AB ve Trump’ın Bercam şartları
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i97287-ab_ve_trump’ın_bercam_şartları
Amerika Başkanı Donald Trump’ın en son Bercam nükleer anlaşması çerçevesinde askıya alınan yaptırımların süresini uzatmanın yanında Amerika’nın bu anlaşmaya bağlı kalması için dört yeni şart ileri sürmesi AB ve Avrupa’nın ağır toplarının tepkisi ile karşılandı.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ocak 26, 2018 16:18 Europe/Istanbul

Amerika Başkanı Donald Trump’ın en son Bercam nükleer anlaşması çerçevesinde askıya alınan yaptırımların süresini uzatmanın yanında Amerika’nın bu anlaşmaya bağlı kalması için dört yeni şart ileri sürmesi AB ve Avrupa’nın ağır toplarının tepkisi ile karşılandı.

Ocak 2017’den bu yana şimdiye kadar iki kez Amerika’nın İran’a dayattığı yaptırımların askıya alınma süresini uzatan Amerika Başkanı Trump 12 Ocak 2018 Cuma günü bu anlaşmadan hoşnutsuzluğuna karşın askıya alma süresini bir kez daha uzattı.

Ancak beyaz saray bir açıklama yaparak, Başkan Trump’ın son kez yaptırımları uzatma belgesini imzalayarak Bercam nükleer anlaşmasını uzattığını ve gözetimlerin ağırlaştırılması ve İran’ın füze programı da bu anlaşmaya eklenmesi gibi gözetlediği şartlar yerine getirilmediği takdirde anlaşmadan çekileceğini ilan etti.

Amerika Başkanı Trump bu doğrultuda yayımladığı bildiride, kongre ile İran hakkında partilerin ötesinde bir yasa çıkarılması için işbirliği yapmaya hazır olduğunu belirtti. Trump yayımladığı bildiride bundan böyle Bercam nükleer anlaşması hakkında imzalayacağı her türlü yasanın dört bileşeni olması gerektiğini kaydetti. Trump, İran yönetimi uluslararası denetçilerin istediği tüm sitelerin denetlenmesine izin vermesi, nükleer silah elde etmeye hatta yanaşmama yönünde güvence vermesi, nükleer anlaşmanın maddeleri süresiz olmasını kabul etmesi ve balistik füze yapımı ve denemesini durdurması gerektiğini, aksi takdirde ağır yaptırımların dayatılması gerektiğini ileri sürdü.

Carnegey düşünce kurumu uzmanı Richard Sokolsky ABD Başkanı Trump’ın İran ve Bercam nükleer anlaşması hakkındaki yaftalarını onun kişiliğinin özellikleri niteleyerek, Amerika Başkanı Bercam’dan çekileceği ve bölgede İran ile mücadele edeceği yönündeki yeni tutumu belirli stratejiye ve gerçekçi bir hedefe dayanmadığını kaydetti.

Aslında Amerika Başkanı Trump’ın İran’a dayatılan ve Bercam nükleer anlaşması çerçevesinde askıya alınan yaptırımların askıya alınma süresini uzatması, bu anlaşmada İran’ın uygulamalarını gözetlemekle yükümlü hale getiren tek resmi merci, yani UAEK şimdiye kadar 9 kez İran İslam Cumhuriyeti bu anlaşmaya tam bağlı kaldığını onayladığı bir sırada gündeme geliyor.

İran ve 5+1 grubu arasında 2015 yılında imzalanan ve Bercam adı ile bilinen uluslararası nükleer anlaşmaya göre İran bazı nükleer faaliyetlerini kısıtladı ve bunun karşılığında da 5+1 grubu ve özellikle Amerika İran’a dayattıkları nükleer yaptırımları kaldırmayı kabul etti.

Öte yandan Amerika Hazine bakanlığı Başkan Trump’ın bu kararına paralel olarak haksız ve husumet içerikli bir karara imza atarak insan hakları ihlalleri ve füze programı bahanesi ile 14 gerçek ve tüzel kişinin adını yaptırım listesine ekledi.

Bu arada Trump’ın İran’a dayatılan yaptırımların askıya alınma süresini uzatmasına paralel olarak bazı şartları ileri sürmesi Washington yönetimi ve kongre üyeleri tarafından olumlu karşılandı. Konu ile ilgili bir bildiri yayımlayan Amerika’nın BM daimi temsilcisi Nikki Haley, beyaz saray başka ülkelerden İran’ın istikrarı bozan tehlikeli davranışları tabir ettiği duruma karşı çıkmak için Amerika’ya katılmalarını beklediğini açıkladı. Haley ayrıca Amerika yönetiminin BM’de İran’ın füze programına karşı uluslararası işbirliği, İran’an silah satışının yasaklanması ve İran’ın teröre destek vermesiyle mücadele edilmesi için çaba harcadığını belirtti.

