Kalkınmaya yönelik sürdürülebilir turizm
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i85583-kalkınmaya_yönelik_sürdürülebilir_turizm
1980 yılından beri BM dünya turizm örgütü UNWTO her yıl 27 Eylül gününü dünya turizm günü olarak kutluyor.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Eylül 29, 2017 13:22 Europe/Istanbul

1980 yılından beri BM dünya turizm örgütü UNWTO her yıl 27 Eylül gününü dünya turizm günü olarak kutluyor.

Bugünün tüzüğü 27 Eylül 1970 tarihinde dünya turizm örgütü  tarafından onaylandı.

Gerçekte bu günün seçilmesi ve onaylanması dünya turizminde de bir dönüm noktası sayılır. Bugünü kutlamanın amacı ise dünya camiasında turizmin önemi hakkında bilgi düzeyini geliştirmek ve dünya genelinde turizmin sosyal, kültürel, siyasi ve iktisadi değerleri nasıl etkilediğini göstermektir. Bu çerçevede her yıl üye ülkelerin üzerinde odaklanması için bir tema veya bir slogan seçiliyor. Söz konusu sloganlar dünya turizm örgütü genel kurulu tarafından ve örgütün icra konseyinin tavsiyesi üzerine belirleniyor.

Bazen turizm medeniyetler arasında barış ve diyalog için bir malzeme oluyor. Turizm bazen de kadınların yüzüne yeni kapıları açıyor. Turizm bazen biyolojik çeşitlilikle ilgileniyor ve bazen çeşitli kültürlerin arasında köprü oluyor. Bazen turizm engellileri ve yaşlı insanları ön plana çıkarıyor veya tüm insanların önceliği oluyor. Söz konusu sloganların 1980’li yıllardan sonra seçimi ise her yıl turizmin hangi konuya önem verdiğini ortaya koyuyor.

Öte yandan her yıl herhangi bir ülkede bir kent dünya turizm gününde dünya turizm örgütünün oturumuna ev sahipliği yapıyor. 2017 yılında dünya turizm günü etkinliği 27 Eylül Çarşamba günü kalkınmaya yönelik sürdürülebilir turizm üzerinde odaklanarak Katar’ın başkenti Doha’da düzenleniyor.

2017 Dünya Turizm Günü resmi kutlamaları, UNWTO Genel Kurulu’nun kararıyla Katar’da gerçekleştirilecek. Etkinlik, “ekonomik büyümenin tetikleyicisi olan turizm” ve daha yeşil bir geleceğe adanmış olan “Turizm ve Gezegen” konulu, iki oturum şeklinde yapılacak. Ek olarak, kültürel koruma ve karşılıklı anlayışı güçlendirmek için de sektörün potansiyeline ilişkin tartışmanın başlatılması amacıyla üst düzey bir düşünce kurulu oluşturulacak.

Dünya turizm örgütünün 2016 yılıyla ilgili yıllık raporu, dünyada yaşanan onca soruna karşın 2016 yılı uluslararası turizm alanında çok iyi bir yıl olduğunu gösteriyor. Bu konuda UNWTO Genel Sekreteri Taleb Rifai şöyle diyor: Geçen yıl 1.235 milyon yolcu sayısı, bir yılda uluslararası sınırları aştı. 2030 yılına kadar bu sayı 1.8 milyar olacak. Dünya Turizm Günü 2017’yi kutlarken; bu 1,8 milyarlık ziyaretçi potansiyelini, güçlü bir küresel dönüşüm, dünyayı daha iyi bir yer haline getirme ve sürdürülebilir kalkınma başlıklarına nasıl katkıda bulunabileceğini sorgulayacağız. Ne zaman seyahat ederseniz, her nereye giderseniz, doğaya saygı göstermeyi, kültüre ve ev sahibine saygı göstermeyi unutmayın.

Dünya turizm örgütünün raporuna göre 2016 yılında art arda yedinci yıl olarak uluslararası turist sayısı artış kaydetti.

20166 yılında turizm sektöründe dönen para 7 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Bu miktar para tek başına turizm sektörünün önemini ortaya koyuyor ve gerçekte hangi ülke bu sektörde doğru biçimde yatırım yapacak olursa kayda değer oranda kazanç ve gelir bekleyebileceği anlaşılıyor. Turizm sektöründe dönen paradan ve gelir konusundan başta bu sektörün istihdam alanı açması da büyük önem arz ediyor, nitekim 2016 yılında dünya genelinde turizm sektöründe 292 milyon iş imkanı oluştuğu ifade ediliyor.

