AB Bercam’ı; Trump’a yalakalık simgesi
Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif AB troykasını oluşturan Almanya, Fransa ve Britanya’nın İran İslam Cumhuriyeti’nin füze programı ile ilgili bildirilerini bir nevi sabotaj ve ABD’ye yalakalık niteledi.
Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Çarşamba günü twitter hesabında bu konuya gösterdiği tepkide şu ifadelere yer verdi:
Amerika devletinin Bercam nükleer anlaşmasından illegal bir şekilde çekilmesine karşın Avrupa ABD’nin dayattığı iktisadi terörü sorgulamak üzere siyasi iradesini ortaya koyamıyor. Avrupa hatta insani yardımları yerine getirmek üzere bir banka kanalı bile açacak güçten yoksundur.
Dışişleri Bakanı Zarif şöyle devam etti: Hal böyleyken üç Avrupa ülkesi İran’ın savunma gücü hakkında BM’ye baskı uygulayarak ABD Başkanı Donald Trump’ın rızasını kazanmaya çalışıyor.
AB troykasını oluşturan Almanya, Fransa ve Britanya’nın BM temsilcileri Salı günü BM genel sekreteri Antonio Guterres’e bir mektup yazarak, İran İslam Cumhuriyeti’nin füze teknolojilerini geliştirmesi, uydu taşıyan füze fırlatması ve iki balistik füzeyi açıklaması, BM güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararnamesine aykırı olduğunu iddia ettiler.
Aslında AB troykasının İran İslam Cumhuriyeti’nin füze gücüne yönelik bu bayatlamış iddiaları, Bercam nükleer anlaşmasında üstlendikleri yükümlülüklerden ve özellikle İran ile iktisadi işbirliği yapmayı güvence altına almaktan kaçmak üzere gündeme geliyor.
Amerika yönetimi Bercam nükleer anlaşmasından sonra bu anlaşmaya bağlı kalacaklarını ve İran İslam Cumhuriyeti’nin bu anlaşmanın iktisadi meziyetlerinden yararlanmasını sağlamaya çalışacaklarını söyleyen AB troykası şimdi bu yönde irade sergilemek bir yana, hatta bu süreci sabote etmeye başladılar. Gerçekte Avrupalı yetkililerin bahane aramaları ve BM güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararnamesi ile hiç bir ilgisi alakası olmayan iddiaları gündeme getirmeleri, bir kez daha Avrupa’nın da güvenilmez olduğunu ve özellikle Amerika devletinin iradesinin dışına çıkamadıklarını gösteriyor.
Öte yandan Avrupalı yetkililerin açıkladığı ve İran ile mali ve iktisadi ilişkinin korunması için geliştirdikleri mali mekanizmanın bir türlü hayata geçirilememesi ve bunun yerine İran İslam Cumhuriyeti BM güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararnamesini ihlal etmekle suçlanması da AB troykası ABD Başkanı Donald Trump Bercam anlaşmasından çekilerek belirlediği yola adım atmak istediklerini ortaya koydu.
Bilindiği üzere ABD Başkanı Donald Trump 8 Mayıs 2018’de Bercam nükleer anlaşması Amerika’nın çıkarlarını ve isteklerini karşılamadığı ve İran’ın füze programı ve bölgesel nüfuzunu kapsamadığı bahanelerini ileri sürerek uluslararası bir anlaşma olan bu anlaşmadan çekildiğini ilan etti.
Şimdi ise üç AB ülkesinin sergilediği tutum ve BM’ye İran’ın füze programı hakkında baskı uygulamaları bir kez daha Avrupalı yetkililerin Trump’ın sahasında oynadıklarını ve bir kez daha Avrupa’da bağımsız rol ifa etme yönünde hiç bir irade bulunmadığını ortaya koydu.
Gerçekte AB troykasının İran’ın füze ve uzay programı ve füze denemesini 2231 sayılı kararnamesine aykırı olduğu yönünde ileri sürdükleri iddia, ABD karşısında acizliğini gözler önüne seriyor.
Bu bağlamda İran’ın BM daimi temsilciliği AB troykasının İran’ı BM güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararnamesini ihlal etmekle suçlamasına gösterdiği tepkide bu ülkelerden çifte standart tutumundan el çekmelerini ve bunun yerine ABD’nin Bercam nükleer anlaşmasından çekilmesinden kaynaklanan sorunlar ve korsan İsrail’in nükleer silahları ve yıkıcı faaliyetleri ile ilgilenmelerini istedi.
Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif de şimdiye dek birçok kez BM güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararnamesi İran’dan sadece nükleer başlık taşıyan füze yapmamasını istediğini belirterek İran’ın askeri nükleer programı yönündeki iddiaları reddetti.
Gerçekte İran savunma ve füze gücünü ve bölgede etkili nüfuzunu nizamın milli çıkarları çerçevesinde geliştiriyor ve bu yüzden bu iki konunun asla pazarlık konusu olamayacağını vurguluyor.
Bu şartlarda Avrupalı yetkililerin Trump’a yalakalık etmeleri ve BM’ye baskı uygulamaları İran’ı bağımsız yolundan vazgeçiremeyeceği aşikardır.
İran İslam Cumhuriyeti güç bileşenlerini Batı’nın kopardığı yaygaralardan bağımsız bir şekilde geliştiriyor ve bu konuda hiç kimsenin icazetini istemiyor. İran genel kurmay Başkanı General Muhammed Bakıri’nin de birçok kez vurguladığı üzere İran’ın füze gücü başta olmak üzere savunma gücü hiç bir zaman pazarlık konusu olamaz.