Uyuşturucu madde; sessiz tehdit – 5
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i94069-uyuşturucu_madde_sessiz_tehdit_5
Günümüzde terör, toplumda bombalı eylem, organize silahlı saldırı ve insanları katletmekle panik ve dehşet yaratmak şeklinde tanımlanıyor
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Aralık 29, 2017 16:35 Europe/Istanbul

Günümüzde terör, toplumda bombalı eylem, organize silahlı saldırı ve insanları katletmekle panik ve dehşet yaratmak şeklinde tanımlanıyor

Ancak uyuşturucu madde terörü yeni bir fenomendir ve son bir kaç onyılda uyuşturucu maddenin terör örgütlerine hizmet etmeye başlaması ile birlikte terörden yeni bir boyutu ortaya koymuştur.

Narkoterörizm ya da uyuşturucu madde terörü, doğrudan veya dolaylı bir şekilde uyuşturucu maddelerinin ekimi, üretimi, sevkiyatı ve dağıtımında rol ifa eden ve uyuşturucu madde çetelerince yönetilen yeni bir terör biçimidir.

Gerçekte günümüzde uyuşturucu madde kaçakçıları ve mafya çeteleri ile terör örgütleri arasındaki bağlantılar oldukça karmaşık ve komplike hale gelmiştir, öyle ki BM bu suçu organize suçlar kategorisine almış ve bu afetle mücadele için çok sayıda protokol ve konvansiyon tedvin etmiştir. 1961 ve 1971 konvansiyonları 1972 protokolünün düzenlenmiş şekli ve 1988 konvansiyonu bu konvansiyonlara birer örnektir.

Aslında terörle uyuşturucu madde arasındaki bağlantı küçümsenmeyecek kadar büyük bir meseledir, zira uyuşturucu madde kaçakçılığının sağladığı gelir günümüzde terör örgütlerinin faaliyetlerinin bedelini karşılayan önemli bir kaynak haline gelmiştir.

Bugün uyuşturucu madde ticareti ile terörün çok sıkı ilişkileri söz konusudur ve bu zehirli maddelerin ticaretinden elde edilen gelirin önemli bir bölümü açıkça terör örgütlerinin kasasına akmaktadır. Nitekim dünya genelinde uyuşturucu maddenin yıllık mali cirosu ve bölgesel ve küresel mafya çetelerinin bazı malum ülkelerin istihbarat servisleri ile el ele vererek bu alanda rol ifa etmesi konuyu oldukça düşündürücü boyutlara taşımıştır. Tahminlere göre dünya genelinde organize suç çetelerinin elde ettikleri gelirin beşte bir ila üçte bir kadarı uyuşturucu madde ticaretinden elde edilmektedir.

Gerçi dünyada tüm terör örgütleri uyuşturucu madde ticaretinden elde edilen gelire bağımlı değildir, ama bazıları şiddetle bu gelire bağımlıdır. Söz konusu terör örgütleri uyuşturucu madde ticaretinden elde ettikleri mali kaynağı korumak için nerede bu kazançları tehlikeye girecek olursa orada terör eylemleri düzenliyor ve hatta küçük ordular kuruyor. Bunun örneklerini ise latin Amerika, bazı Avrupa ülkeleri ve özellikle doğru Avrupa ülkeleri, Tayland, Myanmar ve Afganistan gibi bazı Asya ülkelerine şahit oluyoruz.

Belki bir çoklarınız şimdi söyleyeceğimiz konuya şaşırabilirsiniz, ama uyuşturucu madde ticareti tekfirci IŞİD terör örgütünün en önemli gelir kaynaklarından biri olduğu açıkça ortada duran bir gerçektir. Tekfirci IŞİD terör örgütünün kurulduğunun ilan edildiği günün üzerinden geçen son altı yılda bu örgüt uyuşturucu madde ticaretinden büyük gelir elde etmiştir. Amerikalı gazeteci Jessy Rozenfild ise Daily Beast internet sitesinde bir rapor yayımlayarak esrar ticareti, IŞİD’in en önemli gelir kaynaklarından biri olduğunu belirtti.

