İran gemisinin durdurulması; İngiltere'nin ABD'ye bağımlılığı
-
İran-ABD
İran İslam Cumhuriyeti Dış işleri bakanı İran petrol gemisine Cebelitarık boğazında İngiltere tarafından el konulmasını, bu ülkenin ABD'ye bağımlılığının göstergesi olduğunu söyledi
Dış işleri bakanı Muhammed Cevad Zarif Lübnan'ın El Meyadin kanalına verdiği demecinde İran petrol gemisinin durdurulması konusunda İngiltere'nin bu girişiminin deniz korsancılığı olduğunu söyleyerek İngilizler resmi olarak ABD'nin uşağı olduklarını ve bu ülkenin her isteğine boyun eğdiklerini bildirsinler, ifadesini kullandı.
Dış işleri bakanı sözlerinin devamında şunları kaydetti: Amerikalılar İngilizlerin bu arkadaşlık duygusu karşısında bu ülkenin Washington büyük elçisi, başbakanı ve İngiltere hükumetine ihanet ettiler.
İngiltere deniz kuvvetleri 5 Temmuz 2019 tarihinde uluslararası Cebeli Tarık bölgesinde İranlı petrol tankerine Suriye karşıtı AB'nin yaptırımlarını ihlal ettiği iddiasıyla el koydu.
İran İslam Cumhuriyeti dış işleri bakanlığı İngiltere'nin bu iddiasını reddederek bir an evvel İranlı petrol tankerinin serbest bırakılması ve yoluna devam etmesini istedi.
İngiltere yönetimi İran petrol tankerini öyle bir zamanda durdurdu ki bu gemi deniz yasalarının hiç birini ihlal etmedi ve bu işin siyasi boyutları söz konusudur. Bu arada Amerika'nın da bunda rolü bulunmaktadır.ABD sınır ötesi yaptırımlar vasıtasıyla İngiltere hükümetine İran petrol tankerini Cebelitarık bölgesinde durdurması talimatını verdi.
İspanya Dış işleri bakanı bu gemiye el koymanın ilk saatlerinde, "İngiltere deniz kuvvetleri ABD'nin isteği üzerine İran petrol tankerini Cebelitarık bölgesinde durdurmuştur" dedi.
Söz konusu bu gemi hala durdurulmuş vaziyette bulunuyor ve Cebelitarık bölgesinin polisi perşembe günü bu geminin kaptan ve baş subayını AB yaptırımlarını ihlal ettikleri iddiasıyla tutukladığını iddia etti.
İngiltere'nin bu siyasi oyunu şunu açıkça göstermektedir ki AB'den ayrılma sürecini yaşadığı halde eskiye nazaran daha çok Amerika'ya bağımlı olmuştur. AB'nin daha önce itiraz ettiği dış yaptırımların uygulanması, İngilizlerin ABD ile işbirliğini gösteriyor.
İngiltere ile ABD arasındaki dostluk ve işbirliği sadece İranlı tanker konusunda değil, İran'da Musaddık hükumeti döneminde İran petrolünün millileştirilmesi konusunda olduğu gibi tarih boyunca her zaman kendini göstermiştir..Bu zamanda da İngiltere'nin dönem hükümeti İran petrolünün satışını engelledi.
Şimdi İngiliz donanmasının İran petrol tankerini Cebelitarık boğazında el koyma eylemi Suriye'ye karşı AB yaptırımlarını ihlal ettiği bahanesinden ziyade , ABD’nin İran’ın petrol ihracatını sıfıra düşürmek için tasarladığı tek taraflı, yasa dışı ve sınır ötesi yaptırımlara uymak demektir.
İngiltere hükümetinin bu girişimi bu ülkenin uluslararası Bercam nükleer anlaşmasına destek ve onu koruma yönündeki siyasi tutumu ile örtüşmüyor. Uluslararası Nükleer anlaşmanın korunması ve hayatta kalma şartı, İran'ın petrol satışlarının dayandığı nükleer anlaşmada İran'ın ekonomik çıkarlarının sağlanmasına bağlıdır.
Uluslararası meseleler uzmanı Saadullah Zarei de, İngiliz donanmasının Cebelitarık boğazında İran’a ait petrol tankerine el koyma olayını Bercam zemininde değerlendirmek gerektiğini, zira bu anlaşmanın esas meseleleri petrol satışı ve bankacılık işlemlerinin engellenmemesinden ibaret olduğunu vurguladı.
İngiliz donanmasının Cebelitarık boğazında İran’a ait petrol tankerine el koyma olayı ve İran’ın Bercam nükleer anlaşmasındaki çıkarlarının karşılanmaması, Tahran yönetiminin Bercam çerçevesinde hareket etmesine engel oluşturmuyor. Nitekim İran Bercam çerçevesinde bazı yükümlülüklerini askıya alma kararı çerçevesinde ikinci adımını da attığını duyurdu. Tahran yönetimi 7 Temmuz 2019’dan itibaren uranyumu zenginleştirme seviyesinde %3.67 seviyesine bağlı kalmadığını ve bu seviyeyi arttırmaya başladığını, Avrupalı taraflara tanınan ikinci 60 günlük sürenin sonunda yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde üçüncü adım daha da güçlü bir şekilde atılacağını belirtti