Nasrullah'ın Devrim Muhafızlarını savunması
Lübnan Hizbullah Hareketi Lideri Seyyid Hasan Nasrullah dün Beyrut'ta yaptığı konuşmada, İslam Devrim Muhafızlarını savunurken Amerika’yı "terörizmin ta kendisi" olarak niteledi.
Amerika yönetiminin 8 Nisan’da Devrim Muhafızları'nı terör listesine alma kararı yoğun küresel tepkiye yol açtı. Dün de Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah'ın yaptığı konuşma, sadece Devrim Muhafızları'nı savunmakla sınırlı kalmadı, Amerika’nın terörist yüzünü da ortaya çıkarttı.
Amerika’nın terörist yüzünü ortaya çıkarma boyutunda, Seyyid Hasan Nasrullah iki önemli meseleye değindi. Birincisi, Amerika’nın hem terörizm destekçisi, hem de terörizmin ta kendisi olmasıdır. Başka bir deyişle, Amerika, terör örgütlerini hem türetiyor, hem de destekliyor. Amerika bununla da sınırlı kalmıyor, kendisi bizzat terör eylemleri yapıyor.
Bu bağlamda Seyyid Hasan Nasrullah, Amerika’nın Hiroşima'ya nükleer saldırısı ve masum insanları katliam etmesine değinerek, Amerika yönetiminin terör devleti olduğunun ispatı için Hiroşima cinayetinin en bariz bir örnek olduğunu vurguladı.
Amerikalı pilot 1945 yılında Hiroşima halkı üzerine 4.5 ton ağırlığında atom bombası bırakarak, kentte kırıma yol açtı. Hala bu saldırıda kaç kişinin öldüğü netlik kazanmış değil.
Aslında Hizbullah Genel Sekreteri'ne göre, nükleer saldırı gerçekleştiren Amerika gibi bir ülke başka bir ülkeyi veya teşkilatı terörist destekçisi olarak niteleyemez ve terör listesi hazırlayamaz.
İkinci konu ise, Amerika yönetiminin İsrail rejimi gibi terörist rejimlerin terör cinayetlerini destekliyor olmasıdır. Amerika terörist İsrail rejiminin çıkarlarını korumak için başka ülkeler ve devlet organlarını terörist olarak tanımlıyor.
Esasında Nasrullah, Trump'ın İsrail'i savunmak amacıyla İslam Devrim Muhafızları'nı terör örgütü olarak ilan ettiğine inanıyor.
Nasrullah bu bağlamda şöyle diyor: “Amerika, ırkçı İsrail’in çıkarları korunsun diye İslam ümmetine zulüm ediyor. Terör örgütlerini oluşturan ve onları destekleyen Amerika, işgal altındaki toprakları ve kutsal değerleri savunan insanları ise terörist ilan ediyor. Bu, aptallığın ve şerefsizliğin ta kendisi. Amerika, İran devletinin resmi askeri kurumlarından biri olan ve dünya ülkeleri tarafından tanınan Devrim Muhafızları’nı tüm uluslararası yasalara aykırı olarak terör örgütleri listesine aldı”.
Hizbullah lideri sözlerinin devamında Devrim Muhafızları'nı savunarak, bu gücü, "büyük ve cihatçi bir teşkilat" olduğuna işaretle, Amerika’nın kararını "tam küstahlık" olduğunu belirtti.
Trump'ın Devrim Muhafızları'na karşı kararının bu gücün bölgedeki konum ve ifa ettiği rolünden kaynaklandığına inanan Hizbullah Genel Sekreteri bu çerçevede şu şekilde konuştu: "Devrim Muhafızları, İslam ümmetine ve bölge halkına hizmet ediyor. Onların yanında durmak bizim görevimizdir” diye konuştu.
Nasrullah Devrim Muhafızları'nın bugün her zamankinden daha güçlü ve bölgede eksen bir konuma sahip olduğunu belirterek, işte Amerikalıları korkutan şeyin de bu mesele olduğunu vurguladı.
Bundan dolayı Nasrullah çok önemli bir noktaya değinerek, Trump'ın Devrim Muhafızları'na karşı kararını "büyük şeytandan doğal bir adım" olarak niteledi.
Nasrullah, Trump'ın Devrim Muhafızları'nı terör örgütü olarak ilan etmesi ile Golan ve Kudüs'ü işgal rejimine vermesi gibi diğer girişimleri arasında bağlantı bulunduğuna inanıyor. Amerika’nın amacı, "Batı Asya'yı (Ortadoğu) yeni yöntemle çizmek"tir.
Seyyid Hasan Nasrullah'ın konuşmasında üzerinde durulması gereken başka bir nokta ise, Amerika'yi uyarması ve Trump'ın hasmane girişimin etkisinin cılızlığına dikkat çekmesiydi.
Nasrullah bu hususta şöyle dedi: Biz zafiyet hissetmiyoruz. Bizi terör listesine alıyorlarsa bu güçlü olduğumuzun kanıtıdır. Eğer biz onların karşısında durma gücüne sahip olmasaydık, bizim için kısıtlama getirmezlerdi."
Hizbullah Genel Sekreteri'nin bu açıklamaları, Devrim Muhafızları'nın esas üyelerinden olan direniş cephesinin, Trump'a Yeni Ortadoğu'yu kendi zihinsel kriterlerine göre çizmesine müsaade etmeyeceği anlamına geliyor. /