ABD ve halk hareketlerini bastırma mazisi – 2
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i97655-abd_ve_halk_hareketlerini_bastırma_mazisi_2
Dünyada ilahi dinlerin hakiki izleyenleri her devirde savaş ve savaş çığırtkanlığına karşı olmuş ve varsa bir savaş, onu engellemeye çalışmıştır.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ocak 29, 2018 15:54 Europe/Istanbul

Dünyada ilahi dinlerin hakiki izleyenleri her devirde savaş ve savaş çığırtkanlığına karşı olmuş ve varsa bir savaş, onu engellemeye çalışmıştır.

20. Yüzyılın başında, başlayan her büyük savaşın karşısında dünyanın neresinde olursa olsun, savaş karşıtlarının yer aldığına şahit oluyoruz.savaş karşıtı hareketler insanların savaşın ölümcül sonuçları hakkında bilgilerini attırmak, geniş çaplı protesto eylemleri düzenlemek ve devletlerin üst düzey yetkilileri ile müzakere etmekle savaşlara karşı çıkıyor.

Amerika tarihinde de savaş karşıtı bir çok protesto eylemleri düzenlenmiştir. Ancak bu hareketlerin hiç biri, Vietnam savaşı karşıtı hareket kadar geniş çaplı olmamıştır. Bu hareket Amerika devletinin bastırmasına karşın sonunda beyaz saray liderlerinin kararını etkilemeyi ve bu savaşı durdurmaya zorlamayı başardı.

Gerçekte Vietnam savaşı, küçük bir çatışmayı büyük bir savaşa çeviren büyük bir yanlışın ürünüydü. Bu büyük yanlışın başlangıcı 1950’li yılların başlarına ve Vietnam bağımsızlığı için mücadele ettiği günlere dayanıyor.

Fransa 1954 Cenevre konferansında Hinduçin bölgesinde yer alan üç sömürgesi, yani Komboçya, Laos ve Vietnam’ın bağımsızlığını kabul etti. Fakat Cenevre konferansının anlaşmalarında Vietnam geçici olarak Kuzey ve Güney Vietnam şeklinde ikiye bölündü. Buna göre komünistler kuzeyde ve komünist olmayanlar güneyde kaldı. O günlerde Vietnam genelinde halkın oylarına baş vurularak bu ülkenin yönetim sistemi belirlenmesi kararlaştırılmıştı, fakat pratikte macera başka yöne saptırıldı. Amerika komünistlerin zaferinden korktuğu için bu karara karşı çıktı ve bu yüzden de Güney Vietnam’ın Nego Din Dim liderliğindeki Batı yanlısı yönetimi referandumla ilgili müzakerelere katılmayı reddetmeye ve 1955 yılında Güney Vietnam’ın bağımsızlığını resmen ilan etmeye teşvik etti.

Amerika 1955 ila 1960 yılları arasında Güney Vietnam’a bir kaç yüz milyon dolar mali yardım ve yüzlerce askeri müsteşar gönderdi, fakat Vietnam’ın bütünlüğünü savunan Vietkong milislerinin ilerlemesini engelleyemedi. 1963 yılının sonlarına doğru Güney Vietnam lideri Dim, Amerikalıların desteklediği bir darbe sırasında öldürüldü. O tarihe kadar Amerika Vietnam savaşına aktif bir şekilde müdahale etmemişti. Ancak Lindon Johnson’un beyaz saraya girmesinden sonra Washington, Vietnam savaşına karşı agresif bir tavır sergilemeye başladı ve 1964 yılının yaz aylarında Amerikalı askerlerin bu bölgeye akını başladı.

