Trump başkanlığının, insan haklarını ihlal ile başlaması 1
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i61826-trump_başkanlığının_insan_haklarını_ihlal_ile_başlaması_1
Amerika'da Donald Trump'ın başkanlığından daha iki hafta geçmeden, 45. başkanın insan hakları ihlali listesinin geniş boyutlar kazandığı belirtiliyor.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Şubat 17, 2017 15:43 Europe/Istanbul

Amerika'da Donald Trump'ın başkanlığından daha iki hafta geçmeden, 45. başkanın insan hakları ihlali listesinin geniş boyutlar kazandığı belirtiliyor.

Bu arada hiç şüphesiz Trump'ın en çok yankı ve tepki uyandıran insan hakları ihlali girişimi ise 7 Müslüman ülke vatandaşının Amerika'ya girişinin yasaklanmasıdır. Bu konuyu bugün ele almak istiyoruz.

Amerika 45. başkanı Donlad Trump başkanlık koltuğuna oturmasından sadece 10 gün sonra, son asırda Amerika'yı eşsiz bir durumda bıraktı. Donald Trump Cuma günü imzaladığı başkanlık kararnamesi ile tüm sığınmacıların en az 120 gün ve Suriyeli sığınmacıların bir sonraki duyuruya kadar Amerika'ya girişlerini yasakladı. Trump ayrıca İran, Irak, Libya, Somali, Sudan, Suriye ve Yemen vatandaşlarının da girişini 90 günlük bir süre için yasakladı. Tabi ki Amerika başkanının göçmenler ve 7 Müslüman ülke için vize yasağı ise ülke içinde ve uluslar arası boyutta bir çok itiraza sebep oldu; öyle ki bir çok Amerikalı şahsiyet ve yetkilinin yanı sıra, diğer ülkelerin seçkin yetkilileri, uluslararası kurum ve medya çalışanlarının bir çoğu alınan bu kararı, ırkçı ve insanlık dışı olarak yorumladılar.

Image Caption

BM genel sekreteri Portekizli Antonio Guterres, Afrika liderler zirvesinin Adis Ababa oturumunda " Afrika sınırları korumaya muhtaç olanlara, açık kalmıştır; dünyada en modern ülkelerin sınırları kapatılmışken bile" dedi.

BM insan hakları komiseri Zeyd Raad Hüseyin de twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Sırf milliyete dayalı ırkçılık, insan hakları açısından yasaktır. Amerika’nın uyguladığı yasak, şefkatsizcedir ve terörizmle mücadelede uygun kaynakların heba olmasına sebep oluyor” yazdı.

Image Caption

Zeyd Raad Hüseyin 7 İslam ülkesi vatandaşlarının Amerika’ya girişini yasaklayan başkanlık kararını da illegal ve yasadışı olduğunu belirtti.

Amerikalı siyaset adamları ve özellikle demokratlar, medeni kurumlar, Amerikalı insan hakları savunucular tüm ülke çapında Trump’ın bu talimatına karşı geniş çaplı protestolar düzenleyerek öfke ve nefretlerini açıklayarak, talimatın kaldırılmasına kadar itirazlarını sürdüreceklerini vurguladılar.

Trump’ın rakibi Hillary Clinton da bu itirazlara destek bağlamında şöyle yazdı: Ben bu gece Amerika çapında anayasa ve değerlerini savunmak için toplananlarla birlikte olduğumu ilan ediyorum.

Harward üniversitesi uluslararası ilişkiler hocası ve dünyada 2009 ve 2010 yıllarında Pulse Media tarafından en seçkin 10 düşünür arasında olan Stephen Martin Walt da twitter hesabında şöyle yazdı: Trump tarafından vize yasağı, Müslümanlara karşı bir çeşit dini taassuptur. Zira bu yasak, güvenlik kapsamına girmiyor ve Müslümanlara karşı bir çeşit dini tarafgirliktir.

Diğer yandan Demokrat senatör Chris Murphy de twitter hesabında şöyle yazdı: 7 Müslüman ülke vatandaşına vize yasağı illegaldir. Yasa çok açıktır; Müslümanlara karşı vize yasağı illegaldir. Gelecek hafta bu tehlikeli ve nefret uyandıran direktifin lağvedilmesi için öncelikli bir yasa tasarısı önereceğim. Amerikalı senatör Amerika başkanının özellikle 7 Müslüman ülke ile ilgili yeni kararını açıklama bağlamında şöyle yazdı: Başınıza bomba yağdırıyoruz ve insani bir kâbus oluşturuyoruz; sonra ülkenizde sizleri hapsediyoruz.

