İran Savunma Bakanı'nın Çin'deki görüşmeleri
İran İslam Cumhuriyeti Savunma Bakanı, Çinli mevkidaşının daveti üzerine ikili askeri ve ekonomik münasebetlerin geliştirilmesi amacıyla gittiği Çin'de bu ülkenin Savunma Bakanı ile bölgesel konular ve ikili askeriye ve savunma işbirliğini masaya yatırdı.
Çin’deki temaslarını tamamlayan Tuğgeneral Hatemi, Uluslararası Pekin Havalimanı’nda yaptığı açıklamada, gerçekleştirdiği görüşmelerin verimli olduğunu belirterek, “Umarım ziyaret esnasında sağlanan anlaşmalar takip edilerek iki ülke arasındaki savunma işbirliğinin daha da gelişmesine tanık oluruz” değerlendirmesinde bulundu.
Tuğgeneral Hatemi, Çinli mevkidaşı Wei Fenghe başta olmak üzere Çin Halk Cumhuriyeti Merkez Askeri Komisyonu Başkan Yardımcısı ile olumlu görüşmelerde bulunduklarını anlatarak, “Yapılan görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel konular ele alındı. Ayrıca ABD tarafından defalarca ihlal edilen uluslararası kurallar ve normlar gibi konular konuşuldu" ifadelerini kullandı.
Pekin’de düzenlenen baş başa görüşmelerde ABD’nin Batı ve Güneydoğu Asya bölgesindeki kışkırtıcı eylemlerinden duyulan endişenin dile getirildiğini ifade eden Tuğgeneral Hatemi, Çin temaslarında her konuda gerekli koordinasyonların sağlandığını aktardı.
İran ve Çin savunma bakanları görüşmelerinde, ABD'nin Güney doğu ve Batı Asya'da kriz ve gerilim çıkarma çabaları başta olmak üzere bölgenin durumu hakkında gereken koordinasyon çalışmalarını yaptılar.
Komutan Hatemi ayrıca Çin Askeri Merkez Komisyonu Başkan Yardımcısı Zhang Youxia ile bir araya geldiği görüşmede, Batı Asya bölgesi başta olmak üzere dünyanın karmaşık durumuna dikkat çekerek, İran ve Çin'in bölgesel işbirliğinin istikrar, sebat ve güvenlik oluşturulması için gerekli olduğunu vurguladı.
İran İslam Cumhuriyeti, tehditler karşısında gereken caydırıcı güce sahiptir, bununla birlikte İran, askeri alanda iki hedefi ciddiyetle takip ediyor.
Birinci hedef; savunma ve caydırıcılık anlamda stratejik öneme sahip füze savunması dahil gereken alanlarda savunma gücünün geliştirilmesidir.
İkinci hedef ise; bağımsız ülkelerle askeri işbirliği imkanlarını bu yönde hareket etmeyi hızlandırmak amacıyla kullanmaktır.
Bu çerçevede, Pekin ile Tahran'ın artan ilişkilerinin iki tarafın bölgesel ve uluslararası yakınsama doğrultusunda adım attıklarını gösteriyor.
Ortadoğu uzmanlarından ve eski İranlı diplomat Seyyid Hadi Afgahi şöyle diyor: Bu tür işbirliği, askeri işbirliğini aşan münasebetlere kadar varabilir ve hatta ekonomik işbirliği zeminini güçlendirebilir.
Bu konu, İran ve Çin'in ekonomik alanda önemli ölçüde işbirliği yaptığı ve bölgede güvenliğin de ekonomik ilişkilerde istikrarı temin ettiği için önem arz ediyor.
Bölgede İran İslam Cumhuriyeti'nin askeri gücünün işlevlik kazanması ve bölgede istikrar ve güvenlik sağlamada, terörle mücadelede ve Tahran ve Pekin ilişkilerinde yeni dönemin başlamasında etkili olmuş ve katkı sağlamıştır.
Gelinen noktada Pekin ile Tahran, askeriye ve savunma alanında ortak stratejiler takip etmek suretiyle bu işbirliği iki ülkenin ilişkilerinde güçlü bir noktaya dönüştürmek için kararlılar.
ABD'nin tek taraflı politikaları bölgeyi istikrarsızlaştırdığı ve bölgede toplu işbirliği ve çıkarlara darbe vurmaya çalıştığı bir sırada İran ile Çin'in bu bağlamdaki kararlılığını önemlidir.
Yıllardır terör örgütleri Batı Asya'nın yarısında ciddi sorun ve sıkıntılara yol açmışlardır. İran İslam Cumhuriyeti ise kendi stratejik prensip ve ilkeleri uyarınca her daim küresel barış ve güvenlik peşinde olmuştur. Bu durum, İran'ın küresel barış ve güvenlik arenasında aktif bir oyuncu ve aktör olmasına neden olmuştur.
Bu yaklaşım bölgede ekonomik anlamda büyük bir aktör olan Pekin için stratejik önem arz ediyor.
Bölgede istikrar ve güvenlik, ekonomik ilişkilerin gelişmesi için gereken bir ihtiyaçtır çünkü güvenlik ve istikrar olmadığı sürece, ekonomik işbirliği ortamını geliştirmek mümkün olmaz.
İran Savunma Bakanı'nın Pekin ziyareti ve iki ülke askeri yetkililerinin yaptığı müzakereleri de bu çerçevede değerlendirmek lazım.