Medya alanında siyasi oyunlar
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i92447-medya_alanında_siyasi_oyunlar
Amerika’nın Time dergisinin sahibi olan firma bu dergiyi 2.8 milyar dolar karşılığında Meredith adlı yayıncı firmaya satıldı. Bu alış veriş nakit olarak ve iki Amerikalı milyarder kardeş Charles ve David Koch’ın mali desteği ile gerçekleşti. Peki ama, neden bu medya olayının siyasi sebepleri iktisadi sebeplerine nazaran ağır basıyor?
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Aralık 15, 2017 16:27 Europe/Istanbul

Amerika’nın Time dergisinin sahibi olan firma bu dergiyi 2.8 milyar dolar karşılığında Meredith adlı yayıncı firmaya satıldı. Bu alış veriş nakit olarak ve iki Amerikalı milyarder kardeş Charles ve David Koch’ın mali desteği ile gerçekleşti. Peki ama, neden bu medya olayının siyasi sebepleri iktisadi sebeplerine nazaran ağır basıyor?

Time dergisinin yöneticiler, dergi 2014 yılında Time Warner firmasından ayrıldıktan sonra reklam gelirinde şiddetli gerileme yaşandığını açıkladı. Örneğin geçen ay art arda altıncı üç aylık süreler için derginin geliri çok düşük düzeyde gerçekleşti ve %10’luk bir gerileme ile 679 milyon dolar olarak kayda geçti.

Time Başkanı John Fahey bir açıklama yaparak şöyle dedi: tamamen nakit olarak hızlı ve belli bir şekilde gerçekleşen bu alış veriş her açıdan firmanın ve hissedarlarının lehinedir.

Amerika’da çok sayıda dergi ve TV kanalı sahibi olan Meredith yayıncı firması bu alış verişin dijital reklam aracılığı ile firma için 700 milyon dolar gelir sağlayacağını ve genç müşterilere eşsiz bir ulaşıma vesile olacağını belirtiyor. Meredith medya kurumu milyarder Koch kardeşlerin mali desteği ile Time dergisinin her hissesi için 18 dolarl 50 sent ödeyecek.

Koch kardeşlerin bu alış verişe mali desteği ile ilgili haberi ilk kez Newyork Times gazetesi verdi. Bu alış veriş bir çok Time çalışanı tarafından da şaşkınlıkla karşılandı. Bu alış veriş nakit olarak gerçekleşti ve 2018’in ilk üç ayında sonuçlanacağı belirtildi.

Meredit medya kurumu bu alış verişle birlikte ünlü Time dergisinden başka Amerika’nın Sports Illustrated People,  Fortune ve Entertainment Weekly gibi ünlü dergilerini de kontrol ediyor olacak.

Sermaye düzenlerinde para ilk ve son sözü söylüyor ve Amerika’ya hakim olan düzen, kapitalist bir düzendir. Buna karşın para her ne kadar çok olursa olsun, tek başına sahibinin çıkarlarını temin edemez. Bu durum özellikle bu çıkarlar halkın genel çıkarları ile çeliştiği zaman daha da geçerlidir. İşte bu noktada bir aktörün rolü son derece önem kazanıyor, öyle bir aktör ki hatta paradan daha önemli oluyor ve bu aktör, medyadır.

Bu yüzden Amerika’da para ve medya kimin elindeyse çıkarlarını rahatlıkla temin edebilir. Bu gerçeği Amerika’da milyarder bir aile çok güzel bir şekilde ortaya koymuştur. Koch kardeşler Amerika’da medya ve para ile hatta yerkürenin bekasını tehlikeye atma pahasına çıkarlarınızı temin edebileceğinizi ispat etti. Bunun örneği de iklim değişikliğini medya ve siyaset malzemeleri ile alay konusu yapmaktır.

Peki ama, bu malzemeler nasıl Koch ailesinin eline geçiyor?

Koch ailesi Alman asıllı Amerikalı bir ailedir. Bu aile petrol ve ticaret alanında faaliyet yürüten girişimci bir ailedir. Bu ailenin ünü her şeyden ziyade iki sebepten ötürüdür: siyasi faaliyetler ve Koch sanayii petrol firması, ki bunlardan ikincisi dünyanın en büyük ikinci zel firmasıdır. 

