Uyuşturucu madde; sessiz tehdit – 8
Uluslararası gümrük örgütünün bölgesel enformasyon bürosunun en son raporu, İran gümrük kurumu dünyada uyuşturucu madde yakalamakta dünyada birinci sırada yer aldığını ortaya koydu. Bu haber geçen ay dünya haber ajansları tarafından verildi.
İran İslam Cumhuriyeti uyuşturucu madde ile ciddi mücadele yolunda sarfettiği aralıksız çabaları ve Afganistan’da üretilen uyuşturucu madde kaçakçılığıyla mücadelenin ilk barikatı olarak gerçekte küresel barış, huzur ve güvenlik için büyük bedel ödüyor.
BM uyuşturucu madde ve suçla mücadele bürosunun 2015 yılında yayımladığı raporda yer alan tahminlere göre Afganistan’dan Batı Avrupa ülkelerine kaçak edilen eroin ve afyonun yıllık değeri 28 milyar dolar civarındadır. İran Avrupa’ya kaçak edilen uyuşturucu maddelerin ana güzergahlarından biridir. İranlı yetkililer ise her yıl Afganistan’dan İran’a sokulan yaklaşık 155 ton eroin ve afyonun yüzde 30 kadarını yakalıyor.
Gerçi İran İslam Cumhuriyeti uyuşturucu madde ile mücadele yolunda uluslararası yardımlardan çok az yararlanıyor, ama buna karşın dünyada en çok uyuşturucu madde yakalayan ülke olarak biliniyor ve bu yüzden sürekli uluslararası kurum ve kuruluşlardan ve çeşitli ülkelerden takdir topluyor.
Bir süre önce Dublin grubu üyesi olan 13 ülkenin büyükelçileri ve maslahatgüzarları, BM uyuşturucu madde kaçakçılığı ve suçları ile mücadele bürosu yetkilileri ve çalışanları ile birlikte İran’ın Doğu eyaletlerinin sınır bölgelerini gezdi. Avusturya, Avustralya, Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, Japonya, Yeni Zelanda, Norveç, Finlandiya, Romanya, Polonya ve Rusya büyükelçileri ve maslahatgüzarları ve BM genel sekreter yardımcısı ve bu teşkilatın uyuşturucu madde kaçakçılığı ve suçları ile mücadele bürosunun icra Başkanı Yuri Medotev’in de katıldığı ziyaret sırasında bir açıklama yapan Medotev, hali hazırda dünyada afyon keşfiyatının %80’i ve eroin keşfiyatının %40 kadarı İran’da gerçekleştiğini, İran uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadele yolunda bir çok güvenlik gücünü kaybettiğini belirtti.
İran İslam Cumhuriyeti’nin uyuşturucu madde kaçakçılığıyla mücadele yolunda uygulamalarına ve sınırların engellenmesi için sınırları boyuncu kanal inşa etmek, beton duvarları örmek, elektronik teçhizatı yerleştirmek ve gece dürbünlerini kullanmak gibi uygulamaları örnek vermek mümkün. İran’ın doğusundaki sınırları ve özellikle Sistan ve Bulucistan eyaletlerinin Pakistan ve Afganistan ile uzun sınırları, aşılması güç olan güzergahlara ve biraz önce anlatılan uygulamaların tüm sınırlarda yerine getirilmesi mümkün olmayan yapıya sahiptir. Gerçekte İran uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadele yolunda pek fazla uluslararası yardımlardan yararlanamıyor ve buna göre de uyuşturucu madde kaçakçıları ile mücadelede en ön safta tek başına durmak zorunda kalıyor.
Uluslararası gümrük örgütünün bölgesel enformasyon bürosunun en son raporuna göre, İran Eylül 2017’nin sonuna kadar uyuşturucu madde keşfiyatı doğrultusunda 288 operasyonu başarı ile gerçekleştirdi ve böylece uyuşturucu madde sorunu ile uğraşan başka ülkelerin gümrük kurumlarına göre en yüksek puanı kazandı. Aynı raporda, geleneksel ve sentetik çeşitli uyuşturucu maddelerin keşfiyatı ve bu maddelerle mücadele eden ülkelerin icraatı değerlendirildi.
Uluslararası gümrük örgütünün bölgesel enformasyon bürosunun bir önceki raporunda da İran gümrük kurumu uyuşturucu madde ile mücadelede birinci oldu.
Aslında mesele, sadece uyuşturucu madde transiti de değil. Resmi veriler İran’da uyuşturucu madde bağımlı sayısını 1.3 milyon olarak tahmin edildiğini gösteriyor. Resmi olmayan veriler ise bu rakamın çok üstündedir. İran uyuşturucu madde ile mücadele merkezi sözcüsü Perviz Efşar’ın belirttiğine göre uyuşturucu madde bağımlılarının %9 kadarı kadınlardan oluşuyor. Yine bu zehirli maddeleri kullananların arasında yüksek eğitimli insanların sayısı da küçümsenmeyecek kadar fazadır. Öte yandan uyuşturucu madde tüketenlerin AIDS hastalığı gibi uyuşturucu bağımlıları arasında yaygın olan hastalıklardan yüzünden ölüm oranının da hızla arttığı anlaşılıyor.
