Yeni ahlaki skandalların ifşa edilmesi, Batılı politikacıların sorunu
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i91721-yeni_ahlaki_skandalların_ifşa_edilmesi_batılı_politikacıların_sorunu
Son günlerde Batı medyasının haberleri arasında manşetlere yansıyan konulardan biri Batılı politikacılarıl ahlaki skandalları ile ilgili haberlerdir.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Aralık 09, 2017 17:21 Europe/Istanbul

Son günlerde Batı medyasının haberleri arasında manşetlere yansıyan konulardan biri Batılı politikacılarıl ahlaki skandalları ile ilgili haberlerdir.

İlginçtir ki bu politikacılar zaman zaman açıklamalarında bazı toplumların ahlaki değerlerini yargılamaya çalışan zümredir. Oysa Batılı politikacıların ahlaki skandallarını kısaca gözden geçirmek Batı dünyasında politikacıların arasında ahlakın çöküşüne ışık tutabilir.

Aslında Batılı politikacıların arasında ahlaki fesat ve ahlaki skandallar konusu yeni bir olay değildir ve arada bir Batılı politikacılardan birinin ahlaki fesadı ile ilgili haberler medyaya yansımaktadır. Bir zamanlar İtalya’nın eski Başbakanı Berlusconi’nin ahlaksızlığı İtalya ve Batı medyasının ana gündemiydi. Berlusconi’nin eşi Veronica Lario İtalya’nın ansa haber ajansına gönderdiği emailinde eşinin genç ve güzel kızlara karşı aşırı ilgisine itiraz etti. Bir başka zaman Fransa’nın eski Cumhurbaşkanı Nikolas Sarkozy’nin gyrimeşru ilişkisi ile ilgili haberlerl medyaya yansıdı ve yine Amerika’da en önemli ahlaki skandal, bu ülkenin eski başkanlarından Bill Clinton’un beyaz sarayda staj yapan Monica Levinski ile gayrimeşru ilişkisi büyük ses getirdi.

Ancak son aylarda Batı dünyasında ahlaki skandallar daha ciddi boyutlarda gündeme gelmeye başladı. Bu kez ahlaki fesat macerası Hollywood dünyasının ünlü yapımcılarından Harvey Veinstein hakkında 40’ı aşkın kadının ifşaatı ve hakkında dava açması ile başladı. Söz konusu kadınlar yıllarca süren sessizliğin ardından ünlü yapımcıyı onlara cinsel taciz ve tecavüzde bulunmakla suçladı.

Öte yandan Hollywood yapımcısına yönelik suçlama olayları birden bire Batı dünyasında cinsel taciz ve tecavüz furyasını tetikledi öyle ki ahlaki fesat ifşaatı sinema dünyasından siyaset dünyasına sıçradı ve Batı’da geniş kaygılara yol açmaya başladı.

Batı dünyasında cinsel taciz ve tecavüz furyası, cinsel taciz ve tecavüze uğrayanlar twitter ortamında ben de kurban oldum, başlığı altında bir çağrı yaparak cinsel taciz ve tecavüzün kurbanı olanları uğradıkları cinsel taciz ve tecavüz ü ifşa etmelerini istedi.

Bu çağrının ardından kısa sürede tanınmış simalar da bu kampanyaya katılmaya başladı. İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström bu görevi yürüttüğü yıllarda cinsel tacize uğradığını itiraf edenlerden biriydi.

Cinsel taciz ve tecavüzle ilgili ifşaat dalgası İsveç’le sınırlı kalmadı ve Avrupa parlamentosuna kadar yayıldı. İngiliz Sunday Times gazetesi bir rapor yayımlayarak Avrupa parlamentosunda çalışan 87 kadın ve 6 erkek memurun cinsel taciz ve tecavüze uğradığını ifşa etti. Gazete raporunda Avrupa parlamentosundan cinsel tacizde bulunmak için uygun bir ortam, şeklinde söz ederek bu tür suçların parlamentonun bazı üst düzey üyeleri tarafından gerçekleştiğini belirtti.

