Uyuşturucu madde; sessiz tehdit – 3
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i92733-uyuşturucu_madde_sessiz_tehdit_3
Uyuşturucu madde kaçakçılığı ve dünya genelinde yayılması sosyal ve siyasi bir soruna dönüşmüştür, öyle ki dünyanın bir çok ülkesi ve uluslararası kurum ve kuruluşun ve en başta BM’nin gündeminde yer almaktadır.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Aralık 17, 2017 15:55 Europe/Istanbul

Uyuşturucu madde kaçakçılığı ve dünya genelinde yayılması sosyal ve siyasi bir soruna dönüşmüştür, öyle ki dünyanın bir çok ülkesi ve uluslararası kurum ve kuruluşun ve en başta BM’nin gündeminde yer almaktadır.

Bugün dünyada uyuşturucu madde kaçakçılığının oluşturduğu illegal ticaretin yıllık cirosu 400 milyar dolar seviyesine ulaştığı halde bu ölümcül zehirle mücadele zaruretinden söz ediliyor. Oysa gerçekte dünyanın siyaset arenalarında yaşanan sürtüşmelerin gölgesinde küresel güçler uyuşturucu maddelerin dünya genelinde yayılmasının perde arkasında yer alıyor. Gerçekte son onyıllarda dünyanın zorba devletlerinin uyuşturucu madde kaçakçılığına karışması bu ölümcül maddelerin kaçak ve transit edilmesinde rol ifa etmesi, uyuşturucu maddeleri küresel bir sorun ve ülkelerin baş belası haline getirmiştir. Bugün dünya genelinde gizli bir şekilde yürütülen afyon savaşları beşeriyeti tümüyle tehdit ediyor, nitekim uyuşturucu madde kartelleri ve onlara destek veren bazı malum devletlerin bu tür uygulamaları dünya genelinde sağlıklı ve yasal ticareti de fesada sürüklediği gözleniyor.

Bu süreçte ağır zarar gören ülkelerden biri ise Afganistan’dır. Afganistan geçen sene art arda üçüncü yıl dünyanın en büyük uyuşturucu madde üreten ülkesi olarak tanındı. Afganistan dünyanın afyon üretiminin %90 kadarını tek başına gerçekleştiriyor ve bu sorunun çözümü için ciddi bir karar alınmadığı ve diğer ülkelerin bu sorunun çözümüne yardımcı olmadıkları takdirde Afganistan’da uyuşturucu madde üretimi aynı hızla devam edecektir. İran’ın uyuşturucu madde ile mücadele merkezi uluslararası işlerden sorumlu yardımcısı Esedullah Hadinejad’ın belirttiğine göre bu yıl Afganistan’da uyuşturucu madde üretimi 9 bin tona ulaşıyor ki bu da geçen seneye oranla iki kat artış gösteriyor.

Gerçekte Afganistan 2001 yılında Taliban iktidarı devrildikten sonra dünyanın en büyük uyuşturucu madde üreticisi oldu. Bu arada Afganistan’ın özel siyasi ve güvenlik şartları itibarı ile bu ülkede uyuşturucu maddenin illegal ticareti ve bu ticaretin bu ülkeye çöreklenen ecnebi askeri güçler ve çevrelerle ilgili olduğu hakkında bir çok vurgu yapılıyor. İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani Aralık 2017’de Moskova’da düzenlenen uluslararası uyuşturucu madde ile mücadele konferansında yaptığı konuşmada, Afganistan topraklarına saldıran Batılı güçlerin ileri sürdükleri uyuşturucu madde ile mücadele iddialarını yalanladı. Laricani, Afganistan’da ecnebi işgalci güçlerin varlığından sonra bu ülkede uyuşturucu madde üretimi 45 kat arttığını belirtti.

Aslında uyuşturucu madde ticareti, dünyanın diğer ticaretleri gibi ister yasal olsun ister olmasın, siyasi akımlardan etkilenmektedir. Bugün Afganistan’dan başka Pakistan, Hindistan, Myanmar, Colombia, Kostarika, Dominikan Cumhuriyeti, Ekvador, Elsalvador, Guatemala, Haiti, Honduras, Jamaika, Laos, Meksika, Nikaragua, Panama ve Venezüella da dünya genelinde uyuşturucu madde kaçakçılığı ile uğraşan bazı ülkelerdir.

Bu ülkelerin arasında ünlü altın üçgen adı ile ün yapan üçgenin bir kenarı sayıla Myanmar ülkesi Asya kıtasında uyuşturucu madde üreten iki temel bölgeden biridir ve Laos ve Tayland’la birlikte dünyanın ikinci büyük uyuşturucu madde üretici merkezi sayılır.

Myanmar’da en büyük uyuşturucu madde karteline Hunsa kartelini örnek vermek mümkün. Hunsa Myanmar’da ünlü uyuşturucu madde kartellerinden birinin liderinin adıdır. Hunsa afyon ve eroin kaçakçılığı alanında geniş çaplı faaliyeti yüzünden uyuşturucu kralı olarak ün yapmıştı ve dünya genelinde üretilen eroinin dörtte üçünü üretiyordu. 1989 yılında Amerikalı yetkililer Hunsa’yı Amerika’ya bin ton eroin soktuğu için ölüm prensi olarak adlandırdı. Hunsa onlarca yıl uyuşturucu maddenin illegal ticaretini yönettikten sonra 2006 yılında teslim oldu ve öldüğü 2007 yılına kadar da çok lüks bir yaşam sürdürdü.

