İsrail radyosu da sustu
Korsan İsrail radyosu Farsça yayını 10 Mayıs 2017 Çarşamba günü 59 yıl İran aleyhine yürüttüğü faaliyetin ardından kapatıldı.
Bu radyo istasyonu faaliyet ettiği yıllarda sürekli İran’a yönelik gerçek dışı haberler yayımlıyor ve kamuoyunu zehirliyordu. Şimdi gelin birlikte bu radyonun neden artık sustuğunu gözden geçirelim.
Korsan İsrail radyosu Farsça yayını 1958 yılında ve işgal altındaki Filistin topraklarında İran asıllı bir Yahudinin İran ve siyonist rejim arasında bir köprü kurmak amacıyla başladı. Bu radyo daha sonraları korsan İsrail radyo televizyon kurumunun gözetimi altına girdi ve bu kurum tarafından yönetilerek faaliyetini sürdürdü. Siyonist rejim radyo televizyon kurumunun Başkanı beş yıllık bir süre için bu rejimin kabinesi tarafından seçiliyor. Bu kurum bir kaç TV ve radyo istasyonundan oluşuyor.
Şimdi onlarca yıl faaliyetin ardından İsrail radyosunun Farsça yayını kapatıldı. Yaklaşın iki hafta önce radyo sitesinin birinci sayfasında yer alan bir bildiride şu ifadelere yer verildi: İsrail meclisi bu hafta üç yıldır süren tartışmalarını sonunda noktaladı ve 81 yıl faaliyet yürüten ve hatta çalışmasına İsrail bağımsızlığına kavuşmadan 12 yıl önce başlayan tüm radyo televizyon kanallarının feshedilmesine ve yerine yeni bir teşkilat kurulmasına karar vermiştir. buna göre İsrail radyosu Farsça yayını da diğer tüm diller ve ibranice ve Arapça kanalları gibi Çarşamba günü son yayınını yapmak zorunda kaldı.
Bu bildiri Temmuz 2014’te siyonist rejim parlamentosunun çıkardığı ve bu rejimin tüm radyo televizyon milli kanallarının kapatılmasını öngören yasaya işaret ediyor. Gerçi yasanın uygulanması bu yıla kadar ertelenmişti ve sonunda geçen Çarşamba günü karar uygulandı ve İsrail radyo televizyon kurumu ve bu kuruma bağlı olan tüm kurumlar feshedildi.
El Alem haber kanalı İsrail radyo televizyon kurumunun feshedilmesi hakkında ilginç bir rivayeti bulunuyor. el Alem kanalının Beytulmukaddes’teki muhabiri, İsrail’in birinci TV kanalı akşam haberleri sunucusu görecede gözü yaşlı bu haber bülteni bu kanaldan yayımlanan son haber bülteni olduğunu ilan ettiğini rapor etti.
Korsan İsrail’de yayımlanan siyonist Haaretz gazetesi de internet sitesinde İsrail radyo televizyon kurumunun feshedilmesi için resmi bir yetkili belirlendiğini ve bu yetkili birinci TV kanalının kapatılma talimatını Çarşamba günü sabah saatlerinde verdiğini duyurdu. Böylece İsrail’in birinci TV kanalı tamamen kapatıldı ve radyo kanalları da sadece müzik yayımlayacağı belirtildi. Güya korsan İsrail parlamentosunun çıkardığı yasaya göre kapatılan radyo televizyon kurumunun yerine genel yayın kurum adında yeni bir müessese geçmesi gerekiyor. Gerçi İsrail radyosu Farsça yayını internet sitesi bu müessesenin kurulmasından pek umutlu olmadığını yansıtan ifadelerle ve bir kaç muğlak cümlede gelecekte muhataplarına ulaşmayı umduklarını belirtiyor.
Aslında siyonist rejim hükümeti içinde yaşanan son gelişmelere bakıldığında bu maceranın siyonist Başbakanı Benyamin Netanyahu ile Maliye Bakanı Moşe Kahlon arasında anlaşmazlığa yol açtığı anlaşılıyor. Netanyahu bu sorun halledilmediği takdirde erken seçime gitme tehdidinde bulunmuştu, fakat Mart ayının sonlarına doğru yeni müessesenin çalışmaya başlamasına müsaade eden yeni bir anlaşmaya varıldı.
Bu proje için açıklanan hedef ise özel sektör karşısında zayıf düşen kamu hizmet sektörünü aktif hale getirmekti. Faka uzmanlar Netanyahu’nun medya üzerinde sulta kurma isteği, kendisi ile Kahlon arasında gerginlik çıkmasına neden olan esas etken olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre Kahlon’un uygulamaları parti içinde Netanyahu ile anlaşmazlığı ve rekabeti ile ilgilidir, üstelik Başbakan Netanyahu daha fazla sayıda medya organını doğrudan kendi yönetimi altında tutmaya çalışıyor.
Peki ama, acaba söz konusu medya organları şimdiye kadar kamuya ait değil miydi, yoksa özel ve bağımsız olarak mı faaliyet yürütüyordu?
Tarihi belgeler siyonist rejim radyo televizyon kurumu görecede dile getirilenin aksine tamamen bu rejimin resmi yayın organı olduğunu ve işgal edilen Filistin topraklarının gaspçılarının görüş ve politikalarını ve çakma rejimin resmi tutumunu yansıttığını gösteriyor.