1888 yılında Amerika’ya göç eden Koch ailesi Forbes dergisinin 2015 yılında yayımladığı rapora göre 86 milyar dolar servetle 149 milyar dolar serveti olan Valton ailesinden sonra Amerika’nın ikinci zengin ailesidir.

Koch sanayii firmasını Fred Koch kurdu ve onun iki oğlu Charles ve David şimdi Koch kardeşler olarak ün yapmış ve sırasıyla Koch sanayiinin genel müdürü ve genel müdürün yürütmeden sorumlu yardımcısı olarak çalışmaktadır. Koch kardeşler  Koch sanayiden başka bir kaç vakfı daha bulunuyor ki her biri kendine göre bu kardeşlerin siyasi ve ideolojik çıkarlarına ve gündemlerine hizmet ediyor. Bu vakıflar da Koch ailesi vakıfları olarak biliniyor. Koch kardeşler ayrıca cumhuriyetçilerin sıkı taraftarı ve demokratların sıkı düşmanıdır.

Ancak ne var ki bu iki kardeşin gücü sadece paradan kaynaklanmıyor, gerçi paraları bu gücün oluşmasında anahtar rol ifa ettiği anlaşılıyor. Koch kardeşler Amerika’da siyasi güce kavuşmak için sadece onlara özgü olmayan ve bir çok Amerikalı milyarder aile tarafından kullanılan türlü yollara başvurmuştur. 

Koch ailesi Amerika’da siyasi açıdan yüksek nüfuza sahip olan ve bir çok durumda kamuoyunu istedikleri biçimde yönlendiren bir ailedir. Koch ailesi sahip oldukları medya aracılığı ile çıkarlarını temin etmiş ve gündemlerini  gütmeyi başarmış ve kim karşılarına çıkarsa ezmiştir.

Koch ailesinin stratejisi beş basit merhalesi vardır. Birinci merhali, medyada muhafazakar şahsiyetleri mesajlarının propagandasını yaptırmak üzere satın almak, ikinci merhale çevre hamileri aleyhinde kampanya yürüten grupların mali sponsorluğunu yapmak, üçüncü merhale sağkanatta yer alan medya organları kurmak, dördüncü merhale oturumlarına ve programlarına katılmak isteyen gazetecileri titizlikle kontrol ederek izin vermek ve beşinci merhale de onların faaliyetlerinin bir köşesini herhangi bir şekilde ifşa etmeye cesaret eden gazetecileri korkutmaktır.

Amerikan kongresinin eski cumhuriyetçi temsilcisi ve bir süre koch ailesinin halkla ilişkiler bürolarından birinin Başkanı olan Dick Army, Koch ailesinin Amerikan medyası üzerindeki nüfuzu hakkında şöyle diyor: Onlar medyanın desteğini kazanmak yerine bedelini ödüyor. Örneğin Koch sanayii firması 2011 yılında cumhuriyetçi uzman Michael  Goldfarb’ı istihdam etti ve bu firmanın Amerikan toplumunda imajını iyileştirmesini istedi. Goldfarb o dönemde Weekly Standard dergisinde çalışıyordu ve Koch ailesi tarafından istihdam edildikten kısa süre sonra bu aileyi savunan uzunca bir makale yayımladı. Amerikalı gazeteci Lee Fang makaleyi kutsalların durumunu anlatan 8 bin kelime niteledi.

Son bir kaç yılda Koch kardeşler kendilerince habercilik yapan bir kaç medya kurdu. Bu medya organların Koch kardeşlerin muhafazakar görüşlerini ve hükümet karşıtı mesajlarını yansıtıyor. Bunlar Daily Color, Washington Free Baken ve Franklin Center’dir. Koch kardeşler başarılarının sırrın gelişen bir takım ve kamuoyunu seferber edebilen ve en önemlisi çevre olan her türlü duruma karşı koymak için hazır olmakta biliyor. Koch kardeşler bu doğrultuda  Amerika genelinde eğitim kurumları ve düşünce merkezlerine mali yardım ve destekte bulunarak kendi görüşlerini yaygınlaştırmaya çalıştılar. Bu konuda Harvard üniversitesi uzmanlarından Teda Eskakpul şöyle diyor: Koch kardeşlerin yardımlarından sonra yerkürede iklim değişikliğine yönelik gaflet hızlı ve kasıtlı olarak ilerledi ve düşünce merkezleri ve medyadan tüm Amerika’ya yayılarak vatandaşların %30 ila %40 kadarını kapsadı.