Colombia da yılda 290 ton üretimle dünyada en büyük kokain üreticilerinden biri olarak biliniyor. Şiddetle bütünleşen bu ülkede Pablo Skobar adı Colombia halkının kabusuna dönüşmüştü. Skobar bu ülkede uyuşturucu madde kralı olarak ün yapmıştı. 1980 ve 1990’lı yıllarda Skobar dünya genelinde kokain ticareti yapılan piyasayı ele geçirdi. Skobar’ın karteli Amerika, Meksika, Porto rico, Dominikan Cumhuriyeti ve Amerika kıtasının diğer bölgelerinde uyuşturucu madde kaçakçılığının önemli bir bölümünü tamamen ele geçirdi. O yıllarda dünya genelinde kokain kaçakçılığının %80’den fazlasını Skobar’ın karteli yürütüyordu. Skobar uyuşturucu madde kaçakçılığında işi ilerletmek için Colombia’yı dünyanın cinayet başkentine çevirdi. Sonunda Colombia ordusuna bağlı çevik güçler uzun bir uğraşın ardından 2 Aralık 1993’te Skobar’ın kaldığı yeri buldu. Skobar çevik kuvvetle girdiği silahlı çatışma sırasında başına isabet eden bir kurşunla etkisiz hale getirildi. Skobar öldükten ve karteli çöktükten sonra Colombia ve bölge halkı huzura kavuşacaklarını düşünerek çok sevindi, ancak bölgede yeni kartellerin türemesinin ardından ölüm ve dehşet atmosferi bu ülkede aynı şekilde devam etti.

Colombia’nın en önemli uyuşturucu madde kartellerine Kali, Madlin ve North De Wall kartellerini örnek vermek mümkün.

Uluslararası verilere göre Meksika, dünyada uyuşturucu madde kartellerine ev sahipliği yapan üçüncü ülkedir. Sinaloa, Meksika’nın en büyük uyuşturucu madde kartellerinden biridir ve Gazman adında bir şahıs bu kartelin başını çekmektedir. Bu büyük kaçakçı iktidarının doruğunda Amerika’ya uyuşturucu madde sokmak için Boeing 727 tipi uçakları kullandığı için göklerin patronu olarak ün yaptı.

Paul Lir Aleksandır da kokain borunu lakabı ile ün yapan Brezilyalı ünlü uyuşturucu madde kaçakçılarından biridir. aleksandır bir süre korsan İsrail casusluk örgütü Mossad’a katıldı ve bu örgüt ve CIA için uyuşturucu madde kaçakçılığı yaptı. Aleksandır 1990’lı yılların başında Amerika’da uyuşturucu madde kaçakçılığı yapma suçundan tutuklandı ve 12 yıl hapis yattıktan sonra 2005 yılında Brezilya’ya döndü. Ancak Brezilya yönetimi de onu aynı suçtan dolayı tutukladı ve 42 yıl hapis cezasına çarptı.

Aleksandır 2011 yılında kendisini savunmak üzere belge toplamak için hapishaneden çıktıktan sonra kaçtı ve bir daha hapishane geri dönmedi. Bazıları Aleksandır’ın hali hazırda Tel aviv’de Mossad’ın himayesi altında yaşadığını belirtiyor.

Uyuşturucu madde gibi ölümcül maddelerin ticaretinde Amerika’nın da payı pek az değildir. Ricky Ras adındaki Amerikalı bir yazar bir süre maceranın ardından Amerika’nın en büyük uyuşturucu madde kaçakçılarından biri oldu ve 1980’li yıllarda Amerika’nın uyuşturucu imparatoru lakabı ile lakaplandırıldı.

Ricky Ras ilkin kokain dağıtan küçük bir çete ile tanıştı ve ardından bu çeteye satıcı olarak katıldı. Bir süre sonra Ras kendini bu meslekte yetenekli olduğunu ispat etti ve kısa sürede 1980’li yıllarda uyuşturucu ticaretinin ustalarından biri oldu. Ricky Ras küçük yaşına rağmen her hafta Amerika’nın batısındaki piyasalara haftada 400 kg kokain sokuyor ve günde 3 milyon dolar gelir elde ediyordu. 1996 yılında Ras Amerika’nın uyuşturucu madde ile mücadele memurlarından birine 100 kg kokain satmaya çalışırken yakalandı ve müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Fakat 2009 yılında CIA ile ilişkisi ortaya çıkınca hapisten çıktı ve bir daha ondan hiç bir haber alınamadı.

Aslında uyuşturucu madde çeteleri terör örgütleri ile de yakın ilişki içindedir, nitekim uyuşturucu madde ticareti ile dünyada suç ve cinayet ve şiddetin artması doğrudan orantılıdır. Bir çok durumda uyuşturucu madde ticaretinden elde edilen kirli gelir dünya genelinde en kanlı silahlı münakaşalara harcanıyor ki bunun en somut örneklerinden biri Afganistan’da Taliban örgütü ve faaliyetleridir.