İslam İnkılabının Kırkıncı Yılı; Amerikalılar Hala Hayal Dünyasında
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i122353-İslam_İnkılabının_kırkıncı_yılı_amerikalılar_hala_hayal_dünyasında
İslam İnkılabının kırkıncı yaşına geldiği bir dönemde Amerika’nın İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı düşmanlığı ve husumeti de doruğa ulaşmıştır.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Aralık 13, 2018 12:47 Europe/Istanbul
  • İslam İnkılabının Kırkıncı Yılı; Amerikalılar Hala Hayal Dünyasında

İslam İnkılabının kırkıncı yaşına geldiği bir dönemde Amerika’nın İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı düşmanlığı ve husumeti de doruğa ulaşmıştır.

Bu günlerde Amerika yetkilileri İran’ın Batı Asya’daki etkili varlığını ve füze programlarını bahane göstererek, bulundukları her tribünden dünya kamuoyu ve başka ülkelerin halklarını İran aleyhine kışkırtmak peşindeler.
Bu siyaset Amerika’nın İran’a yönelik yaptığı yaptırımlarla eşzamanlı yürütülmektedir. Zira İran aleyhindeki yaptırımlar ve uluslararası baskılar siyasi açıdan işe yaramamıştır.
Bercam Nükleer Anlaşmasında değinilmeyen ve başka ülkeler de ilgilendirmeyen füze programları meselesini kendine bahane gösteren Amerika’nın bu tavrı, Amerika’nın dünya kamuoyunu İran aleyhine seferber etmekteki başarısızlığını açık bir şekilde gözler önüne sermektedir.
Bu yenilgiler ve başarısızlıklar serisi bu sene kırkıncı yılına ayak basmıştır. Amerika  devlet adamlarının bu gülerde çıkardığı yaygaralar da bu bağlamda değerlendirilmesi gereken bir meseledir.
İran İslam Cumhuriyeti’nin füze savunma programı ülkenin iç meselesi sayılmaktadır. Her ülke kendi savunma doktrinine göre savunma bünyesini güçlendirmeye bağımsız bir şekilde hareket etme hakkına sahiptir. 
Bu arada füze denemeleri her ülkenin savunma programının bir parçası olarak değerlendirilmesi lazım. İran da caydırıcılık gücünün arttırılması programı çerçevesinde benzer girişimlerde bulunmaktadır.
Bu meselenin Amerika devlet adamları tarafından gerekçe gösterilmesi ilk olarak İran İslam Cumhuriyeti’nin içişlerine karışmak ve bunun yanı sıra İranofobi siyasetini füze denemeleri bahanesi ile yaymaya çalışmak yönünde değerlendirilmelidir.
Bu çerçevede Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Çarşamba günü Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin 2231 BMGK kararının uygulanması ile ilgili raporun sunulması için düzenlenen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi oturumundan sonra basın toplantısında Amerika’nın İran füze denemelerinin kontrol dışına çıktığını açıklığa kavuşturduğunu iddia etti.
Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo İran’ın BMGK 2231 sayılı kararına türlü şekillerle uymadığını iddia ederek İran’ın füze denemelerine son verilmesini istedi.
Halbuki İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Salı günü İran’ın son füze denemeleri ile ilgili, ” Füze denemeleri hiç bir zaman müzakere konusu olmamıştır. Nitekim Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2231 sayılı kararında da İran İslam Cumhuriyeti’ne bu konuda bir yasak veya kısıtlama getirilmemiştir.”
Amerikalıların İran’ın etkin bölgesel varlığı ve füze programları ile ilgili çıkardığı yaygaralar, yeni müzakerelerin başlatılmasına yönelik bir girişimdir. Böylece Amerikalılar bu iki konuyu da müzakerelerin yeni eksenleri olarak anlaşmalara eklemek istiyorlar. İran İslam Cumhuriyeti yetkililerinin belirttiklerine göre Amerikalıların bu amacı, gerçekleşemeyecek bir rüya olarak değerlendirilmelidir.
Bu doğrultuda İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi de yaptığı açıklamada, ” Amerikalı yetkililerin yeni müzakerelere dair sözleri tamamen boş bir çaba ve daha önce gidilen yolları bir daha katetmek gibidir. Amerika uluslararası bağımlılıkların en büyük ihlalcisi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2231 sayılı kararını hiçe sayan bir devlet olarak isyancı, dik kafalı ve barışçıl olmayan bir ülkedir.” Dedi.
Aldatma, zorbalık ve yaptırımlara düşkünlüğü ve bağımlılığı, Trump hükümetinin dış siyasetinin en belirgin özelliklerindendir. Bu arada Amerika hükümeti İran’a karşı düşmanlığında BMGK’ini de rehin olarak kullanmaktadır.
Amerika, Bercam Nükleer Anlaşmasından çekildikten sonra Avrupalıları ve diğer ülkeleri aldatmak yoluna giderek bu uluslararası anlaşmayı yok etmeye çalıştır. Bundan güttüğü hedef ise yeni müzakereler için zemin hazırlamaktı.
Mike Pompeo’nun İran İslam Cumhuriyeti füze savunması ile ilgili çıkardığı kargaşa da Amerika’nın bu doğrultudaki düşmanca siyasetleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Amerikalılar böylece uluslararası toplumun İran ile ilişkilerini etkilemek istiyorlar.
Bütün bunlara rağmen İran İslam Cumhuriyeti başka devletler gibi kendi savunma gücü ve güvenliği konusunda hiç bir şekilde ödün vermeyerek, bu hakkından da vaz geçmeyecektir./