Bu arada iklim değişikliği hakkında her türlü girişimi engellemek isteyen milli bir hareketin liderliğini üstlenen refah hamileri Amerikalılar ve Cato institüsü gibi gruplar belki de daha önemliydi. Hatta Cato enstitüsü insanların iklim değişikliğinde rol ifa ettiği gibi bilimsel bir gerçeğe saldırma konusunda baş rolü üstlendi. Cato enstitüsü Koch kardeşlerin himayesi altında bulunan medya organlarında bir dizi sahte ve yalan rapor yayımlayarak iklim uzmanları insanları kandırmak için gerçek bilgileri ellediği iddiasını ortaya attı. Öte yandan Cato enstitüsü üyeleri tarafsız uzman kılığında başka medya organlarına giderek bir dizi yalan ve inanılması mümkün olmayan çevre bilgilerini yutturmaya çalıştı.

Newyorker muhabiri ve kara para; radikal sağın ardındaki milyarderlerin gizli tarihi adlı kitabın yazarı  Jane Mayer eserinin bir bölümünde şöyle yazıyor: Barack Obama Başkan seçilmeden önce  milyarder kardeşlerin operasyonları daha da zarif hale gelmişti. Onların şebekesi yayıldı ve diğer zengin muhafazakarlar birlikte pratikte özel bir siyasi banka kurdular. Bu grup rönesans adında bir rezidansta toplanan kişilerdi. Onlar genellikle yüzde birlik zengin kesime ait insanlar olmakla kalmayan ve hatta yüzde 0.1’lik daha yüksek düzeydeki kesimdi. Bir çok kritere göre onlar fevkelade başarılı insanlardı, fakat bu zümre için obama’nın seçilmesi aşağılayıcı bir yenilgiydi.

Jane Mayer şöyle devam ediyor:

Cumhuriyetçilerin sekiz yıllık iktidarları boyunca bu muhafazakar elit kesim güçlerini pekiştirmiş ve Amerika’nın gözetim mekanizmalarında büyük nüfuz kazanmış ve vergi yasalarını kendi çıkarları doğrultusunda düzenletmişti. Bu zümreden bir grup Başkan Bush’u yeteri kadar muhafazakar davranmadığı için zerzeniş ediyordu. Bu zümrede yer alanların bir çok Bush’un başkanlık döneminde büyük paralar ve servete kavuştu  ve bu yüzden demokrat Başkanı kazanımlarına karşı doğrudan tehdit gibi bakıyordu.

Jane Mayer bu kitabı yayımlamadan önce ve 2012 yılında Koch kardeşler hakkında ilk detaylı makalesini yayımladıktan sonra Koch ailesine bağlı medya organları tarafından ve itibarsızlaştırmak için saldırılara uğradı. Zira Mayer açıkça koch kardeşlere bağlı medyanın Amerika yönetimi ile mücadelede kullandıkları taktikleri açıklıyordu.

Aslında Mayer, Koch kardeşlerin karalama kampanyasına maruz kalan tek gazeteci de değildir. Rolling Stone dergisinin gazetecilerinden Tim Dickenson  da Koch sanayii firmasıni şimdiye kadar karşılaştığı en sert ve en komplike kurum olarak tanımlıyor.

Koch sanayii tüm bunların yanında Koch gerçekleri adlı web sitesinden de istemediği raporlarla mücadelede yararlanıyor. Bu web sitesinin göreve Koch sanayii firmasının istediği gazetecilere saldırmak ve onları sorgulamaktır, sırf koch kardeşler onlardan hoşlanmadığı için.

Tüm bun anlatılanlara bakıldığında, Time dergisinin satın alınması Meredith firmasının siyasi amaçlarına hizmet etmek için gerçekleşen bir alış veriş olduğu söylenebilir. Nitekim yakında da Koch kardeşlerin çeşitli konularda görüşlerinin bu dergiye yansıması kesindir.