Bundan başka uyuşturucu madde yüzünden yaşanan cinayetlerin artması ve bunun doğal sonucu olarak mahkum sayısının da artması yüzünden uyuşturucu madde ve bağımlıları soruna İran yargısının omuzunda ağır bir yüke dönüştüğü gözleniyor. Singapur, Malezya, İran, Endonezya, Arabistan, Çin ve BAE uyuşturucu madde kaçakçıları için en ağır cezaları öngören ülkelerdir. Örneğin Singapur’da 17 ons esrar veya yarım ons kokain veya eroin bulundurmanın cezası ölümdür.
İran içişleri Bakanı Abdurrıza Rahmani Fazli, BM genel kurulu 70. Dönem Başkanı Mogens Lykketoft ile görüşmesinde, İran İslam Cumhuriyeti uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadele yolunda şimdiye kadar 3800 şehit verdiğini, bu mücadelede ayrıca 12 bin güvenlik gücü yaralandığını veya sakat kaldığını belirtti.
İran ve Afganistan sınırlarında 1020 km kanal, 747 km dikenli tel ve 100 km beton duvar yapıldı ve iki ülke arasındaki sınır hemen hemen tamamen kapatıldı, öyle ki şimdi İran’a uyuşturucu maddelerin konvoy şeklinde sokması imkansızdır.
İran’ın Sistan ve Bulucistan eyaleti sınır muhafaz birliği komutanı General Rohambahş, tüm bu engellere rağmen kaçakçıların başka yolları ve yöntemleri kullandıklarını belirtiyor. Kaçakçıların kullandığı yöntemlerden biri, uyuşturucu maddelerini 10 kiloluk paketler şeklinde sınırların ötesinden İran topraklarının iki kilometre derinliklerine fırlatmaktır. Bu paketlerin bazıları sınır muhafaza birliği tarafından ele geçiriliyor.
Aslında uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadele sadece İran veya Afganistan’a özel bir mücadele değildir. Bu mücadele küresel bir mücadeledir ve küresel katılımı gerektirir. İran İslam Cumhuriyeti, BM’nin adil bir yasa çıkarması gerektiğini, böylece üye ülkelerin uyuşturucu madde ile uğraştıkları kadar buşom olgu ile mücadele için üzerlerine düşen görevi yerine getirmeleri gerektiğini vurguluyor.
Amerika ve NATO 2001 yılında Afganistan topraklarını iki hedefi bahane ederek işgal etti. İlk hedef terörle mücadele ve ikinci hedef de uyuşturucu madde ile mücadeleydi. Ancak Afganistan’da ne terörün kökü kurutuldu, ne de uyuşturucu madde üretimi ve kaçakçılığı durduruldu. 2001 yılından bu yana, yani son 16 yılda NATO güçleri Afganistan topraklarını işgal altında tutarak bu ülkenin havaalanlarını yönetti. İlginçtir ki NATO sözde terör ve uyuşturucu madde ile mücadele için Afganistan topraklarını işgal etti, fakat NATO’nun Afganistan’da yürüttüğü faaliyetlerin hiç birinde bu iki şom fenomenle mücadele izleri gözükmüyor. BM verilerine göre Afganistan’da afyon üretimi 2008 yılında 200 ton civarındayken, şimdi yılda 9 bin tona ulaştı.
Burada gündeme gelen soru ise, dünyada uyuşturucu madde ile mücadelede dengeli bir tavır sergilenip sergilenmediği sorusudur. Yine bir başka soru, neden Afganistan’da uyuşturucu madde üretimi ve Avrupa kıtasına ve diğer bazı ülkelere transit edilmesinin bedelini transit güzergahların üzerinde yer alan ülkelerin ödemesi gerektiği sorusudur.
İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani dünya parlamentoları temsilcilerinin 5 Aralık 2017’de Moskova’da bir araya geldikleri konferansta yaptığı konuşmada şöyle dedi:
NATO üyesi ülkeler göreevlerini yerine getirmeleri gerekir. Mücadele meselesinde paylar belirlenmeli ve uyuşturucu madde ile ciddi mücadele edilmelidir. Başka ülkelerin de kendilerine göre payı olması gerekir. Kaçakçılar ve laboratuarlarla ciddi mücadele şarttır, alternatif ekim de bulunmalıdır.
Afganistan’da eroin üreten 400 kadar laboratuvar bulunduğunu hatırlatan Laricani, acaba NATO bu laboratuarları bombardıman edemez mi? NATO nasıl Afganistan’da düğün merasimlerini bombardıman ediyor, ama konumları belli olan laboratuarları bombardıman edemez mi? Sorularını gündeme getirdi.
BM raporlarına göre dünya nüfusunun dörtte biri uyuşturucu madde tüketiyor ve her yıl en az 200 bin kişi bu şekilde hayatını kaybediyor. Bu, sessiz bir tehdittir ve herkes bu tehdide karşı sorumluluk hissetmelidir. Rusya duma meclisi Başkan yardımcısı Sergey Niorov, uluslararası uyuşturucu madde ile mücadele konferansında yaptığı konuşmada, İran’ı bölgede uyuşturucu madde ile mücadelede öncü ülkelerden biri olarak tanıyoruz ve bu ülke ile işbirliğinden etkili bir şekilde yararlanmak gerekir, dedi.