Tahran ve Bağdat arasında askeri ve diplomatik mekiğin hedefleri
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i153869-tahran_ve_bağdat_arasında_askeri_ve_diplomatik_mekiğin_hedefleri
Irak dışişleri bakanının Tahran ziyareti ile eşzamanlı olarak İran İslam Cumhuriyeti Genelkurmay başkanı uluslararası işler vekili de Bağdat’a ziyaret düzenleyerek Irak savunma bakanı ile bir araya geldi.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Eylül 28, 2020 14:10 Europe/Istanbul
  • Tahran ve Bağdat arasında askeri ve diplomatik mekiğin hedefleri

Irak dışişleri bakanının Tahran ziyareti ile eşzamanlı olarak İran İslam Cumhuriyeti Genelkurmay başkanı uluslararası işler vekili de Bağdat’a ziyaret düzenleyerek Irak savunma bakanı ile bir araya geldi.

Irak dışişleri bakanı Fuad Hüseyin 26 Eylül tarihinde iki günlük bir ziyaret için Tahran’a gelerek İranlı mevkidaşı Muhammed Cevad Zarif ayrıca cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile bir araya gelerek görüş alışverişinde bulundu.
İran İslam Cumhuriyeti genel kurmay başkanlı uluslararası işler vekili komutan Gadir Nizami de bugün Irak’ın başkenti Bağdat’a giderek Irak savunma bakanı Cuma İnad ile ikili askeri ve savunma ilişkileri, terörizm ile mücadele yollarını masaya yatırdılar. Burada önemli soru, İran ve Iraklı resmi makamları arasında bu ziyaretler ve diplomatik mekiğin hedefinin ne olmasıdır.
Görünüşe göre, bu ziyaretler ve görüşmelerin hedeflerinden biri ikili ilişkiler ve diğeri de Irak’ın içindeki şartlar ve durumla ilgilidir. 
Irak başbakanı Mustafa Kazımi geçen Temmuz ayında Tahran’ı ziyaret ederek İslam Cumhuriyeti yetkilileri ile birkaç anlaşma imzaladı.
Bu hafta içinde Irak dışişleri bakanı Fuad Hüseyin’in de Tahran ziyareti başbakan Kazımi ziyaretindeki anlaşmalar sürecinin takip edilmesi ile ilgilidir. Fakat aynı zamanda İran ve Irak ilişkileri rahatsız edici bir aktör olan Amerika tarafından da etkileniyor. Fakat Fuad Hüseyin’in Tahran ziyaretinde Amerika veya Amerika’nın Irak’taki siyasetleri ile ilgili bir mesaj da taşıyabilir.
İran Genelkurmay başkanı uluslararası işler vekilin Irak ziyareti de daha çok bu ülke içindeki şartlar ve ayrıca iki ülke arasındaki savunma işbirliği ile ilgilidir. Irak özellikle son bir ayda diplomatik mekanlara saldırılara sahne almaktadır.
Bu arada bazıları da Irak silahlı güçleri ve Bağdat hükümeti arasında ihtilaf oluşturmaya çalışarak, Irak silahlı güçlerinin Bağdat yönetimine karşı darbe gerçekleştirmeye çalıştığı izlenimi bırakıyorlar. 
İran İslam Cumhuriyeti Irak’ta diplomatik mekanlara saldırıları kınamakla kalmayarak her zaman Irak’ta iç vahdet ve birlikteliğine ayrıca siyasi gruplar arasında özellikle İslam Cumhuriyetine yakın olan gruplar ve Bağdat yönetimi arasında diyaloğa vurgu yapmıştır. 
Burada önemli olan diğer bir konu ise Irak’ta, diplomatik mekanlara saldırı ve Bağdat yönetimi ile silahlı güçler arasında fitne çıkarma çerçevesinde yeni bir komplonun şekillenmekte olduğu düşünülüyor. 
Bu bağamda Irak Nuceba İslami direniş hareketi genel sekreteri şeyh Ekrem el-Kâbi yayınladığı bildiri ile diplomatik mekânların saldırıya hedef olmalarını, açık bir suç sayarak, söz konusu merkezlerin korunmasının Irak’ın diğer ülkelerle ilişkilerini güçlendirmek için zaruri olduğunu ve ülkenin gelişmesi ve kalkınmasına yardımcı olacağını belirtti. el-Kâbi Amerikalıların eğittiği ve donattığı silahlı militanlara elçiliklerin etrafında olan evlere saldırarak kamuoyunu kışkırtmaya ve direniş çehresini yıkmaya çalışmaları için direktif verdiğini belitti. 
Burada değinilmesi gereken önemli konu, Irak’ta bazı iç aktörlerin Arap ve batı eksenin desteği ile Bağdat hükümeti nezdinde İran İslam Cumhuriyeti'nin çehresini zedelemeye ve tahrip etmeye çalışmasıdır. Arabistan’ın el-Arabiye ve Amerika TV kanalı el-Hurra son günlerde koordineli bir yalan ve komploda İran’ın kendine yakın gruplarla birlikte Kazımi hükümetini devirmeye çalıştığını iddia ettiler.
Son haftada iki ülke arasında diplomatik ve askeri ziyaretler ise söz konusu komplolar ve söylentileri etkisizleştirme ve ikili ilişkilerde güveni güçlendirme hedefi ile gerçekleşti. Bu bağlamda Nuri Maliki kalem müdürü Huşam el-Rekabi ise el-Arabiye ve el-Hurra iddialarının da temelden yalan olduğunu duyurdu./