Amerika Hazine Bakanı Steven Mnuchin de bir bildiri yayımlayarak İran’ı insan hakları ihlalleri ile suçladı ve Amerika bir kenara çekilip bu duruma seyirci kalamayacağını ileri sürdü.

Amerika senatosu dış ilişkiler komisyonu Başkanı Bob Korker de Trump’ın bildirisi hakkında yaptığı açıklamada, başta kendisi ve Başkan Trump olmak üzere Bercam nükleer anlaşmasına karşı çıkanlar bu anlaşmanın kötü bir anlaşma olduğuna inandıklarını ve şimdi bu anlaşmayı düzeltmek için bir fırsat oluştuğunu belirtti.

Bu arada Amerikalı bazı yetkililer de Trump’ın tutumuna karşı bir tutum sergiledi. Örneğin Amerika’nın enerji eski Bakanı Ernest Muniz yaptığı açıklamada, İran Bercam nükleer anlaşmasına bağlı kaldığından Avrupalıları İran’a yeniden yaptırım uygulamaları konusunda ikna etmenin zor olacağını belirtti.

Amerika’nın Atlantic konseyinin İran meseleleri uzmanı Barbara Slavin ise yaptığı açıklamada, Amerika Başkanı Trump İran ile nükleer anlaşmadan çekildiği takdirde ahmakça bir hareket yapmış olacağını, bu hareketin olumsuz sonuçları olacağını ve Amerika ile yakın müttefikleri arasındaki ilişkilere ciddi zarar vereceğini belirtti.

Slavin, Trump’ın Bercam nükleer anlaşmasını zayıflatma çabası iki sebepten ötürü başarısız bir çaba olduğunu belirterek şöyle dedi: evvela nükleer anlaşma gerçekte etkili ve başarılı olmuştur ve Trump’ın mesnetsiz iddiaları ve eleştirileri sadece İran içinde nükleer faaliyetlerin kısıtlanmasına karşı olan ilkeci kanadın eline mazeret vermekten başka işe yaramaz. İkincisi eğer Bercam Amerika yüzünden zarar görürse İran bölgede kışkırtıcı ve kriz yaratan uygulamalarda bulunabilir.

AB Trump’ın açıklamasından sonra bir bildiri yayımlayarak, bu anlaşmanın tam olarak ve etkili bir şekilde uygulanmasına vurgu yaptı birliğe üye ülkelerle birlikte ABD Başkanı Trump’ın Bercam nükleer anlaşması ile ilgili kararını ve doğuracak sonuçlarını ele alacaklarını açıkladı.

Almanya Dışişleri Bakanlığı da Amerika yönetiminin Bercam nükleer anlaşması ile ilgili bildirisine gösterdiği tepkide Berlin yönetimi İran ile imzalanan nükleer anlaşmanın tam olarak uygulanmasına bağlı kalacağını belirtti.

AB 2017 yılında da bir çok kez Amerika yönetiminin tutumuna karşı çıkarak Bercam nükleer anlaşmasını savundu ve bu anlaşmanın korunmasını vurguladı. AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini AB 2018 yılında da Bercam nükleer anlaşmasının tüm taraflarca uygulanması için çabalarını sürdüreceğini vurguladı.

Rusya’nın milletler dostluğu üniversitesi Asya ve Afrika etüt merkezi Başkanı ve öğretim üyesi Vladimir Yurtayev ise yaptığı açıklamada İran yönetimi hatta ABD Başkanı Trump Tahran ile anlaşmayı feshedecek olsa bile her halükarda Bercam tartışmasının kazanan tarafı olacağını kaydetti.

Her halükarda ve AB liderlerinin ABD Başkanı Trump’ın bildirisine karşı açıkça tutumlarını beyan etmelerine rağmen bu birlik ve esasen AB’nin 5+1 grubunda yer alan troykası Trump’a veya Bercam’a eşlik etme konusunda bir yol ayrımı ile karşı karşıya bulunuyor. Amerika Başkanı 13 Ekim 2017’de İran’ın Bercam nükleer anlaşmasına bağlı kalmadığını ileri sürerek konuyu kongreye havale etmesinden ibaret olan Amerika yönetiminin yeni stratejisini açıkladığı günden bu yana bu mesele 5+1 grubu üyeleri ve özellikle Avrupa’nın üç büyük devletinin tepkisi ile karşılaştı. Bu doğrultuda AB troykasının liderleri yani İngiltere Başbakanı  Theressa May, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron ortak bir bildiri yayımlayarak Amerika Başkanı Trump’ın Bercam nükleer anlaşmasıyla ilgili ölçüsüz tutumundan kaygı duyduklarını ve bu anlaşmaya bağlı kaldıklarını ve tüm tarafların bu anlaşmayı tam olarak uygulamasını istediklerini çünkü Bercam nükleer anlaşmasını kendi ortak milli çıkarlarının yararına bildiklerini ilan etti.

