Las Vegas’ta ölüm festivali
Amerika’da silahlı saldırı ve halkın katliam edilmesi ile ilgili haberler dünya medyasına yansımaya devam ediyor.
Bu arada bu ülkede silah taşıma özgürlüğü ve bazı yetkililerin ve parlamenterlerin bu özgürlüğe kısıtlama getirilmesi yönünde sarf ettikleri çabalar da devam ediyor, zira Amerika’da silah firmalarının güçlü lobileri bulunuyor ve bu lobi iktisadi çıkarları uğruna, Amerikalı vatandaşların ölüm pahasına silah taşımanın tüm vatandaşlar için serbest olması için bastırıyor.
Amerika’da silahlı saldırı maceraları bir türlü son bulmuyor. Bu ülkede bazen beyaz polisler bir bahanesini bulup siyahi vatandaşları hedef alıyor ve bazın de sıradan insanlar komşularını veya sokaktan geçen insanları yaylım ateşine tutuyor. Bu durum Amerika’da güvenli ve huzurlu bir yaşamı gölgelediği anlaşılıyor.
Amerika’da ateşli silahlarla yapılan eylemler arada bir, birkaç Amerikalı vatandaşın ölümüne yol açıyor. En son örnekte geçen hafta Amerika’nın çağdaş tarihinde en ölümcül silahlı saldırı Nevada eyaletinin Las Vegas kentinde yaşandı. Bu olayda 59 kişi öldü, 600 kişi de yaralandı.
Haber kaynaklarının belirttiğine göre tetikçi Las Vegas’ın ünlü caddelerinden biri üzerinde yer alan Mandalay Bay bölgesinde bulunan bir gazino otelin 32. katından bir müzik konserine gelen kalabalığın üzerine ateş etmeye başladı.
Las Vegas polisi ise saldırının ardından en az 406 yaralıyı hastanelere ve sağlık merkezlerine intikal ettirildi.
Haber kaynakları saldırganın adını Stephen Paddock olarak açıkladı. 64 yaşındaki saldırgan Las Vegas kentinin kuzeydoğusunda yer alan Meskit adında küçük bir kasabada, emeklilerin yaşadığı bir semtte oturuyordu.
Las Vegas polis şefi Joseph Lomardo, olayın ardından Stephen Paddock’un evinde arama yapıldığını, aramada 18 adet silah ve bir miktar patlayıcı madde ve çok sayıda şarjör ve bazı elektronik aletlerin ele geçirildiğini açıkladı. Polis şefi ayrıca tetikçinin aracında yapılan aramada da Amunyom nitrat bulunduğunu, evinde ele geçirilen patlayıcı madde de Natrite türünden patlayıcı olduğunu kaydetti.
Silah satıcısı David Famigliti ise Stephen Paddock geçen ilkbahar aylarında onun Las Vegas’ın kuzeyindeki silah mağazasından silah satın aldığını ve silah alımı ile ilgili tüm kurallara uyduğunu ve sabıkalı da olmadığını açıkladı.
Stephen Paddock’un gizlice 42 silahı bulunduğu, bu silahların en az biri otomatik ve ikisi yarı otomatik olduğu, bu silahlardan 32 adedini olay sırasında kullanmak üzere oteldeki odasına taşıdığı ortaya çıktı. Bundan Başka Stephen Paddock’un oteldeki odasında binlerce mermi ve mühimmat da bulunduğu, öyle ki hepsi ile tam 72 dakika ateş etmeye devam edebileceği ortaya çıktığı açıklandı.
Evet, son 20 yılda Amerika’da bir çok vatandaş silahlı eylemlerde hayatını kaybetti, ki en sonuncusu ve en ölümcül olanı Las Vegas kentinde yaşanan olaydı. Las Vegas kentindeki silahlı saldırı 1949 yılından bu yana Amerika’da yaşanan en ölümcül silahlı saldırı oldu ve ölü sayısı 2016’da Orlando’da bir gece kulübüne düzenlenen ve 49 kişinin ölümü ile sonuçlanan saldırıya kıyasla ölü sayısı daha fazla oldu.
Şimdi gelin hep birlikte Amerika’da son yirmi yılın en ölümcül silahlı saldırını kısaca gözden geçirelim.
2016’da Orlando’da bir gece kulübüne düzenlenen silahlı saldırıda saldırgan kişi tam 49 kişiyi katletti. Bu saldırıyı düzenleyen kişi, Ömer metin adında Amerikalı bir vatandaştı ve polisle girdiği çatışmada öldürüldü. Ömer Metin tekfirci IŞİD terör örgütüne biat etmişti ve olaydan kısa bir süre sonra da IŞİD saldırının sorumluluğunu üstlendi.
2007 yılında 23 yaşındaki Güney Koreli öğrenci Seung Huy Chui Nisan ayında Virjinia Tech üniversitesinin geçit töreninde 27 öğrenciyi ve 5 öğretim üyesini öldürdü ve ardından intihar etti.
Aralık 2012’de de 20 yaşındaki Adam Lanza New Town’ın Sandy Hook ilkokulunda 20 çocuk ve 6 yetişkin insanı öldürdükten sonra annesini de öldürdü ve ardından intihar etti.
Ekim 1991’de 35 yaşındaki Amerikalı vatandaş George Henrad Kilen kentinde bir restoranda halkın üzerine ateş açtı ve intihar etmeden önce 22 kişiyi öldürdü.
Yine 2015 yılında San Bernardino’da yaşanan silahlı saldırıda 14 kişi ve 2009 yılında Ford Hood askeri üssünde düzenlenen saldırıda 13 kişi ve 2009 yılında Newyork göçmenler merkezinde düzenlenen saldırıda 13 kişi hayatını kaybetti.
