İsrail Ordusunda Kriz: Fiziksel Yıpranma ve Psikolojik Çöküş
Parstoday – Son üç yılda yaşanan savaşlar, İsrail ordusunda 9 bin yaralı ve giderek büyüyen bir ruh sağlığı krizine yol açtı.
Parstoday'in haberine göre, İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth, İsrail ordusunun Tıp Merkezi'ne ait resmî belgelere dayanarak, 7 Ekim 2023'te başlayan Aksa Tufanı Operasyonundan bu yana Gazze Şeridi, Lübnan ve İran'daki askerî operasyonlarda yaklaşık 9 bin subay ve askerin yaralandığını ortaya koydu.Bu rakam, İsrail ordusunun maruz kaldığı yıpranmanın boyutunu gözler önüne seriyor. Ancak daha da dikkat çekici olan, 170 bin psikolojik tedavi başvurusu ve 66 intihar vakasıdır. Bu veriler, yorgun ve psikolojik çöküşün eşiğinde bulunan bir ordunun tablosunu ortaya koymaktadır.Gazetenin aktardığı, İsrail ordusunun sağlık hizmetleri merkezine ait verilere göre yaralıların yaklaşık %77'si (yaklaşık 7 bin asker ve subay) tedavilerinin ardından yeniden göreve dönerken, geri kalanlar ağır yaralanmaları nedeniyle hâlâ görev dışındadır.
İsrail ordusunun Sağlık Hizmetleri Merkezi Başkanı Avi Shina, askerî sağlık sisteminin "benzeri görülmemiş bir durumla" karşı karşıya olduğunu belirtti. Ona göre kriz yalnızca fiziksel yaralanmalarla sınırlı değildir; askerler arasında psikolojik rahatsızlıklar hızla artarken, ordu aynı zamanda ciddi bir personel yetersizliği yaşamaktadır.
Yedioth Ahronoth'un resmî belgelere dayandırdığı bu haber, İsrail ordusunun karşı karşıya bulunduğu derin krizi açık biçimde ortaya koymaktadır. Veriler, sıradan bir askerî raporun ötesinde, orduda benzeri görülmemiş bir yıpranma ve psikolojik çözülmeye işaret etmektedir.
Krizin başlıca nedenleri
Bu endişe verici tablonun arkasında birçok neden bulunmaktadır.
İlk neden, İsrail'in aynı anda birden fazla cephede yürüttüğü yıpratma savaşlarıdır. Gazze Şeridi, Lübnan ve İran'da eş zamanlı yürütülen askerî operasyonlar, orduyu uzun süreli ve yoğun çatışmaların içine sürüklemiştir. Bu doğrudan ve dolaylı savaşlar, hem insan gücünü hem de askerî kaynakları önemli ölçüde tüketmiş; personeli sürekli fiziksel ve psikolojik baskı altında bırakmıştır.
İkinci neden, 7 Ekim 2023'te gerçekleştirilen Aksa Tufanı Operasyonu'nun yarattığı psikolojik sarsıntıdır. Habere göre, kendilerini uzun yıllar askerî üstünlük konumunda gören İsrailli askerler açısından bu olay büyük bir travma oluşturmuştur. Uzmanlar, bu gelişmenin askerlerin ruh sağlığı üzerinde olağanüstü ve derin etkiler bıraktığını değerlendirmektedir.
Üçüncü neden ise savaş alanındaki gerçeklerle ilan edilen askerî hedefler arasındaki farktır. Habere göre bazı üst düzey İsrailli subaylar, "yenilgi gerçeğinin askerleri ordudan uzaklaştırdığını ve onları derinden etkilediğini" ifade etmiştir. Özellikle Gazze savaşında belirlenen hedeflere ulaşılamaması, askerlerin motivasyonunu ve moralini ciddi biçimde zayıflatmıştır.
Krizin sonuçları
Rapora göre bu kriz yalnızca istatistiklerden ibaret değildir; İsrail ordusunun etkinliğini ve sürdürülebilirliğini de tehdit etmektedir.İlk sonuç, askerlik hizmetine devam etme isteğinin belirgin şekilde azalmasıdır. İsrail Genelkurmay Başkanlığı İnsan Gücü Dairesi'nin anketine göre, subayların görevlerine devam etme oranı savaş öncesindeki %49'dan %42'ye düşmüştür. Ordunun temel kadrolarını oluşturan subaylar arasındaki bu 7 puanlık düşüş, geleceğe ilişkin ciddi bir uyarı olarak değerlendirilmektedir.
İkinci sonuç, psikolojik rahatsızlıklar ve intihar vakalarındaki artıştır. 170 bin psikolojik tedavi başvurusu ve 66 intihar vakası, orduda ciddi bir insani kriz yaşandığını göstermektedir. İsrail ordusunun Sağlık Hizmetleri Merkezi Başkanı, bu durumu "benzeri görülmemiş" olarak nitelendirirken, asıl zorluğun askerlerin hastaneden taburcu edilmesinden sonra başladığını ifade etmiştir. Yaygın psikolojik sorunların operasyonel kapasiteyi önemli ölçüde azalttığı ve askerî sağlık sistemine ağır mali yük getirdiği belirtilmektedir.
Üçüncü sonuç ise personel açığı ve asker eksikliğidir. Yaralıların yaklaşık %77'si tedaviden sonra göreve dönmüş olsa da, önemli bir kısmı ağır yaralanmalar veya psikolojik sorunlar nedeniyle muharebe görevlerini yerine getirememektedir. Buna askerlikten kaçış ve erken emekliliklerin de eklenmesi, orduda ciddi personel boşluklarına yol açmıştır.
Resmî raporlar ve medya haberlerinden ortaya çıkan tabloya göre, İsrail ordusu yorgun, zor durumda ve psikolojik çöküşün eşiğinde bulunmaktadır. Bir dönem bölgenin en güçlü askerî gücü olduğunu iddia eden ordunun bugün, gelişmiş silahlardan çok moral, motivasyon ve personelinin ruh sağlığını kaybetmesi nedeniyle varoluşsal bir krizle karşı karşıya olduğu ifade edilmektedir.Raporda yer alan 9 bin yaralı, 170 bin psikolojik tedavi başvurusu ve 66 intihar vakası gibi verilerin, İsrail ordusunun karşı karşıya bulunduğu daha büyük krizin yalnızca görünen kısmını oluşturduğu ve gerçek boyutlarının henüz tam olarak ortaya çıkmadığı belirtilmektedir.