UAEA’nın Viyana oturumu, Bercam’a destek, Amerika’nın inzivası
-
UAEA’nın Viyana oturumu, Bercam’a destek, Amerika’nın inzivası
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı- UAEA oturumunda üyelerin kapsamlı ortak eylem planı Bercam nükleer anlaşmaya verdikleri destek, Amerika, Siyonist rejim ve Arabistan’ın İran’a karşı tüm temelsiz iddialarına rağmen, uluslararası alanda hala inzivada olduklarını gösterdi.
UAEA 62. “genel konferansın” düzenlenmesi ile birlikte üyelerin büyük bir bölümü İran ve Ajans arasındaki işbirliğini olumlu karşılarken, İran ve 5+1 grubu arasında imzalanan kapsamlı ortak eylem planı Bercam nükleer anlaşmanın korunmasını isteyerek, Amerika’nın bu anlaşmadan illegal çıkışından esef duyduklarını belirttiler.
Amerika, Suudi Arabistan ve Siyonist rejim, UAEA genel konferansı sırasında bir kez daha Bercam anlaşmasına karşı muhalefetlerini açıkça belirterek, bölgede İran’ı bölgede istikrarsızlığa sebep olan girişimlerde bulunmakla suçladılar.
İran’ın UAEA temsilcisi Kazım Garibabadi gündeme taşınan iddialara verdiği karşılıkta şöyle dedi: Amerika’nın tekyanlı girişimleri, bu ülkenin her anlaşmada güvenilmez olduğunun kanıtıdır ve dünya toplumun Amerika’nın bu gibi tek yanlı girişimleri ve davranışlarına karşılık vermesi bir zarurettir.
UAEA’ya üye çeşitli ülkelerin, hem de Ajans’ın genel kurulunda tekrar Bercam’a destek vermesi, artık Amerika’nın tek yanlılığından korkulmadığını gösterdi. Amerika’nın Bercam nükleer anlaşmadan ve diğer uluslararası anlaşmalardan çekilmesi, Amerika’nın dünya tarafından eleştirilmesine sebep olurken, dünya toplumunun Amerika’nın zorbalığı ve tek yanlı tahrip edici siyasetlerine karşı tutum sergilemesine sebep oldu.
Uluslararası Bercam nükleer anlaşması, İran İslam cumhuriyetinin uluslararası anlaşmalara olan güveni ve sorumluluğunun göstergesidir, nitekim UAEA’nın 12 kez İran’ın Bercam nükleer anlaşmadaki sorumluluklarına bağlı olduğunu kendi raporlarında onaylamıştır.
Mevcut şartlarda Amerika’nın tekyanlı tutumunun umursanmaması aslında uluslararası anlaşmalar ve kurumlara bir tehlike sayılıyor ve bu siyasete karşı sessiz kalınması ise uluslararası alanda karmaşıklığın yolunu hazırlamak anlamınadır.
Bercam’a verilen her türlü destek ise Amerika’nın tek yanlılığını kabul etmemek anlamındadır. Nitekim çeşitli Avrupa ülkeleri de UAEA’nın genel kurulunda sergiledikleri tutum ise aynı yönde idi. Bu bağlama İran Atom Enerjisi Kurumu-İAEK başkanı Ali Ekber Salihi de Viyana’da Çarşamba günü Çin Atom Enerjisi Kurumu başkanı ile görüşmede “Bercam’a verilen desteğin Amerika’nın tek yanlılığına karşı stratejik mücadele olduğunu” söyledi.
Trump ve müttefiklerinin Bercam düşmanlıkları, üstün bir tutum değil ve günümüzde dünya kamu oyu da bunu doğru bir şekilde fark etmiştir. Bu siyasete karşı direnmemek ve uzlaşmak ise tahrip edici etkileri vardır.
Bu arada Bercam’a karşı Trump’ın tek yanlılığına muhalefet Amerika yönetimine kadar uzanmıştır ve her geçen gün Amerika başkanı ve savunma bakanı arasındaki anlaşmazlıklar ile ilgili haberler yayınlanmaktadır. Bu çerçevede New York Times gazetesi de son günlerde şöyle yazdı:Amerika savunma bakanı James Mattis Washington’un Bercam’dan çıkmasına karşı idi ve bu hareketin etkileri konusunda da Amerika başkanı Donald Trump ile ihtilafları var.
Amerika başkanı Donald Trump’ın Bercam konusundaki tek yanlı siyasetine karşı muhalefet, kendisi ve müttefiklerinin hedeflerine ulaşamadığını gösterirken, çeşitli uluslararası toplum ve konferanslardaki “inzivaları” onların Bercam ile ilgili yalancılıklarını daha da ispatlamıştır.
İnsan hakları aktivisti ve yazar Miko Peled birkaç gün önce Mint News sitesinde şöyle yazdı: UAEA’nın son raporu bir kez daha açık ve şeffaf bir şekilde İran’ın tüm konularda Bercam’a bağlı kaldığı ve kalacağını gösteriyor. İran nükleer anlaşmasını imzalayan diğer ülkeler de kenti sorumluluklarına bağlı kalmış ve hepsi Amerika’nın Bercam’dan çekilmesinin yanlış olduğu kanaatindeler.