Pompeo’nun İran’a karşı bayat suçlamaları tekrarlaması
Amerika devleti son kırk yılda İran İslam Cumhuriyeti nizamı kurulduğu günden bu yana hasmane tutumunun çerçevesinde İran’ı sürekli belli iddialarla suçlamıştır. Amerika’nın İran İslam Cumhuriyeti nizamına yönelttiği mesnetsiz iddialardan biri teröre destek yaftasıdır. Amerika bu bahane ile şimdiye kadar İran’a karşı bir çok adım atmıştır.
Amerika Başkanı Donald Trump 8 Mayıs 2018’de Bercam nükleer anlaşmasından tek yanlı olarak çekilmesi ve İran İslam Cumhuriyeti’ne nükleer yaptırımların bir bölümünü 7 Ağustos tarihinde yeniden uygulamaya başlaması sürecinde Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo bu arada İran ile yeniden müzakere etmek için Amerika’nın 12 önşartı olduğunu belirterek bu şartları gündeme getirdi.
Ancak bu talepler İran İslam Cumhuriyeti ile başta nükleer mesele olmak üzere çeşitli konuların çerçevesinde yürütülecek teamüllerden geri adım Amerika ile 5+1 grubu arasındaki ilişkilerde bir çatlak sayılır. Zira bu şartlar, Amerika’nın İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer gücü hakkındaki aşırı taleplerinden başka, beyaz saray Bercam nükleer anlaşmasının ötesinde bazı yeni talepleri de içermektedir.
Amerika yönetimi bu çerçevede İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer programının tamamen durdurulmasını, füze programını askıya almasını ve bölgede izlediği politikaları ve uygulamalarından el çekmesini ve beyaz sarayın iddiasına göre teröre destek vermeyi de kesmesini istiyor.
Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ise geçen Cuma günü bir kez daha İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik mesnetsiz ve asılsız suçlamaları ve iddiaları dile getirerek İran’ı teröre destek vermekle suçladı. Pompeo, İran Ortadoğu bölgesinde ve hatta dünyada istikrarsızlığı körüklediğini ve silah yarışına sebebiyet verdiğini ileri sürdü.
ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ayrıca Amerika Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı izlediği hasmane politikaları de destekleyerek bu politikaların İran üzerinde odaklanan uzman bir ekibin önerdiği çözüm yolları olduğunu iddia etti.
ABD Dışişleri Bakanı Pompeo Amerika’nın müttefiklerinden de İran’a baskı uygulamakta beyaz saraya yardım etmelerini istedi.
Amerika yönetimi dünyada ve özellikle Ortadoğu bölgesinde terörün en büyük hamisi olduğu ve özellikle IŞİD terör örgütü bu ülkenin Arabistan ile işbirliği sonucunda kurulan bir örgüt olduğu halde İran’ı teröre destek vermekle suçluyor. Oysa İran son yıllarda bölgede ve özellikle Irak, Suriye ve Afganistan’da terörle mücadelede anahtar rol ifa eden bir devlettir.
Gerçekte IŞİD ve diğer terör örgütleri Amerika, Arabistan ve İsrail’in yakın işbirliği ile kurularak bölgede ve dünyada korkunç cinayetlere imza attılar. Bu konuyu Trump bizzat itiraf etti. Trump Ocak 2016’da halefi Obama ve Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un IŞİD’i kurduklarını belirtti.
Son yıllarda Irak ve Suriye milletleri Amerika ve müttefiklerinin kurduğu IŞİD ve diğer terör örgütlerinin cinayetlerinin hedefi oldu. Amerika ve müttefikleri bu örgütleri kurarak Suriye’nin yasal yönetimini devirmek ve direniş eksenini yok etmek istedi.
Amerika’da bazı istihbarat uzmanları 2017’nin Aralık ayında Trump’a bir mektup yazarak bölgede İran değil, asıl ABD’nin müttefiki olan Arabistan terör hamisi olduğunu belirtti. İran terörün hamisi değil, asıl terörün en büyük kurbanlarından biridir ve bu yüzden terörle aktif bir şekilde mücadele ederek bu süreçte Irak ve Suriye devletleri ve milletlerine de terörle mücadelede bu ülkelerin resmi talepleri üzerine askeri müsteşarları ile yardımcı olmuştur. Ancak bu yardımlar Amerika Arabistan ve İsrail’i rahatsız etmiştir ve bu yüzden bu zümre İran’ı teröre destek vermekle suçlayarak imajını zedelemeye çalışmaktadır.