Sanal ortam fırsatlar ve sorunlar -10
İnternet, insanların bireysel ve toplumsal yaşantılarına girmekle, toplumlara yeni dengeler sundu ve toplumun çeşitli kesimleri de bireysel ve toplumsal farklılıklarına göre yeni teknolojinin dalgasına uyum sağlayarak yaşam tarzlarını değiştirdiler.
Sosyal paylaşım sitelerinin her geçen gün yayılması ile birlikte akıllı cep telefonları aracılığı ile internette kolay erişim dolayısı ile internet bağımlılığı sorunu, toplum ve özellikle gençlerin canına bela olmaya devam ediyor. Haftalık internet kullanma süresi 19 saatten az olursa, kişinin doğal bir tempo ve oranda internet kullandığı söylenebilir, fakat 19 saati aşarsa, kullanıcının internet bağımlısı olduğu söylenebilir.
Yapılan araştırmalar internete bağımlı olan kişinin, haftada en az 38 saat veya ortalama günlük 8 saat internet kullanan kişi olduğunu gösteriyor. İnternetin patolojisi hakkında araştırma yapan sosyoloji uzmanları, kişinin günde 2 ila 3 saat internet kullandığı takdirde sıradan bir kullanıcı olduğunu, 5 ila 8 saat veya daha fazla kullanırsa bağımlı sayıldığını ve patolojik bakımdan incelenmesi gerektiğini belirtiyorlar.
İnternet bağımlılığı bir çeşit düzensizce takıntılı olmaktır ve belirtileri ise erken yorgunluk, yalnızlık ve depresyondur.
İnternet ve sosyal paylaşım sitelerinin, günümüz insanın ihtiyaçlarını gidermedeki rolü inkar edilemez, fakat bu teknolojiyi kullanma tarzı ise kendisinden daha önemlidir. İran Psikiyatri Birliği Başkanı Dr. Ahmed Celili bu konuda yaptığı açıklamada, internet ve sanal ortamı fazlasıyla kullanmanın, günümüz dünyasında psikolojik sorunların oluşmasında önemli faktörlerden biri olduğunu belirterek, internet konusunda da insanın diğer buluşları gibi eğitim ve belirli yasalara uyulması gerektiğini söylemektedir.
"İnternet ile ilgili aşırı zihinsel uğraş̧ internete bağlı kalma süresinin giderek artması, internet kullanımının azaltılması durumunda sinirlilik, huzursuzluk, depresyon, saldırganlık gibi şikâyetlerin ortaya çıkması, internetin aşırı kullanılması yüzünden iş, okul ve aile ile ilgili sorunlar yaşama, internete bağlı kalabilmek için yalan söyleme, internet kullanımını azaltmaya yönelik başarısız girişimler gibi belirtiler görülmektedir" diyen Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Ak, "insanlar İnternetten başka hiç bir aktivite beni rahatlatmaz, mutlu etmez, depresyonuma ve yalnızlığıma iyi gelmez" gibi olumsuz düşüncelere kapılmaktadırlar. Özellikle düşük kendilik değerine sahip olan kişiler yüz yüze iletişim kurmak yerine internet üzerinden sosyal ilişkiler kurmayı tercih etmektedirler. Pek çok internet bağımlısı hayatta yetersiz hissettikleri yönleri bu şekilde telafi etmeye çalışmaktadır" şeklinde konuştu.
Bu teknolojileri kullanma, uyku sorunları oluşturmanın yanısıra, stres ve davranış bozukluklarına da sebep oluyor. İnsan bu teknolojiye bağımlı olduğu için günlük işini yapamazken başkaları ile ilişki kurmakta sorun yaşıyor. Uzmanlar ebeveynlere bu teknoloji hakkında çocuklarına dikkat etmeyi tavsiye ederken, bu bağlamda eğitim almalarını ve çocuklara da kontrollü olarak internet kullanmalarına izin verilmesini öneriyorlar, zira çocukları internetten tamamen mahrum bırakmak, onların gizlice ve daha fazla, üstelik kontrolsüz kullanmalarına sebep olabilir. Bu teknoloji de insanın diğer buluşları gibi pozitif ve negatif yönleri vardır.
Günümüzde bir çok genç internet kullanıyor ve interneti de çağdaş yaşamın bir zarureti olarak görüyor. İnternet aracılığı ile kolay bağlantı ve iletişim kurulduğu için, eskiden beri gençlerin duygularının açığa çıktığı ve onları sevindiren buluşmalar artık gerçekleşmiyor. Bu da internet ve paylaşım sitelerinin toplumda oluşturduğu kısıtlamalardan biridir.
Tabii ki internet artık toplumda mevcut olan normlar ve değerleri de etkilemiştir. Nitekim bazen internet aracılığı ile yayınlanan mesajlar toplumun değer yargıları ile asla bağdaşmamakta. İnternetin kontrolsüzce kullanılması, ailelerde sorunlara sebep olabilir. İhtilafların artması, sözlü iletişim ve yüz yüze konuşmaların azalması, ebeveyn ve çocuklar ilişkilerinin azalması ise bu sorunlardan bazılarıdır.
Bu yüzden internetin önemi, kent yaşamının gelişmesi ve gençlerin sosyal ilişkilerin karmaşıklığı dikkate alınarak, ebeveynler, gençleri sanal dünyayı bilinçli kullanma konusunda aydınlatmaları gerekir. Burada akla gelen soru, ebeveynlerin bu konudaki tepkilerinin nasıl olmasıdır. Bu konu, üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir konudur. Aileler bu durumda çocuklarına karşı ılımlı davranmalı, yani ne çok sıkı ve kısıtlayıcı ne de tamamen kayıtsız ve umursamaz olmalılar.
Ebeveynin vereceği eğitimlerin yanısıra okullarda ve üniversitelerde de sanal ortam, paylaşım siteleri ve internette boğulmanın zararları hakkında gereken bilgi verilmeli. Gençler ve ergenlik çağlarında olanlar bu konuda daha çok savunmasızlar ve yaşadıkları duygusal boşlukları doldurmak için sanal ortama ve bu şekilde bağlantı ve ilişki kurmaya yönelebilirler. Böylece toplumda sosyal sorunlar yayılır ve tabi ki bireylere bilgilenmeye karşı daha ağır bedeller ödetebilir.
Bu konuda psikiyatri Uzmanı Dr Emine Ak, Sağlıklı internet kullanımına ilişkin şöyle diyor: "İnternet düşünsel ve davranışsal bir rahatsızlık olmaksızın, uygun bir zaman diliminde, belirli bir amaç için kullanılmalıdır. Gerçek hayattaki iletişim biçiminin yerini almamalı ve farklı bir kimlik oluşturmak için kullanılmamalıdır. Aşırı aktivitelere katılan herkesi bağımlı olarak adlandırmak doğru değildir. Çünkü bu kişiler bu davranıştan zarar görmemekte, bu davranıştan kazanımları olmaktadır. Bu aktiviteleri belli bir amaç için kullanmaktadırlar. Bağımlılıkta ise, bağımlı olunan nesneye, davranışa göre hayat yaşanmakta, kontrol sağlanamamaktadır."