Münafıkların Arnavutluk ve Balkanlarda varlığının tehlikeleri - 1
Münafıklar terör örgütü İran’da İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonra 1981 yılında İran İslam Cumhuriyeti nizamı ile silahlı mücadele stratejisine yöneldi ve böylece binlerce vatandaşı ve nizamın önde gelen yetkililerini şehit etti.
Münafıklar terör örgütü daha sonraki aşamada Irak topraklarına kaçarak tam 15 yıl boyunca Irak’ın baas rejimi ile işbirliği yaptı ve Saddam’ın İran’a dayattığı sekiz yıllık savaşta baas ordusunun yanında yer aldı ve ayrıca Irak halkının bastırılmasında da rol ifa etti. Münafıklar terör örgütünün Irak’ın baas rejimi ile işbirliği yaptığı dönemde İran ve Irak’ta binlerce insan örgütün estirdiği terörün kurbanı oldu.
Münafıklar terör örgütü Saddam rejiminin sonlarına doğru Irak diktatörünün adeta özel ordusuna dönüşmüştü, nitekim örgüt elebaşıları da Irak’taki bekalarını Saddam’ın bekasına bağlı görüyordu. 2003 yılında münafıklar terör örgütünün en önemli hamisi olan Saddam rejiminin devrilmesinin ardından örgütün Irak’ta işlediği cinayetleri ile sahip olduğu kara karnesi yüzünden Irak halkının nefreti doruk noktaya ulaştı ve bu yüzden münafıklar terör örgütü üyeleri Eşref kampından Liberti kampına ve oradan da Arnavutluk topraklarına taşınmaya başladı.
Öte yandan Saddam rejimi devrildikten sonra İran ve Irak milleti münafıklar terör örgütünün cinayetlerini ifşa etmeye başladı. Bu durum örgütün adı Amerika ve Avrupa’da terör örgütleri listesine alınmasına yol açtı. Ancak daha sonra örgütün korsan İsrail’le özellikle İran’ın nükleer faaliyetleri hakkında casusluk yapılmasında sıkı işbirliği ve Amerika’nın Ortadoğu bölgesine yönelik hedeflerine hizmet etmesi ve İran’a baskı aracı olarak kullanılması, münafıkları Amerika’nın siyasi desteğinden yararlandırdı ve Washington yönetimi İran ve Ortadoğu bölgesine yönelik bazı hedeflerine eli kanlı terör örgütünü ihya ederek ulaşabileceği sonucuna vardı. Böylece münafıklar terör örgütünün adı 2012 yılından itibaren çeşitli ülkelerin terör örgütleri listesinden çıkarılmaya başladı ve sonuçta örgüte bağlı teröristlerin başka ülkelere intikal ettirilmelerinin zemini de hazırlanmış oldu.
Gerçi işin başında çeşitli planlardan söz edildi ve Ürdün ve Azerbaycan Cumhuriyeti gibi ülkelerin adı münafıkların taşınacakları ülke olarak gündeme geldi, fakat çeşitli sebeplerden ötürü ve örgütün bütünlüğünü korumak amacı ile sonunda Arnavutluk münafıkların daimi olarak yerleşeceği ülke olarak belirlendi. Böylece münafıkların Eşref kampında Liberti üssüne ve oradan da Arnavutluk topraklarına intikal süreci başladı.
Arnavutluk, güneydoğu Avrupa’da ve Balkanların güneybatısında yer alan ve nüfusunun %60 kadarını Müslümanların oluşturduğu 3 milyon nüfuslu bir ülkedir. Bu ülkenin nüfusu çeşitli dönemlerde göç durumları yüzünden sürekli değişmiştir. Siyasi açıdan Arnavutluk hala AB’ye üyelik sırasında bekliyor, ama aynı zamanda NATO’nun 28 üyesinden biridir ve yine İslam işbirliği teşkilatının da tek Avrupalı üyesi sayılır.
Arnavutluk 1990’lı yılların başında komünistlerin sultasından kurtuldu ve bu düzenden kaynaklanan yarım asırlık geri kalmışlığını telafi etmek için bu kez Batı’nın kucağına düştü. Arnavutluk için denizi İtalya, hava sahası NATO ve toprakları Amerika’nın elinde olan ülke deniliyor.
Aslında Arnavutluk kendine özel bazı özellikleri nedeniyle münafıklar terör örgütüne ev sahipliği yapmak üzere seçildi. Bu gerekçeler ve özellikler farklı konulardan oluşuyor.
Şimdi bu gerekçeleri bir bir gözden geçirmek istiyoruz.