Avrupa troykası liderleri ve ayrıca AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini’nin Bercam nükleer anlaşmaına yönelik açık ve net tutumu bir kez daha Amerika ile Avrupa arasındaki ihtiafları gün ışığına çıkardı. Bu bağlamda AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Mogherini AB’nın anahtar güvenlik çıkarlarından biri olarak bildikleri Bercam nükleer anlaşmasının tüm taraflarca uygulanması gerektiği ilkesine bağlı kalacaklarını vurguladı. Gerçekte Amerika Başkanı Trump’ın Bercam nükleer anlaşmasına yönelik olumsuz tutumu ve açıkça bu uluslararası anlaşmayı yok etme çabası sadece rakipleri ve düşmanları olan Rusya ve Çin gibi ülkelerin değil, aynı zamanda Avrupa’daki müttefiklerinin de eleştirilerine yol açtığı ve Atlas okyanusunun iki kıyısı arasında çatlakların derinleşmesine sebebiyet verdiği anlaşılıyor

Öte yandan Avrupalı liderlerin Bercam nükleer anlaşmasının korunması gerektiğine vurgu yapmalarının yanında bu liderler çeşitli durumlarda da Amerika’nın İran’ın füze programı ve bölgesel politikaları ile ilgili iddialarına da açıklık getirilmesi gerektiğini dile getiriyor. Ancak AB liderleri bu konuların ayrı bir süreçte ele alınması ve Bercam nükleer anlaşmasına karıştırılmadan çözümlenmesi gerektiğini belirtiyor.

Bu arada Trump’ın Bercam nükleer anlaşmasını ıslah etme üzerindeki haksız ısrarı AB liderlerinin hoşnutsuzluğuna yol açabileceği belirtiliyor. Nitekim Almanya Dışişleri Bakanı Zigmar Gabrial Bercam nükleer anlaşmasında ihlal yaratacak her türlü karara kimden gelirse gelsen karşı çıkacaklarını ve bu anlaşmayı savunacaklarını belirtti.

Gerçekte Amerika’da Donald Trump Başkan olduğu günden bu yana tutumları ve uygulamaları bir çok kez AB liderlerinin öfkesine ve hoşnutsuzluğuna yol açmış bulunuyor. Trump’ın Paris iklim anlaşmasından çekilmesi, AB ile ABD arasında serbest ticaret anlaşmasının imzalanmasına karşı çıkması ve yine NATO üyelerinden askeri bütçelerini ve NATO’ya ödedikleri parayı arttırmalarını talep etmesi, AB ile ABD arasında çatlakları derinleştiren Trump’ın bazı tutumlarıdır.

Her halükarda ABD Başkanı Trump’ın Bercam nükleer anlaşmasına şiddetle karşı çıkması, AB açısından İran ile nükleer meselenin çözümünde mantıklı ve uygun bir anlaşma sayılan bu anlaşmayı tehlikeye atabilir. Nitekim Trump’ın anlaşma ile ilgili ileri sürdüğü yeni şartları başta AB ülkeleri olmak üzere tüm tarafların bir yanda ve Amerika öbür yanda yer almasına yol açacaktır. AB Bercam nükleer anlaşmasını İran’ın nükleer programını kontrol etme çerçevesinde bir anlaşma görüyor, ancak Trump’a göre bu anlaşma sadece İran’ın nükleer programına sıkı kısıtlama ve gözetleme getirmekle kalmamalı, aynı zamanda Amerika’nın İran’ın füze programı, bölgesel politikaları ve insan hakları durumları ile ilgili kaygılarını da gidermesi gerekiyor.

Avrupalı yetkililer için Bercam nükleer anlaşması yürürlüğe girdikten sonra İran’ın muhtemel askeri nükleer hedeflere sapması önlenmiş sayılıyor ve şimdi İran ile iktisadi ve ticari ilişkilerini geliştirmek istiyor.

Gerçi bazı AB liderleri Amerika’nın İran’ın füze programı veya bölgesel politikaları ile ilgili kaygılarına ortak olduklarını belirtiyor, fakat onlara göre bu konuların tartışılması Bercam nükleer anlaşmasını etkilememesi gerekiyor. Bu yüzden beklenen o ki AB üyeleri ve 5+1 grubunda yer alan AB troykası ABD Başkanı Trump’ın ileri sürdüğü dört şarta karşı çıkmaları ve Bercam nükleer anlaşmasının devam etmesine vurgu yapmaları gerekiyor.