Öte yandan dünyanın çeşitli bölgelerinde turizm sektörünün yaygınlaşması ile birlikte bu sektörde bazı öncü ülkelerin doğal kaynakları, çevreleri ve tüketim modelleri ve sosyal düzenleri olumsuz yönde etkilendiği anlaşılıyor. Kuşkusuz ancak yoksulluğu gideren ve eğitim imkanları oluşturan bir turizm sektörü iktisadi büyümeye yol açabilir. Bu yüzden günümüzde dünya genelinde artan turist sayısına paralel olarak ve çevreyi ve sosyal düzenleri ve kültürleri ve gelenek ve görenekleri korumak ve desteklemek amacıyla sürdürülebilir turizm gibi yeni bir kavram dünyanın bilimsel çevrelerinin ilgi odağına yerleşmiştir.

Sürdürülebilir insanların güvenli ve sürdürülebilir biçimde yaşamasının güvence altına alınmasının temel şartıdır ve bu süreçte kaynakların telef olması ve çevrenin bozulması ve sosyal istikrarsızlığı asgari seviyeye indirmeye çalışır.

Sürdürülebilir kalkınma, şimdiki kuşağın ihtiyaçlarını tehlikeye atmaksızın gelecek kuşakların ihtiyaçlarını temin eden bir kalkınmadır. Öte yandan turizm insan, kültür ve kaynaklarla doğrudan bağlantılı olduğundan son onyıllarda dünyada sürdürülebilir turizm kalkınması adında bir konu gündeme gelmiştir. Sürdürülebilir turizm kalkınması ise sabır, çaba ve uzun vadeli yükümlülük gerektirmektedir.

Sürdürülebilir turizm kalkınmasını yakalamak için bazı ekolojik, iktisadi, sosyal ve kurumsal ve kültürel göstergelere ihtiyaç vardır ki bu göstergeler birbiriyle bağlantılıdır ve birbirini karşılıklı etkiler.

Sürdürülebilir turizm, bir turistin bir mekanı gezmesi ve o sırada o mekana zarar vermemesi veya mümkün mertebe az zarar vermesi ve genelde o mekanı korumasıdır. Her sektörün faaliyetlerinin bazı sonuçları olduğundan, turizm sektörü de asla tam olarak sürdürülebilir olmayacağı kesindir, ama yine de en azından daha sürdürülebilir olması ve çevre ile uyumlu olması yönünde adım atılabilir.

Turizm uzun süredir kalkınma için etkili bir araç olarak bilinmektedir. Ancak son zamanlarda üzerinde durulan nokta, bu sektörü geniş kapsamlı ve sürdürülebilir büyüme ve yerel ekonomilerin üzerinde müspet tesirli bir güce dönüştürmektir. Bu konuda UNWTO Genel Sekreteri Taleb Rifai şöyle diyor: sürdürülebilir kalkınma gelecek kuşakların yaşamını korumakla ilgilidir. Her sorumlu toplum bunu gözetlemeli ve bu doğrultuda çaba harcamalıdır. Yeryüzünde yaşamın geleceği tehlikededir. Bu yüzden eğer bugün bir şeyler yapmazsak, yarın diye bir şey olmayacaktır.

UNWTO Genel Sekreteri Taleb Rifai’ye göre 2017 yılının Kalkınmaya  yönelik sürdürülebilir turizm sloganı sürdürülebilirliğin iktisadi, sosyal ve çevre boyutlarında gerçekleşmesine yardımcı olmak için eşsiz bir fırsattır ve toplumun genellikle pek önemsenmeyen turizm sektörünün önemi hakkındaki bilgisini arttırmakta etkili olacaktır.

BM Dünya turizm örgütü genel kurulu bazı uygulamalı projeleri hayata geçirerek turizmin kalkınmasını sürdürülebilir kalkınmaya hizmet eden bir araca dönüştürmeye yönelik anahtar soruya cevap bulmayı ummaktadır, öyle ki bulacağı çözüm hem gezegenimize ve hem bu gezegende yaşayan tüm insanlara faydalı olsun.

