Tunus ve şimdiki ufku
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i73604-tunus_ve_şimdiki_ufku
Tunus, İslamî uyanış sürecini yaşayan Arap ülkeleri arasında demokrasi ilkelerine saygı çerçevesinde sakin bir geçiş süreci yaşayan ülkedir.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Haziran 10, 2017 14:35 Europe/Istanbul

Tunus, İslamî uyanış sürecini yaşayan Arap ülkeleri arasında demokrasi ilkelerine saygı çerçevesinde sakin bir geçiş süreci yaşayan ülkedir.

Ancak buna karşın Tunus hala bir çok sorunla karşı karşıya bulunuyor ve huzursuzlukların dalgası bir kez daha bu ülkenin şartlarını germeye başladığı anlaşılıyor. Nitekim bir süre önce yine bir işportacının kendisini yakması, Tunus’ta yeni şiddet ve itiraz dalgalarını tırmandırmaya başladı.

Öte yandan bir grup işsiz gencin de işsizlik durumuna itiraz etmek için ülkenin güneyinde bir petrol tesisatını kapattığı belirtiliyor.

Bir kaç hafta önce Tunus’ta belediye zabıta ekipleri işportasındaki malını satmasını engelleyen bir seyyar satıcı Tunus’un başkentinden 35 km uzaklıkta bulunan Teberbe kentinde polis merkezinin önüne gelerek kendini yaktı. Bu olay bir kez daha Tunus’ta itiraz dalgalarını tırmandırdı. Tunuslu yüzlerce öfkeli genç belediye zabıta ekibinin söz konusu işportacı gence karşı tutumuna itiraz etmek amacıyla yolu kapatarak tekerlek yaktılar ve güvenlik güçlerine karşı taş atmaya başladılar.

Bu olay aslında yaklaşık 6.5 yıl önce işportasına polis tarafından el konmasının ardından kendini yakan ve Tunus’ta şiddetli protesto eylemlerini tetikleyen ve sonuçta diktatör Zeynelabidin bin Ali’nin devrilmesine sebebiyet veren Tunuslu genç Muhammed Elbu Azizi’nin kendini yakma olayını hatırlattı.

Şimdi ise Tunus’ta bir kez daha huzursuzlukların ve protesto eylemlerinin kıvılcımı alevlenmeye başladığı anlaşılıyor. Öfkeli protestocular ülkenin içinde bulunduğu iktisadi şartlara tepkilerinde bu kez Tunus’un petrol tesislerini hedef almaya başladı.

Bugün yoksulluk, işsizlik, fesat, güvensizlik ve terör örgütlerinin faaliyetleri ve siyasi istikrarsızlık, Tunus’un karşı karşıya bulunduğu bazı sorunlardır.

Sohbetimiz boyunca bu sorunların köklerini ve Tunus’un siyasi, iktisadi ve güvenlik açılarından şimdiki durumunu gözden geçirmek istiyoruz.

Gerçi Tunus’ta 2011 yılında başlayan halk ayaklanmasının ardından siyasi şartlar yavaş bir tempo ile gelişmeye başladı, fakat iktisadi sorunların tırmanması ve işsizliğe ve iktisadi durgunluğa çare bulunmaması ve ayrıca ülke genelinde siyasi parti sayısının hızla artması ve siyasi görüş ayrılıklarının artması bu ülkeyi geçen sene yeniden sosyal itirazların sahnesi yaptı. Bu itirazlar Tunus’un siyasi partilerini milli vahdet hükümetini kurma belgesini imzalamaya zorladı. Anlaşma belgesi Kartaj cumhurbaşkanlığı sarayında imzalandı ve Kartaj anlaşması adını aldı.

Söz konusu anlaşmanın siyasi parti liderleri ve işçi sendikaları başkaları tarafından imzalanmasının ardından Tunus cumhurbaşkanı Baci Kaid Sebsi, Yusuf Şahid’i ülkenin yeni Başbakanı olarak atadı ve Şahid’i yeni milli vahdet kabinesini kurmakla görevlendirdi.

