Kabil itirazlarının sesi: yabancı askerlerin çıkışı
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i74844-kabil_itirazlarının_sesi_yabancı_askerlerin_çıkışı
Afganistan’da sadece 3 gün arayla infilak eden iki güçlü bomba, hala haber çevrelerinin gündeminde.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Haziran 21, 2017 01:37 Europe/Istanbul

Afganistan’da sadece 3 gün arayla infilak eden iki güçlü bomba, hala haber çevrelerinin gündeminde.

Gerçek şu ki Amerika 2001 yılından beri terörizm ile mücadele bahanesi ve BM bildirisi ile Afganistan topraklarına girdi; fakat şimdiye kadar terörizm ile ciddi bir mücadele gerçekleşmezken, Afganistan güvenlik güçleri, ordu ve hava kuvvetlerinin güçlenmesi için de hiçbir girişimde bulunulmadı. Diğer yandan Afganistan’a yapılan mali yardımlar da, sonunda batılı ülkeler ve Amerika’nın bulunduğu bazı kanallara doğru yönlendirildi. Bu da Afganistan’ın adına yapılan yardımların batılı ülkeler tarafından yağmalanmasıdır. Böylece bu ülkenin alt yapısının güçlenmesi için hiçbir adım atılmadı. Öyle ki her geçen gün Afganistan’daki işsizler oranı yükselirken, iş arayan gençlerin çeşitli elçiliklerin önünde oluşturdukları uzun kuyruklar, gençlerin ülkeden çıkıştan başka çareleri olmadığını gösterdi. Hal bu ki genç nesil her ülkenin insani güç sermayesidir ve onların doğru kullanılması ile ülkenin kalkınması ve ilerlemesi mümkün olabilir. 

Bu arada Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) yıllık raporuna göre Afganistan'da 2016 yılında haşhaş üretimi 2015 yılındakine kıyasla yüzde 43 oranında artarak yaklaşık 4 bin 800 tona ulaştı.Afganistan'da afyon üretimi dönemsel olarak düşüş göstermekle birlikte düzenli olarak arttı. 2000 yılında 3 bin 276 ton olarak tespit edilen haşhaş üretimi, 2011 yılında 5 bin 800 ton, 2014 yılında ise 6 bin 400 tona ulaştı. 2015 yılında ise Haşhaş üretimi, bitkilerdeki hastalık nedeniyle büyük bir oranda düşüş göstermişti. Afyon arzındaki düşüş uyuşturucu madde fiyatlarını da yükseltmişti. Kayıtlara göre Afganistan'da afyon üretimi 2007 yılında 7 bin 400 tona ulaştı.2016 yılında haşhaş ekilen alanların yüz ölçümü de yüzde 10 oranında artarak 201 bin hektara ulaştı. Birleşmiş Milletler'in raporuna göre haşhaş ekilen alanlar 2013 ve 2014 yıllarında arttı. 

Halen yabancı güçler tarafından işgali devam eden Afganistan, ham maddesi afyon olan eroinin üretildiği yerlerin de başında geliyor. Birleşmiş Milletler raporunda ülkedeki güvenlik sorunları nedeniyle birçok bölgeye gidilemediği, dolayısıyla üretim rakamlarının daha yüksek olabileceği belirtildi. Afgan hükümetinin, Taliban'ın saldırıları nedeniyle haşhaş ekilen tarlaları yok etme konusunda başarısız kalmıştır.  Kabil Hükümeti haşhaş tarlalarını yakarak imha etmeye çalışıyor. Fakat Afganistan'da yüz binlerce insan geçimini afyon üretiminden sağlıyor. Afganistan hükümeti uluslararası toplumun yardımıyla haşhaş ekimi yerine başka tarımsal mahsullerin ekimini sağlamaya çalışıyor.  

Birleşmiş Milletler raporlarına göre 2009 yılında Taliban'ın uyuşturucu ticaretinden elde ettiği kazanç 155 milyon doları buluyor. 2015 yılında örgütün uyuşturucudan elde ettiği kazanç en az 500 milyon dolar olarak kaydedilmişti. Afganistan uyuşturucu madde kaçakçılığı ve dağıtımından Batılı uyuşturucu mafyası onlarca milyar dolar kazanıyor. Afganistan’ı işgal eden batılı devletler ve uluslar arası kuruluşlar da Afganistan’da uyuşturucu madde üretimi ve kaçakçılığıyla mücadele ettikleri ve edecekleri iddiasında bulunuyorlar. Afganistan hükümeti de 2004 yılından beri bu yönde çalışmalarını sürdürmektedir. Amerika ve İngiltere liderliğindeki NATO da uyuşturucu madde kaçakçılığıyla mücadele ettiğini ileri sürmektedir. Ancak NATO işgali döneminde batılı askeri güçler ve özellikle hava kuvvetleri dokunulmazlık hakkını kullanarak bizzat uyuşturucu madde kaçakçılığı yaptılar. Günümüzde de yabancı askeri güçler uluslar arası uyuşturucu mafyasıyla yakın işbirliğini sürdürmektedirler. Böylece Afganistan’ı Taliban’dan kurtarmak için bu ülkenin işgalini hala sürdüren batılı güçler, bu ülkede güvenliği sağlayamazken, üstelik bu ülkede uyuşturucu ekiminin artmasına göz yumarak bizzat dünya afyon ticaretinden de kâr sağlıyorlar.

Gerçek şu ki Afganistan’da güvenlik ve istikrarın geleceği hiç de parlak gözükmüyor, ancak eğer bu ülkede güvensizlik sorunun çözümlenmesi için uluslararası stratejinin yerine bölgesel çözüm bulunursa bu mümkün olabilir, zira 16 yıllık çok uluslu güçlerin Afganistan’da bulunma tecrübesi, ülkede durumun her geçen gün daha da vahim hal aldığını ispatlamıştır.Afganistan askeri güçlerinin takviye edilmesi ve donatılması hedefi ile bölgesel istişarelerin artması, Afganistan’da güvenliğin sağlanmasına etkili olabilir. Bölge ve komşu ülkeler, Afganistan’daki güvenlik, istikrar ve ilerlemenin, bu ülkeleri de etkileyeceğinin bilincindeler. 

Bu yakınsamanın bir örneği Moskova barış konferansında sergilendi; eğer bu pozitif bakış açısı bölge ülkeleri ve özellikle bizzat Afganistan tarafından sürdürülürse olumlu sonuçlar da doğurabilir. Tabi ki bu yolda, kendi yetki alanları dışında hiçbir barış projesinin gerçekleşmesini istemeyen kötüler de yok değil; doğal olarak bu yolda sabotajlar gerçekleştirerek bir çok engel oluşturabilirler. Bu yüzden Kabil’in uyanık ve bilinçli olması ve de Afganistan barış sürecinde bölge ülkelerinin yardımları, bir çözüm olabilir, üstelik Afganistan’ın ilerlemesi ve güvenliğinin sağlanmasını da beraberinde getirebilir.