ABD ve NATO işgalinden sonra Afganistan – 4
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i77372-abd_ve_nato_işgalinden_sonra_afganistan_4
Kuşkusuz İngiltere devletinin bölgede çıkardığı ve üzerinden bir asır geçtiği halde hala münakaşa konusu olmaya devam eden en büyük fitnelerinden biri Afganistan ve Pakistan’ı Durand farazi hattı üzerine birbirine düşürmektir.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Temmuz 14, 2017 11:04 Europe/Istanbul

Kuşkusuz İngiltere devletinin bölgede çıkardığı ve üzerinden bir asır geçtiği halde hala münakaşa konusu olmaya devam eden en büyük fitnelerinden biri Afganistan ve Pakistan’ı Durand farazi hattı üzerine birbirine düşürmektir.

 Bu hatla ilgili anlaşma 19. Yüzyılın sonlarına doğru ve 1893 yılında İngiltere’nin entrikaları ve Çarlık Rusya ile rekabet çerçevesinde Afganistan’ın dönem hükümdarı Abdurrahman Han ve İngiliz usta diplomat Henry Mortimer Durand arasında imzalandı.

İngiltere devletinin siyasetleri ve planları bir yandan her ülkenin içinde sürekli çeşitli etnik grupların ve kavimlerin arasında ve diğer yandan da komşu ülkelerin arasında gerginlik ve düşmanlık çıkarmak olmuştur. İngiliz devleti böylece tefrika yarat, yönet politikası çerçevesinde sömürdüğü ülkeleri kolayca kendi sultası ve sömürüsü altında tutmayı başarmıştır.

19. yüzyılın ilk yarısında Çarlık Rusya ve Britanya imparatorluğu çıkarları doğrultusunda Hindistan’ın kapısı ve orta Asya ülkelerine musallat bir nokta olarak gördükleri Afganistan topraklarına göz dikmeye başladı. İlkin Ruslar Afganistan’ın dönem kralı Dust Muhammed Han ile siyasi bir anlaşma imzalayarak bu ülkenin içişlerine müdahale etme zemini oluşturdu. Ancak Rusya’nın bu hareketi rakibi Britanya’yı kaygılandırmaya başladı ve bu yüzden Abdurrahman Han’a baskı uygulayarak Peştunistan’ın bölünmesi için farazi Durand hattı planını hayata geçirdi.

Britanya devleti sömürdüğü Hindistan’ın Afganistan ile sınırlarını belirleme bahanesi ile Abdurrahman Han’ı Peştun kavmini ikiye bölen bir belgeyi imzalamaya zorladı. Bu yüzden farazi Durand hattı Britanya’nın iddia ettiği sözde Afganistan ile Hindistan sınır çizgisini belirlemekten ziyade Afganistan ve Hint yarımadasında yaşayan Peştunların arasında büyük bir fitneye ve iç ihtilafların ortaya çıkmasına hizmet etti.

İngiltere önceden hazırladığı bir plan çerçevesinde ilkin Afganistan’ın Peştun halkının yaşadığı bölgeyi ve Bulucistan’ı kapsayan büyük bir bölümünü bu ülkeden kopardı ve ardından 1947 yılında Hindistan’ı parçalayarak Pakistan’ın hem Hindistan ve hem Afganistan ile toprak anlaşmazlığı yaşamasına sebebiyet verdi.

Gerçekte İngiltere bu fitneci hareketi ile Peştunistan’ı ve Peştun halkının yaşadığı bölgeleri ikiye böldü. Bu iki bölümden biri Afganistan topraklarında ve diğer bir bölümü de İngiliz sömürgesi olan Hindistan’da kaldı, ki daha sonra da bu bölgenin Hindistan ve Pakistan olarak ikiye bölünmesinden sonra Peştunistan’ın büyük bir bölümü Pakistan topraklarında kaldı.

İngiltere 1947 yılında Hint yarımadasını parçalayarak Hindistan ve Pakistan olmak üzere ikiye böldüğünde de Kaşmir meselesini iki yeni ülkenin arasında bir ihtilaf konusu olarak öylece çözümsüz bıraktı, nitekim şimdi bağımsızlığın üzerin 70 yılı geçmesine karşın Kaşmir bölgesi hala İslamabad ve Yeni Delhi arasında ihtilaf konusu olmaya devam ediyor ve iki ülkenin şimdiye kadar da iki kez bu bölgenin egemenliği için birbiriyle savaştığı gözleniyor.

Gerçekte Pakistan’ın bağımsızlığı sürecinde İngiltere’nin temelini attığı iki fitneci mesele, Pakistan yönetiminin iki komşusu yani Afganistan ve Hindistan ile ilişkilerini ve iç meselelerini etkilemeye devam ediyor. Bazı çevreler farazi Durand hattı anlaşmasının neden Afganistan’ın dönem yönetimi tarafından imzalandığını ortaya koyan kesin bilgi bulunmadığını ve bu yüzden Afganistan ve Pakistan yönetimlerinin her biri bu anlaşmayı kendine göre yorumladığını ileri sürüyor.