George Bush döneminde dışişleri bakan yardımcısı olan Nicholas Burns da başkan Trump’ın göçmenlere karşı kararına tepki olarak twitter’de yaptıı açıklamada şöyle yazdı: Biz göçmen ve sığınmacı bir milletiz. “Madeleine Albright”, " Henry Kissinger "," Gloria Estefan "ve" Albert Einstein “ hepsi göçmenler.

Cumhuriyetçi senatör John Mc. Cain şöyle diyor: Amerika yeni başkanının göçmenlerin girişini yasaklayan kararı, sadece terörist IŞİD için reklam malzemesi oluşturuyor.

Mc. Cain CBS TV kanalına verdiği mülakatta, Trump kararının yanlış olduğunu belirtti.

Amerika senatosunda çoğunluk cumhuriyetçilerin lideri Mitch Mc. Connell de ülkesinin Amerika başkanının göçmenlik karşıtı kararını uygulaması gerektiğini, bu konuda dikkatin ise önemli olduğunu belirtti. Mc. Connell göçmenlerin elenmesinin iyi bir fikir olduğunu, fakat ister ülke içinde ve ister dışında

aşırıcı İslami terörizm ile mücadelede en iyi kaynaklarının Müslümanlar olduğunu unutmamak gerektiğini belirtti.

New York’ta psikoloji hocası John Gartner, Trump’ın psychosis bir kişiliğe sahip olduğunu, kötü huylu narsisime duçar olduğunu, bunun belirtilerinin ise anti-sosyal ve saldırgan davranışlar, sadizm ve yoğun şizofreni olduğunu belirtti.

Britanya Müslümanlar konseyi genel sekreteri Harun han Trump’ın geçici olarak göçmenler ve 7 İslam ülkesi vatandaşın Amerika’ya girişini geçici olarak yasaklamasını kınarken, İngiltere hükümetinin bu karara açıkça karşı olduğunu duyurması gerektiğini söyledi. Harun Han bu bağlamda  yayınladığı bildiride şöyle yazdı: Bu yasak, sadece uygunsuz değil, üstelik tehlikeli bir şekilde ve İngiltere’nin ırkçılığa karşı eşitlik değerlerine terstir. Bu yasak, meclis milletvekili olan Nazim Zahavi gibi çifte vatandaş olanlara sorun oluşturmuştur. Bu yüzden İngiltere hükümeti açıkça Amerikalı mevkidaşına bu siyasetin komik ve terörizme karşı tamamen işlevsiz olduğunu belirtmesi gerektiğini söylemesi gerekiyor.

Fransa dışişleri bakanı Jean-Marc Ayrault da twitter’deki mesajında Amerika’nın göçmenlere karşı ırkçı girişimini eleştirdi. Jean-Marc Ayrault: Göçmenleri kabul etmek insanlık görevidir. Terörizmin milliyeti yok ve ırkçılık ise uygun bir tepki değildir.

Bu arada Fransa cumhurbaşkanı da Amerika’daki yeni hükümetin popolismi ve hatta aşırcılığı alevlendirme düşüncesinde olduğunu belirtti. François Hollande bu konuya değindiği konuşmasında: “Günümüzde Amerika hükümetinin yeni diyaloğu olarak gündemde olan konu ise popolism ve hatta ötesi, aşırıcılıktır” dedi.

Image Caption

İtalya başbakanı Paolo Paolo Gentiloni de twitter hesabından ülkesinin ( sığınmacılar ve Müslüman ülke vatandaşlarına karşı ) hiçbir ayırım gözetmeyeceğine işaretle, "İtalya kendi değerlerine bağlıdır, açık bir toplum, toplu hüviyet ve hiçbir ayırım yapmaksızın Avrupa sütunlarından sayılmakta" şeklinde yazdı.