4 Ağustos 1964’te Tonkin körfezinde Amerikan savaş gemilerine düzenlenen uydurma ve şaibeli saldırının ardından Amerika’nın dönem Başkanı Lindon Johnson ABD kongresinde savaşa girmek için gerekli izni almayı başardı. Johnson Ocak 1965’te yeniden Başkan seçildikten sonra Vietnam’a 185 bin askeri sevketmeyi onayladı. Aynı yılın ilkbahar aylarında Amerika resmen Vietnam savaşına katıldı. Ancak savaş Amerika’nın planladığı gibi ilerlemedi. Amerika’nın hava kuvvetlerinin kaybı çok ağırdı ve Amerikalı askerlerin de ormanların içinde hem de ormanda saklanan milislerle savaş deneyimleri yoktu. Bu savaşta Amerika hava kuvvetlerine ait 938 uçak ve helikopter Kuzey Vietnam hava savunma sistemi tarafından düşürüldü.

1966’nın sohbahar aylarında Güney Vietnam’ın yüz binlerce askeri 45 bin Amerikalı askerle birlikte ve Amerika’nın askeri helikopterlerinin ağır destek ateşinin desteğinde Kuzey Vietnam’a karşı çok ağır saldırıları başlattı. O sıralarda Amerikalı pilotlar helikopterleri ile Vietnam üzerinde cehennem ateşi gibi bir ateş yağdırmak için ellerinden geleni yaptı, fakat hatta ABD savaş uçakları ve bombardıman uçaklarının da katıldığı helikopterlerin ağır ateşi Vietkong milislerin savunma hatlarını kıramadı. Bu savaşta iki taraftan 100 bin kişi öldü, fakat Vietkong milisleri Amerikalı askerlere ilerleme izni vermedi ve böylece Amerika’nın tüm saldırıları hezimetle sonuçlandı.

1967 yılında Amerikalı askerlerin kayıp sayısı 15 bini aştı ve Amerika devleti sadece bu yılda Vietnam savaşı için tam 25 milyar dolar harcadı. Ancak artan askeri kayıplar ve savaşta hiç bir ilerleme kaydedilmemesi, Amerikan halkının geniş çaplı itirazlarını tetikledi. Gerçekte Amerika halkı Vietnam savaşına gönderilen 19 yaşındaki genç evlatlarını kaygı ediyordu. Bu muhalefetler özellikle medyada Amerikalı askerlerin Vietnam savaşında içler acısı durumlarının görüntüleri ve mesajlarının yayımlanmasından sonra daha da tırmanmaya başladı.

Gerçekte Amerika’da Vietnam savaşı karşıtı hareket 1965 yılında ve bazı üniversitelerden öğrencilerin, toplumun orta kesimi, işçi sendikaları ve hatta bazı devlet erkanlarının çalışanlarının katılımı ile şekillendi ve Amerikan ordusu Şubat 1965’te Kuzey Vietnam topraklarını bombardıman etmeye başlayınca, bu hareketin ilk kıvılcımları çakmaya başladı. Bu doğrultuda Newyork kenti 25 bin kişinin katıldığı savaş karşıtı protesto eylemine sahne oldu.

1968 yılında Amerika’da savaş karşıtı hareketin düzenlediği protesto eylemlerin doruk noktasına ulaştı ve Vietnam savaşı boyunca da gücünü korudu. Daha sonraki iki yılda ise Washington, Londra ve diğer bazı Avrupa başkentlerinde yüz binlerin katıldığı geniş çaplı protesto eylemleri art arda düzenlendi.  Örneğin 1969’un sonbahar aylarında Washington’da 500 bin kişinin katılımı ile Vietnam savaşı aleyhtarı yürüyüş düzenlendi. Bu protesto eylemleri hâla Amerikan tarihinin en büyük protesto eylemleri sayılıyor. Bu arada protesto eylemlerinin büyük bir bölümünü öğrenci hareketleri tarafından organize edildiği de belirtilmelidir.

Vietnam savaşı karşıtı hareketin faaliyetleri sayesinde Amerika yönetimi bu savaşa verilen halk desteğini kaybetti ve bu desteği kaybetmek, Amerika’nın Vietnam savaşında hezimete uğramasında çok etkili oldu. Gerçekte bu savaşın karşılaştığı en büyük sorun olan Amerika içinde savaş karşıtı hareketin şekillenmesi Amerika yönetimini bir yandan Vietnam cephesi ve öbür yandan Amerika içinde savaş karşıtı cephe ile uğraşmak zorunda bıraktı.

