Zarif'e yaptırım; ABD'nin İran diplomasi karşısındaki yenilgisi
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi Hazine Bakanlığı İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'i sonunda yaptırım listesine eklemiş oldu.
ABD Hazine Bakanlığı bugün sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'i yaptırım listesine ekleyerek, kendi tabiri ile İran Dışişleri Bakanlığı'nın Tahran'ın istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerini yürütmek için bir kılıf olduğunu ileri sürdü.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da Muhammed Cevad Zarif'in yaptırım listesine alınmasına gösterdiği tepkide, İran Dışişleri Bakanlığı'nın Tahran'ın yıkıcı politikalarını güçlendirmek için kullanılan bir araç olduğunu iddia etti.
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif de, ABD'nin kendini yaptırım listesine alması ile ilgili olarak, “Beni kendi planlarınız için bu kadar büyük tehdit olarak gördüğünüz için teşekkür ederim.” dedi.
Zarif, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “ABD beni İran’ın dünya genelindeki sözcüsü olduğum için yaptırım listesine aldığını söylüyor. Gerçekler bu kadar acı mı?” diye sordu.
"Yaptırım, azami baskı ve tehdit" Trump yönetiminin İran ile mücadele için kullandığı 3 araçtır. Beyaz Saray yöneticileri, ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesinden sonra sözkonusu aracı kendi gündemlerine almış bulunuyor.
İran'ın mantıklı ve akıllı politik girişimleri ve diplomasisi, Trump yönetiminin Tahran'a karşı girişimlerini etkisizleştirerek, Trump'ın dünyada sahta İranofobi projesinin bir işe yaramadığına neden olmuştur.
İran'ın ilkeli ve tutarlı politikası ve dünya kamuoyunu Trump yönetiminin yıkıcı ve tek taraflı politikaları konusunda bilinçlendirmesi, Amerikan yöneticilerinin Tahran karşısında çıkmaz sokağa girmesine yol açmıştır.
Dışişleri Bakanı Zarif'in son New Yok ziyaretinde yürüttüğü aktif diplomasisi ve Amerikan medyası için röportajları, İran’ın irade ve medya savaşında ABD'yı yendiğini ortaya koydu.
İran diplomasisi mantığının, kamuoyu için gerçekleri aydınlatması, Trump yönetiminin İran milletine karşı düşmanlığını daha da net ortaya koyuyor.
Trump yönetimi, yaptırım ve baskıdan amacın İran nizamı olduğunu iddia ederken, ekonomik yaptırımlar doğrudan İran halkının yaşamını etkilemiş olması, bu iddianın ne kadar boş ve temelsiz olduğunu kanıtlamıştır.
Trump yönetiminin İran milletine karşı yaptırımları ve tek taraflı yaklaşımı, insanlığa karşı bir suç ve insani kuralların açık ihlali sayılıyor.
Buna ilaveten ABD, dış işleri bakanı Zarif'i yaptırım listesine almak suretiyle İran ile sözde samimi ve ön şartsız müzakere iddiasının tamamen boş olduğunu açığa çıkardı.
ABD Dışişleri Bakanı'nın İran ile diyalog ve müzakere yolunun açık olduğu iddiası, Zarif'in Hazine Bakanlığı'nca yaptırım listesine alınması ile hiç bağdaşmıyor ve bir kez daha ABD'nin İran karşısındaki şaşkınlığı ve çelişkili tavrını gözler önüne serdi.
Zarif'in Doğu'dan Batı'ya, Kuzey'den Güney'e kadar yürüttüğü diplomasi, ABD'nin İran milleti karşısındaki husumetini ve habisliğini ve de Trump yönetiminin tek taraflı yaklaşımının etkilerini dünyaya göstermiştir.
Sosyal ve siyasi arenada türlü enformasyon araçlarının bulunduğu için Zarif'e yapılan yaptırım, İran hükümetinin esas sözcüsü olarak yürüttüğü etkin diplomasisini durduramayacak.
Bu bağlamda ABD'nin eski Başkanı Barak Obama yönetiminde İran yaptırımları sorumlusu olan Richard Nephew, Trump yönetiminin ekonomik savaş odasının Zarif'i yaptırım listesine almasını komik olarak niteleyerek, bu eylemin Zarif'in diplomasisin etkilemeyeceğini kaydetti./