 İtalya alt yapı ve taşımacılık bakanı Graziano Delrio da Demokrat parti yöneticiler toplantısında yaptığı açıklamada, Trump kararının siyasi açıdan öte Amerika ve Avrupa tarihi ile çeliştiğini vurguladı ve şöyle dedi: Görünüşe göre Trump'ın kararı bizim toplumla iligili görüşlerimize terstir. Sığınmacıların girişini kısıtlamak, yıllardan beri Amerika kültürü ve hatta sağcıların kültürünü cesaretlendiren şeyle çelişmekte. Bu, hatta Avrupa'ya karşı tamamen bir yön değiştirmektir.

Donlad Trump'ın 7 Müslüman ülke vatandaşlarının girişini yasaklayan kararı ve sığınmacı kabul sürecinin askıya alınmasına karşı muhalefet Amerika topraklarında diğer ülkelere nazaran daha yoğundur. Söz konusu kararın aradından Amerika'daki bir çok şehir ve özellikle de havaalanlarında, Kaos, kargaşa ve kamu öfkesine sebep oldu. Washington Lafayette Park'ında toplanan protestocular Trump'ın Müslümanlar ve sığınmacılar ile ilgili kararına öfke ve nefret yağdırarak Müslümanlara desteklerini gösterdiler. Başkentin çeşitli kesimlerinden binlercesi STK ve insan hakları kurumlarının eşliğinde bir araya gelerek, her taraftan Beyaz Saray'a adeta akın edercesine Müslümanlara destek bağlamında sloganlar attılar.

Uluslar arası Minneapolis St. Paul havaalanında da yaklaşık bin kişi Trump'ın göçmenlerle ilgili kararına tepki olarak, " Nefret olmadan, korkmadan, sığınmacılar Amerika'ya hoş geldiniz" sloganı attılar. Metropolitan Detroit havaalanında toplanan halk, dağılmaları ve havaalanını terk etmeleri istenince uyarılara kulak asmadan havaalanı terminaline girdiler.

Image Caption

Almanya basınından Genral Aysanger de yayınladığı yorumda Beyaz Saray'ın son kararını, Trump başkanlığında Amerika'nın inziva yolunda hareketi gibi olduğuna işaretle, Trump'ın 7 Müslüman ülkeye vize yasağına dair başkanlık kararının, asla üzerinde düşünülmeyen acele ile alınmış bir karar olduğunu yazdı. Gazete şöyle devam etti: Böylece Amerika, uluslararası bir ortak olarak itibar ve güvenilirliğini kaybediyor. Donlad Trump ve yönetiminde idare edilen Amerika hızlı adımlarla inziva yolunda ilerliyor. Trump'ın yeni emri üzerine din ve milliyete dayalı yasaklar konuluyor. Trump bu talimatla, tıpkı 1933 Almanya'sı gibi insanlık dışı bir yol seçmiştir… Amerika'nın aldığı bu ölçüsüz ve aceleci kararı Amerika'ya hasar verecektir. ABD böylece uluslar arası bir ortak olarak itibarını ve güvenilirliğini kaybediyor, bu ise ülke içinde ve vatandaşları arasında itibar kaybetmekten daha ağırdır."

Trump'ın İran'ın da aralarında bulunan 7 Müslüman ülkeye vize yasağı başkanlık kararı, Amerika'da aşırı ırkçılın bir kez daha hortladığını ve batı ile Amerika'ya egemen olan seçkin kesim kültürünün bir kısmı olduğunu gösteriyor. Amerika'da Müslümanlara karşı ayrımcılık, ırkçılığın arttığını gösteriyor. İnzivaya itmek ve marjinalleştirmek ise ırkçılık kültürünü örtbas eden kültürdür. Trump Müslümanlara karşı önceki açıklamaları nedeni ile eleştirilerin hedefi olduğu bir ortamda benzer ırkçı açıklamalarda bulunuyor. Fakat kendisi bu konuya aldırmadan, Müslümanlara karşı ırkçı tavrında diretiyor.

Nitekim CBS kanalına verdiği mülakatta, " Bana göre, biz hükümet olarak, şu aşamada ırkçılığı düşünmeye başlamalıyız. Eğer İsrail'e bakarsak, bu siyaseti defalarca ve tekrar tekrar başarı ile uyguladıklarını görürüz, tabi ben ırkçılık anlamından nefret ediyorum fakat açıkça görünenleri kullanmaya başlamamız gerekir" dedi.

Batıda bu gibi girişimler, elebaşlarının halkçılık, demokrasi ve insan hakları iddialarının tüm dünyayı sardığı bir ortamda yaşanıyor.