İran'ın Petrol Sektörüne Yönelik Yaptırımların Doğuracağı Sonuçlardan Dolayı Uyarıların Artması
-
İran'ın Petrol Sektörüne Yönelik Yaptırımların Doğuracağı Sonuçlardan Dolayı Uyarıların Artması
Amerika Başkanı Donald Trump'ın 8 Mayıs 2018'de Amerika'nın Bercam Nükleer Anlaşmasından çekildiğini ilan etmesinin ardından Amerika Başkanı İran aleyhine yaptırımların yeni etabının da Ağustos ve Kasım 2018'de tekrar yürürlüğe geçmesi kararını aldı.
Amerika'nın İran aleyhindeki yaptırımların ve özellikle de petrol sektörünü hedef alan ambargoların yeni etabı bugünden itibaren İran karşıtı nükleer yaptırımlar çerçevesinde başlamış oldu. Küresel petrol piyasası uzun zamandır bu konudan ötürü kriz yaşamaya başlamış ve bu yaptırımların doğuracağı sonuçlar konusunda da birçok uyarı yapılmıştır.
İran'ın petrol sektörünü hedef alan yaptırımlar uluslararası arenada da ciddi kaygılara neden olmuştur. Kimi siteler ve ekonomik analistler, İran Petrol Yaptırımlarının küresel petrol piyasasında olumsuz etkiler yaratacağı ve fiyatın artmasına neden olacağını açıklamışlardır. Bu kaynaklara göre bu yaptırımlar, Libya petrolünün satışında yaşanan aksaklıklardan doğan krizden sonra en büyük sorunun ortaya çıkmasına neden olacaktır.
Trump hükümeti bu yaptırımlarla İran'ın petrol ihracatını sıfırlamak hayalleri peşindedir. Bu hayal gerçekleşirse küresel petrol piyasasında büyük bir boşluk ve çatlak ortaya çıkacak. Öyle bir boşluk ki Suudi Arabistan gibi dev petrol üreticileri bile onu doldurmaya gücü yetmeyecektir. Nitekim İran aleyhindeki yaptırımlardan duyulan endişeden dolayı bile petrol piyasasında bir dalgalanma yaşanmaktadır. Petrol fiyatı geçen ayda son dört yılın en pahalı dönemini yaşayarak varil başına 77 dolara ulaştı.
Petrol uzmanı Bjornar Tonhaugen bu konuda şöyle düşünüyor:"İran'ın ham petrol ihracatının sıfıra indirilmesi pek mümkün görünmüyor. "
Bu mesele Trump'ın petrol fiyatının düşmesiyle benzin gibi petrol ürünlerinin ucuzlaşması siyasetleri ile çelişkilidir. Çünkü 6 Kasım 2018'deki Amerika Kongre Seçimlerinin yaklaşması ile Donald Trump fiyatların azaltılması ile Cumhuriyetçiler için daha fazla oy toplamak peşindedir.
Amerika siyasi uzmanı Grant Smith ise şöyle düşünmektedir:" Amerika'daki benzin fiyatının yüksek olması ve ara dönem seçimlerinin yakın olmasında dolayı Trump'ın İran'a karşı tutumlarında bir yumuşama gözlenmektedir. "
Bu doğrultuda Donald Trump hükümeti Hint, Japonya, Güney Kore ve bir kaçı ülkeyi İran'ın petrol sektörüne yapılan yaptırımlardan muaf tutmuştur. Trump bu girişimi ile petrol üretiminde ciddi bir şekilde azalmayı önlemek istemiş. Bütün bunlara rağmen OPEC'te üçüncü en büyük petrol ihracatçısı olan İran'ın petrol satışının azalmasından duyulan korku neticesinde küresel petrol fiyatları dalgalanmaya devam etmektedir.
İran yetkililerinin bildirdiğine göre günde 1 milyon varillik petrol satışı korunabilir. Tahran Ticaret Odası Enerji Komisyonu Başkanı Reza Pedidar bu konuda şöyle düşünüyor: OPEC üyeleri arasında İran, Suudi Arabistan ve Irak'tan sonra üçüncü en büyük petrol ihracatçısıdır ve hala da İran üretimini ciddi bir şekilde azaltmamıştır."
Petrol alanındaki uzmanların dediklerine göre Amerika İran petrol ihracatını sıfırlamayı başarması halinde, petrol rezervlerinin potansiyelleri tamamen kaybolacak ve böylece öngörülmeyen bir olayın gerçekleşmesi ile petrol piyasası da büyük bir darbe alacağını belirtiyorlar.
Böylece petrol piyasasında yaşanacak her türlü aksaklık, petrol fiyatını ciddi derecede arttıracaktır. Bu gibi uyarılar, Amerikalıların İran petrolünün piyasaya girmemesi halinde hiçbir şeyin yaşanmayacağı iddiasını da yalanlıyor. Bunun yanı sıra Çin ve Türkiye gibi ülkelerin İran petrolünün alımındaki ısrarları da İran'ın uluslararası enerji piyasasının dışında bırakılmasının pek mümkün görünmediğini kanıtlamaktadır.
Mevcut gerçeklerden yola çıkarak OPEC'in üçüncü en büyük ihracatçısı olan İran İslam Cumhuriyeti'nin küresel petrol piyasasının dışında tutulmasının imkansız olduğu söylenebilir.