Avrupa'nın Kaybettiren BERCAM Siyaseti
Almanya, Fransa ve Britanya'dan oluşan Avrupa Troykasının Amerika baskıları neticesinde İran ile yapılan nükleer anlaşmadaki ihtilaf çözme mekanizmasını çalıştırması, İran'ın ciddi tepkilerine neden olmuştur. Bu doğrultuda İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif Avrupa Troykasının Amerika siyasetleri etkisinde kalarak BERCAM'a yönelik uyguladıkları siyasetlerini eleştirdi.
Zarif Twitter'dan yayımladığı mesajda Donald Trump'ın Davos'taki son açıklamalarına tepki olarak, "Üç Avrupalı ülke, geçen hafta BERCAM anlaşmasının geri kalan kısmını da Trump'ın tarifelerinden kurtulmak için sattıkları zaman, bunun sadece Trump'ın iştahını kabartacağı uyarısında bulunmuştum. Avrupa şerefini ve onurunu, ahlaki ve hukuki konumunu satışa çıkardıktan sonra bir başka tarife tehdidi ile karşılaştı. Avrupa için kendi egemenliğini kurması daha doğru olacaktır."
Zarif bu mesajı ile Avrupa'nın pasifliğini kastetmektedir. Avrupa Trump hükümetinin siyasetleri ve girişimlerini geniş çaplı bir şekilde eleştirse de pratikte bunlara karşı koyma cesaretine sahip değildir. Avrupalılar ne zaman Washington tehditleri ile karşılaşsa geri adım atarlar.
Bu meselenin açık örneği de BERCAM nükleer anlaşmasında ihtilafı çözme mekanizmasının 14 Ocak günü üç Avrupa ülkesi tarafından başlatılması idi. Bunun ardından gerçekleşen ifşaatlar ise bu girişimin Trump'ın Avrupa'yı tarifeler ile tehdit ettiği sonucu yapıldığını gösterdi. Bu çerçevede Amerika birçok engel oluşturmaya çalışarak BERCAM nükleer anlaşmasını sonlandırmak için elinden geleni de yapmaktadır.
Amerika dışişleri bakanlığının İran eylem grup başkanı 17 Ocak günü Amerika'nın Avrupa'ya uyguladığı baskı sonucu BERCAM nükleer anlaşmasındaki ihtilafı çözme mekanizmasının başlatıldığını itiraf etti.
Avrupa Birliği ve Avrupa Troykası 4+1 grubu üyeleri olarak, Washington'un İran'a karşı siyasetlerinin yenilgiye uğradığını bilmelidir. Ancak Avrupa bunu görmezden gelip Amerika'ya baskı uygulamak yerine İran'a yönelik siyasetini değiştirmiş ve pratikte Washington'un istediği şekilde Tahran'a davranmaya başlamıştır.
Avrupalılar Amerika'nın BERCAM nükleer anlaşmasından çekildiği bir buçuk yıl süre içerisinde Amerika'nın İran'a karşı uyguladığı yaptırımlarının etkisini azaltmak için özellikle de INSTEX özel mali sistemin uygulanması için pratikte hiçbir etkili adım atamadı.
Bu pasif tutuma karşı ise İran da beş kademede BERCAM anlaşmasındaki taahhütlerini azalttı. Amerika'nın bu anlaşmaya bağlı kalmaması ve de Trump'ın bu anlaşmaya düşmanlığı aynı zamanda Avrupalıların bu anlaşmadaki vaatlerine sadık kalmaması, İran'ın taahhütlerini azaltmasının en önemli nedenleri idi. Buna karşın Avrupa Birliği Tahran'a karşı yapıcı bir yaklaşım içerisine girmek yerine Amerika'nın telkinleri ve baskıları ile ihtilafları çözme mekanizmasını aktifleştirdi.
Amerika tarafından da memnuniyetle karşılanan Avrupa'nın bu girişimi Washington'un takdirlerini toplarken, Trump'ın aşırı isteklerini de arttı ve onun Avrupa'ya yönelik baskılarını de pekiştirmesine neden oldu.
Trump, Avrupa Komisyonu başkanı Ursula Von Der Leyen ile İsviçre'de görüşmesinin ardından Avrupa Birliği ile ticari bir anlaşmaya varma hususuna olumlu baktığını ancak bu anlaşmanın sağlanmaması halinde Avrupa'dan ithal arabalara da uygulanan tarifeleri arttıracağını bildirdi.
Aslında Avrupa'nın bu son girişimi, Trump'ın Avrupa'ya insaflı bakmasına neden olmazken üstelik Trump'ı daha fazla baskı uygulamaya teşvik etmiştir.
Trump'ın Çin, İran ve Güney Kore'den Avrupa ülkeleri, Kanada ve Meksika'ya yaklaşımı göz önünde bulundurulduğunda onun sadece baskılar vesilesi ile karşı tarafa taviz vermeden Washington'un isteklerini dayatmak istediği ve bu alanda düşmanlar, rakipler ve ortakları arasında bir ayrım gözetmediği, hepsine aynı şekilde davrandığı anlaşılmaktadır./