Amerika, anayasasında silah taşıma hakkı tanınan seyrek sayıda ülkelerden biridir. Amerika anayasasında şöyle deniliyor: bir ülkenin güvenliği için halktan oluşan düzenli milis bir güce sahip olmak zaruridir ve halkın silah taşıma hakkı ihlal edilmemelidir.
Buna göre Mart ve Nisan 2017’de Amerika’da “Amerika’nın silahla karmaşık ilişkisi” başlığı altında düzenlenen ankette, Amerika’da halkın en az %30 kadarının silahlı olduğu ortaya çıktı.
Amerika’nın eski Başkanı Barack Obama 2016 yılında yaptığı bir konuşmasında 2012 yılında Sandy Hook ilkokulunda yaşanan silahlı saldırıya ve öğrencilerin ve öğretmenlerin hedef alınmasına işaret ederek Amerika’da silah taşıma serbestliğine ciddi kısıtlama getirilmesini istedi. Ancak Obama’nın bu bağlamda yeni yasa çıkarma çabaları sonuç vermedi. O günlerde Amerika’nın en güçlü silah lobilerinden biri olan silah milli derneği Obama’yı bu konuda eleştirdi.
Amerika’nın şimdiki Başkanı Donald Trump ise geleneksel bir tavır sergileyerek ülkesinde silah taşıma serbestliğine destek verdi. Trump seçim kampanyaları sırasında da hükümeti asla silah taşıma hakkını ihlal etmeye kalkışmayacağını söyledi.
Amerika Başkanı Trump beyaz saraya girdikten sonra yeni bir karara imza atarak, eski Başkan Obama döneminde ruh hastalarının silah alımını zorlaştıran tüm kuralları iptal etti.
Trump geçen hafta Alabama eyaletinde taraftarları arasında yaptığı açıklamada da şöyle dedi: eğer ben Başkan seçilmiş olmasaydım, şimdi sizler silahlarınızı demokrat Clinton yönetimine teslim etmek zorunda kalacaktınız.
Seçim kampanyaları sırasında ve Başkan seçildikten sonra sürekli silah üreticileri ve lobilerini destekleyen Amerika Başkanı Donald Trump, Las Vegas olayından sonra twiter hesabında olayda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilemekle yetindi ve Amerika’da silah yasalarına asla değinmedi. Trump’ın bu tutumu silah taşıma karşıtı olanların ve ABD kongresindeki demokrat temsilcilerin sert eleştirilerine yol açtı. Trump’ı eleştirenlerden biri de demokratların başkanlık adayı Hillary Clinton oldu. Clinton da twiter hesabında Las Vegas’ta düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybedenlerin aileleri ile acılarını paylaştığını belirterek, silah taşımaya karşı olan tüm politikacıların bir araya gelmeleri ve birlikte hareket etmeleri ve silah milli derneğinin baskılarını etkisiz hale getirmeleri gerektiğini belirtti.
Amerika kongresi geçenlerde silah taşımaya kısıtlama getirmek üzere iki önemli yasayı tartışmaya açmıştı. Bu yasalardan biri silahlarda susturucu kullanma yasası ve diğeri de ABD eyaletleri arasında seyahat sırasında gizlice silah taşıma hakkı ile ilgiliydi.
Şimdi ise Las Vegas olayı gibi sürekli tekrarlanan ölümcül olayların ardından Amerika’nın silah lobileri mi, yoksa silah taşıma yasasına karşı çıkanlar mı kongrede son sözü söyleyecekleri merakla bekleniyor.
Bu arada dikkat çeken önemli bir nokta ise, bu tür olayların ardından Amerika’nın insanseverlik iddialarının gerçek mahiyeti tüm dünyada ve hatta ABD toplumunda aşikar olmasıdır. Amerika insan haklarını savunma bahanesi ile Ortadoğu ülkelerine çıkarma yaparken, kendi toplumunda bu tür katliamların yaşanmasından acı çekiyor. Amerika devleti bir yandan insanları kurtarma bahanesi ile başka ülkelere saldırırken, öbür yandan da Amerika içinde silah taşımayı serbest bırakarak kendi vatandaşlarının kırılmasına karşı duyarsız kalıyor.
Bu çifte standart ve çelişkili tutum ise insanları bu çelişkinin sebebini düşünmeye zorluyor. Gerçi bu iki durumun cevabı, ABD’nin güçlü silah lobilerinin elinde bulunuyor. Amerika’da silah mafyası siyasi yetkililerle iç içedir ve siyasilerin bu çetelerin ticaretine verdikleri desteğin karşılığında onlara seçim kampanyaları sırasında siyasi ve maddi yardımlar gündeme geliyor.
Dünyada maalesef silah ticareti en kârlı ticaretlerden biridir. bir zamanlar dünyada silah sadece savaş sırasında savunma amaçlı satılırken, günümüzde savaşlar silah satmak için başlatılıyor. Fakat bu konuda en çok kaygı edilmesi gereken konu, bu kirli siyasi oyunun esef uyandırıcı sonuçlarıdır. Nitekim bu tutum dünyada insanların katliam edilmesi ve ülkelerin birbirine düşürülmesi ve hatta Amerika’nın içinde insanların katliam edilmesinden başka hiç bir getirisi yoktur.
Bir yandan savaşlar ve başka ülkelere çıkarmalar ve öbür yandan Amerika’da silah taşıma özgürlüğü ve her iki eğilimin masum insanların ölümü ile sonuçlanması ve insanların en temel hakkı olan güven ve huzur içinde yaşama hakkının ihlal edilmesi, Amerika’nın dünyaya insan hakları ve demokrasi adına sunduğu hediyedir.