IŞİD görecede uyuşturucu maddeye muhalif olduğunu iddia eden terör örgütlerinden biriydi. Bir zamanlar örgüt işgal ettiği bölgelerde uyuşturucu madde bir yana hatta sigara içilmesini de yasak ilan etmişti ve bu fiili işleyenler ağır bir şekilde cezalandırılırdı. Ancak IŞİD’in başta Musul olmak üzere işgal ettiği bölgelerden gelen haberler, örgütün kendi üyeleri için sadece sigarayı değil, esrarı bile uyuşturucu madde olduğu halde tüketilmesini caiz ilan ettiğini ortaya koydu.

Bu konuda bir açıklama yapan Irak kürdistanı demokrat parti enformasyon merkezi sorumlusu Said Memozini şöyle diyor: IŞİD Musul kentinin tarım arazilerinin bazı bölümlerinde esrar elde edilen bitkinin ekimine başlamıştı. IŞİD söz konusu tarım arazilerinde esrardan başka afyon ekimine de başlamıştı ve Musul’un güneyinde yer alan Hamam Alil ve Mahlabiye bölgelerinde  tarım arazileri bu iki uyuşturucu maddenin elde edildiği bitkilerin ekimine tahsis edilmişti.

Bundan önce de Irak’ın Diyale eyaleti, eyalet konseyi güvenlik komisyonu Başkanı Sadık Hüseyni tekfirci IŞİD terör örgütü bu eyalette işgal ettiği bölgelerde uyuşturucu madde üretmeye başladığını açıklamıştı.

Beyrut’un Amerikan üniversitesi siyasal bilimler hocası Ahmet Musuli bu konuda şöyle diyor: IŞİD Suriye ve Lübnan sınırında bazı bölgeleri işgal ederek Suriye krizi devam ederken bu bölgelerin tarım arazilerinde El Kanab adında uyuşturucu özelliği olan bir bitkiyi ekiyordu ve bu maddeyi satarak büyük kazanç elde etmeye başladı. Bu konu üzerinde yapılan araştırmalar, çiftçilerin her hasat döneminde ürettikleri esrar ve diğer uyuşturucu ürünlerinden bin dolar gelir elde ederken IŞİD ve el nusra gibi terör örgütleri bu maddelerin satışından 16 bin dolar gelir elde ettiklerini ortaya koydu.

Tekfirci IŞİD terör örgütü Rakka kentinin çevresindeki tarlalarda da esrar ve diğer uyuşturucu maddeleri ekiyordu ve bu maddeleri Türkiye’nin kara borsalarında yüksek fiyatlara satıyordu.

İngiltere’nin International Business Times sitesi bir süre önce IŞİD’in kokain ticaretini ifşa ederek bu ticaretin örgütün en önemli gelir kaynaklarından biri olduğunu belirtti. Söz konusu İngiliz internet sitesi, kokain ticareti Kuzey Afrika bölgesinde faaliyet yürüten tekfirci terör örgütleri ve özellikle Mali’nin büyük bir bölümünü işgal eden ve IŞİD’e biat ettiğini ilan eden terör örgütleri 2013 yılından beri uğraştıkları bir ticaret olduğunu ve sürekli de gelişme kaydettiğini vurguladı. İngiliz haber sitesi, bu örgütler 2007 yılında Kuzey Afrika kıyılarında kokainin kaçak edildiği güzergahlara musallat olduktan sonra başta bu madde olmak üzere her türlü uyuşturucu maddenin ticaretine başladıklarını kaydetti.

