2017 yılında Latin Amerika seçimleri
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i97667-2017_yılında_latin_amerika_seçimleri
2017 yılında latin Amerika bölgesinde Ekvador, Şili ve Honduras gibi ülkelerde cumhurbaşkanlığı seçimleri düzenlendi. Gerçi bu seçimler her zaman olduğu gibi başta Amerika olmak üzere Batılı devletlerin müdahaleleri yüzünden oldukça engebeli ve gerginlikle birlikte geçti.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ocak 29, 2018 16:33 Europe/Istanbul

2017 yılında latin Amerika bölgesinde Ekvador, Şili ve Honduras gibi ülkelerde cumhurbaşkanlığı seçimleri düzenlendi. Gerçi bu seçimler her zaman olduğu gibi başta Amerika olmak üzere Batılı devletlerin müdahaleleri yüzünden oldukça engebeli ve gerginlikle birlikte geçti.

Ekvador seçimleri 2017 yılında ciddi gerginliklerin gölgesinde düzenlendi. Bu seçimlerde Ekvador Cumhurbaşkanı Rafael Correa, ailevi meseleler tabir ettiği sebeplerden ötürü on yılın ardından görevinden çekildiğini açıkladı ve böylece 8 siyasi parti ve ittifakın 8 adayı birbiriyle rekabet etti. Ancak bu seçimlerin esas rakipleri solcu politikacı Lenin Moreno ve sağcı kanadın adayı Guillermo Lasso’ydu.  Lenin Moreno bu seçimlerde iktidardan çekildiğini açıklayan Correa’nın başta yoksul ve az gelirli ailelere bedelsiz eğitim, konut ve sağlık gibi hizmetlerle  yoksullukla mücadele programı olmak üzere çeşitli programlarını sürdürme sözü verdi. Ancak sağcı kanadın adayı Lasso sosyal hizmetler ve imar projelerinin bütçelerini 5 milyar dolar düşürmek, vergileri azaltmak ve böylece yatırımları teşvik etmek gibi vaatlerde bulundu.

2017 yılında Ekvador’da cumhurbaşkanlığı seçimleri halkın geniş katılımı ile düzenlendi. Seçimlerin sonunda yapılan açıklamada, iktidar partinin adayı ve solcu politikacı Lenin Moreno’nin %39 ve sağcı aday ve esas rakibi Lasso’nun  %28 oy kazandığı belirtildi. Böylece diğer rakiplerine nazaran en yüksek oy oranını kazanan iki rakip seçimlerin ikinci turunda karşı kaşıya geldi. İkinci turda ise solcu aday Moreno oyların %50’sinden fazlasını kazanarak seçimlerin galip adayı ilan edildi.

Aslında Moreno’nun bu seçimleri kazanması sadece Ekvador için değil, latin Amerika bölgesindeki bir çok solcu yönetimi olan ülke için de hayati önem arz ediyordu.  Gözlemcilerin belirttiğine göre Ekvador’da solcuların zafer kazanması, bölgede sağcı partilerin ve Batılı hamilerinin politikalarına dur demek ve muhafazakar kanadın takviye olmasına mani olmak bağlamında olumlu bir gelişmeydi. Özellikle son zamanlarda bölgenin birçok solcu ülkesi iktisadi krizle uğraşıyor, nitekim Venezüella'da ABD’nin müdahaleleri ve içeride muhafazakar kanadın baskıları yüzünden yaşanan kriz devam ediyor.

2017 yılında Şili de cumhurbaşkanlığı seçimlerini 8 adayın katılımı ile düzenledi. Şili seçimleri de ikinci tura kaldı. Bu seçimlerde Şili’nin sağ kanadından Sebastian Pinera ve solcuların adayı olan gazeteci Alejandro Guillier seçimlere katılan 8 adayın arasından ikinci tura kalan adaylar oldu. Şili’de cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda ise Sebastian Pinera oyların %55 kadarını kazanarak rakibine karşı zafer elde etti. Seçimlerin yenilen adayı  Alejandro Guillier ise yenilgisini kabul ederek yaptığı açıklamada, Şili halkı bazı sinyaller verdiğini, halkın isteğine saygı göstermek ve bu gelişmeden de ders çıkarmak gerektiğini belirtti.

Şili’de cumhurbaşkanlığı seçimleri, halkın katılım düzeyi oldukça düşük olmasıyla gölgelendi. Bu seçimlerde 14 milyon seçmenden sadece 6.5 milyon seçmen oy kullandı. Gözlemciler Şili toplumunun siyasi olmaması, seçim kampanyaları sırasında tamamen farklı vaatlerin gündeme gelmesi ve ayrıca bu ülkenin tüm siyasi kanatları arasında mali fesat dosyalarının bulunması gibi etkenleri Şili halkının bu seçimlere pek fazla rağbet göstermemesinin nedenleri olarak dile getiriyor.