İlk neden, Arnavutluk devletinin Amerika’nın isteklerine ve politikalarına hayır diyebilecek güçten yoksun olmasıdır. Bundan önce Ürdün, Azerbaycan Cumhuriyeti, Fransa, Almanya, Norveç, Finlandiya ve diğer bazı ülkeler münafıklar terör örgütünü tüm üyeleri ile birlikte kabul etmeyi reddettikleri için Amerika, emirlerine karşı çıkamayacak bir ülkeyi söz konusu terör örgütüne ev sahipliği yapmak üzere seçmesi gerekiyordu. Bu yüzden Arnavutluk kanun hakimiyetinin zayıf olması, AB üyesi olmaması vesaire nedenlerden ötürü en uygun ülkeydi.
Amerikalı eski senatörlerden Robert Guy Torricel, Arnavutluk medyasına verdiği demeçte bu ülkenin münafıklar terör örgütünün yerleşmesi için seçilme sebeplerini sayarken, Amerika ile Arnavutluk arasında güçlü ilişkileri bu kararın en önemli gerekçesi niteleyerek Washington ile Tirana arasında hatta başka alanlarda çok güçlü ilişkilerin söz konusu olduğunu ileri sürdü. Dolaysıyla bu konuda açık bir diyalog söz konusuydu. Aslında Arnavutluk devletinin Amerika ile yakın ilişkisi yüzünden Washington’un isteklerine hayır diyemediği meselesi bu ülkenin kamuoyunda bile kabul edilen bir durumdu, nitekim ne Arnavutluk medyası, ne de halkı ve ne de hükümetin muhalefet kanadı, münafıkların Tirana’ya yerleşmeleri konusunda herhangi bir itirazda bulunmadı. Gerçi Arnavutluk halkının tepki vermemesinin sebebi, münafıklar terör örgütünün gerçek mahiyetini bilmemesinden kaynaklanıyordu. Nitekim daha sonra medyada yapılan ifşaatın ardından, örgüte yönelik eleştirilerin 2017 yılından itibaren artmaya başladığı gözlendi
İkinci gerekçe, Arnavutluk’ta kanun hakimiyetinin zayıf olmasına dayanıyor. Gerçekte münafıklar terör örgütü özelde ve tüm terör örgütleri ve mafya çeteleri genelde, içinde kanun hakimiyeti zayıf olan ülkelerde daha rahat hareket edebiliyor ve özgürce şom faaliyetlerini sürdürüyor. Kuşkusuz münafıklar terör örgütü kanun hakimiyeti daha güçlü olan Fransa ve Almanya gibi ülkelerde özgürce hareket edemezdi, oysa Arnavutluk gibi kanun hakimiyeti zayıf olan ülkeler onlar için ideal sayılırdı
Bu bağlamda Hufington Post gaetesi “acaba Arnavutluk, Avrupa’ya gelen terör örgütlerini radikalizmden arındırma görevini yerine getirebilir mi?” başlıklı makalesinde şu ifadelere yer verdi:
Neden Batı Balkanlarda diğer hiç bir ülke münafıklar terör örgütünü kendi kentlerinde kabul etmedi? Bu örgüt ancak kanun hakimiyeti içinde zayıf olan ülkelerde, yani Arnavutluk gibi hala geçmişten kalan sorunları ile uğraşan bir ülkede şiddet yanlısı cani bir örgüt olarak hayatını sürdürebilir. Münafıklar örgütünün elebaşıları çok kolay bir şekilde kanun hakimiyeti zayıf olan ülkelerin devlet adamları ile irtibat kurabilir, zira ellerinde geniş mali kaynaklar vardır, nitekim aynı şekilde Irak’ın devrik lideri Saddam ile işbirliği yaptılar.
Öte yandan Arnavutluk, Avrupa ülkeleri arasında uyuşturucu madde kartelleri ve mafya çetelerinin en çok barındığı ülkelerden biridir. verilere göre Arnavutluk dünyanın ilk on mafya örgütü arasında yer alıyor ve Sırbistan ile birlikte Avrupa ülkeleri arasında da birinci sırada bulunuyor. Bu durum ilk etapta münafıklar terör örgütü gibi bir örgütün buraya yerleşmesinin tehlikesinin hissedilmemesine yardımcı oluyor ve ikinci etap da örgüt üyeleri ile Arnavutluk’ta bulunan mafya çeteleri ile işbirliğini kolaylaştırıyor.
Arnavutluk ülkesinin münafıklar terör örgütüne ev sahipliği yapmak üzere seçilmesinin bir başka gerekçesi bu ülkenin AB üyesi olmamasıdır. Zira bu durumda evvela Arnavutluk AB’nin sıkı terör karşıtı yasalarının baskısına maruz kalmayacak ve kendini bu yasalara uymak zorunda görmeyecek ve öbür yandan münafıklar terör örgütünün Arnavutluk topraklarında işleyeceği her türlü insanlık dışı cinayeti ve anti demokratik uygulaması Avrupalıların açısından hiç bir sorumluluğu söz konusu olmayacaktır.
