İran'ın caydırıcı güce dayalı savunma doktrini
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i124702-İran'ın_caydırıcı_güce_dayalı_savunma_doktrini
İran İslam Cumhuriyeti, milletin menfaatleri, ülkenin güvenliği ve huzurunun tehlikeye sokulmaması için boş durmayacak.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ocak 28, 2019 13:44 Europe/Istanbul
  • İran
    İran

İran İslam Cumhuriyeti, milletin menfaatleri, ülkenin güvenliği ve huzurunun tehlikeye sokulmaması için boş durmayacak.

Dün Tahran'da Basın mensuplarına konuşan Tümgeneral Bakıri, İran Silahlı Kuvvetleri’nin güvenlik ile savunma taktiklerinin değişip değişmediğine ilişkin bir soruya, "İslam’ın öğretileri ve İslam İnkılabı'nın ülkülerine göre hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok ve askeri saldırı söz konusu değildir." yanıtını verdi.

Tümgeneral Bakıri, "Ülkenin en büyük stratejilerinden biri savunma stratejisidir. Bu çerçevede İran halkının yanı sıra ülke bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve ulusal menfaatlerini savunuyoruz, ancak bu operasyonel ve taktiksel düzeyde pasif bir şekilde davranmamız gerektiği anlamına gelmiyor. Bu nedenle, kendi çıkarlarımızı korumak için taarruz yaklaşımını takip edebiliriz. Böylece yabancılar onun eser ve etkilerini görerek ülkemizin çıkar ve menfaatlerine saldırıyı akıllarından geçiremezler." açıklamasını yaptı.

İran İslam Cumhuriyeti, tehditlere uygun şekilde kendi askeri gücünü bilimsel ve teknolojik kabiliyetleri ve uzmanlarının gücü çerçevesinde geliştirmiştir. Bu çerçevede, Hürmüz Boğazı, Fars Körfezi, Umman Denizi, hava ve karada düzenlenen tatbikatlarının içeriğinde değişiklikler yaptı. Bu değişiklikler, İran silahlı kuvvetlerinin düşmanların türlü tehditlerine karşı koymak için oldukça hazırlıklı olduğunu gösteriyor.

Bu değişikliklerde iki önemli konu dikkate alındı. İran İslam Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri komutanları zaman zaman bu değişikliklere dikkat çekiyorlar.

Birinci nokta, İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Kara Kuvvetleri'nin yapısında yapılan değişikliktir ki güvenliği savunma ve tehditlere karşı koyma noktasında stratejik rol ifa ediyor.

İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Kara Kuvvetleri Komutanı General Kiyomers Heyderi Kara Kuvvetleri'nin yapısındaki değişiklik hakkında şöyle diyor: Bugün bu güçler eski ve geleneksel birlikleri geride bırakarak, tugayları acil müdahale, mobil taarruz ve mobil mekanize tugaylarına dönüşmüştür.

Bu kabiliyet, son sıralarda İran Ordusu Kara Kuvvetleri'nce düzenlenen İktidar-97 tatbikatında ortaya konuldu.

İkinci konusu ise; caydırıcılık unsuruna yapılan vurgudur.

İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Koordinasyon İşlerinden Sorumlu Genel Komutan Yardımcısı Amiral Habibullah Seyyari, İran'ın askeri doktrininin savunma amaçlı ve caydırıcı olduğuna işaretle şöyle diyor: İran Hiçbir zaman başkalarının sınırları ve çıkarlarına saldırı niyetinde değil, ancak tehditleri yok etmek için kendi askeri gücünü göstermeye ihtiyaç olursa, muhakkak bunu yapacak. Caydırıcı gücünün geliştirilmesi devrimin 5. 10 yılında  Silahlı Kuvvetleri için esas bir şarttır.

Bugün İran İslam Cumhuriyeti caydırıcı güç ve hatta taarruz olarak kendi askeri kabiliyetine dayanarak, bölgede istikrarsızlaştırıcı akımlar karşısında durabilecek kapasiteye sahiptir. Bu doğrultuda İran'ın yerli füze gücü, İslam Cumhuriyeti'nin kudret temellerinden biri sayılıyor.

Siyaset uzmanı Şahab Şabani Niya bu bağlamda şu değerlendirmede bulunuyor:

"İran İslam Cumhuriyeti, 8 yıllık savaş tecrübesine sahip olmasının yanısıra, dünyanın en büyük 4. füze gücü olarak biliniyor. Çok açıktır ki her hangi bir düşman, bundan dolayı İran'a saldırmadan önce İran'ın füze gücünü ve ona olası saldırısının faydasını hesaplamalı ve İran'ın füzeli yanıtından kaynaklanacak zararları da incelemeli.

Birçok uzman ve analist, İran'ın bugün askeri güç ve stratejik düzeyde operasyonel eğitimler açısından güçlü bir ülke olarak biliniyor. Bu nedenle, İran silahlı kuvvetlerinde bugün yapılan değişiklikler, en yüksek seviyede savunma amaçlı-caydırıcı kabiliyetinin yanısıra acil müdahale ve taarruz harekatları için gücünü yansıtıyor.