını ve Amerika’da petrol üretimini arttırma yolundaki en büyük engel yasal engeldir. Oil Price haber sitesi geçen ay yeni Başkan Trump’ın petrol politikaları ve enerji piyasaları üzerindeki tesiri hakkında yaptığı değerlendirmede ise şu ifadelere yer verdi: Trump Amerika’da petrol arama çalışmalarının hız kazanmasını istiyor. Trump Amerika’da hâla bir çok petrol sahası bulunmayı ve çıkarılmayı beklediğine inanıyor. Bu sahaların büyük bölümü ise Oklahoma, Kuzey Dakuta ve Teksas eyaletlerinde yer alıyor. Amerika’nın bu politikası bu ülkenin gelecekte enerji güvenliğini temin edebilir.

Hukuki ve yasal engelleri aşmak için Trump belki de Alaska eyaletinde kazı çalışmalarına öncelik verebilir, ya da ülkenin güneydoğu bölgelerinde petrol arama yasalarını kolaylaştırabilir.

USA Today gazetesi ise Trump seçimleri kazandıktan bir kaç gün sonra yayımladığı yorumlara şöyle yazdı:

Trump’ın Amerika’da petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına destek verme eğilimi Amerika’da bu sektörün canlanmasına yol açacaktır. Trump bu sektörün faaliyetlerine mani olan yasaları iptal edeceğini açıkladı.

Uzmanlara göre şimdi Amerikan kongresi de Trump’la eşgüdümlü hareket ettiği için önünde ciddi bir engel bulunmuyor ve Trump böylece iktisadi alanda sözünü ettiği programları uygulayarak rekabet temelinde iş alanlarını geniştirebilir ve petrol üretimin arttırma yolundaki yasal engeller de cumhuriyetçilerin desteği ile ortadan kaldırılacaktır.

Amerika’nın yeni Başkanı Trump seçimlerden bir kaç hafta önce Amerikalı maden işçileri arasında yaptığı konuşmasında ülkenin sanayi girişimcileri kendilerini hazırlamaları gerektiğini, çünkü kendisi seçimleri kazanır kazanmaz daha fazla faaliyet ve çaba göstermeleri gerektiğini belirtti.

Bu eğilimle petrol sektöründe bir yarışın başlamasından söz ediliyor. Uzmanlar bu yarışın kazanan tarafı rafineriler ve Amerikalı alıcılar olacaktır. Gerçekte Amerika’da petrol rafinerileri şimdiye kadar yeterli oranda iç üretimden alım yapamadı, çünkü ham petrolü rafinerilere taşıyacak boru hatları yetersizliği üretilen ham petrolü rafinerilere taşıma bedelini arttırıyordu.

Amerika’da bir çok petrol rafinerii ithal yarı ağır ham petrolü rafine etmek için tasarlanmış. Buna karşın Amerika’nın içinde ham petrol üretimi arttığı takdirde Shil petrolünden yararlanmak için bazı teknik düzenlemelerin yapılması mümkün olduğu anlaşılıyor ve Trump’ın bu tür programları uygulayacağından söz ediliyor.

Image Caption

Amerika’da ham petrol üretimi 2011 yılında günde 5.6 milyon varilden 2015 yılında 9.4 milyon varile yükseldi. Ancak bu programın kaybeden tarafı üretilerciler olacaktır, çünkü üretim için daha ağır bedel ödemeleri gerekiyor. Çünkü tüm teknik ilerlemelere ve kuyu sayısının artmasına rağmen başta Shil petrolü olmak üzere Amerika’da ham petrol üretim bedeli çok yüksektir. Bu yüzden Trump ve kongredeki cumhuriyetçilerin üreticilerin zararını telafi etmek için bir yol bulmaları gerekiyor.

Amerikan medyası yeni Başkan Trump’ın petrol sektörü için bir kaç programı düşünüyor. Gözlemciler Trump’ın programlarından biri, 2005 yılında başlayan bir projenin dördüncü ayağı olan Kiston boru hattı projesini tamamlamak olduğunu belirtiyor. Bu boru hattı 1180 mil uzunluğunda olup günde 830 bin varil ham petrolü Kanada’nın Alberta eyaletinden Amerika’nın Nebraska eyaletine taşıyor.

Oil Price sitesi bu boru hattı Kanada petrolünün Amerika’ya akışını arttırdığını belirtiyor. Söz konusu boru hattı hem pahalı ve hem tehlikeli olan ham petrolü trenle taşımanın alternatifi sayılıyor.

Amerika’nın eski Başkanı Obama Alberta bölgesinde ham petrol çıkarma faaliyeti hem maliyeti ağır hem de çevreyi olumsuz etkileyen bir çalışma olarak algılıyor ve bu yüzden karşı çıkıyordu.

Şimdi ise Trump’ın bu projenin önündeki engelleri kaldırmak ve kendi tabiri ile Amerika’ya doğru yüklü paraların akmasına imkan tanımak istediği ifade ediliyor. Söz konusu boru hattı Kanada’dan ucuz petrolü Amerika’ya taşıyor ve burada refinerilerin işine katkı sağlıyor.

Amerikalı yetkililer bu proje iki yıllık bir dönem için 42 bin istihdam fırsatı yaratacağını belirtiyor.

Trump’ın ikinci programı konvansiyonel olmayan petrol kuyuları kazdırmaktır. Söz konusu petrol kuyuları çökelti sahalarından yeni teknolojilerin yardımıyla ham petrol çıkarılmasına yardımcı oluyor. Ancak bu teknolojinin bedeli ağır olduğu ve çok sayıda kuyu kazılmasını gerektirdiği ve bu yüzden en iyimser şartlarda her varil ham petrolün maliyeti 50 dolardan daha az olamayacağı ifda ediliyor. Şimdi dünyada petrol fiyatlarının iyileşmesinin ardından bu tür kuyuları kazma çalışması yeniden başlayacağı belirtiliyor.

Genel bir değerlendirmede Amerikalı bazı medya organları yeni dönemde Amerika yönetiminin daha fazla ham petrol üreteceğini ve dünya enerji piyasalarına olan bağımlılığı azalacağını belirtiyor. Bu gelişme fiyatları olumsuz yönde etkileyebileceği gibi Amerika’nın petrol sektörünü yeniden canlandıracağı ve dünya güvenliğini arttıracağı ifade ediliyor, çünkü Amerika’nın Fars körfezi ülkelerinden daha az ham petrol ithal etmesi, teröristlere destek veren bu ülkelerin kasasına daha az dolar girmesi demektir, ki bu da bu ülkelerin teröristlere verdiği desteği azaltması gerektiği anlamına geliyor.