Şili’de Sebastian Pinera bundan önce 2010 ila 2014 arasında bu ülkenin Cumhurbaşkanı olmayı karnesinde bulundurduğu bir sırada bir kez daha Şili Cumhurbaşkanı seçildi. Nitekim bu yüzden bir çokları Pinera’nın politikalarını eleştiriyordu.  Muhalifler Pinera’nın daha önce dört yıllık cumhurbaşkanlığı döneminde sözlerini tutmadığını belirtiyordu. Pinera’yı eleştiren özerklik cephesi genel sekreteri  Coni Schon ise şöyle diyor: Pinera göçü tehdit olarak telakki ediyor ve liberalizme yaklaşan bir nevi sağcılığı savunuyor. Bu yüzden Pinara’yı bir tehdit olarak algılamak gerekir.

Ancak Pinera önceki yönetiminin icraatını savunarak şöyle diyor: benim yönettiğim önceki hükümet tüm açılardan iyi bir yönetimdi ve sosyal alanlardan iktisadi alanlara kadar Şili’de göz kamaştıran gelişmelere şahit olduk, ancak şimdi daha da deneyimliyim ve bu deneyimlerden yararlanacağım.

Ekonomi, bölge ülkelerinin en önemli kaygılarından biri olduğundan ve ayrıca latin Amerika bölgesinde bir çok ülke siyasi ve iktisadi krizle karşı karşıya bulunduğundan Pinera Şili’nin ekonomik durumunu düzeltmek ve ayrıca bu ülkede yeni fırsatları yaratmak ve ülkeyi kalkındırmak gibi vaatlerde bulundu.

Honduras’ta da 2017 cumhurbaşkanlığı seçimleri oldukça gergin geçti, öyle ki bu seçimlerden kaynaklanan siyasi krizin hala bu ülkede devam ettiği anlaşılıyor. Honduras’ın şimdiki Cumhurbaşkanı Juan Orlando Hernandez %42 oy oranı ile muhalefet partinin adayı Salvador Nasralla’dan çok az bir farkla bu seçimleri kazanan aday ilan edildi. Ancak muhaliflerin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adayı Nasrallah seçim sonuçları açıklandıktan bir gün sonra seçimlere hile karıştığını ve kendisi bu seçimleri kazandığını ilan etti. Oy sayımı muhaliflerin adayı Nasralla önde gittiği bir sırada durdurulması ve ardından birden oy sayısı Hernandez lehine değişmesi, oy sayımını gerçekleştiren komitenin üyelerinin Hernandez’in başında bulunduğu partiye mensup olmaları, ayrıca Hernandez’in zaferinin erken ilan edilmesi, muhaliflerin seçim sonuçlarını reddetmelerinin bazı sebepleridir.

Honduras’ta Hernandez’in seçimleri kazandığının ilan edilmesinden sonra ortaya çıkan siyasi kriz, bu ülke yoksulluk, işsizlik ve geniş çaplı mali fesat ve yolsuzlukla karşı karşıya bulunduğu bir sırada gündeme geliyor. Muhaliflerin adayı Salvador Nasralla, bu ülkeyi saran mali fesatla mücadele edeceğini vadetmişti. Hernandez de yeniden Cumhurbaşkanı seçildiği takdirde bu ülkenin mafya çeteleri ile mücadele sözü verdi.

Gözlemciler Honduras’ı saran şimdiki siyasi krizin de latin Amerika bölgesindeki diğer ülkelerde olduğu gibi Amerika yönetiminin bölgenin sağcı politikacılarını ve sağcı yönetimlerini destekleme yönünde doğrudan ve dolaylı müdahalelerinin sonucu olduğunu belirtiyor. Oysa bu yönetimler kendi ülkelerinde halk tarafından fazla destek görmüyor.

Öte yandan Honduras’ta muhaliflerin artan itirazları ve tırmanan gerginliklerin ardından seçimlerde kullanılan oylar yeniden sayıldı, fakat Honduras yüksek mahkemesi şimdiye kadar oyların yeniden sayımının sonuçlarını resmen açıklamadı. Gözlemciler Honduras yetkilileri şimdiki siyasi krizden çıkış için uygun bir fırsat aradığını belirtiyor. Bu krizin bir tarafında şiddetin artması ve ordunun müdahale ihtimali yer alırken, öbür tarafında seçimlerin yeniden ve sakin bir ortamda yapılması bulunuyor.

2017 yılında Arjantin’de parlamento ara seçimleri düzenlendi. Yapılan resmi açıklamalara göre Cumhurbaşkanı Mauricio Macri liderliğindeki orta sağ ittiakı bu ülkenin ara seçimlerini kazanmayı başardı. Öte yandan Macri’nin esas muhaliflerinden ve Arjantin’in eski Cumhurbaşkanı Cristina Kirchner de bu seçimlerle birlikte bir kez daha siyaset arenasına geri dönerek Arjantin senato meclisine girmeyi başardı.

Her halükarda 2017 yılı latin Amerika bölgesinde Venezüella Cumhurbaşkanı Nikolas Madoro 2018 yılında cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi kader belirleyici seçimleri ile karşı karşıya bulunduğu bir sırada sona erdi.