Bu ifşaata tepki gösteren bazı Avrupalı parlamenterler, bu konuda daha detaylı araştırma yapılmasını istedi.

Avrupa parlamentosu ile ilgili yapılan bu ifşaata ilk tepki Avrupa parlamentosu Başkanı Antonio Tajani’den geldi. Tajani rapora tepki göstererek bu konudan şok olduğunu ve öfkelendiğini belirtti.

Tajani ayrıca bu konuya verilecek tepkide sadece şok olmak veya öfkelenmek yeterli olmadığını belirterek bir yıl öncesinden beri çalışanların uyanıklık seviyelerini geliştirmek üzere bazı tedbirlerin alındığını, fakat bunu yeterli bulmadığını ve daha fazla tedbir almak gerektiğini vurguladı.

Gerçi Avrupa parlamentosunda bu tür ahlaki fesat durumlarına karışanların adı gizli tutulmaya çalışıldı, ancak Sunday Times cinsel taciz veya tecavüzde bulunanların arasında Fransa’nın eski bakanlarından ve yeşiller partisi üyesi Eve Koşe’nin adını ifşa etti.

Batı dünyasında ahlaki fesat dalgası kısa bir süre sonra İngiltere parlamentosunu da vurdu. Medyada çıkan raporlarda İngiliz muhafazakar partiden onlarca milletvekili ve bakanın adı ahlaki fesat listesinde geçmeye başladı. Bu büyük skandalın en önemli adı İngiltere savunma eski Bakanı Michael Falon’du. Falon bir kadın gazeteciye karşı uygunsuz cinsel davranışta bulunduğu ifşa edilince çok sert eleştirilere maruz kaldı ve bu yüzden de görevinde istifa etti.

İngiltere parlamentosunda yaşanan skandalın ateşi, İngiliz işçi partiden bir milletvekilini de yaktı ve bir kadına cinsel tacizde bulunduğu için milletvekilliği askıya alında. İşçi partisinin 76 yaşındaki milletvekili Kelvin Hopkins de genç bir kadına uygunsuz davrandığı için azledildi. Bu arada İngiltere parlamentosunun kadın çalışanları da cep telefonunda oluşturdukları bir grupla onlara cinsel taciz veya tecavüzde bulunanları ifşa etmeye devam etti.

İngiltere parlamentosunda patlak veren bu skandal İngiliz Başbakan Teressa May’i bu ülkenin siyasi parti liderlerine bir mektup yazarak İngiliz parlamentosunun rezil olması konusunda uyarıda bulundu. Başbakan May mektubunda şu ifadelere yer verdi: Elinizde bulunan kapasitelerinizi kullanarak İngiltere parlamentosunun itibarı bazı çirkin hareketlerden kaynaklanan suçlamaların yüzünden zarar görmesinin engelleneceğinden emin olma yöünden yardımcı olursanız, size minnettar olacağım.

Başbakan May, mevcut disiplin genelgeleri suçlu parlamenterlere karşı gerekli imkanları içermediğini ve onları yasal açıdan bu genelgelere uymaya zorlayamadığını vurguladı.

Bu arada Amerikan kongresinde de durum Avrupa parlamentosu ve İngiltere parlamentosundan pek farklı olmadığı anlaşılıyor. Associated Press haber ajansı bu konuda yayımladığı bir raporunda, Amerikan kongresinde de hali hazırda bulunan kadın bir temsilci ve ayrıca üç eski kadın temsilci de Amerika temsilciler meclisinde bulundukları dönemlerde erkek mevkidaşları tarafından cinsel tacize uğradıklarını itiraf ettiklerini yazdı. Söz konusu eski ve şimdiki kadın temsilciler bu tür cinsel taciz olayları ile yıllar veya onyıllar önce kongreye yeni girdikleril sıralardakarşı karşıya kaldıklarını belirtiyor. California eyaletinin şimdiki temsilcisi Linda Sançez, eski senatörler Mary Bono, Barbara Boxer ve Hilda Sevis erkek mevkidaşları tarafından cinsel tacize uğradıklarını itiraf eden kongre üyeleridir.