Tunus’un yeni Başbakanı Yusuf Şahid bu ülkenin yeni kabinesini kurdu ve Tunus parlamentosundan da güvenoyu aldı. Yusuf Şahid’in milli vefak kabinesinde bazı siyasi parti mensuplarının yanı sıra bağımsız şahsiyetler de yer aldı. Kabinede İslami Elnihza partisi ticaret ve sanayi bakanlığı gibi üç önemli bakanlığı ve Tunus’un sesi partisi de dört bakanlığı ele aldı. Tunus genel birliğinin iki eski lideri de yeni kabinede görev üstlendi.

Bu gelişmelerin ve değişikliklerin ve yeni milli vefak kabinesinin kurulmasının ardından Tunus yeniden huzura kavuştu ve Tunuslu yetkililer bu kez ülkenin iktisadi sorunlarını çözümleme üzerinde odaklandı ve bu çerçevede dış sermaye cezbi için konferans düzenlendi ve bazı Batılı ülkelerle kredi almak üzere istişare görüşmeleri ve müzakereler başladı.

Tunus, eski diktatör Bin Ali yönetiminin devrilmesinden sonra şimdiye kadar cumhurbaşkanlığı seçimleri ve parlamento seçimleri gibi bir kaç özgür seçim deneyimini yaşadı ve şimdi de belediye seçimlerini düzenlemek istiyor. Bu seçimlerin Ekim ayının sonları ve Kasım ayının başlarında düzenlenmesi öngörülüyor. Bu seçimler, Tunus’ta 2011 halk hareketinden sonra ilk yerel seçimler olması yüzünden önem arz ediyor. Üstelik bu seçimler, meclisteki siyasi parti ve kanatların askerlerin ve güvenlik güçlerinin seçimlere katılmaları konusunda anlaşmazlık yaşamaları yüzünden şimdiye kadar bir kaç kez ertelenmiş bulunuyor. Bazı gözlemciler belediye seçimlerinin düzenlenmesi ile birlikte Tunus’ta seçim zincirinin tamamlanması ve belediyelerin şekillenmesi ile beraber bu ülkede şartların daha da iyileşmesi beklendiğini ifade ediyor.

Ancak sarf edilen tüm çabalara karşın Tunus’ta iktisadi sorunlar hala devam ediyor ve bu durum bu ülkede siyasi gerginliklerin tırmandırıyor. Nitekim hükümetin tüm çabaları ve vaatlerine rağmen Tunus’ta iktisadi şartların asla iyi olmadığı anlaşılıyor. Tunus’ta işsizlik ve yoksulluk sorunları hala bir çok kentte sosyal huzursuzluklara yol açan temel sorun olarak ortada duruyor. Bu krizi aşmak ise Tunus yönetimi için zor gözüküyor, özellikle hükümetin bu ülkenin borçlarını da ödemesi gerekiyor.

Tunus’un 2017 bütçesine göre bu yıl bu ülkenin %2.5’luk ekonomik büyümeye şahit olması gerekiyor, oysa Tunus’un 2016 yılında ekonomik büyümesi ancak %1.5 düzeyinde gerçekleşmişti.

Öte yandan Tunus’ta enflasyon oranı öngörülere göre %3.6 ve kredileri ödeme oranı da %63.8 ve bütçe açığı da %5.4 olarak rapor ediliyor. Bazı gözlemciler Tunus’ta işsizlik sorunu köklü bir sorun ve bu ülkenin yanlış eğitim sisteminden kaynaklanan bir sıkıntı olduğunu belirtiyor. Tunus’ta bir çok üniversite mezunu genç iş bulamıyor ve bu durum halk arasında hoşnutsuzluğu tırmandırıyor. Enflasyonun artması, milli para biriminin değer kaybı ve ağır kredilerin alınması ve nasıl geri ödeneceğinin bilinmemesi Tunus’un karşı karşıya bulunduğu bazı ciddi iktisadi sorunlardır.

Tunus’ta siyasi krizlerin bu ülkenin en önemli gelir kaynaklarından biri olan turizm sektörü üzerinde de olumsuz etki yapıyor. Son yıllarda bölgede şartların ve dengelerin değişmesi ve terör örgütleri faaliyetlerini arttırması ve özellikle Tunus’ta 2015 yılında Bardo milli müzesini hedef almaları, Tunus’un turizm gelirlerini şiddetle olumsuz yönde etkilediği gözleniyor.

