Amerika'nın İran Aleyhindeki Yeni Yaptırımları
Amerika Bercam Nükleer Anlaşmasından çekilmenin ardından, İran aleyhindeki yaptırımları iki aşamada arttırarak tekrar uygulanmaya başladı. Bu yaptırımlar BMGK'nin 2231 sayılı kararı gibi uluslararası anlaşmalar ve kuralların açık ihlalidir.
Trump hükümeti aynı zamanda Bercam Nükleer Anlaşmasında söz edilen İran'ın barışçıl nükleer programını ve faaliyetlerini de yeni yaptırımlarla hedef aldı. Bu alandaki son girişimde ise Amerika Hazine Bakanlığı İran'ın nükleer programı ile ilişkili olmaları yüzünden yeni kişiler ve şirketleri boykot etti.
Amerika Hazine Bakanlığı 18 Temmuz Perşembe günü yayımladığı bildiride 5 kişi ve 7 şirketin ismini İran nükleer programı ile ilişkili olmaları bahanesi ile boykot listesine eklediğini bildirdi. Amerika Hazine Bakanlığı bildirisinde bu kişiler ve şirketlerin İran'ın nükleer programı için gereken hassas parçaların temininde rollerini olduğunu öne sürmüştür. Bu bildiriye göre yaptırımlar listesine eklenen her beş kişi İran uyrukludur. Boykot edilen şirketler arasında ise 2 İranlı, 4 Çin şirketi ve bir de Belçikalı firmanın ismi yer almaktadır.
Amerika İran'ın nükleer programına sorun oluşturmak ve de nihayetinde barışçıl nükleer programını durdurmak için Mayıs 2019'da da İran'ın nükleer faaliyetleri alanındaki üç muafiyet imkanını kaldırıp geri kalan muafiyetlerle ilgili de sürelerini 180 günden 90 güne indirdi.
Amerika'nın bu girişimi Bercam Nükleer Anlaşması maddeleri ve de BMGK'nin 2231 sayılı kararına tamamen aykırı olarak Washington'un zorba siyasetleri ve de diğer ülkelerin İran ile nükleer işbirliğinde bulunmayı engelleme doğrultusunda gerçekleştirmektedir.
Gerçekte Trump hükümeti, İran'ın Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun geçen yıl öne sürdüğü 12 maddelik isteklerine karşı çıkması yüzünden, şimdi kendisi işe koyularak İran'ın nükleer faaliyetlerini durdurmaya yelteniyor. Amerika bu çerçevede Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun İran'ın nükleer faaliyetlerinin barışçıl olduğuna dair raporlarına bile aldırış etmiyor. Washington'un bu girişimi İran aleyhindeki maksimum baskılar doğrultusunda gerçekleştirilmektedir.
Pompeo yaptığı açıklamalarda bu kararların " İran'ın nükleer silah elde etmeyi engelleme" doğrultusunda alındığını iddia etti.
Pompeo'nun açıklamaları UAEK'nun 15 raporunda, İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer faaliyetlerinin barışçıl olduğunu onayladığı bir durumda yapılmaktadır.
Trump hükümeti Siyonist rejimin istekleri çerçevesinde İran'ın her türlü nükleer faaliyetleri ve kabiliyetleri, özellikle de nükleer zenginleştirme hakkına karşı çıkmaktadır.
Bu doğrultuda İran'ın nükleer taahhütlerini azaltması özellikle de zenginleştirme seviyesini 3.67 üzerine çıkarmasının ardından Nükleer Anlaşmadan çıkan Amerika, İran'dan bu anlaşmaya bağlı kalmasını istemiştir.
Beyaz Saray'ın bu husustaki bildirisinde açıkça "Biz nükleer silahların yayılmasını önlemek hedefi ile İran'a karşı daha önce uygulanan sıfır zenginleştirme standartlara dönmeliyiz. Amerika ve ortakları hiçbir zaman İran'a nükleer silah elde etmeyi müsaade etmeyecektir." Yazıldı.
Trump hükümeti Mayıs 2018'de Bercam Nükleer Anlaşmasından çekilmenin ardından şimdiye dek İran aleyhinde ekonomik yaptırımlarla, kendi zannınca İran'ı yeniden müzakere masasına oturacağını, böylece Washington'un İran'ın bölgesel siyasetleri ve füze programı gibi aşırı isteklerini dayatabileceğini düşünüyor.
Tüm bu geniş çaplı yaptırımlara rağmen Tahran, uluslararası anlaşmaları ihlal eden bir ülke ile tekrar müzakereye asla atılmayacağına vurgu yapıyor.
Bloomberg kanalı Amerika'nın İran aleyhindeki yaptırım siyasetlerinin sonuna geldiğine değinerek, "Artık Amerika'nın hedef alacağı fazla bir şey kalmamıştır. Çünkü İran ekonomisinin büyük bir bölümü mali yaptırımlarla hedef alınmıştır." Yazdı.
Tahran'ın Amerika'nın yeni nükleer yaptırımları gibi yeni girişimlerine tepkisi ise iç kapasiteleri arttırıp Bercam Nükleer Anlaşmasında belirlenen araçlardan yararlanarak Amerika'nın denklemlerini bozması ve İran'ın ekonomik ve siyasi manevralarından yararlanmasıdır./