UNWTO Genel Sekreteri Taleb Rifai şöyle diyor:

BM Dünya turizm örgütü bu teşkilatın turizm alanında önder ve uzman kurumu olarak bu günü organize etmekte tüm devletlerin ve BM bünyesindeki ilgili kurumların ve bölgesel ve uluslararası kurumların ve ilgili tüm tarafların işbirliğini olumlu karşılamaktadır. Kuşkusuz sürdürülebilir kalkınma sürdürülebilir turizm olmadan gerçekleşemez. Bu doğrultuda yetkililerin ve politikacıların uzmanların ve özel ve kamu sektörün yatırımcılarının özel işbirliği ile ve küresel bir azim ve irade sergileyerek turizmi sürdürülebilir kalkınmanın aracına dönüştürmelerine ihtiyacımız vardır.

BM dünya turizm örgütü ve UNESCO’nun verilerine göre İran İslam Cumhuriyeti sahip olduğu çeşitli cazibeleri itibarı ile dünyanın turizm bakımından ilk on ülkesi arasında yer alıyor ve bölgede ve dünyada da bu alanda öncü olabileceği anlaşılıyor. Bu özellik İran İslam Cumhuriyeti’nin zengin tarihi, dini mekanları, etnik çeşitliliği, iklim çeşitliliği ve doğal güzellikleri sayesinde söz konusu oluyor. Nitekim bu yüzden İran’a bir sınırın içinde bir dünya lakabı veriliyor. Bu arada İran dünyanın en güvenli bölgelerinden biridir, ki bu yabancı sermaye cezbinde önemli bir puan sayılır.

İran İslam Cumhuriyeti “açık kucaklı sevimli insanları, eski ve esrarengiz kültürü” sloganı ile 2017 yılında dünya çapında tur liderleri konvansiyonuna ev sahipliği yapmak üzere düzenlenen rekabeti kazandı. Bu konvansiyon her zaman dünya medyasında mazlum ve mahcur konuma düşen bir ülkeden aydın bir görüntü sunmak için en iyi fırsattı.

Come2Iran, İran’ın 2017 yılında dünya çapında tur liderleri konvansiyonuna ev sahipliği yapmak üzere düzenlenen rekabeti kazandıktan sonra daha ciddi bir şekilde yürütülen kampanyanın adıdır. Bu kampanya aslında milli bir hareket ve çabadır. Bu kampanyada İran milleti sade ve samimi bir dille ve dünyanın çeşitli dillerinde insanları İran’ı ziyaret etmeye davet ediyor.

Bu konvansiyonda dünya turizm örgütü Başkanı dünya halkına İran’a seyahat etmelerini önerdi, zira İran milleti iyi ve fevkalade bir millet olduğunu ve turistleri açık kucakla karşılayacaklarını vurguladı. Başkan İran çok önemli bir ülke olduğunu ve dünya turizm örgütünde özel yeri bulunduğunu, ayrıca İpekyolu’nun tam ortasında yer aldığını ifade etti.

Gerçi şimdiye kadar az sayıda turist İran’ı ziyaret ettikten sonra bir kez daha bu ülkeyi ziyaret etmek ve değerli tarihi eserlerini ve harikulade güzelliklerini yeniden görmek istemeyebilir.

Martina Bisaz 34 yaşında İsviçreli genç bir kızdır. Martina bu yıl İran’a geldi ve Tahran’dan başlayarak İran’ın Kaşan, İsfahan, Şiraz, Yezd, Şuşter, Dezful ve Hemedan kentlerini bir ay boyunca gezdi.

Martina hangi kenti daha çok sevdiğini söyleyemiyor, zira gezdiği her kentin kendine özel özellikleri bulunuyor, ama yine de şöyle diyor: İsviçre’de çöl olmadığı için İran’ın en çok çöllerine aşık oldum.

Martina İran seyahati hakkında şöyle diyor: İran’a gelmeden önce bu ülkenin hakkında pek bir şey bilmezdim ve İran güvenli bir ülke olmadığını düşünüyordum, ama biraz araştırdığımda, yanlış düşündüğümü anladım. Bu seyahatten sonra İran seyahat için özellikle yalnız kadınlar için çok güvenli olduğunu söyleyebilirim. İranlılar çok misafirperver ve dostane davranıyorlar, öyle ki ben bundan önce hiç bir yerde görmedim. Bu seyahatten sonra her insan bizzat başka ülkeleri ve kültürleri tecrübe etmesi ve başkalarının söylediklerine göre yargıda bulunmaması gerektiğini öğrendim.

İsviçreli turist Martina şöyle devam ediyor: dünya halkı İranlıların ne kadar sevecen ve tabi yabancılar hakkında meraklı olduklarını bilmiyor. Yine bence dünya halkı İran’ın ne kadar güzel ve eşsiz doğası olduğunu da bilmiyor.