İran Karşıtı Siyasi ve Medyatik Karalama Kampanyasının Arka Planı
İranofobi senaryosu şimdiye kadar İran'ın bölge ülkelerin müdahale iddiası, İran'ın füze ve askeri gücünün tehdit sayılması iddiası, terörizmi destekleme iddiası, insan hakları ihlali iddiaları ve İran'ın barışçıl nükleer faaliyetlerinin tehdit oluşturma iddiaları ile körüklenmeye çalışılmaktadır.
Mevcut dönemde de İran'a karşı kuruntulara dayalı yeni bir meydatik karalama kampanyası ile karşı karşıyayız. Bu çerçevede POLİTİCO dergisi sahte bir raporla bu süreçte rol almaya çalıştı.
Bu dergi Amerika istihbarat kaynakları ve makamlarından naklen İran'ın Güney Afrika'daki Amerika büyükelçisine suikast düzenlemek istediğini öne sürdü. Bu tür senaryolar genellikle Amerika-Siyonizm İsrail düşünce odasının ürünüdür.
11 Ekim 2011'de üst düzey bir Amerikalı makam İran'ın kimi aktörlerden yararlanarak Suudi Arabistan'ın Amerika'daki büyükelçisine suikast düzenlemek istediğini iddia etti. Bu iddia ise ciddi tepkilere neden oldu. İran ise BMT'na yazdığı mektupta bu konunun uluslararası merciler tarafından araştırılmasını ve gerçeklerin ortaya çıkarılmasını istedi.
Şimdi de başka bir şekilde İran suçlanmak istenmektedir. Halihazırda Amerikalı medya organı İran'ın terör eylemi hazırlığında olduğunu öne sürüyor. Bu iddia ortaya atılsa da ancak unutulmamalıdır ki Amerika zaten terör grupları ve örgütlerinin tasarlayıcısı, yetiştiricisi ve kurucusudur.
Amerika yetkililerinin itirafına göre El Kaide ve birçok terör örgütü ve grubu da Amerika ve Siyonist Rejim İsrail istihbarat teşkilatları tarafından oluşturulmuş ve müdahaleci hedefler doğrultusunda kullanılmıştır.
İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanlığı sözcüsü Said Hatibzade ise Pazartesi günü bu iddiaya tepki olarak şöyle bir açıklamada bulunmuştu:" Beyaz Saray'daki Amerika hükümeti onlarca suikast planı, askeri ve istihbari müdahaleler, uluslararası anlaşmalardan çıkma, ülkelerin toprak bütünlüğünü ihlal etmek ve bölgede terörizm ile mücadelede şanlı komutan İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Kuvvetleri komutanı Korgeneral Kasım Süleymani'ye suikast düzenlemek gibi uluslararası yöntemler dışındaki sayısız girişimleri ile özellikle de son yıllardaki faaliyetleri ile temel diplomatik ilkelere kayıtsızlığını gözler önüne sermiş ve uluslararası arenada isyancı bir rejime dönüşmüştür. "
İran İslam Cumhuriyeti defalarca da bildirdiği gibi Korgeneral Kasım Süleymani'nin şehit düşürülmesi dosyasını uluslararası hukuk çerçevesinde takib etmeyi sürdürecek, ve bu terör eylemini hiçbir zaman affetmeyecek ve unutmayacaktır.
Amerika'nın Politico dergisinde yayımlanan garazkar ve planlanmış hedefler doğrultusundaki rapor bir başka açıdan da düşündürücü ve dikkat çekicidir. Geçmişe bakıldığında, dünya genelinde psikolojik savaş yaratmak ve mizansen kurmak ve karalama kampanyalarını yönetmekte usta sayılan Washington ve kimi Avrupalı devletlerin hassas ve kritik siyasi ortamlarda ve dönemlerde medyatik çalışmaları sahte krizler yaratmakta kullandığını ve siyasi hedefleri gerçekleştirmek istediklerini gösteriyor.
Mevcut dönemde de bölge gelişmeleri ve Amerika'nın tek taraflı siyasetlerine artan itirazlar ve de Amerika'da başkanlık seçimlerine az bir süre kala halk itirazlarının kanlı bir şekilde bastırılması ile bu tür medyatik çalışmalar bu siyasi ortamın havasını değiştirmek için bir araç sayılır.
Özellikle de Amerika'da seçim rekabetlerinin geçmişi de bu tür ortam hazırlamaların bir rekabet aracı ve kazanma kozu olduğunu göstermiştir. Böylece Amerika hükümeti de bu tür karalama kampanyaları ile kamuoyunu etkilemek ve oyları toplamak istiyor.
İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif ise Twitter'da şöyle bir hatırlatmada bulundu:" Eski Amerika başkanı George Bush hükümetindeki savaştalepler saf gazetecilerden Amerika'nın Irak'a yaptığı 7 milyon trilyon dolarlık savaşı insanlara kabullendirmek için yararlandılar. Şimdi de aynı şeyi yapmak istiyorlar. Politico'yu yalanlarını yaymak için kullanıyorlar. Amerika medyası akıllı ve duyarlı davranmalı, siyasetçiler tarafından kullanılmamalıdır. "