Siyonist rejim televizyon kanalı ilk kez Mayıs 1968 tarihinde yayınına başladı. Bu kanaldan yayımlanan ilk program da siyonist rejim ordusunun çakma rejimin kuruluş yıldönümünde işgal altındaki Kudüs caddelerinde düzenlediği tatbikatın doğrudan yayınıydı.
İlginçtir ki bu tarihten önce çakma rejim İsrail’in kurucularından David Ben Gorion TV programlarının yayını hakkında çok sert ve sıkı bir tutum sergiliyordu, öyle ki hatta televizyon için cin ve benzeri tabirler kullanıyordu. Ben Gorion kendisine yönelik baskılar artmadığı müddetçe ve TV kanalları İsrail’in iç güvenliği için gerekli olduğu kendisine belirtilmediği sürece bu kanalların yayına başlamasına onay vermedi. Ancak TV kanalları yayına başlar başlamaz şartlar farklı bir şekilde gelişti ve egemen siyonistlerin arasında açık gizli gerginlikler ve kişisel veya parti ekseninde medyaya sulta kurma eğilimleri gün ışığına çıkmaya başladı.
Siyonistlerin arasındaki rekabet ve sürtüşme İsrail radyosunun 14 farklı dilde yayına başlaması ile iyice ortaya çıktı ve herkes sürtüşmelerin ciddi boyutlara ulaştığını anlamaya başladı. Hatta bazıları bu rejimin çökme ihtimali konusunda uyarılarda bulunmaya başladı.
Gözlemciler korsan İsrail’de kabine içindeki anlaşmazlıklar ve parti içi rekabetten başka söz konusu medya organının kapatılmasının perde arkasında daha önemli sebepler yattığını belirtiyor. Anketler, işgal altındaki Filistin topraklarında siyonist rejim yayın organlarının onca gücü ve aldığı desteğe rağmen muhataplarını cezbedemediğini ve özel medya organları ile de asla rekabet edemediğini ve rejim içindeki fesat, rüşvet, ahlaki çöküş ve fuhuş gibi toplumun duyarlı olduğu meselelere giremediğini ortaya koyuyor. Siyonist rejime radyo televizyon kurumu sürekli bu rejimin üst düzey yetkililerinin fesat ve ahlaksızlıklarını ve yolsuzluklarını örtbas etmek ve onları iyi liderler gibi göstermek zorunda kalıyor ve bundan başka bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında da çoğu kez yanlış ve güdümlü yorumlar sunarak yavaş yavaş muhatap kaybına uğruyordu. Örneğin Farsça yayını son yarım asırda bir tek uzmanla birlikte İran olayları ve gelişmeleri hakkında yorumda bulunan bu radyo, sürekli aynı gerçek dışı görüşünü tekrarlamak zorunda kalıyordu. Kuşkuşuz hiç bir medya organı bilgi patlama çağında bu yöntemle ayakta duramaz ve medya ve siyasi hedeflere ulaşma bakımından asla başarılı olamaz ve yöneticileri de böyle bir medyayı kapatma kararı almaları kaçınılmazdır.
Aslında bu radyo televizyon kurumunun kapatılmasının bir başka nedeni, siyonist rejim elebaşıları bu radyo televizyona onca para harcadıkları halde onlar için hiç bir faydası olmadığına ve tamamen faydasız bir şekilde faaliyet yürüttüğüne inanmalarıydı. Gerçi bu rejimin radyo televizyon kurumunun bütçesi gizli tutulmaktadır, fakat uzmanlar bu bütçenin önemli boyutta olduğunu ve Tel aviv’in propaganda bütçesi 2011 yılında askeri bütçesine eşit olduğunu ve bu paranın önemli bir bölümü de radyo televizyona ayrıldığını belirtiyor.
İlginçtir ki bu radyo kanalı son yıllarda en çok slogan atan duysal medya organı olarak lakaplandırılmıştı, öyle ki hatta bazen bir konu üzerinde konuşurken işi bağırmalara ve haykırmalara kadar ilerliyordu. Başkaları hakkında çirkin ve hakaret içeren kelimeler ve lakaplar kullanmak da bu radyonun bir başka özelliğiydi, öyle ki eğer diğer muhalif medya organları göstermelik de olsa edep çerçevesinin dışına çıkmazken, bu radyo İranlı büyüklerin ve Müslümanların mukaddesatı ile ilgili isimlerin kullanımında edepsizliğine sınır tanımazdı
Bundan başka siyonist rejim radyosunun haberleri ve ileri sürdüğü iddiaları genellikle kaynaksızdı ve bu yüzden dünya medya organlarınca pek istinat edilmezdi. Örneğin bu radyo bir çok kez BM güvenlik konseyinde adını açıklamadığı diplomatlardan naklen yalan dolan şeyler ileri sürüyordu, fakat hayali diplomatların adını söylemiyordu. Bu radyo İran’la ilgili raporları ve haberleri de adsız ve adressiz geçiyordu.
Dünyada internetin yaygınlaşması ve kullanıcı sayısının artmasından sonra İsrail radyosu de Farsça başta olmak üzere çeşitli dillerde internet sitesi açtı, fakat sunduğu haberlerin kaynaksız olması yüzünden kısa süre sonra kapanma noktasına geldi. Gerçi sitenin kapanmasına bütçe yetersizliği gerekçe gösterildi, fakat bir süre sonra Dışişleri Bakanlığı sitesi başlığı altında Farsça radyonun yorumcusunun yönetiminde yeni bir site açıldığında bu yer ve ad değiştirmenin aslında yeni muhatapları cezbetmek için bir taktik olduğunu ortaya koydu.