Münafıkların Arnavutluk ve Balkanlarda varlığının tehlikeleri - 2
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i97673-münafıkların_arnavutluk_ve_balkanlarda_varlığının_tehlikeleri_2
Münafıklar terör örgütünün Arnavutluk topraklarında varlığı Balkanlarda yer alan ülkelere ve daha geniş çapta Avrupa geneline yönelik ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ocak 29, 2018 16:50 Europe/Istanbul

Münafıklar terör örgütünün Arnavutluk topraklarında varlığı Balkanlarda yer alan ülkelere ve daha geniş çapta Avrupa geneline yönelik ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

Örgütün daha önce yerleştiği Irak topraklarında işlediği cinayetleri ve barbarca uygulamalarına bakıldığında benzer tehlikelerin Arnavutluk gibi bir ülke için de potansiyel olarak söz konusu olduğu söylenebilir. Nitekim bazı Arnavut yetkililer ve bir çok uluslararası şahsiyet bu tehlikelerin ve doğuracağı olumsuz sonuçların hakkında uyarılarda bulundu. Kuşkusuz otuz yılı aşkın bir süre dış dünya ile ilişkilerini kesen ve kapalı kamplarda sürekli terör eğitimi alan bir örgütün üyeleri Arnavutluk gibi kanun hakimiyeti zayıf olan bir ülkenin başını ciddi bir şekilde derde sokabilir.

Yunanistan’ın Pentapostagma sitesi münafıklar terör örgütü Arnavutluk topraklarına yerleşmeye başladığı ilk aylarda bir makale yayımlayarak şöyle yazdı: Arnavutluk teröristlerin cirit attığı yeni bir Suriye’ye dönüşebilir.

Öte yandan Arnavutluk’un BM dönem temsilcisi de 2012 yılında bu ülkenin dönem başbakanına yazdığı mektupta münafıklar terör örgütünü, örgütün terör mazisi yüzünden kabul etmemesini tavsiye etti.

Arnavutluk’ta yayımlanan Exit sitesi de 2016 yılında şu yorumda bulundu: uzun yıllar terör faaliyetleri, Irak’ta Saddam Hüseyin dikta rejimini desteklemek, askeri yetenekleri, radikal ideoloji, etnikçi mahiyeti, kontrol edilemez oluşu, bir çok ülkenin münafıklar terör örgütünü kabul etmeyi reddetmelerine sebep olan gerekçelerdi. Zira bir çok Avrupa ülkesi hala bu teşkilatı terör örgütü olarak biliyor. Bu yüzden ve bu gerekçelerden ötürü Arnavutluk devletinin onları kabul etmesi herkesi şaşırttı. Oysa bu kararın vahim sonuçları hakkında Arnavutluk yönetimi bir çok ciddi uyarı almıştı.

Şimdi ise ortada duran ciddi bir soru, kendi vatandaşlarına ve Irak halkına onlara ev sahipliği yapan ülke olarak asla acımayan münafıkların şimdi nasıl ecnebi bir ülkede insanlarla barış içinde yaşayacakları sorusudur.

Münafıklar terör örgütünün Arnavutluk tarafından kabul edilmesinin bir başka tehlikesi, örgütün diğer terör örgütleri, mafya çeteleri veya tekfirci Vahabi tarikatı ile birleşmesi veya işbirliği yapmasıdır. Arnavutluk, mafya çeteleri ve tekfirci Vahabi terör örgütleriyle uğraşan bir ülkedir. Bu yüzden bu ülkeye yeni bir terör örgütünün yerleşmesi şartları daha da vahim hale getireceği kesindir. Bu örgüt Amerika ve Arabistan gibi ülkelerde mali destek almanın yanında insan ticareti, uyuşturucu madde kaçakçılığı ve benzeri kirli ticaretlerle de uğraşmaktadır.

Münafıklar terör örgütünün Arnavutluk tarafından kabul edilmesinin bir başka tehlikesi, örgüt üyelerinin Arnavutluk’ta faaliyet yürüten mafya çeteleri ve terör örgütleri tarafından işe alınmasıdır, nitekim bu sürecin 2017 yılında ivme kazandığı ifade ediliyor. Gerçekte münafıklar terör örgütü üyeleri bir kaç onyıldır terör faaliyetlerinde bulunuyor ve bu yüzden bu tür faaliyetleri çok iyi biliyor ve sonuçta Arnavutluk’ta mafya çetelerine katılarak çok tehlikeli örgütlere dönüşebileceklerinden söz ediliyor.

Münafıklar terör örgütünün Arnavutluk tarafından kabul edilmesinin bir başka tehlikesi, bu ülkenin AB üyeliğinin bu konudan etkilenmesidir. Oysa Tirana yönetiminin bu örgütü kabul etmesinin bir sebebi, Amerika’nın Arnavutluk’un AB üyeliğine destek vermesini ummasıdır.

