Noruzi: Gazeteci, gerçek ile kamuoyu arasındaki kesişim noktasında duruyor
Parstoday- İran İslam Cumhuriyeti Radyo ve Televizyon Kurumu’nun dış yayınlar başkan yardımcısı, 17 Ağustos Gazeteciler Günü münasebetiyle yayınladığı mesajda, medya mensuplarını ve gazetecileri bu özel gün vesilesiyle tebrik ederek, medya çalışanlarının gerçeği ve dünya gelişmelerini aktarmadaki derin, tarihi ve medeni sorumluluğuna vurgu yaptı.
Parstoday’ın haberine göre, İran Radyo ve Televizyon Kurumu’nun dış yayınlar başkan yardımcısı Ahmed Noruzi’nin 17 Ağustos Gazeteciler Günü münasebetiyle yayınladığı mesajda şu ifadeler yer aldı:
“Bu gün, sevgili İranlı medya mensuplarının profesyonel takviminde bir ahdin hatırlanma günüdür; gazeteci ile gerçek, medya ile halk, kalem ile sorumluluk ve anlatım ile tarih arasındaki bir ahit.”
Mesaj şöyle devam ediyor: “Coğrafi sınırların haber, görüntü, anlatı ve anlam dalgalarına her zamankinden daha açık olduğu bir dünyada, gazeteci gerçek ile kamuoyunun kesiştiği noktada duruyor; özellikle de medyanın halkların tanıma, yargılama ve karar alma alanlarından en önemlilerinden biri haline geldiği ve gazeteci ile medya çalışanının sorumluluğunun derin, tarihi ve medeni bir sorumluluk olduğu günümüzde.”
Noruzi, İran Radyo ve Televizyon Kurumu’nun dış yayınlar başkanlığının, özünden gelen görevi gereği, her zaman bu büyük alanın merkezinde yer aldığını ve İran milletinin anlatısını, İran-İslam kültürünü, bağımsızlık talebinin sesini, adalet idealini, direniş gerçeğini ve mazlum insanların acılarını doğru bir dil, sanatsal bir üslup, inanılır bir yöntem ve küresel bir ufukla çeşitli izleyicilere ulaştırmayı büyük bir görev bildiğini vurguladı.
Noruzi şunları ekledi: “Bu doğrultuda, İran İslam Cumhuriyeti’nin dış yayınlar servisi gazetecileri de, bilgilendirme, analiz ve aydınlatma konusundaki profesyonel rollerini yerine getirmenin yanı sıra, bölgedeki gelişmelerden, direniş ekseninden ve dünyadan bağımsız ve sorumlu bir anlatının bayraktarlığını yapmaya çalışmışlardır; bu anlatıda, halklar, kimlikler, acılar ve hakim medyanın gürültüsünde gizlenen gerçekler, canlarını ve aziz kanlarını feda etmek pahasına bile olsa görülme ve duyulma fırsatı bulur; nitekim bu başkanlığın şehit gazetecileri ve kameramanlarının direniş ekseni üzerindeki parlak nişanları, bunun en parlak ve en doğru şahitleridir.”
Noruzi şunları söyledi: “İran’ın yurt dışı medyası için direniş cephesi sadece bir haber konusu veya siyasi bir coğrafya değildir; aksine, onurunu, kimliğini, bağımsızlığını ve güvenli ve saygın bir yaşam hakkını korumak isteyen ulusların insani, kültürel ve tarihi deneyimlerinin bir alanıdır ve bugün gazeteciler, muhabirler, editörler, yapımcılar, çevirmenler, spikerler, kameramanlar, belgesel yapımcıları, analistler ve Yayın Kurumu’nun yurt dışı ağlarının tüm çalışkan çalışanları, İran ve küresel ölçekte imanlı, bilgili, yaratıcı, uluslararası dil ve kültüre hakim, medeni cesarete ve ahlaka sahip bu cephenin ön saflarında durmaktadır.”
İran Radyo ve Televizyon Kurumu’nun dış yayınlar başkan ayrıca şunları ekledi: “Bu günde, tüm bu değerli varlıklara teşekkür ederken, İslam Devrimi’nin zaferinden bu yana geçen yaklaşık 50 yılda ve özellikle hakkın mutlak küfür ve batıla karşı verdiği mevcut mücadelede, görevlerini yerine getirirken kamera, kalem, ses ve görüntüleriyle sahaya çıkan ve toplumun ruhsal farkındalığını artırmak, gerçeği anlatmak ve toplumsal güvenliği savunmak yolunda canlarını feda eden medya şehitlerinin ve özellikle İran İslam Cumhuriyeti Yayın Kurumu’nun değerli şehitlerinin yüce makamı karşısında saygıyla eğiliyoruz. Onların hatırası, manevi sermayemiz ve tüm medya çalışanları için yol gösterici ışıktır.”/