Öte yandan Tunus’ta istikrarsızlık ve güvensizlik şartları da yabancı sermaye cezbini başarısız hale getirdiği gözleniyor. Bu yüzden Tunus’ta iktisadi şartların kötü gidişatı devam ediyor.

Bu sorunlar Tunus’a başka açıdan da etkiliyor. Her halükarda terör tehdidi ciddi bir sorun olarak Tunus’un karşısında duruyor. Öte yandan Libya ile ortak sınır ve bu ülkede süregelen siyasi istikrarsızlık da Tunus’u terörün yaygınlaşma tehdidi ve teröristlerin bu sınırdan Tunus’a sızma tehlikesi gibi sıkıntılarla karşı karşıla getiriyor, ayrıca iktisadi kötü şartlar da bir çok Tunuslu vatandaşı ve özellikle gençleri ve kadınları terör örgütlerine yönelmeye ve terör eğitimi almaya mecbur bırakıyor. Nitekim söz konusu terör örgütleri şimdi Tunus için ciddi bir soruna dönüştüğü gözleniyor.

Tunuslu bir çok terörist son aylarda ülkelerine dönmeye başladığı belirtiliyor. Bu konu bir kez daha bu ülkede siyasi gerginliği ve iktidarla muhalefet arasındaki ihtilafları tırmandırdığı gözleniyor.

Bir süre önce Tunus Cumhurbaşkanı Tunuslu teröristlerden geri dönme fırsatı olan vatandaşlar şeklinde söz etti, fakat Tunus kamuoyunun tepkisi ve teröristlerin bu ülkeyi güvensiz hale getireceğini belirtmesinin ardından bu tutumundan geri adım attı ve bu tür kişilerin tespit edilmeleri durumunda hemen yakalanacaklarını belirtti.

Yine bir süre önce Tunus içişleri Bakanı da Tunuslu gençleri istihdam ederek terör örgütlerine katılmak üzere yurt dışına sevkeden 80 kadar çeteyi tespit ettiklerini belirtti. Tunuslu Bakan Tunuslu gençleri terör örgütlerine katılmak üzere yurt dışına sevk eden çetelerin sayısı 2013 yılında 100 çeteden 2016 yılında 245 çeteye yükseldiğini, öyle ki hali hazırda Tunus dünyada en büyük terörist ihracatçı ülkesi olduğunu ifade etti.

Gerçi Tunuslu yetkililer hem ekonomi ve hem terörle mücadele sahalarında etkili adımlar atmaya çalışıyor, fakat ülkeye hakim olan güvensizlik şartları, hedeflerine ulaşmalarına mani oluyor. Oysa Tunus’taki güvensizliğin kökleri bölge gelişmeleri ve Tunus’un komşu ülkelerine uzanıyor. Tunus’un Libya’nın komşuluğunda bulunması ve Libya’nın siyasi istikrarsızlığı Tunus sınırlarını da etkiliyor ve terör örgütleri Libya’nın bazı bölgelerini üs olarak kullanarak Tunus gibi komşu ülkelere yönelik terör faaliyetlerini genişletiyor.

Gerçi Tunus yönetimi sınırlarında sıkı güvenlik tedbirleri uyguluyor, ancak bölgenin şartları yüzünden bu tedbirlerin şimdiye kadar yeterli olmadığı anlaşılıyor.

Öte yandan bugün Libya Afrika kıtasından Avrupa kıtasına göç etmek isteyen Afrikalı göçmenlerin ana güzergahına dönüşmüş bulunuyor. Bu insanlar Libya üzerinden Akdeniz’i aşarak Avrupa topraklarına ulaşmaya çalışıyor. Bu süreçten Tunus toprakları da etkileniyor, çünkü bir çokları Tunus üzerinden Libya’ya geçmeye çalışıyor. Bu şartlarda Tunus bölgeye dayatılan istenmedik krizin bedelini ödemek ve bu krizden etkilenmek zorunda kalıyor. Bu yüzden uzmanlar bölge şartlarının iyileşmesi ve güvenliğin yeniden sağlanması Tunus’un şartlarının değişmesi ve iktisadi programlarının başarılı olmasında çok etkili olacağını savunuyor.