International Business Times sitesi şöyle devam ediyor:

Tekfirci terör örgütleri kokain satışı ile askeri ve silah ihtiyaçlarını karşılıyor. Bu örgütler Mali’nin büyük bir bölümünü işgal altında tutuyor ve başlarında Boko Haram ve Cundul Halife adlı iki terör örgütü yer alıyor. Boko Haram kokain ticaretinde elde ettiği gelirle satın aldığı silahlarla 2013 yılından beri Mali’nin kuzeyine musallat oldu. İspanya polisinin araştırmaları, tekfirci terör örgütleri latin Amerika’dan getirilen kokaini Afrika’nın büyük Sahra bölgesi ve başta Fas olmak üzere diğer bazı Afrika ülkelerine sevkettiklerini ve oradan da İspanya’ya soktuklarını ortaya koyuyor.

Suriye’de terör örgütleri uzmanlarından Rıdvan Murtaza Fransız bir dergiye verdiği mülakatta IŞİD teröristlerinin kullandığı Keptagon adında bir haptan elde edilen gelir hakkında da şöyle diyor: bu hapların üretim maliyeti satışından elde edilen gelirle asla mukayese edilemez. Örneğin 200 bin kadar Keptagon hapı üretmenin maliyeti sadece bir kaç bin dolar oluyor, oysa bu sayının satışından elde edilen gelir 1.2 milyon dolara ulaşıyor. IŞİD’in  2014 yılında bu haplardan 50 milyon adet sattı.

Bundan yaklaşık iki yıl önce, yani tekfirci IŞİD terör örgütü Irak ve Suriye’de sultasının doruk noktasında bulunduğu ve her türlü cinayeti işlediği sıralarda Kadras araştırma merkezinin yayımladığı bir rapor tekfirci terör örgütünün uyuşturucu madde kaçakçılığıyla ilgisini açıkça ortaya koydu.

Raporda uyuşturucu madde kaçakçılığı tekfirci IŞİD terör örgütünün giderlerinin bir bölümünü karşıladığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: uyuşturucu madde kaçakçılığı dünyanın en kârlı üç ticaretinden biri ve IŞİD’in mali kaynakları arasında en temel kaynaklardan biridir. Rusya uyuşturucu madde ile mücadele federal büro Başkanı Viktor İvanov’un belirttiğine göre IŞİD’in Avrupa’ya kaçak ettiği uyuşturucu maddelerden geliri yüz milyonlarca doları buluyor.

Aslında tekfirci terör örgütleri ve uyuşturucu mafya çetelerinin faaliyetleri suç unsuru teşkil ettiğinden bu örgütlerin kesin olarak uyuşturucu madde ticaretinden ne kadar gelir elde ettiğini kestirmek çok zordur. Ancak buna karşın BM uyuşturucu madde ve organize suçlarla mücadele bürosunun raporlarına göre tekfirci terör örgütleri ve uyuşturucu mafya çetelerinin yıllık cirosu 400 ila 500 milyar dolar civarındadır ki bu da uluslararası ticaret hacminin %9 kadarına denk gelmektedir.

Aslında tekfirci terör örgütleri ve uyuşturucu mafya çeteleri dünyada her türlü illegal ticaretin ortağıdır. Bu örgütler ve çeteler birbirine silah ve uyuşturucu madde temin etmek ve güzergahlarını güvenli hale getirmek gibi alanlarda işbirliği yapıyor ve karşılıklı deneyimlerini paylaşıyor.

Amerika hazine bakanlığının terör ve mali bilgilerden sorumlu Bakan yardımcısı David Kohen’in de itiraf ettiğine göre IŞİD’ın 2015 yılında yıllık bütçesi 2 milyar dolardı. Bu rakam IŞİD’i dünyanın en zengin terör örgütüne dönüştürdü.

Amerikalı uzmen Levis Shelly bu konuda şöyle diyor: IŞİD’in mali kaynakları uyuşturucu madde ticareti, haraç kesme ve organize suçların üzerinden karşılanıyordu.