Afganistan çevreleri Durand anlaşmasını İngilizlerin Abdurrahman Han’ı tehdit etmeleri ve ona oyun oynamalarının sonucu olarak yorumluyor ve bu yüzden her türlü yasal ve hukuki itibarı olmadığını savunuyor. Ancak Pakistan’da farazi Durand hattının Afganistan ile aralarındaki uluslararası resmi sınır olduğunu savunan siyaset çevreleri, Afgan lider Abdurrahman Han’ın tam sıhhat ve sağlık içinde bu anlaşmayı imzaladığını iddia ediyor.

Şimdi ise İngilizlerin bölgede çıkardığı bu fitnelerin çok etkili ve ihtilaf kaynağı olduğu gözleniyor, öyle ki şimdi Pakistan ile Hindistan ilişkilerinin iyileşmesi Kaşmir sorununun çözümüne ve Pakistan ile Afganistan ilişkilerinin iyileşmesi de Durand meselesinin çözümüne endekslendiği anlaşılıyor.

Afganistan’ın eski Cumhurbaşkanı Hamed Karzai, Pakistan’ın eski Cumhurbaşkanı Perviz Müşerref’le görüştükten sonra şöyle bir açıklama yaptı: Durand hattına resmiyet kazandırmak ve Hindistan ile ilişkileri kısıtlamak Pakistan yetkililerinin Afganistan’da barış ve güvenliğin sağlanma sürecinde işbirliği ve yardım yapmaları için Kabil yönetiminden iki önemli istediğini oluşturuyor.

Ancak Karzai, İslamabad yönetiminin Durand hattı ile ilgili talebine şöyle karşılık verdi: Durand hattının öbür tarafında kalan topraklar Afganistan’a aittir ve bu hat çizildiği günden beri Afganistan’da hiç bir yönetim tarafından kabul edilmemiştir, biz de kabul etmeyeceğiz.

Bu arada Amerika da 2001 yılında terörle mücadele bahanesi ile Afganistan topraklarını işgal etti ve bu süreçte Afganistan ile Pakistan arasında ihtilaf konusu olan farazi Durand hattı sorunundan da kendi amaçlarını ve komplolarını gütmek için kullanmaya başladı.

Amerika’nın 2012 yılında ve eski Başkan Obama döneminde Washington’un Afganistan özel temsilciliğini yürüten Mark Grossman ise Amerika’nın Durand hattı ile ilgili tutumu net olduğunu ve bu hattı uluslararası sınır olarak tanıdıklarını açıkladı.

Gerçi Grossman’ın bu sözleri Afganistan yönetiminin ciddi tepkisi ile karşılaştı, fakat belliydi ki Amerika Pakistan’ı Afganistan’a yönelik politikalarında kendi yanına çekmek için alt düzeylerde bir yetkilinin dilinden yaptığı açıklama ile İslamabad yönetimini hoşnut etmek istiyordu.

Öte yandan Pakistan yönetiminin farazi Durand hattı boyunca dikenli tel çekmesi bir kez daha bu meseleyi İslamabad ve Kabil ilişkilerini etkileyen önemli bir sorun olarak gündeme getirdi. Gerçi Afganistan yönetimi bu uygulamanın doğuracağı vahim sonuçları hakkında Pakistan yönetimini uyardı, ama İslamabad yönetimi de farazi Durand hattı boyunca her türlü hareketi Kabil yönetimi ile mutabakata varmadan yapıldığı takdirde Afganistan’da radikal ulusalcıların duygularını tahrik edeceğini ve iki ülke ilişkilerini de olumsuz etkileyeceğini çok iyi biliyor.

Afganistan’ın içişleri eski Bakanı Muhammed Ömer Davud bu konuda şöyle diyor: bu tür uygulamalarla Durand tartışmasının son bulduğu telakki edilemez, bilakis Pakistan’ın tek yanlı bir harekette buralara dikenli tel çekmesi bir kez daha Durand hattını Afganistan’ın siyaset ve güvenlik çevrelerinde gündeme getirdi. Afgan halkı 124 bekledi, 100 yıl daha bekler ve sonunda büyük Afganistan’ı yeniden ihya eder.

Siyaset çevrelerine göre Afganistan ve Pakistan’ın Durand hattı üzerine muhtemel savaşı, İngilizlerin bölgede kurdukları bu kumpasın en sert sonucu olur ve bölgeyi uzun yıllar savaş ve kan akması ile karşı karşıya bırakır.

Afganistan içişleri bakanlığı sözcü yardımcısı Necip Daneş ise Pakistan’ın Durand hattında dikenli tel çekme girişimine gösterdiği tepkide şöyle dedi:

Pakistan’ın bu hareketi vahim sonuçları olur, çünkü bu ülkenin farazi Durand hattında dikenli tel çekmek için hiç bir yetkisi yoktur ve Kabil yönetimi Pakistan’ın bu konuda hata yapmamasını ummaktadır.

Gerçi Afganistan yönetimi farazi Durand hattını uluslararası çevrelere taşımak için gerekli yeteneği bulunmuyor, ancak bu ülkenin radikal ulusalcıları bir gün Kabil yönetiminin farazi Durand hattının öbür tarafında kalan toprakları geri almaya gücü yetmesini umuyor. Nitekim bu yüzden Pakistan yönetimi de Afganistan’da bunu başarabilecek güçlü bir iktidarın işbaşına gelmesini kesinlikle istemiyor.