Batı'nın insan hakları iddiası
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i139890-batı'nın_insan_hakları_iddiası
İran Dış işleri bakanlığı sözcüsü Abbas Musevi Alman dış işleri bakanının İran'da son huzursuzluklar ve olayların siyasi sömürüsünde sergilediği tek taraflı tutumunu kınadı.
(last modified 2024-12-09T07:52:16+00:00 )
Aralık 13, 2019 17:40 Europe/Istanbul
  • İran
    İran

İran Dış işleri bakanlığı sözcüsü Abbas Musevi Alman dış işleri bakanının İran'da son huzursuzluklar ve olayların siyasi sömürüsünde sergilediği tek taraflı tutumunu kınadı.

Almanya Dışişleri Bakanı Haiko Moss Perşembe günü bu ülke parlamentosunda, İran'daki son protestolarda yüzlerce insanın öldürüldüğünü ve olayların şiddetli baskı altına alınmasının kınanması gerektiğini iddia etti.

Bilindiği gibi İran'da 15 kasım tarihinde benzin fiyatlarına getirilen düzenlemenin ardından halktan bazı kesimler bunu protesto etmiş ama dış güçlerin desteğindeki bazı çevreler ve isyancılar  bu gösterileri ülkede kaosa dönüştürmek için bir fırsat olarak görmüşler ve hem devlete, hem de  şahıslara ait banka, mağaza ve hatta ambulanslar gibi çok sayıda mekanları ve araçları ateşe vermişlerdi.

Daha önce, Avrupa Birliği dış politika sorumlusu Josep Borrell,İran'ın iç işlerine karışarak, son  huzursuzluktan siyasi anlamda yararlanarak İran'a yönelik bir takım suçlamalarda bulundu. Avrupalı siyasi yetkililerin İran halkını destekleme pozisyonları öyle bir dönemde gündeme geliyor ki aynı Avrupa ülkeleri ABD’nin İran’a karşı ekonomik terör politikasına katıldı ve insan haklarını neredeyse ihlal etti.  Avrupalıların siyasi ve çifte standart duruşu tarihe dayanıyor ve İslam inkılabının tarihine bakıldığında, Almanya'nın İran'la Irak savaşında Saddam rejimine ölümcül kimyasal silahlar sağladığı göze çarpıyor. Nitekim Baasçı rejimin Irak’ta Batı kimyasal silahlarını kullanmasının sonuçları İran halkının hayatında kendini hissettiriyor. Daha önemlisi ise, Almanya'nın ABD ekonomik terörizmiyle olan birlikteliği Baas rejiminin İran'la  savaşında Alman yapımı kimyasal silah kullanımı sonucunda meydana gelen eski yaralar da dahil olmak üzere, ciddi hastalıkların tedavisi için ilaçların İran'a girişini engellemiştir.

Buna ilaveten Yemen gibi bir ülkede savunmasız çocuk ve kadınların ölümüne yol açan ve savaş suçundan başka bir sonucu olmayan Almanya gibi bazı Avrupa ülkelerinin gelişmiş silahlarının Batı Asya bölgesine sevk edilmesi , Batı'nın insan hakları tanımının bir başka örneğidir. 

Bu açık insan hakları ihlalleri göz önüne alındığında, Alman Dışişleri Bakanı ve diğer Avrupalı yetkililerin sırf siyasi ve çifte standartlı tutum izlemek yerine, tarafsız ve siyasi konumlardan ziyade gerçeklerin anlaşılmasına dayanan temel insan hakları ilkelerine olan ihtiyacı dikkate almaları bekleniyor.

İran hükümeti,yükselen akaryakıt fiyatları üzerindeki son protestolar ve huzursuzluklar karşısında halkın gerçek sesini duydu ve isyancılarla muhalefetin safını halkın haklı itirazlarından ayırdı.  Bu bağlamda İran Dış İşleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi perşembe günü şöyle bir açıklamada bulundu: " Son zamanlardaki huzursuzluk sırasında İran, masum insanları öldürenleri ve yabancı destekçilerinin saflarını protestoculardan ayırıyor  ve soruşturmanın sonuçları bilindiğinde, İran, halkının haklarına saygı göstermek için gerekli kararları alacaktır."

İran'da akar yakıt fiyatlarına ilişkin  huzursuzluklar ve bu olaylar sırasında Avrupa ve Amerika’lıların pozisyonları bu devletlerin kendi siyasi çıkarlarını sürdürebilmeleri için bu itiraz dalgasını kendi lehine kullandıkları ve İran halkını savunmaları veya insan haklarına saygı gösterme gibi iddiaları timsah göz yaşından başka bir şey olmadığını gözler önüne seriyor.