Arnavutluk Haziran 2014’te resmen AB üyeliğine aday oldu. Ancak Arnavutluk’un AB üyesi olabilmesi için yargı sistemini düzeltmesi, azınlıkların haklarına saygı göstermesi ve organize suçlar ve cinayetler ve terörle mücadelede daha ciddi faaliyet yürütmesi gerekir. Ancak şimdi münafıklar terör örgütüne ev sahipliği yapmak, Tirana yönetiminin beklentisinin aksine bu ülkenin AB üyeliği yolunda ciddi bir engel olarak gündeme getirilebilir. Zira münafıklar gibi bir terör örgütünün Arnavutluk topraklarında varlığı bu ülkeyi AB’ye üye olma kriterlerinden uzaklaştırıyor.

Münafıklar terör örgütünün Arnavutluk topraklarında varlığının doğuracağı bir başka sıkıntı, bu ülkede örgütün varlığından kaynaklanan fesat ve sosyal sorunların artmasıdır. Arnavutluk zaten fesat, yoksulluk ve işsizlik gibi sorunlarla uğraşan bir ülkedir. Şimdi yıllarca terör öğretileri ile yaşayan ve sosyal hayattan ve normal yaşamdan uzak olan 3 bin teröristin Arnavut topraklarına yerleşmesi bu küçük ülkenin sorunlarını ikiye katlayabilir. Öte yandan terörist ve şiddet yanlısı etnikçi unsurların varlığı ev sahibi ülkenin sosyal, kültürel, insani ve fikri dengelerini yok ederek o ülkeyi ciddi sorunlarla karşı karşıya getirebilir. Bundan başka örgüt üyelerinin örgütten ayrılmaya başlamasında da artış gözleniyor. Bu durum en azından bazı teröristleri Arnavutluk toplumu ile kaynaşmasına ve bu toplumu etkilemesine sebebiyet vereceği kesindir.

Münafıklar terör örgütünden ayrılan teröristler örgütün boykotu ve baskıları ile karşılaştıklarından bu insanlar geçimlerini temin etmek için iş bulmak zorunda kalıyor. Bu konu zaten %40 işsizlik sorunu ile uğraşan bir ülke için ciddi bir tehdit sayılır.

Öte yandan işsizlik yüzünden örgütten ayrılan teröristlerin mafya kartellerince cezbedilmeleri gündemdedir. Bundan başka geçmişte de bazı Avrupa ülkelerinde örgütten ayrılanların ölümle tehdit edildiği veya yer yer darp edildikleri de bilinmektedir, ki bu da Arnavutluk için yeni sorunlara yol açabilir.

Münafıklar terör örgütünün Arnavutluk tarafından kabul edilmesinin bir başka meselesi, Arnavutluk devletine bu yüzden dayatılan bedeldir. Arnavutluk münafıklar terör örgütünü kabul eden ender ülkelerden biridir ve bunun sonucu olarak de örgüt üyelerinin yaşam gereksinimlerini karşılamayı BM ile birlikte üstlenmiştir.

Arnavutluk medyası Tirana yönetiminin münafıklar terör örgütünü kabul ettiği açıklandıktan sonra yayımladıkları raporlarda bu örgütün yerleştirilmesi için Tirana çevresinde iki milyon dolar değerinde ve beş bin metrekare alanında bir bina inşa edileceğini yazdı. Söz konusu raporlarda münafıklar terör örgütü üyelerinin Arnavutluk topraklarına yerleşmesi için her Arnavutluk vatandaşının 50 dolar bedel ödemesi gerektiği belirtildi. Oysa bu rakam %40 işsizlik sorunu ile uğraşan bu ülkede işsizlik sigortası için ödenen paranın neredeyse iki katıdır.

Gerçi Tirana yönetiminin münafıklar terör örgütüne ev sahipliği yapmak için ne kadar para aldığı kesin olarak bilinmiyor, fakat Arnavutluk yetkililerinin düşündüklerinin aksine bu ev sahipliğinin bedeli onlar için daha ağır olacağı kesindir.

Münafıklar terör örgütünün Arnavutluk tarafından kabul edilmesinin bir başka tehlikesi, Balkanlar ve Avrupa ülkelerine yönelik tehditleridir. Nitekim örgütün Arnavutluk topraklarına yerleşmesi kesinleştikten sonra söz konusu terör örgütünün zaten krizlerle uğraşan Balkanlar ve ardından da tüm Avrupa için potansiyel tehditleri tartışılmaya başladı. Arnavutluk komşuları ve diğer bazı Avrupa ülkeleri, bu teröristlerin Arnavutluk’ta varlığı sadece bu ülkeye yönelik tehdit oluşturmadığı ve bunun yanında bölgenin tümüne tehdit oluşturacağı sonucuna vardı. Bu durumun bir sonucu, Balkanlarda ve Avrupa ülkelerinde terörün ve terör düşüncesinin yayılmasıdır.

