Garibabadi: Hazar Denizi’nin güvenliği kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanmalıdır
Parstoday – İran Dışişleri Bakanlığı Hukuki ve Uluslararası İşlerden Sorumlu Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Hazar Denizi’nin güvenliğinin bölgesel ve bölge içi bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, Hazar’a kıyısı bulunan ülkelerin güvenlik, istikrar ve Hazar’ın geleceği konusunda karar verebilecek kapasiteye sahip olduğunu ve bunu kendilerinin yapması gerektiğini söyledi.
Parstoday’in Mehr Haber Ajansı’ndan aktardığı habere göre Kazım Garibabadi, Ulusal Hazar Denizi Günü dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada, bu günün önemine değinerek şunları söyledi:
“21 Mordad, Hazar Günü, bu su havzasının önemini ve kıyıdaş ülkelerin Hazar’a karşı ortak sorumluluğunu hatırlatmaktadır. Bu günü anıyoruz.”
Garibabadi şöyle devam etti:
“23 yıl önce bugün, Hazar Denizi’ne kıyısı bulunan beş ülke Tahran’da, ‘Hazar Denizi Çevresinin Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşmesi’, diğer adıyla Tahran Sözleşmesi’ni imzaladı. Şimdi bu sözleşmenin yürürlüğe girmesinin üzerinden 20 yıl geçti.”
İran Dışişleri Bakanı Hukuki ve Uluslararası İşlerden Sorumlu Yardımcısı, Hazar Denizi’nin İran ve kıyıdaş ülkeleri açısından her zaman yalnızca bir su havzasından ibaret olmadığını belirterek şunları söyledi:
“Hazar, tarih boyunca çevresindeki halkların coğrafyasının, kimliğinin ve ilişkilerinin bir parçası olmuş; bölgesel oluşum ve bağların şekillenmesinde özel bir konuma sahip olmuştur. Bu nedenle bu su havzası, kıyıdaş ülkelerin stratejik hesaplamalarında ve bölgesel ilişkilerinde büyük önem taşımaktadır.”
Garibabadi sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hazar’a kıyısı bulunan ülkeler, bu denizdeki gelişmelerden diğer tüm ülkelerden daha fazla etkilenmektedir. Dolayısıyla Hazar’ın güvenliği, istikrarı ve geleceği konusunda asıl sorumluluğu da onların üstlenmesi doğaldır.”
“Hazar’ın güvenliği her şeyden önce bölgesel ve bölge içi bir sorumluluktur ve kıyıdaş ülkeler tarafından, kendi aralarında üzerinde anlaşmaya vardıkları mekanizmalar aracılığıyla sağlanmalı ve korunmalıdır.” ifadelerini kullanan Garibabadi ayrıca İran İslam Cumhuriyeti ve diğer kıyıdaş ülkelerin, kıyıdaş olmayan ülkelerin Hazar Denizi’nde askerî varlık bulundurmasının yasaklanması konusundaki vurgusuna değinerek şunları söyledi:
“Bu konu, Hazar’ın güvenliğinin bölge dışındaki güçlerin rekabet veya varlık alanına dönüşmemesi açısından önem taşımaktadır.”
Garibabadi, “Kıyıdaş ülkeler kendi güvenlikleri, istikrarları ve Hazar Denizi’nin geleceği hakkında görüşme yapabilecek ve karar verebilecek kapasiteye sahiptir ve bunu yapmalıdır. Hazar, bölge ülkeleri tarafından ve bölge ülkeleri için oluşturulan bir bölgesel güvenlik sisteminin örneği olabilir ve olmalıdır.” dedi.
İran Dışişleri Bakanı Hukuki ve Uluslararası İşlerden Sorumlu Yardımcısı, kıyıdaş ülkelerin bakış açıları ve ulusal öncelikleri arasındaki farklılıklara da değinerek şöyle konuştu:
“Bakış açılarındaki farklılıklar ve ulusal önceliklerin birbirinden farklı olması doğaldır. Beş kıyıdaş ülkenin tüm konularda aynı görüşe sahip olmasını beklemek mümkün değildir. Bununla birlikte Hazar, bu farklılıklara rağmen beş ülke arasında diyalog ve iş birliği imkânının hâlâ korunduğu alanlardan biridir.”
Garibabadi sözlerini şöyle tamamladı:
“İran’ın görüşüne göre Hazar Denizi, beş ülke arasındaki ilişkilerin diğer boyutlarının yanı sıra, güven inşası ve iş birliğinin önemli alanlarından biri hâline gelme potansiyeline sahiptir.”/