Vietnam savaşı karşıtı hareketin taraftarlarının muhalefeti, 30 Ocak 1968 tarihinde Kuzey Vietnam ordusu Amerikalı ve Güney Vietnamlı askerleri organize bir taarruzla gafil avlamasının ardından doruğa çıktı. Bu taarruzda Vietkong milisleri aynı anda Güney Vietnam’da yaklaşık yüz kente ve köyü saldırdı. Tet bayramı taarruzu olarak ün yapan bu taarruz, Amerikalı yetkililere ve komutanlara, düşmanın onların tahmin ettiğinden çok daha güçlü ve organize olduğunu ispat etti. Tet bayramı taarruzu bu savaşta bir dönüm noktası oldu, zira Amerikan halkının hoşnutsuzluğu ve Vietnam’daki generallerinin kötü haberleri ile karşı karşıya bulunan ABD dönem Başkanı Johnson’u artık bu savaşa bir son vermeye zorladı.

1969 yılında Richard Nicson Amerika Başkanı seçildi. Nicson Amerika’nın Vietnam müdahalesine son vermek için yeni planları vardı. Nicson Amerikalı askerlerin Vietnam’dan çekilmesi ve bu savaşı Güney Vietnam’a devretmek için savaşı “Vietnamize” etme adında bir plan hazırladı. Bu çerçevede Amerikalı askerlerin Vietnam’dan çekilmesi Temmuz 1969’da başladı. Nicson savaşı Laos ve Kamboçya gibi bölgenin diğer ülkelerine bulaştırdı, fakat bu uygulaması iç arenada başta Amerikalı öğrenciler olmak üzere savaş karşıtlarının itirazlarını daha da şiddetlendirdi.

Amerika’nın Kent üniversitesinin öğrencilerinin düzenlediği protesto eylemlerinden birinde Ohio milli muhafız alayının askerleri protestocu öğrencileri dağıtmak için öğrencilerin üzerine ateş açtı ve daha sonra Kent üniversitesi katliamı olarak ün yapan bir olayı yarattı. Bu olayda öğrencilerin üzerine ateş açılması sonucu 4 öğrenci öldürüldü, 9 öğrenci de yaralandı. Öğrencilerden biri kurşun isabeti sonucu da daimi felç geçirdi.

Amerika halkının o günlerde savaş karşıtı hareketi Vietnam savaşının son bulmasına katkı sağladı, fakat bu hareket Amerika devletine bundan sonra savaş sözcüğünü kullanmadan dünyanın bir çok bölgesinde askeri müdahalelerini sürdürmeyi öğretti.

Amerikalı yazar Timuti Mc Grass 22 eylül 2014’de bu konu üzerine yazdığı makalede, Amerika devleti hali hazırda 134 ülkede savaştığını veya askeri çatışma ile meşgul olduğunu, fakat beyaz saray yetkilileri sözcükleri değiştirdiğini ve zora başvurmak, milli güvenlik tehditlerini bertaraf etmek, teröre karşı uluslararası ittifak kurmak, silahlı çatışma gibi tabirleri kullandığını ve sonuçta savaş sözcüğünü kullanmamaya çalıştıklarını belirtti.

Gerçekte Amerika devleti başka ülkelere dayattığı ve yürüttüğü savaşlar için savaş sözcüğünü kullanmayarak hem Amerikan kamuoyunun hassasiyetini hafifletiyor, hem de savaş için izin almak üzere kongreye baş vurmaktan kurtuluyor. Böylece Amerika hali hazırda hiç bir ülkede resmen savaşmıyor, fakat Amerika’nın kirli savaşları adlı eserin yazarı Jeremy Skahil’in 2013 yılında yazdığı eserinde belirttiği üzere Amerika tüm dünyayı savaş arenası olarak görüyor.