Sanalortam fırsatlar ve sorunlar -9
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i94073-sanalortam_fırsatlar_ve_sorunlar_9
Sanal ortam ve sosyal paylaşım siteleri aileler arasında sahip olduğu geniş ve derin nüfuzu nedeni ile kullanıcılar üzerinde inkar edilemez ciddi hasarlara sebep olabilirler.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Aralık 29, 2017 16:45 Europe/Istanbul

Sanal ortam ve sosyal paylaşım siteleri aileler arasında sahip olduğu geniş ve derin nüfuzu nedeni ile kullanıcılar üzerinde inkar edilemez ciddi hasarlara sebep olabilirler.

Aile fertleri arasında mesafe oluşturarak onları birbirinden ayırmak, psikoloji ve hatta fiziki ve fizyolojik tepkilerini olumsuz etkilemek, sanal ortam ve sosyal paylaşım sitelerinin sadece bazı yan etkileridir.

Bu ortamları aşırı ve hedefsiz kullanma, aşırı derecede internet bağımlılığına sebep olabilir; bunun da çok tehlikeli ve vahim sonuçları olabilir. Asya'nın doğu kesiminde bu sorun had safhaya ulaşması nedeni ile ülke yetkilileri söz konusu bağımlılıkla ilgili tedavi merkezleri kurmak zorunda kaldılar.

Yapılan araştırmalar gelecek on yılda bir çok ülkenin benzer sorunlar yaşayacaklarını ve bir an önce bu bağımlılığa çare için köklü bir karar almaları gerektiğini gösteriyor. Tabii ki sanal ortam, hatta Müslüman aileler için pozitif ve olumlu işlevleri ve alanları da vardır ve aileleri de bu konuda bilinçlendirmek gerekir.

Bir arkadaşın online olmaması gibi zihinsel açıdan hastalık derecesinde fazlasıyla takıntılı olmak, internet ve sanal ortama bağımlı olmanın olumsuz etkilerindendir. Yüzeysel bakış açısına sahip olmakta da sanal ortamın büyük payı var. Anti-sosyal davranışlar ve başkalarını rahatsız etmek de sanal ortamın aşırı ve yanlış kullanılmasının diğer olumsuz sonuçlarındandır. 2000 yılında Almanya'da yapılan bir araştırma ülkede internet aracılığı ile arkadaş bulmanın bir çok yuvayı yıktığını, çiftleri ayırdığını gösteriyor. Bir çok olayda da ahlaksızlık ve rezaletlere sebep olmuştur.

Sosyal paylaşım sitelerinin aşırı derecede kullanılmasının bir diğer kötü sonucu, şiddete eğilimdir, zira bu sitelerde çirkin, şiddet içerikli, anormal ve küfürlü cümleler kolaylıkla kullanılıyor. Bu yüzden zamanının çoğunu sanal ortamlarla dolduranlar da, zamanla bu cümlelere alışarak kullanmaya başlıyorlar, dolayısı ile psikolojik sağlıklarını bozuyorlar. Maalesef bu siteleri sık ve fazlasıyla kullananlar ise kendi psikolojilerini bozuyorlar. Zira giderek toplumdan uzak kalıp inzivaya çekiliyor ve giderek bunalıma sürükleniyorlar. Gerçek dünyada "sosyal desteğe" sahip olabilen bu kişi sosyal paylaşım sitelerinde bu desteği hissetmez zira onun gerçek ilişki çevresi daralarak kısıtlanmış ve çevresine ördüğü duvarla kimsenin onu desteklemediğini hissederek sonuçta da bunalım geçirerek olumsuz duygularda boğulur.

Gerçek dünya, sanal ortamdan çok farklıdır. Psikologlara göre sanal ortam ve sosyal paylaşım sitelerine bağlı olanlar kendi dünyalarını kısıtlıyorlar. Sosyal paylaşım siteleri ve sanal ortamın, aşırı kullanıcıları için bir diğer önemli hasarları ise kullanıcının, aynı düşünceyi paylaşanlarla bir arada olduğunu zannetmesi ve dünyanın da sadece sanal ortamda oluşturulan gruplarda anlam kazandığını düşünmesidir. Bu yüzden hedefleri ve amaçları ise sadece bu ortamlarla kısıtlı kalırken çevresindeki gerçek dünya ile çelişki içinde olur. Bu şartlarda, kullanıcı çevresindeki gerçek ortamın tehdit saçtığı hissine kapılır ve bu da onun daha da sosyal paylaşım siteleri ve sanal ortama dalmasına sebep olur. Tabii ki sanal ortamların kullanılmasının bir diğer zararlı yönü, zamanın burada boşa harcanmasıdır. İnternet ve çeşitli sanal ortamlarına bağımlı olmak, insanın zamanın nasıl geçtiğini anlamaması, bir çok önemli gerçekler ve gerçekçi faaliyetlerden gafil olmasına sebep oluyor.

Bu arada uygunsuz ailevi ve sosyal ilişkiler ve ihtilaflar, bireyin sanal ortam ve sosyal paylaşım sitelerine yönelmesine sebep olabilir. Günümüzde bir çok aile evlatlarının sosyal paylaşım sitelerinde çok zaman harcadıklarından şikayetçi. Fakat bu gençler daha önce aileleri ile iyi ilişkileri yoktu ve tam da bu kötü ilişkiler onun sosyal paylaşım sitelerine yönelmesine sebep olmuştur. Böylece söz konusu genç, aileden uzaklaşarak sanal ortamdaki dostlarına yöneliyor. Gerçek ilişkilerinde başarılı olmayan ve asla desteklenmeyen bu genç artık sanal ortamda bir çok destek görüyor; bu da onun daha çok bu ortamda kalması ve faaliyette bulunmasına sebep oluyor.

Bu bağlamda psikoloji danışmanı sn. Dolunay Kadıoğlu şöyle diyor:

Gençler internet vasıtasıyla dünyanın pek çok yerinde arkadaşlıklar edinmekte, dostlar kazanmakta, bilgi ve veri akışı sağlamakta, dünyayı tanımaktadırlar. Yüz yüze kurdukları ilişkilerin benzerlerini internet üzerinde kurmakta ve bu sanal dünyayı hayatın devamı hatta bazen hayatın kendisi olarak görmektedirler.

Fakat, internet kullanımındaki artış ve vazgeçememe ve sınırsızlık; bağımlılık sınırlarını zorlamaktadır. Alkol ya da diğer bağımlığı için öngörülen tanımlar internet kullanımı içinde geçerli kabul edilmektedir. Yani internetin şuursuzca yani kontrolsüzce kullanımı artık bağımlılık kabul edilmektedir. Örneğin; sosyal medyadaki hesaplarını kontrol edemeden duramama, huzursuz olma, bir şeyleri kaçırıyormuş hissi, şarj biterse diye kaygılanma, telefonunu yanından ayıramama…vb.

Ergenlerin sanal ortamda çok fazla zaman geçirmeleri, sosyalleşme, bir gruba ait olma ihtiyaçlarını sadece internette doyurmaları, gerçek hayatta yüz yüze kurdukları ilişkilere zarar verebilmektedir. İnternetin aşırı kullanımı, gencin yalnızlaşmasına, içine kapanmasına ve bunların sonucunda da yüz yüze kurduğu ilişkileri yürütmekte zorlanmasına, çabuk pes etmesine, sanal ortamdaki arkadaşlıkları gerçek olarak kabul etmesine sebep oluyor.