Amerika’nın İran yaptırımını uzatma çabalarına Lavruf’un kesin tutumu
İran’a uygulanan silah yaptırımın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2231 sayılı kararı uyarınca 18 Ekim 2020 tarihinde sona erirken, Amerika Bercam nükleer anlaşmadan 2018 yılında çıkmasına rağmen söz konusu yaptırımın bitmesini engellemek için yine Bercam’a sarılmaya çalışarak, faaliyetlerini başlatmış bulunuyor. Söz konusu silah yaptırımları uyarınca İran’a tank, zırhlı araç, topçu ekipmanı, savaş uçakları, helikopter, gemi ve füze satışı 5 yıllığına yasaklanmıştır.
Rusya 4+1 grubu üyelerinden biri olarak Washington’un bu çalışmalarına kesin muhalefet sergiliyor. Bu bağlamda Rusya dışişleri bakanı Sergey Lavruf Trump hükümetini siyasi amaçla İran’a baskı savaşı başlattığını belirterek, Amerika’nın İran’a silah satışı yasağını daimileştirmek için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne baskı çalışmalarını kınamak için diğer ülkelere çağrıda bulundu.
Lavruf BM genel sekreteri ve Güvenlik Konseyi üyelerine mektupta, “Amerika’nın İran ve dünyanın 6 gücü arasında 2015 yılında varılan anlaşmadan tek yanlı çekildiğini, hali hazırda BM’in bu anlaşmayı onaylayan bildirisini kullanarak İran’a silah yaptırımını uzatmak için hiçbir yasal hakkı olmadığını” belirtti.
Amerika Bercam nükleer anlaşmada mevcut tetik mekanizmasını kullanarak İran’a karşı silah yaptırımını uzatmak istiyor. Fakat Bercam anlaşmasından çekildiği için artık anlaşmanın maddelerine istinat edemez. Trump hükümeti çok tuhaf bir iddiada da bulunarak Bercam’dan çekilmekle anlaşmayı ihlal etmediğini, hala taraflardan biri olduğunu ileri sürdü. Washington daha sonra 2231 sayılı kararın taraflarından biri olduğunu gündeme taşıyarak, bu ortaklığın yasal haklarına sahip olduğunu iddia etti.
Buna karşılık Moskova Washington isteğinin illegal ve geçersiz olduğunu, bu konuda konuşulacak bir şey kalmadığını belirtti. Rusya hakkın, sorumlulukla birlikte olduğunu, Amerika’nın Bercam’dan ayrılarak oturumlarının hiç birine katılmamakla esasen anlaşma veya 2231 karardaki yaptırımların uygulanması hakkında söz sahibi olamayacağını belirtti.
Lavruf Amerika dışişleri bakanlığı yetkililerinin, Trump hükümetinin nükleer anlaşma sorumluluklarına uymak istemediğini fakat 2231 kararı kullanmak istediklerine dair sözlerinin “komik ve sorumsuzca” olduğunu söyledi.
Bu arada Washington 4+1’in diğer üyelerinin eleştiri ve muhalefeti ile karşılaştı, hatta Avrupalılar bile Amerika’nın Bercam’dan çıktığı için tetik mekanizmasını kullanamayacağını belirtiyorlar. Aslında 4+1’in hiçbir üyesi İran’a silah yaptırımının sona ermesine itirazda bulunmazken üstelik Amerika’nın endişelerini de yersiz buluyorlar.
Buna rağmen Washington mümkün olan her yoldan silah yaptırımını uzatmaya çalışıyor. Nitekim dışişleri bakanlığı sözcüsü Morgan Ortagus da twitter’de paylaştığı mesajda, “İran’a silah yaptırımın uzatılmasından emin olmak için tüm diplomatik seçenekleri kullanacaklarını” belirtti.
Rusya bu bağlamda BM ve güvenlik Konseyin'in bağımsız davranarak Amerika’nın baskılarından etkilenmemesi gerektiğini vurguladı. Lavruf mektubunda BM’in Amerika’da siyasi bir rehine durumunda olmaması gerektiğini vurgulayarak, Bercam ve 2231 no.lu kararın tek bir birim olduğunu ve onları birbirinden ayırmanın imkansız olduğuna işaretle, BM bildirgesinin 25. Maddesi uyarınca “Amerika, Güvenlik Konsey’in kararlarını, illegal girişimleri ile zayıflatmak değil, icra etmekle mükellef olduğunun” altını önemle çizdi.
Rusya dışişleri bakanının, Washington’un istediği ve kendi yararına olduğu zaman Güvenlik Konseyin kararlarına uyması ve diğer durumlarda kaçınmasına değinmesi ise büyük önem taşıyor.
Aslında hali hazırda Amerika İran’ın savunma gücünden endişeli olduğu için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2231 kararına aykırı olarak, İran’a silah yaptırımını uzatmaya dayalı kendi illegal talebinde diretiyor. Fakat Amerika'nın da bizzat bildiği gibi onun bu isteği Rusya ve Çin’in Güvenlik Konseyin’de oldukları sürece çok zor gerçekleşebileceğinin çok iyi farkındadır./