İran’ın iktisadi gücü ve ABD’nin İran karşısında zorlukları
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i114940-İran’ın_iktisadi_gücü_ve_abd’nin_İran_karşısında_zorlukları
İran İslam Cumhuriyeti büyük, güçlü ve bölgenin siyasi denklemlerinde etkili bir devlettir. İran ayrıca büyük iktisadi kapasitelere de sahip olan bir ülkedir. Üstelik İran’ın bölgenin ve dünyanın bir çok ülkesi ile siyasi ve iktisadi ilişkileri ve çıkarları iç içe sayılır.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Temmuz 21, 2018 12:00 Europe/Istanbul
  • İran’ın iktisadi gücü ve ABD’nin İran karşısında zorlukları

İran İslam Cumhuriyeti büyük, güçlü ve bölgenin siyasi denklemlerinde etkili bir devlettir. İran ayrıca büyük iktisadi kapasitelere de sahip olan bir ülkedir. Üstelik İran’ın bölgenin ve dünyanın bir çok ülkesi ile siyasi ve iktisadi ilişkileri ve çıkarları iç içe sayılır.

İran İslam Cumhuriyeti’nin tüm bu özellikleri ve gerçekleri, Amerika devletinin İran’a yeniden haksız ve illegal yaptırımlarını dayatmasını ve bu alanda uyguladığı iktisadi baskıların etkili olmasını ciddi sıkıntılarla karşılaştırdığı gözleniyor. Nitekim artık uluslararası camia da Amerika devletinin zorbalıkları ve başka ülkelere haraç kesme girişimleri yavaş yavaş ciddi bir siyasi, iktisadi ve güvenlik sorununa dönüşmeye başladığını anlamaya başladığı anlaşılıyor.

Bu doğrultuda Türkiye yetkilileri geçen gün Amerikalı heyetle görüştükten sonra İran’dan Türkiye’nin önemli komşusu ve ortağı olarak söz etti.

Amerika’dan gelen heyet Türkiye yönetimini İran’a dayatacakları yaptırımlarda Washington’a eşlik etme konusunda ikna etmek istedi.

Ancak Türkiye Dışişleri Bakanlığı bir bildiri yayımlayarak Amerika yönetimine hakettiği cevabı verdi.

Bildiride, İran Türkiye’nin önemli komşusu ve ortağı olduğu, Türkiye’de ilgili kurumlar bu ülkeyi ABD’nin İran yaptırımlarının tesirinden korumaya çalıştığı belirtildi.

Bundan başka Hindistan petrol Bakanı Darmendra Pradan da bir açıklama yaparak Yeni Delhi yönetimi bundan böyle petrol ithalatı konusunda kendi milli çıkarlarını gözeterek karar alacağını belirtti. Hindistanlı Bakan, dolaysıyla Amerika’nın yaptırımlarından çekinmediklerini de vurguladı.

Tüm bu açıklamalar ve tepkiler, Amerika yönetiminin başka ülkelerini İran İslam Cumhuriyeti’ne dayattığı yaptırımlarda Washington’un yanında yer almaları için sarfettiği çabaların başarılı olmadığını ortaya koyuyor.

Rusya lideri Putin’in özel temsilcisi Aleksandır Lavrentiev de Tahran ziyareti sırasında Putin’le Trump’ın görüşmesinin detaylarını içeren bir raporu İran milli güvenlik yüksek konseyi İMGYK Sekreter yardımcısı Said Erivani’ye sundu. Erivani ile görüşen Lavrentiev, Putin ve Trump’ın geçen gün gerçekleşen ve çok ses getiren görüşmelerinin detaylarını içeren bir raporu Erivani’ye teslim etti.

Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif de euronews kanalına verdiği mülakatta Rusya lideri Putin’in ABD Başkanı Trump’a Bercam nükleer anlaşmasından çekilmesinin yapıcı olmayan zararlı bir uygulama olduğunu anlattığını belirtti. Zarif, şimdi Putin ve Trump’ın görüşmesinden sonra Amerika’nın iç arenasında Trump’ın Amerika’nın milli çıkarlarını koruyamadığı yönünde ciddi kaygıların oluştuğu anlaşıldığını vurguladı.

Bilindiği üzere bundan önce de Amerika’da oğul Bush ve Barack Obama yönetimleri 2006 ve 2015 yıllarında karmaşık ve büyük bir diplomatik atak başlatarak başka ülkelerin yönetimlerini ve büyük firmalarını İran İslam Cumhuriyeti’ne dayattıkları illegal ve tek yanlı yaptırımlarda Washington yönetiminin yanında yer almaları için ikna girişimlerinde bulundu.

Amerikalı güvenlik meseleleri uzmanlarından Peter Harl geçenlerde Foreign Affairs dergisinde yayımladığı bir makalesinde ise şu değerlendirmede bulundu: Amerikan kongresi ve Amerika’nın iki Başkanı yani oğul Bush ve Barack Obama’nın İran ekonomisini felçe uğratmak için sarfettikleri ortak çabaları yaklaşık yirmi yıl sürdü.

Şimdi ise Amerika yönetiminin Bercam nükleer anlaşmasından çekilme kararına gösterilen muhalefete ve yine beyaz sarayın İran’a yeniden dayatmak istediği yaptırımlara uluslararası desteğin çok zayıf kalmasına bakıldığında, Amerika’nın Bercam nükleer anlaşmasından çekilmesinden sonra İran İslam Cumhuriyeti’ne iktisadi baskıları yeniden uygulaması çok zor gibi görünüyor.  Her halükarda İran için tek sonuç iki taraflı kazanç olacağı ortadadır, üstelik  İran bu kez Bercam nükleer anlaşmasının nükleer faaliyetlerine getirdiği kısıtlamalardan kurtulmuş olacak ve ayrıca askıya alınan yaptırımların bir bölümünü de pazarlık yapmak için koruyabilecektir.

Gerçi bundan önce bazı Avrupa ülkeleri ve Amerika’nın diğer müttefikleri beyaz sarayın 2010 ve 2016 yıllarında İran’a dayattıkları yaptırımlara destek verdi, ancak bugün aynı müttefikler ABD Başkanı Trump’ın Bercam nükleer anlaşmasından çekilmesi ve ayrıca ticaret alanında Avrupa’ya baskılarını arttırması yüzünden duydukları öfkenin sonucunda İran ile ticaretin ve petrol ithalatının durdurulması konusunda Amerika’ya karşı direnmek istediği anlaşılıyor.