Ancak ilginçtir ki Arnavutluk yönetiminin üst düzey yetkilileri Amerika’nın münafıklar terör örgütünü kabul etme yönündeki talebine karşılık olarak beyaz saraydan bu ülkenin AB üyeliğine destek vermesini istemesidir. Bu konu başlı başına Tirana yönetiminin çelişkili politikasını yansıtıyor.
Amerika ve münafıklar terör örgütü elebaşılarının Arnavutluk topraklarını seçmelerinin bir başka sebebini bu ülkede işsizlik ve yoksulluk oranlarının yüksek olması gibi sosyal sorunlarda aramak gerekir. Arnavutluk, resmi yetkililerin açıklamasına göre %20 ve resmi olmayan kaynakların açıkladığına göre %40 gibi yüksek işsizlik oranı ile karşı karşıya olan bir ülkedir. Bu yüzden münafıklar terör örgütü Amerika ve Arabistan gibi ülkelerde aldığı yüksek mali destek ve yine illegal kirli faaliyetlerden elde ettiği gelirle Arnavutluk gibi yoksul bir ülkede daha rahat bir şekilde gayri meşru hedeflerini ve terör faaliyetlerini yürütebilir.
Arnavutluk ülkesinin münafıklar terör örgütüne ev sahipliği yapmak üzere seçilmesinin bir başka gerekçesi bu ülkede Fars dilinin mazisi ve İslam dinine yönelik olan ilgidir. Amerikalı eski senatörlerden Robert Guy Torricel, Arnavutluk medyasına verdiği demeçte bu konuda şöyle diyor:
Arnavutluk halkı ile İranlı sığınmacılar, yani münafıklar arasında bir nevi uzlaşma söz konusuydu ve onlar kendilerini Arnavutluk’ta rahat hissediyordu. Yine bu ülkenin iklimi İran iklimine çok yakındır ve bundan başka Arnavutluk Müslüman bir ülkedir.
Arnavutluk istihbaratı eski şefi Fatus Klosi de bu konuda yaptığı açıklamada şu vurguyu yapıyor: Biz genelde Müslüman bir ülkeyiz ve onlar, yani münafıklar kendilerini bu ülkede rahat hissedecektir.
Gerçekte Fars dili, İran ve Arnavutluk arasında önemli bir ortak bileşendir ve Arnavutluk yetkililerinden bazıları münafıklar terör örgütünü kabul etmelerinin gerekçelerinden biri olarak ifade edilmiştir.
Tüm bu anlatılan özellikler göz önünde bulundurularak münafıklar terör örgütüne ev sahipliği yapmak üzere Arnavutluk seçildi. Arnavutluk eski Başbakanı Salih Berişa Şubat 2013’te münafıklar terör örgütünün 210 üyesini kabul etmeye hazır olduklarını açıkladı. Bu intikal süreci bu ülkenin şimdiki Başkanı Edi Rama döneminde de devam etti. Mayıs 2013 tarihinde münafıklardan 15 kişilik bir ekip ilk kez Arnavutluk ülkesine gönderildi. Öte yandan Arnavutluk medyası, siyaset çevreleri ve çeşitli partilerin münafıkların kabul edilmesine yönelik sessizliği yüzünden örgüt üyelerinden önceden kararlaştırılan sayıdan daha fazla sayıda teröristin kabul edilmesi ve sonuçta örgütün tümüyle ve tüm üyeleri ile birlikte bu ülkeye yerleşmesi gündeme geldi.
Amerika’nın dönem Dışişleri Bakanı John Kerry’nin 14 Şubat 2014’te Arnavutluk’a yaptığı ziyaret, münafıklardan 3 bin kadarının Tirana’ya yerleşmesi yönünde gizli bir anlaşma ile sonuçlandı. Associated Press bu ziyaret hakkında şöyle yazdı: Kerry Arnavutluk’a ziyareti sırasında bu ülkenin yetkililerini Washington’un gözetlediği ve amacı, Irak’ta bulunan münafıklar terör örgütü üyelerinin bu Balkan ülkesinde kabul edilmesini öngören bir paketi uygulama konusunda ikna etmeye çalıştı.
Böylece münafıklar terör örgütü üyelerinin Arnavutluk topraklarına intikal süreci ivme kazandı ve Aralık 2017’nin sonuna kadar örgütün 3250 üyesi bu ülkeye yerleşti.
Ancak örgütün elebaşıları Arnavutluk yerine Amerika’ya geçti ve örgüt üyelerine Amerika’da Pentagon’un misafiri olduklarını ve bu durumdan büyük bir kazanım olarak yararlandıklarını telkin etmeye çalıştı.
Her halükarda münafıklar terör örgütünün Tirana’ya yerleşmesinin en büyük kurbanı Arnavutluk devleti ve milleti olacağı açıkça ortadadır.