CNN kanalı da geçenlerde Amerika’da yaşanan ve bu ülkenin gelecek senato meclisi seçimlerini etkilemek gibi çeşitli sonuçları beraberinde getirebileceğinden söz edilen bir başka skandalı ifşa etti.

Amerika senatosunun seçimlerinde hali hazırda adı Alabama eyaletinin cumhuriyetçi adayı olarak gündeme gelen Roy Moore bir kadın tarafından cinsel taciz suçu ile karşılaştı. Amerikalı kadın kendisi henüz 14 yaşındayken, o sıralarda 32 yaşında olan Roy Moore’un cinsel taciz ve tecavüzüne uğradığını ifşa etti. Bu olay 1979 yılında ve Moore, eyalet savcısının yardımcılığını yürüttüğü günlerde yaşandı. Söz konusu Amerikalı kadın şimdi yaklaşık 50 yaşında ve şimdiye kadar bu macera hakkında sustuğunu söylüyor.

Aslında bu kadın, Roy Moore’un cinsel taciz ve tecavüzde bulunduğu tek kadın da değil. İki Amerikalı kadın daha 14 ve 17 yaşında bulundukları günlerde Roy Moore’un benzer çirkin davranışına maruz kaldıklarını ifşa etti. Şimdi ise Alabama eyaletinde senato seçimlerine bir kaç hafta kaldığı bir sırada bu suçlamalarl doğru çıkacak olursa hem Moore ve hem partisi için bir çok sonucu olacağı anlaşılıyor.

Amerikalı cumhuriyetçi aday Roy Moore bir süredir hristiyan toplumun değerlerine inandığını ve bu değerlere saygı duyduğunu iddia ediyordu. Ancak eğer bu suçlamalar doğru çıkarsa, Moore’un bu yöndeki tüm iddialarının yalan olduğu da ortaya çıkmış olacak.

Gerçekte Moore’a yöneltilen bu suçlamalar, aralarında senatodaki cumhuriyetçilerin lideri Mitch Mc Kanel ve cumhuriyetçi senatör John Mc Cain’in de bulunduğu çok sayıda cumhuriyetçi  Moore’dan Alabama eyaletinde adaylıktan çekilmesini istedi.

Beyaz saray sözcüsü Sara Sanders de Moore’a yöneltilen cinsel sapıklık suçlaması doğru çıkarsa Başkan Donald Trump da Moore’dan senato meclisinin adaylığından çekilmesini isteyeceğini belilrtti.

Amerikalı politikacıların ahlaki rezilliklerinin devamında bundan önce çocuklara cinsel taciz ve tecavüzle suçlanan Oclahoma eyaletinin eski senatörlerinden Ralph Shortey de bu suçunu itiraf ettiği belirtildi.

Haber kaynakları, Oclahoma eyaletinin eski senatörlerinden Ralph Shortey çocukları cinsel açıdan sömürdüğü suçlamasını kabul ettiğini duyurdu.

Shortey mahkemede 17 yaşındaki erkek bir çocuğa cinsel sömürü karşılığında para teklifinde bulunmakla suçlandı. Shortey bundan önce de aynı doğrultuda üç ayrı dosyada da benzer bir suçu işlemekle suçlanmıştı.

Amerika’da çocukları cinsel açıdan sömürmenin cezası 10 yıldan müebbet hapis cezasına kadar değişirken, Shortey’ye verilecek cezanın gelecek sene açıklanacağı belirtildi.

Her fırsatta insani değerleri savunduklarını iddia eden Batılı sapkın politikacıların ahlaki skandallara bakıldığında insanların kafasında önemli bir soru gündeme geliyor, o da şöyle ki, kendileri fesat içine batan ve insani ve ahlaki değerleri hiçe sayan Batılı politikacılar hangi yüzle başkalarını değerleri, özgürlükleri ve insan haklarını ihlal etmekle suçlayabiliyor?

Aslında Batı dünyasının iddialı politikacıları sürekli başkalarını suçlamak yerine geriye dönüp kendi toplumlarına ve bu toplumlara hakim olan değerlere bakmaları gerekiyor.