ABD'nin İran'a yönelik yeni sonuçsuz yaptırımları
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, mayıs 2018'de ülkesini nükleer anlaşmadan çıkardıktan sonra Tahran'a azami baskı ve yaptırım politikasını uygulamaya başlayarak günümüze kadar sürdürdü.
ABD Hazine Bakanlığı, Washington'un Tahran'a karşı hasmane politikasının devamında dün İran Genelkurmay Başkanlığı ayrıca Yargı Erki Başkanı Seyyid İbrahim Reisi ve Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri ve Rehberlik Bürosu bazı üyelerinin de aralarına olan 9 İranlı şahsiyeti, yaptırım listesine aldı.
ABD Hazine Bakanlığı dün bu ülkenin Tahran'daki casusluk yuvası olan eski büyükelçiliğinin ele geçirilişinin 40. yıldönümünde yapılan açıklamasında, bu hassas olaya işaretle, "İran İslam Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanlığı ve üst düzey yetkili olarak tanıttığı 9 İranlı'yı yaptırım listesine almasını, İran İslam Cumhuriyeti'nin iç ve bölgesel kabiliyetlerine karşı koyma doğrultusunda bir girişim olarak" değerlendirdi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Seyyid Abbas Musevi ise, İranlı bazı kişilere ve yetkililere yönelik yeni yaptırımlara tepki göstererek, 'Amerikan devlet adamlarının İran milletinin demir yumruk direnci karşısında çaresiz kalmasından kaynaklı olarak İran halkına karşı işe yaramaz yaptırımları yürürlüğe geçirmektedir' dedi.
Trump yönetimi Bercam nükleer anlaşmadan çektikten sonra muhtelif İranlı kurum ve kişileri yaptırım listesine alarak, Tahran'a yönelik eşi benzeri görülmeyen yaptırımlar uygulamaya başladı. Trump yönetimi ayrıca diğer ülkeleri de İran'a yaptırım politikasında Washington'a eşlik etmeleri için tehdit ediyor.
Washington Tahran karşısında sırf tehdit, zorlama ve zorbalığa dayalı bir yaklaşım izliyor. Trump yönetiminin izlediği bu siyaset, uluslararası arenada yoğun tepki ve eleştirilere yol açmıştır. Trump yönetiminin amacı, İran'ı kendi illegal isteklerini kabul etmeye zorlamaktır. Bu bağlamda mayıs 2018'te 12 şarttan oluşan bu illegal taleplerini Dışişleri Bakanı Mike Pompeo tarafından duyurdu.
ABD Hazine Bakanlığı tarafından duyurulan yeni yaptırım kararı ile ilgili önemli bir konu, Rehberlik Ofisi ile bağlantılı kişiler ve yetkililerin yaptırım listesine alınmasıdır. Demek ki, İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei'nin ABD ile her türlü müzakereyi reddeden kararlı yaklaşımı, Washington yönetimini iyiden iyiye hayal kırıklığına uğratmıştır.
Trump yönetimi, azami baskı ve ağır yaptırım politikası ile Tahran'ı müzakere masasına oturtabileceğini ve nükleer ve füze programını durdurmak ve bölgesel politikasını değiştirmek dahil kendi illegal şartlarını İran'a dayatabileceğini düşünüyordu.
Ancak İslam İnkılabı Rehberi çok sarih ve net biçimde, İran'a karşı azami baskı politikanın hiçbir işe yaramayacağını Washington'a bildirmiştir. Ayetullah Hamanei defalarca, İran'ın yaptırımlara bir fırsat gözüyle baktığını ve kendi yerli kapasitesini geliştirdiğini belirtmiştir.
İslam İnkılabı Rehberi mayıs 2019'da yaptığı açıklamada bu bağlamda şöyle dedi: Yaptırımlar, kendimize dönmemize, iç ihtiyaçlarımızı karşılamak için üretim peşinde olmamıza ve kendi yaratıcılıklarımızı tespit etmemize neden oluyor."
Bu arada ABD, İran'a yönelik yaptırım konusunda artık yolun sonuna gelmiş ve yaptırım uygulamak için başka bir şey kalmamıştır. Nitekim Bloomberg haber kanalı da, aynı konuya vurgu yaparak, ABD'nin İran'a daha fazla yaptırım yapabilmek için pek bir seçeneğe sahip olmadığını belirtmişti.
İran İslam Cumhuriyeti defalarca, ABD'nin emperyalist talepleri karşısında diz çökmeyeceğini ilan etmiştir ve Avrupalı tarafların da nükleer anlaşmadaki yükümlülüklerini yerine getirmeyi savsakladıkları için nükleer yükümlülüklerini hafifletme doğrultusunda daha önce 3 adım atmışken 6 Kasım'da da 4. adımını atmaya hazırlanmıştır./