Münafıklar terör örgütünün eski üyelerinden Ann Singletone, münafıkların Arnavutluk topraklarında varlığı Avrupa ülkelerine yönelik terör tehdidi oluşturup oluşturmadığı ile ilgili soruya verdiği cevapta şöyle dedi: Arnavutluk topraklarına gelen örgütün tek tek üyeleri mümkün mertebe radikalleşen unsurlar olduğunu bilmek çok önemlidir. Bunlar otuz yılı aşkın bir süre Irak’ta sırf terör operasyonu düzenleme eğitimi görmüş insanlardır ve şimdi örgütün adı terör örgütleri listesinden çıkarılması bu insanların mahiyetini değiştiremez. Yani örgüt üyeleri hala birer teröristtir. Bunların bir çoğu özel olarak Saddam’ın muhafız alayı tarafından eğitildi ve bombalama, terör saldırısı, casusluk, işkence ve hatta intihar eylemleri tasarlamak gibi eğitimleri aldı.

Münafıklar terör örgütünün eski üyesi Singletone şöyle devam etti: münafıklar terör örgütü üyelerinin Arnavutluk yönetimi tarafından sırf bunlar yaşlı insanlar olduğu için kabul edilmesi büyük bir yanlıştır. Bunlar belki savaşmak için etkili güçler olmayabilir, fakat terör deneyimleri yüksektir ve bunu başka terör örgütlerine aktarabilir. Bu örgütün bazı üyeleri para aklama, insan kaçakçılığı, fesat ve her türlü hile yapmanın uzmanıdır. Dolaysıyla böyle bir mazisi olan bir örgütün Arnavutluk’ta varlığı hem Balkanlar ve hem sonuçta Avrupa için potansiyel tehditler oluşturabilir ve çok tehlikeli sayılır.

Münafıklar terör örgütünün Arnavutluk tarafından kabul edilmesinin Balkanlar ve Avrupa ülkeleri için bir başka tehlikesi, örgütün bu bölgede ve Avrupa ülkelerinde tekfirci IŞİD terör örgütü gibi örgütlerle işbirliği yapmasıdır. 2011 yılından bu yana Avrupa ülkelerinde ve özellikle Bosna Hersek, Arnavutluk ve Kosova başta olmak üzere Balkanlarda tekfirci terör iyice yayılmaya başladı. Öte yandan 2016 yılından itibaren tekfirci Vahabi teröristlerin Irak ve Suriye gibi ülkelerden kendi ülkelerine geri dönmeye başlaması da tekfirci terör örgütleri ile münafıklar terör örgütü arasında irtibat kurulma ihtimalini arttırmıştır. Gerçekte her iki akımın Suud rejimine bağlı olması ve Riyad tarafından mali açıdan beslenmesi, terör mazileri ve diğer bir çok ortaklıkları bu örgütleri birleştirebilecek etkenlerdir ki bu da zaten kriz çıkarmaya yatkın olan Balkanlara ve sonuçta terör akımlarının kök saldığı Avrupa ülkelerine yönelik ciddi tehdit oluşturabilir.

Münafıklar terör örgütünün Arnavutluk topraklarında varlığının doğuracağı bir başka tehdit, Avrupa genelinde barış ve güvenliğin tehlikeye girmesidir. Nitekim örgütün üç bin üyesinin Balkanlara yerleşmesi kesinleşince bir çok güvenlik meseleleri uzmanı bu konuya sert tepki gösterdi.

Stratejik etüt uzmanı Serjei Demidenkov bu konuda şöyle diyor:

İdeolojik ve askeri açıdan eğitim alan çok sayıda teröristin Avrupa’nın istikrarsız bir bölgesine yerleştirilmesi bölgede kesinlikle barışa katkısı olmayacağı ortadadır.

Siyaset meseleleri uzmanı Anna Mihailenko da Amerika’nın münafıkları Balkanlara yerleştirmesini eleştirerek örgütün adı 2012 yılında terör örgütleri listesinden çıkarılması ve Irak’tan gelecekte silahlı husumetlere hazırlıklı olmak üzere daha yakın bir bölgeye getirilmesi kabul edilemez olduğunu belirtiyor.

Her halükarda bölge halkı, bir terör örgütünün askeri ve etnik yapısını korumak için zaten gerginliklerle uğraşan bu bölgenin barış ve huzurunu riske atmanın doğru olup olmadığını sorguluyor. Ancak ne Amerika ve ne de Arnavutluk yetkilileri bu soruna mantıklı bir cevap verebiliyor.